Déprényl

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Déprényl

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Déprényl hakkında genel bakış

Déprényl (Selegiline) Nedir ve Kimyasal Kimliği

Déprényl, etken maddesi Selegiline Hidroklorür (INN: Selegiline) olan, yalnızca reçeteyle kullanılabilen, sentetik bir ilaçtır. Bu bileşik, kimyasal açıdan fenetilaminin levorotator bir türevi olarak tanımlanır ve kimya literatüründe sıklıkla L-deprenyl adıyla geçer. İlacın ayırt edici özelliği, tedavi edici etkinliğini destekleyen spesifik bir moleküler konfigürasyon olmasıdır. Ürün, sentetik kökenini ve tek bir aktif madde içerdiğini teyit eden, tek bileşenli bir preparat olarak üretilir.

Farmakolojik Sınıfı: Seçici Bir MAO-B İnhibitörü

Déprényl, Monoamin Oksidaz İnhibitörleri (MAOİ) adlı farmakolojik sınıfa aittir. Spesifik olarak, Monoamin Oksidaz Tip B (MAO-B) enziminin geri dönüşümsüz ve seçici bir inhibitörü olarak işlev görür. Klinik kaynaklar, bu seçici etkinin, beyindeki mevcut dopamin nörotransmiteri miktarını korumak için kritik olduğunu doğrular. İlaç, MAO-B enzimini hedef alarak, merkezi sinir sistemindeki dopaminerjik aktivitenin artırılmasına yardımcı olur; bu da nöral fonksiyonu desteklediği bilinen anahtar bir mekanizmadır.

Mevcut Formları ve Genel Tedavi Amacı

Bu ilaç, geleneksel katı oral preparatlar (tabletler ve kapsüller) ile birlikte, özel bir transdermal yama (cilt üzerinden uygulanan) dahil olmak üzere çeşitli dozaj formlarında mevcuttur. Transdermal yama seçeneği, aktif maddenin karaciğerdeki ilk metabolizmasını atlamasına imkân veren ayırt edici bir özellik sunar. Selegiline'in genel tedavi bağlamı, nörokimyasal süreçleri yöneterek beyin kimyasını stabilize etmektir; bu rolü ile fiziksel hareket üzerinde daha iyi kontrol sağlanmasına ve bazı duygudurum bozukluklarının dengelenmesine destek verdiği genel olarak kabul edilmektedir.

Déprényl ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Tüm ilaçlarda olduğu gibi, Déprényl bazı hastalarda yan etkilere neden olabilir, ancak bunlar herkeste görülmez. Yan etkilerin şiddeti ve sıklığı kişiden kişiye değişebilir. Yan etkilerin çoğu hafif veya orta şiddettedir ve tedavinin devam etmesiyle veya dozun ayarlanmasıyla kaybolur. Yine de, herhangi bir endişeniz olursa doktorunuza veya eczacınıza danışmanız önemlidir.

Yaygın Yan Etkiler

Déprényl ile en yaygın olarak bildirilen yan etkiler genellikle sinir sistemi ve sindirim sistemiyle ilgilidir. Bunlar arasında mide bulantısı, kusma, ağız kuruluğu, baş dönmesi ve uykusuzluk yer alabilir. Bazı hastalar ayrıca baş ağrısı, hafif sersemlik hissi veya yorgunluk bildirebilirler. Eğer bu etkiler kalıcı hale gelirse veya şiddetlenirse, tıbbi yardım alınız.

Daha Az Yaygın ve Ciddi Yan Etkiler

Daha az yaygın olarak, hastalar kan basıncında değişiklikler (düşme veya yükselme), kalp ritminde bozukluklar veya mental durumda değişiklikler yaşayabilirler. Ciddi yan etkiler nadirdir ancak göğüs ağrısı, nefes almada zorluk, deride döküntü veya şiddetli alerjik reaksiyonları içerebilir. Bu ciddi belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, ilacı kullanmayı derhal bırakın ve acil tıbbi yardım alın.

Önlemler ve Güvenlik Bilgileri

Déprényl, özellikle de diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında, potansiyel ilaç etkileşimlerine neden olabilir. Özellikle diğer antidepresanlar, monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI'ler) veya triptanlar gibi migren ilaçları ile birlikte kullanımı ciddi reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle, Déprényl kullanmaya başlamadan önce, şu anda kullandığınız tüm ilaçlar (reçeteli, reçetesiz ve bitkisel takviyeler dahil) hakkında doktorunuzu bilgilendirmeniz hayati önem taşır.

Bu ilacın alkol ile birlikte kullanımı önerilmez, çünkü alkol yan etkileri artırabilir ve ilacın etkinliğini değiştirebilir. Eğer hamileyseniz, emziriyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız, Déprényl kullanmanın potansiyel risklerini ve faydalarını doktorunuzla görüşmelisiniz. Bu ilaç bazı kişilerde uyuşukluğa neden olabileceğinden, motorlu taşıt kullanma veya tehlikeli makinelerle çalışma yeteneğiniz üzerindeki etkilerini bilene kadar dikkatli olmalısınız. İlacın her zaman çocukların erişemeyeceği ve göremeyeceği bir yerde saklanması gerekmektedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır

Doz aşımından şüphelenilmesi durumunda, derhal acil tıbbi yardım almalı veya Zehir Danışma Merkezi’ni aramalısınız. Hızlı hareket etmek hayati önem taşır. Eğer kişi yere yığılmışsa, nöbet geçirmişse, nefes almakta zorlanıyorsa veya uyandırılamıyorsa, vakit kaybetmeden acil servis (yerel acil numaranızı) arayınız.

Déprényl (selegiline) ile doz aşımı, temel olarak merkezi sinir sistemi ve kalp-damar sistemi üzerinde ciddi klinik tablolar oluşturabilir. Belirtiler genellikle uyuşukluk, baş dönmesi, sinirlilik, ajitasyon ve şiddetli baş ağrısı gibi merkezi etkilerle başlayıp, halüsinasyonlar, nöbetler ve koma gibi daha ağır durumlar şeklinde ilerleyebilir. Kalp-damar sistemi üzerindeki etkiler ise hızlı ve düzensiz nabız ile göğüs ağrısını içerebilir.

Önerilen dozdan daha yüksek dozlarda veya aşırı dozda kullanım, ilacın seçiciliğini kaybetmesine neden olduğundan, spesifik hayatı tehdit eden riskler ortaya çıkabilir:

  • Hipertansif Kriz: Kan basıncında tehlikeli bir artış. Bu durum, özellikle efedrin gibi sempatomimetik ilaçlar veya tiraminden zengin gıdalarla birlikte alındığında risklidir.
  • Serotonin Sendromu: Bazı antidepresanlar (SSRI'lar, SNRI'lar) veya opioid ağrı kesiciler (örneğin meperidin, tramadol) ile kombinasyon halinde ortaya çıkabilen, potansiyel olarak ölümcül bir reaksiyondur. Belirtileri arasında kafa karışıklığı, yüksek ateş, kaslarda sertleşme ve yaşamsal bulgularda ani değişiklikler bulunabilir.

Acil durum yönetimi genellikle destekleyici bakımı, yani solunum yolunun açık tutulması ve solunum desteği sağlanmasını kapsar. Bunun yanı sıra, ilacın emilimini sınırlandırmak amacıyla mide yıkama (gastrik lavaj) veya aktif kömür gibi özel tedaviler de uygulanabilir.

Déprényl’in terapötik kullanımları

Déprényl (Selegiline) Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Déprényl (Selegiline) genellikle iki temel tedavi alanındaki önemli semptomatik sorunları gidermek amacıyla kullanılır: hareket bozukluklarının yönetimi ve bazı duygudurum düzensizlikleri. Bu ilaç, yaygın olarak Parkinson hastalığı semptomlarını yönetmeye yardımcı olmak için ve majör depresif bozukluk bağlamlarında uygulanmaktadır. İlaç, semptomların neden olduğu sıkıntıyı hafifletmek, işlevsel istikrarı sürdürmeye yardımcı olmak ve semptomatik dönemlerde genel refahı desteklemek açısından önemlidir.


Temel Terapötik Uygulamalar ve Semptomlar

Bu ilaç, şiddetli veya günlük yaşamı aksatıcı hale gelebilecek semptom kümelerini ele alarak semptomatik sıkıntıyı hafifletmeye katkıda bulunur. Bunlar arasında şunlar yer alır: temel motor eksiklikler (yavaşlık, katılık ve titreme gibi), ileri tedavideki motor kontrol dalgalanmaları ('etkinin azalması' veya 'açılma-kapanma' etkisi gibi) ve duygusal semptomlar (sürekli düşük ruh hali ve enerji eksikliği dahil). Bu destek, hastaların zorlu dönemlerle daha istikrarlı bir şekilde başa çıkmasına yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.

Klinik Senaryolar ve Sağladığı Fayda

Déprényl, genellikle akut veya dengesiz semptom paternlerinin olduğu klinik ortamlarda kullanılır. Semptomatik başlangıç tedavisi olarak, Parkinson hastalığının erken aşamalarında günlük konforu bozan semptomları hafifletmek için önemlidir. Aynı zamanda, akut veya dengesiz semptom paternlerini içeren klinik ortamlarda uygulanır, artan rahatsızlık dönemlerinde hastaları destekleyerek işlevsel istikrarın korunmasına yardımcı olur. Bu destekleyici rahatlama, genel semptom yükünü azaltmaya katkıda bulunur ve işlevsel istikrarın sürdürülmesine destek sağlayabilir.

Hızlı Bilgi: Motor Dalgalanmalarına Yönelik Rahatlama
Birincil tedaviyle ilişkili semptomlar daha rahatsız edici hale geldiğinde uygulanır; semptomların daha belirgin olduğu durumlarda bir istikrar duygusunun korunmasına yardımcı olur.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Déprényl'i Kimler Kullanabilir ve Kimler Kullanamaz?

Déprényl (Selegiline) kullanımı için uygunluk kriterleri, yaş, eş zamanlı kullanılan ilaçlar ve kişinin mevcut tıbbi durumları temel alınarak sağlık otoriteleri tarafından kesin bir şekilde tanımlanmıştır. İlaç, esas olarak 18 yaş ve üzeri yetişkinler için endikedir.


Kullanımın Kesinlikle Yasak Olduğu Durumlar (Kontrendikasyonlar)

Déprényl'in kullanımı, bazı durumlar veya kombinasyonlarla birlikte kesinlikle yasaktır:

  • Eşlik Eden İlaçlar: Başka Monoamin Oksidaz İnhibitörleri (MAOİ'ler) veya Meperidin, Tramadol ve Metadon gibi spesifik opioid ilaçlarla birlikte kullanılmasına kesinlikle izin verilmez.
  • Tıbbi Durumlar: Feokromositoma (böbrek üstü bezi tümörü) tanısı konmuş hastalar bu ilacı kullanmamalıdır.
  • Yaş Sınırlaması (Transdermal Bant): İlacın transdermal formunun 12 yaşından küçük hastalarda kullanılması yasaktır.

Kullanımın Kısıtlı Olduğu veya Önerilmediği Durumlar

Aşağıdaki durumlarda Déprényl kullanımı genellikle önerilmez veya dikkatli değerlendirme gerektirir:

  • Organ Yetmezliği: Şiddetli karaciğer yetmezliği veya şiddetli böbrek yetmezliği/Son Dönem Böbrek Yetmezliği olan hastalarda kullanımı tavsiye edilmez.
  • Çocuk Popülasyonu (Oral Formlar): Oral formülasyonların çocuklarda (pediatrik popülasyonda) güvenilirliği ve etkinliği henüz kanıtlanmamıştır.
  • Gebelik ve Emzirme: İnsan verilerinin yetersiz olması ve bebek için potansiyel risk nedeniyle hamilelik veya emzirme dönemlerinde kullanımı genel olarak önerilmemektedir.

Ayrıca, düzenleyici belgelerde kontrol altına alınmamış hipertansiyonu olan hastalarda dikkatli olunması gerektiği belirtilmektedir. Ağızda dağılan tablet formunun (ODT) içeriğindeki bir yardımcı madde nedeniyle, Fenilketonürisi (FKÜ) olan bireyler için kontrendike olduğu özel olarak not edilmiştir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Déprényl'in Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimleri

Déprényl (Selegiline) isimli ilacın diğer bazı ilaçlarla birlikte kullanımı, ciddi riskler taşıyabileceğinden dikkatle yönetilmesi gereken bir alandır. İlacın etkileşim profili, resmi düzenleyici kurumlar tarafından belirlenen ve uyulması zorunlu olan kısıtlamalar içerir. Özellikle serotonerjik etkiye sahip ilaçlar ve sempatomimetikler ile eş zamanlı kullanımı büyük bir etkileşim riski taşımaktadır.


Kesinlikle Yasak Kombinasyonlar ve Serotonin Riski

Déprényl'in bazı antidepresan ve ağrı kesici sınıfları ile birlikte kullanılması, vücuttaki serotonin seviyelerinin tehlikeli derecede yükselmesine yol açabilen Serotonin Sendromu riskini doğurur. Bu nedenle, aşağıda belirtilen ilaçlarla kullanımı kesinlikle kontrendikedir (yasaktır):

  • Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri (SSRI'lar)
  • Serotonin ve Norepinefrin Geri Alım İnhibitörleri (SNRI'lar)
  • Trisiklik Antidepresanlar (TCA'lar)
  • Bazı Opioid Ağrı Kesiciler (örneğin Meperidin, Tramadol ve Metadon)

Bu ciddi riskten korunmak için, Déprényl tedavisini sonlandırdıktan sonra yukarıda listelenen yasaklı ilaçlardan herhangi birine başlamadan önce en az 14 günlük bir bekleme (yıkama) süresi bırakılması zorunludur. Eğer hasta Fluoksetin gibi yarı ömrü uzun bir ilaçtan Déprényl'e geçiyorsa, bu süre ilacın vücuttan tamamen atılması için beş hafta olarak belirlenmiştir.


Farmakolojik Kısıtlamalar ve Kullanım Talimatları

Déprényl'in, Psödoefedrin gibi Sempatomimetik Ajanlar ve diğer MAO İnhibitörleri ile aynı anda kullanılması da yasaktır. Bu kombinasyon, kan basıncında ani ve tehlikeli bir yükselişe (Hipertansif Kriz) neden olabilen farmakodinamik bir risk taşır. Bu risk, yüksek dozlu transdermal formları kullanan hastalar için katı Tiramin diyet kısıtlamalarına uyulmasını da gerektirmektedir.

Ağızda Dağılan Tablet (ODT) formunun etkin maddesi, gıda alımıyla etkilenebildiği için, ilacın alınması ile gıda veya sıvı tüketimi arasında beş dakikalık bir süre bırakılmalıdır. Ayrıca, şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda, Selegiline kan seviyeleri artabileceğinden dikkatli olunması gerekebilir.

Etki mekanizması

Déprényl Nasıl Çalışır?

Monoamin Oksidaz B (MAO-B) Enziminin Hedefli İnhibisyonu

Déprényl'in temel işlevi, merkezi sinir sisteminde bulunan MAO-B enziminin seçici, geri dönüşümsüz bir inhibitörü olarak hareket etmesini içerir. İlaç, enzimin aktif bölgesine kovalent olarak bağlanarak geri dönüşümsüz bir inhibisyon sağlar ve böylece dopamin nörotransmiterinin katabolizmasını (yıkımını) kalıcı olarak engeller. Bu moleküler eylem, sinaptik düzeyde dopamin aktivitesinin yoğunluğunu ve süresini artırır. Dopaminerjik sinyallemedeki bu sürekli artış, motor kontrol yolları üzerindeki aktiviteyi etkileyen ve nörotransmiter düzenlemesine katkıda bulunan birincil fizyolojik mekanizmadır.


Anti-Oksidan Etkileri ve Mekanizmaya Ait Kısıtlamalar

İkincil bir mekanizma alanı, nöronlar içindeki oksidatif stres yollarının modülasyonunu kapsar. MAO-B aracılı dopamin metabolizmasını önleyerek, nörotoksik yan ürünlerin, özellikle hidrojen peroksit ve reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumu önemli ölçüde azalır. Bu azalma, nöron sağlığı ve hücresel koruma ile ilişkili yolları modüle eden bir anti-oksidan etkiye katkıda bulunur. Mekanizmaya ait temel bir kısıtlama, daha yüksek konsantrasyonlarda, inhibitör etkinin MAO-A enzimini de kapsamasıyla MAO-B seçiciliğinin kaybolmasıdır.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Déprényl (Selegiline), uygulama yolu ve dozaj formuna göre farklılık gösteren oldukça özel protokollere uygun olarak kullanılır. İlaç, resmi olarak ya ağız yoluyla (oral) ya da transdermal olarak (cilt yoluyla) uygulanır.

Oral Uygulama Prensipleri

Oral formlar arasında geleneksel tablet/kapsül ve ağızda dağılan tablet (ODT) bulunur. Geleneksel oral tablet için maksimum günlük doz genellikle, günde iki kez 5 mg porsiyonlar halinde alınan 10 mg'dır. Bu formun uygun emilimi desteklemek için yemekle birlikte (özellikle kahvaltı ve öğle yemeğinde) alınması gerekir. Buna karşılık, ODT formu günde bir kez, kahvaltıdan önce uygulanır ve maksimum dozu 2.5 mg'dır. Resmi talimatlar, ODT'nin kuru ellerle tutulması ve doğrudan dilin üzerine yerleştirilmesi gerektiğini ve kullanıcının dozdan sonra 5 dakika boyunca yiyecek veya sıvıdan kaçınması gerektiğini belirtir.

Transdermal Uygulama

Transdermal sistem, sürekli salınım sağlamak amacıyla, üst gövde, üst uyluk veya dış üst kol üzerindeki sağlam bir cilt bölgesine her 24 saatte bir kez uygulanır. Uygulama bölgeleri her gün döndürülmelidir. Dozaj aralığı, 6 mg/24 saat'ten başlar ve maksimum 12 mg/24 saat'e kadar çıkar. Doz ayarlamaları prosedüreldir ve en az 2 hafta arayla yapılmalıdır. Ayrıca, 9 mg/24 saat veya 12 mg/24 saat yama kullanan hastalar, bu güçlerde kullanımın zorunlu bir koşulu olan özel diyet kısıtlamalarına tabidir. Hafif ila orta derecede karaciğer yetmezliği tespit edilen hastalar için, dozaj değişiklikleri, örneğin ODT için günde bir kez 1.25 mg'a düşürülmesi, resmi olarak reçete edilir.

Güncel klinik kanıtlar

Yakın Zamanda Elde Edilen Klinik Kanıtlar

Parkinson Hastalığında Kullanım Kanıtları

Bu alandaki araştırmalar, henüz levodopa tedavisi almayan erken evre Parkinson hastaları ile levodopa alan yerleşmiş hastalardan oluşan popülasyonları inceleyen Randomize Kontrollü Çalışmalar (RKÇ'ler) ve uzun süreli gözlemsel çalışmalarla değerlendirilmiştir. Bu çalışmalar, fiziksel veya fonksiyonel ölçümleri yansıtan sonuçları izlemiştir. Elde edilen bulgular, levodopa tedavisine başlanması gerekene kadar geçen süreye ilişkin gözlemlenen paternleri açıklamaktadır. İlaç, levodopa tedavisine ek olarak kullanıldığında ise, hareket kontrolünün azaldığı (off-time) süreye ilişkin sonuçlar incelenmiştir. Bu kanıtlar semptom paternlerinin anlaşılmasına katkı sağlasa da, bir bireyin benzer şekilde yanıt verip vermeyeceğini kesin olarak belirlemez.

Majör Depresif Bozuklukta Kullanım Kanıtları (Transdermal Bant)

Majör Depresif Bozukluk için kanıt temeli, büyük ölçüde transdermal bant formülasyonu kullanılarak yapılan kısa süreli (altı ila sekiz haftalık) plasebo kontrollü çalışmalardan elde edilmiştir. Bu çalışmalarda, standartlaştırılmış ölçeklerle (örneğin HAM-D) izlenen depresyon şiddeti skorlarındaki değişiklikler incelenmiştir. Araştırmalar, çalışma süresi boyunca ölçülen değişiklikleri vurgulamaktadır. Daha uzun süreli paternler için ise, devamlılık çalışmaları gözlemlenen popülasyonlarda semptomların nüksetmesine (tekrarlamasına) ilişkin sonuçları 52 haftaya kadar izlemiştir. Transdermal bant için gözlemlenen bulguların ilacın oral formları için de eşit derecede geçerli olup olmadığı belirsizliğini korumaktadır.

Uzun Süreli Çalışmalar ve Belirsizlikler

Parkinson endikasyonu için, takip süreleri uzundu ve yanıtlar yedi yıla kadar çıkan zaman aralıklarında gözlemlenmiştir. Bu uzun süreli çalışmalar, semptomatik değişikliklerin paternlerini araştırmıştır. Ancak, levodopa ihtiyacına kadar geçen sürenin gözlemlenmesine rağmen, belirli motor komplikasyonların nihai başlangıcında karşılık gelen bir erteleme gözlemlenmediği için, uzun vadeli sonuçlara ilişkin sınırlı bilgi, önemli bir araştırma özelliği olmaya devam etmektedir. Ek olarak, çalışmalar Déprényl'in altta yatan hastalık ilerlemesini yavaşlatıp yavaşlatmadığı sorusunu da izlemiştir, ancak araştırma bu alanda kesin paternler oluşturmamıştır.

Özel Hasta Gruplarındaki Kanıtlar

Araştırmalar, her iki endikasyon için de yetişkin ve yaşlı yetişkin popülasyonlarına odaklanmış olup, bazı denemelere 90 yaşına kadar hastalar dahil edilmiştir. Çalışmalar ayrıca hastalığın evresine göre kategorize edilen popülasyonlardaki ölçümleri de incelemiştir. Hamile bireyler gibi belirli gruplara ilişkin veriler yetersiz kalmaktadır. Araştırmalar ayrıca motor dışı sonuçlarda (örneğin uyku, yaşam kalitesi) gözlemlenen paternlerin kararsız olduğunu tanımlamakta, bu spesifik fonksiyonel ölçümler için kesinliğin düşük olduğunu göstermektedir. Sonuçlar yalnızca çalışılan popülasyonlar için geçerlidir.

Déprényl nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Déprényl Nasıl Saklanmalı ve İmha Edilmelidir? (Resmi Düzenleyici Bilgiler)

Selegiline hidroklorür (Déprényl) isimli ilacın saklanması ve atılması, ürünün güvenliğini ve stabilitesini korumak amacıyla resmi otoriteler tarafından belirlenen koşullara tam olarak uymalıdır.

Saklama Koşulları

İlaç, genellikle Kontrollü Oda Sıcaklığında (20 C ile 25 C arasında) muhafaza edilmeli; sıcaklığın kısa süreli olarak 30 C'ye kadar yükselmesine izin verilebilir. Ürünün nemden korunması ve bütünlüğünün sağlanması için sıkıca kapatılmış bir kapta tutulmalıdır. Ağızda dağılan tablet formülasyonlarının ise mutlaka orijinal ambalajında saklanması gerekmektedir. Tüm ilaçlarda olduğu gibi, bu ürün de çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde muhafaza edilmelidir.

İmha Yöntemleri

Kullanılmayan ilaçların atılması için tercih edilen yöntem, bir ilaç geri toplama programı aracılığıyla iade edilmesidir. Kullanılmış transdermal bantlar, içerisindeki etken maddenin yanlışlıkla erişimini ve zarar görmesini önlemek amacıyla atılmadan önce mutlaka yapışkan yüzeyleri birbirine bakacak şekilde ikiye katlanarak güvenli hale getirilmeli ve ardından imha edilmelidir.

Bu düzenlemeler, saklama sırasında ürünün belirtilen sıcaklık aralığında tutulmasını ve nemden korunmasını zorunlu kılar. İmha kuralları ise kullanılmamış ilaçların geri iadesine ve kullanılmış bantların güvenli bir şekilde kapatılarak atılmasına odaklanarak kazara maruziyeti önlemeyi amaçlamaktadır.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Déprényl eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: