Adolor

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Tıbbi inceleme

Marina Burgos

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Adolor hakkında genel bakış

Adolor Nedir?

Özellik Tanım
Etken Maddeler Asetaminofen (Parasetamol) ve Kafein
Form Ağızdan Alınan Katı (Tablet veya Kapsül)
Farmakolojik Sınıfı Analjezik Kombinasyon
Kullanım Amacı Rahatsızlık semptomlarının güçlendirilmiş semptomatik olarak giderilmesi
Köken Sentetik

Adolor'un Kimliği ve Sınıflandırması

Adolor, sentetik olarak üretilmiş, sabit dozlu kombine bir formülasyondur ve Analjezik Kombinasyonları farmakolojik sınıfına ait bir ilaçtır. Bu ürün, genellikle kapsül veya tablet gibi ağızdan alınan katı formda sağlanır ve oral yolla kullanılır.

Temel bileşen olan Asetaminofen, küresel olarak tanınmakta ve güvenilir sağlık otoriteleri tarafından ağrı ve ateş için sıklıkla birinci basamak tedavi olarak tavsiye edilmektedir; bu durum ilacın kanıtlanmış etkinliğini vurgular. Bu da birincil etken maddenin hem ağrı sinyallerini hem de ateşi düşürme yeteneğinin klinik olarak kabul edildiğini gösterir.


Adolor’un İçeriği: Asetaminofen ve Kafein

Adolor’un temel bileşimi, non-opioid bir ağrı kesici olan Asetaminofen ile Merkezi Sinir Sistemi (MSS) Stimülanı olan Kafein’i bir araya getirir.

Asetaminofen, ağrıyı hafifletme görevini üstlenen ana ajandır. İkinci bileşen olan Kafein ise, diğer ilaçların tedavi edici etkilerini artırdığı bilinen bir madde olan adjuvan olarak formüle eklenmiştir. Klinik araştırmalar, Asetaminofen ve Kafein kombinasyonunun, tek başına Asetaminofen kullanımına kıyasla daha üstün bir ağrı kesici etki sağladığını desteklemektedir. Bu nedenle, bu kombinasyon, yaygın gerilim baş ağrıları gibi rahatsızlıkların giderilmesinde daha etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir seçenektir. Bu sentetik etken maddeler, ilacın son oral dozaj formunun oluşturulması için gerekli olan etkisiz yardımcı maddeler (ekipyanlar) ile entegre edilmiştir.


Bu Kombinasyonun Genel Amacı Nedir?

Bu özel kombinasyonun genel amacı, sinerjik etkiden faydalanarak rahatsızlığın semptomlarından güçlendirilmiş bir rahatlama elde etmektir.

Bu yaklaşım, hafif bir MSS Stimülanı olan Kafein bileşeninin, Asetaminofen bileşeninin etkinliğini hızlandırmaya veya artırmaya yardımcı olması prensibine dayanır. Farmakolojik çalışmalarla tutarlı olarak desteklenen bu bulgu, Adolor’u tek başına non-opioid ağrı kesici etken maddenin kullanımına göre, rahatsızlığın hafifletilmesinde daha etkili olmayı amaçlayan, terapötik olarak tasarlanmış bir seçenek haline getirir.

Adolor ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Bu kombine ilacın (Asetaminofen ve Kafein) resmi olarak belgelenmiş güvenlik profili, küresel düzenleyici otoriteler tarafından sınıflandırılan advers reaksiyonlara ve güvenlik kısıtlamalarına dayanmaktadır.

Advers reaksiyonlar sistem-organ sınıflarına göre sınıflandırılır ve etkiler en sık Sinir Sistemi ve Gastrointestinal Sistem'de bildirilmiştir. Çoğunlukla merkezi sinir sistemi (MSS) uyarıcı bileşeniyle bağlantılı olan yaygın advers reaksiyonlar arasında uykusuzluk (uykuya dalmada zorluk), sinirlilik, huzursuzluk ve baş ağrısı ile birlikte bulantı ve karın ağrısı bulunur. Çarpıntı ve artmış kalp hızı gibi kardiyak etkiler de yaygın olarak belgelenmiştir.


Ciddi Advers Reaksiyonlar ve Başlıca Güvenlik Kısıtlamaları

Resmi düzenleyici belgeler, öncelikle Asetaminofen bileşeniyle ilişkili, nadir fakat ciddi advers reaksiyon potansiyelini vurgulamaktadır:

  • Karaciğer Toksisitesi: Önemli bir güvenlik kısıtlaması, ölümcül olabilen şiddetli karaciğer hasarı, akut karaciğer yetmezliği veya hepatik nekroz riskidir. Bu risk, Asetaminofen içeren diğer ürünlere eş zamanlı maruziyet veya kronik, yoğun alkol tüketimi ile önemli ölçüde artar.
  • Ciddi Cilt Reaksiyonları: Asetaminofen, Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve Toksik Epidermal Nekroliz (TEN) dahil olmak üzere nadir görülen ciddi cilt reaksiyonlarının ortaya çıkmasıyla ilişkilidir.
  • Alerjik Reaksiyonlar (Aşırı Duyarlılık): Nadir, şiddetli alerjik reaksiyonlar (anafilaksi) belgelenmiştir.

Popülasyon ve Maruziyetle İlgili Güvenlik Notları

Güvenlik kısıtlamaları, önceden var olan karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan bireyler için dikkatli olunmasını gerektirir. Ayrıca güvenlik profili, kafein bileşeninin uzun süreli, sürekli kullanımda fiziksel bağımlılığa yol açabileceğini ve ani kesilmesi üzerine baş ağrısı gibi yoksunluk semptomlarına neden olabileceğini belirtmektedir. Etiket, şiddetli ilave toksisite riski nedeniyle bu ilacın Asetaminofen içeren diğer ürünlerle eş zamanlı kullanımını kesinlikle kısıtlamaktadır.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Alınmalı

Adolor'un doz aşımı, etken maddelerinden kaynaklanan ve resmi düzenleyici kaynaklarda belgelenen belirgin toksikolojik riskleri içerir. Erken asetaminofen toksisitesi bulantı, kusma, karın ağrısı ve terleme (diyaforez) gibi spesifik olmayan semptomlarla ortaya çıkabilir. Bu ilk belirtilerin olmaması, potansiyel toksisite riskini ortadan kaldırmaz. Ciddi sonuçlar resmi olarak belgelenmiştir ve gecikmeli, ilerleyici karaciğer hasarı ile sonuçlanan akut karaciğer yetmezliğini içerir; bu durum karaciğer nakli gerektirebilir veya ölümle sonuçlanabilir. Kafein bileşeni, huzursuzluk, titreme ve hızlı veya çarpıntı şeklinde kalp atışı (taşikardi) gibi belirgin belirtilerle ilişkilidir. Aşırı kafein maruziyeti, nöbetler de dahil olmak üzere ciddi merkezi sinir sistemi etkilerine ve yaşamı tehdit eden kardiyak aritmilere yol açabilir.

Düzenleyici kurumlar, kişinin semptom gösterip göstermediğine bakılmaksızın, şüphelenilen herhangi bir doz aşımı için derhal tıbbi yardım alınması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Bireylerin hemen bir Zehirlenme Yardım hattını aramaya hazır olmaları gerekir. Etkilenen kişi bayıldıysa, nöbet geçirdiyse, nefes almakta zorlanıyorsa veya uyandırılamıyorsa, acil servisler derhal aranmalıdır. Resmi belgelerde açıklandığı üzere, yönetim prosedürleri klinik ve laboratuvar izlemini ve asetaminofen bileşeninden kaynaklanan hepatik hasarı önlemek veya azaltmak için belgelenmiş panzehir olan N-asetilsistein (NAC)'in hızlı bir şekilde uygulanmasını içerir. Önceden karaciğer hastalığı olan bireylerin veya kronik alkol tüketenlerin ciddi karaciğer hasarı riskinin arttığı kaydedilmiştir.

Adolor’in terapötik kullanımları

Adolor Ne Tedavi Eder: Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Adolor, genel olarak, kısa süreli semptomatik yardımın gerektiği, belirli rahatsız edici belirtilerin söz konusu olduğu durumlarda kullanılan bir ilaçtır. Etken bileşenin, akut ve yoğun şekilde ortaya çıkan belirti tablolarını ele almak için uygun olduğu düşünülür.

Terapötik Odak

Bu ilaç, akut veya değişken (stabil olmayan) semptomların görüldüğü klinik durumlarda uygulanır; bunlar genellikle cerrahi bir işlem veya yaralanmayı takiben ortaya çıkan ani veya epizodik değişikliklerle ilişkilidir. Aynı zamanda yumuşak doku ve eklemlerdeki iltihabi veya iritasyona dayalı durumlarla ilişkili yoğun semptom dönemleriyle karakterize koşullarda rahatsızlığı hafifletmede de önemlidir.

Adolor, destekleyici rahatlamanın gerekli olduğu artan sıkıntı veya rahatsızlık aşamalarında uygulanır. İlaç, şiddetlenebilen veya bozucu hale gelebilen semptom kümelerine karşı yardımcı olur ve genel semptom yükünü hafifletmeye destek sağlayan bir yardım sunar.

Kısa Bilgi: Akut Rahatsızlıkta Rahatlama

Adolor, kısa süreli stabilizasyonun önemli olduğu, yoğun semptom dönemleriyle karakterize koşullarda rahatsızlığı hafifletmede rol oynar. Artan sıkıntı aşamalarında kullanılır ve semptomatik dönemler boyunca genel iyilik halini destekler.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Adolor (Alvimopan), yalnızca kısa süreli hastane içi kullanım için resmi düzenleyici kurumlar tarafından tanımlanan katı uygunluk kurallarına tabidir.

Kontrendikasyonlar ve Kısıtlamalar

Bu ilaç, uygulamadan hemen önce art arda yedi günden fazla süreyle tedavi amaçlı opioid dozları almış olan hastalarda kontrendikedir (kesinlikle yasaktır). Resmi etiketleme, bu hasta popülasyonunda kullanımı açıkça engellemektedir.

Kullanımı Tavsiye Edilmeyen Durumlar

Aşağıdaki durumları olan hastalarda kullanımı önerilmemektedir:

  • Şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh Sınıf C).
  • Son dönem böbrek yetmezliği.
  • Tam gastrointestinal tıkanıklığı veya bu tam tıkanıklığın düzeltilmesi için ameliyat geçirenler.
  • Pankreas veya mide anastomozları (cerrahi bağlantıları).

Şartlı Kullanım Koşulları

Bu ilacın kullanımı en fazla 15 doz ile sınırlandırılmıştır ve sadece kısıtlanmış güvenlik programı (REMS) aracılığıyla temin edilebilir. Hastalar hastaneden ayrıldıktan sonra ilacın kendilerine kesinlikle verilmemesi gerekmektedir.

Özel Hasta Grupları

  • Çocuklarda Kullanım: İlacın çocuklarda güvenliği ve etkinliği henüz belirlenmemiştir.
  • Gebelik/Emzirme: Hamile kadınlarda ilacın kullanımıyla ilgili yeterli ve kontrollü çalışmalar mevcut değildir ve ilacın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Adolor'un (Asetaminofen ve Kafein) ruhsatlı etkileşim profili, aktif bileşenlerine dayanarak özel gereklilikleri ve kısıtlamaları tanımlar.

Etkileşim Kısıtlamaları

Yanlışlıkla doz aşımını ve bunun sonucunda oluşabilecek ölümcül karaciğer hasarını önlemek amacıyla, parasetamol içeren diğer herhangi bir ürünle birlikte kullanımı kesinlikle yasaktır. Atılım (klerens) hızlarını etkileyen belgelenmiş farmakokinetik girişimler nedeniyle kaçınılması gereken diğer kombinasyonlar arasında Lityum, Disülfiram ve Teofilin yer almaktadır.

Farmakokinetik ve Metabolik Etkileşimler

İlaç maruziyetini değiştiren maddelerle etkileşimler belgelenmiştir. Karaciğer Enzimi İndükleyicileri (örneğin, Karbamazepin, Rifampisin) ile uzun süreli kullanım, parasetamole bağlı hepatotoksisite için bir risk faktörüdür. Tersine, CYP1A2 İnhibitörleri (örneğin, Fluvoksamin) kafein klerensini azaltarak plazma konsantrasyonunu artırır. Parasetamolün emilimi Metoklopramid tarafından artırılabilirken, Kolestiramin tarafından azaltılabilir.

Farmakodinamik ve Madde Etkileşimleri

Kafein bileşeni, sedatifler ve trankilizanlar üzerinde antagonist bir etkiye sahiptir ve sempatomimetik ilaçların etkilerini artırabilir. Parasetamol bileşeninin uzun süreli, düzenli günlük kullanımı, Varfarin ve diğer Kumarinlerin antikoagülan etkisini güçlendirebilir. Düzenli ve aşırı Alkol (Etanol) alımı, karaciğer hasarı için kanıtlanmış bir risk faktörüdür. Ayrıca, zorunlu bir zamanlama kuralı şunu gerektirir: kafein bileşeninin, miyokard görüntüleme için enjekte edilebilir Dipiridamol uygulanmasından en az 5 gün önce kesilmesi gerekir.

Özel popülasyon notları, sirotik olmayan alkolik karaciğer hastalığı olan veya vücudundaki glutatyon seviyeleri azalmış (tükenmiş) hastalarda doz aşımı tehlikesinin daha yüksek olduğu konusunda uyarıda bulunur.

Etki mekanizması

Prostaglandin Sentezinin Merkezi Modülasyonu

Asetaminofen'in birincil etki şekli, özellikle Merkezi Sinir Sistemi (MSS) içinde Siklooksijenaz (COX) yolunun non-kompetitif inhibisyonunu içermektedir. Prostaglandinler (PGE2) gibi temel mediyatörlerin bu şekilde baskılanması, hipotalamik ayar noktasını düzenler ve ağrı duyusunu ileten nosiseptif nöronların hassasiyetini azaltır. Ayrıca, bir metaboliti, TRPV1 reseptörlerini ve endokannabinoid sistemi modüle ederek vücudun kendi inen (azalan) inhibitör yollarını güçlendirir, bu da merkezi ağrı sinyali modülasyonunu destekler.

Adenozin Reseptör Antagonizması ve Sinerji

Yardımcı bileşen olan Kafein, adenozin reseptörlerinin (A1 ve A2A) kompetitif antagonisti olarak görev yapar. Bu belirgin mekanizma, merkezi COX inhibisyonunu tamamlayarak etkiyi güçlendirir ve serebral damar tonusunu (beyin damarlarının gerginliğini) etkiler. Kafein aynı zamanda, birincil bileşenin MSS'deki hedeflerine ulaşımını hızlandırabilir ve böylece merkezi mekanizma katılım hızını etkileyebilir.

Mekanistik Kısıtlama

Bu etki mekanizması, bileşenin yerel iltihaplı ortamlarda bulunan periferik COX enzimlerine karşı düşük etkinliği ile sınırlıdır. Bu fizyolojik kısıtlama, ilacın belirgin bir periferik antienflamatuar (iltihap önleyici) etkiye katkıda bulunmadığı anlamına gelir ve bu durum, ilacın eyleminin periferik iltihap mediyatörlerinin baskılanmasına kıyasla sınırını tanımlar.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Adolor (Ketorolac) Nasıl Kullanılır — Resmi Uygulama Kuralları

Adolor (Ketorolac) kullanımı, uygulama yolunu, süresini ve dozajını tanımlayan, resmi düzenleyici otoritelerce belirlenmiş özel talimatlara göre yapılır. Tedavi, tüm uygulama yollarının toplamı için maksimum 5 günlük toplam süreyle kesinlikle sınırlandırılmıştır.

Onaylı Uygulama Yolları ve Formları

Ketorolac, Kasıçi (IM) enjeksiyon, Damariçi (IV) bolus enjeksiyon ve (tipik olarak 10 mg gücünde) Oral tabletler dâhil olmak üzere birden fazla resmi yolla uygulanmak üzere mevcuttur.

Oral tabletler, resmi olarak yalnızca başlangıçtaki enjeksiyon tedavisinden sonra devam terapisi için onaylanmıştır ve tedavinin başlangıç dozu olarak kullanılmamalıdır.

Onaylı Dozaj ve Uygulama Şekli

Resmi dozaj, hastanın özellikle yaşı, kilosu ve böbrek fonksiyonu gibi kişisel faktörlerine bağlıdır:

  • Standart Yetişkinler (65 yaşın altında ve 50 kg): Çoklu doz IV/IM uygulaması için maksimum günlük doz 120 mg'dır; oral devam tedavisi için ise 40 mg'dır.
  • Yaşlı, Düşük Vücut Ağırlıklı veya Orta Derecede Böbrek Yetmezliği Olanlar: 65 yaşındaki hastalar, 50 kg'ın altındakiler veya serum kreatinin düzeyi orta derecede yüksek olanlar için IV/IM uygulamada azaltılmış maksimum günlük doz 60 mg/gün olarak belirlenmiştir. Bu hasta grubunda çoklu doz rejimi genellikle her 6 saatte bir 15 mg olarak uygulanır.

Prosedürel Gereklilikler

Enjeksiyon uygulaması için, IV bolus enjeksiyonu en az 15 saniye içinde uygulanmalıdır. Dozlama sıklığı genellikle uygulama yoluna bağlı olarak her 4 ila 6 saatte birdir ve günlük maksimum doz limitlerine kesinlikle uyulmalıdır. Tüm formülasyonların kombine kullanımı, 5 günlük sınırın aşılmasına neden olmamalıdır.

Güncel klinik kanıtlar

Adolor: Güncel Klinik Kanıtlar

Burada sunulan bilgiler, Adolor üzerine yürütülen bilimsel araştırmaların ve klinik çalışmaların bir özetidir. Bu özet, araştırmacıların neleri incelediğini, bugüne kadar elde edilen bulguları ve kanıtların hangi yönlerinin sınırlı veya belirsiz kaldığını açıklamaktadır.

Opioid Kaynaklı Kabızlık (OKK) Kullanım Kanıtları

Adolor'un Opioid Kaynaklı Kabızlık (OKK) için kullanımına dair kanıt tabanı, başlıca rastgeleleştirilmiş, kontrollü klinik çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışmalar, dalgalı veya epizodik belirtilerle karakterize olan OKK yaşayan yetişkin hastaları kapsamıştır. Çalışmalarda, fiziksel rahatsızlık ile ilişkili sonuçlar ve haftalık ortalama spontan bağırsak hareketleri (SBM) sayısı gibi bağırsak hareket düzenlerindeki değişimler izlenmiştir.

Veriler, kısa süreli çalışma periyotlarında plasebo grubuna kıyasla Adolor alan grupta ölçülen SBM sıklığı ile ilgili eğilimler göstermektedir; ancak, uzun vadeli etkiler tam olarak belirlenmemiştir. Bu bulgular, hastaların deneyimlerini nasıl raporladıklarını bağlamsallaştırmaya yardımcı olmaktadır.

Orta Şiddette Akut Ağrıda Kullanım Kanıtları

Adolor, akut veya bozucu ataklarla ilişkili durumlarda, özellikle de kısa süreli ağrı için incelenmiştir. Araştırmacılar, standart ölçüm ölçeklerini kullanarak ağrı şiddetindeki değişimi araştırmış ve ek ağrı kesici ilaç gereksinimini izlemiştir. Takip süreleri çok kısıtlı dönemlerle sınırlandırılmıştır.

Veriler, tedavinin ilk günlerinde ağrı şiddeti skorlarındaki değişimler gibi, günlük işlevselliği veya aktivite düzeyini yansıtan sonuçlarla ilgili eğilimler göstermektedir. Araştırma, kısa süreli değişimlere dair içgörü sunmaktadır.

Adolor Hakkında Hala Belirsiz Olanlar

Araştırma ortamında önemli kanıt boşlukları mevcuttur. OKK için aylarca süren kullanıma ilişkin kanıtlar sınırlı kalmaktadır ve uzun vadeli sonuçlara yönelik kesinlik düşüktür. Karşılaştırmalı kanıtlar bazı durumlar için kısıtlıdır. Bazı çalışmalardaki örneklem büyüklükleri mütevazıydı ve çeşitli hasta özelliklerine dair veriler hala ortaya çıkmaktadır. Adolor'un sonuçlarına dair daha eksiksiz bir resim sunmak için araştırmalar devam etmektedir.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Adolor Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: Adolor ne için kullanılır?

Adolor, öncelikli olarak orta ila şiddetli ağrıyı gidermek için kullanılan bir ilaçtır.

Bu ilaç, opioid analjezikler olarak bilinen bir ilaç sınıfına aittir. Vücudunuzun ağrıyı nasıl hissettiğini ve buna nasıl tepki verdiğini değiştirmek için beyin ve sinir sisteminde etki gösterir.

S: Adolor'u nasıl kullanmalıyım?

Adolor'u tam olarak doktorunuzun reçete ettiği şekilde kullanın.

  • Reçete edilen miktardan fazlasını almayın veya belirtilenden daha sık kullanmayın.
  • Aç veya tok karnına alınabilir. İlaç mide rahatsızlığına neden olursa, yemekle birlikte almak yardımcı olabilir.
  • Tableti veya kapsülü bütün olarak yutunuz. İlacın uzun salınımlı (extended-release) formlarını ezmeyin, çiğnemeyin veya kırmayın, zira bu, tehlikeli bir dozun aniden serbest kalmasına yol açabilir.

Bir dozu atlarsanız, bir sonraki planlanan doza neredeyse yaklaştığınız durumlar hariç, hatırladığınız anda alın. Atlanan dozu telafi etmek için aynı anda iki doz almayın.

S: Adolor'un yaygın yan etkileri nelerdir?

Adolor'un yaygın yan etkileri şunları içerebilir:

  • Uyuşukluk veya baş dönmesi
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Kabızlık
  • Terleme

Bu yan etkiler kalıcı veya rahatsız edici olursa, sağlık uzmanınızla görüşün. Bu tür ilaçlarda kabızlık çok yaygındır ve doktorunuz bunu yönetmeye yardımcı olmak için bir dışkı yumuşatıcı veya laksatif önerebilir.

S: Adolor kullanırken alkol alabilir miyim?

Hayır, Adolor kullanırken alkol tüketmemelisiniz.

Hem Adolor hem de alkol, uyuşukluğa, baş dönmesine ve solunumun yavaşlamasına neden olabilir. Bunları birleştirmek, aşağıdakiler de dahil olmak üzere ciddi ve potansiyel olarak ölümcül yan etki riskini önemli ölçüde artırır:

  • Aşırı sedasyon (derin uyku hali)
  • Solunum depresyonu (tehlikeli derecede yavaş veya yüzeysel nefes alma)
  • Koma

S: Adolor bağımlılık yapar mı?

Evet, Adolor bağımlılık yapabilir (alışkanlık oluşturabilir).

Bir opioid olduğu için, Adolor'u reçete edildiği gibi kullansanız bile, fiziksel bağımlılık ve bağımlılık (adiksiyon) riski taşır.

  • Fiziksel bağımlılık, vücudunuzun ilaca alışması anlamına gelir ve ilacı aniden bırakmanız durumunda yoksunluk belirtileri yaşayabilirsiniz.
  • Bağımlılık (Adiksiyon), zararlı sonuçlara rağmen zorlayıcı ilaç arama ve kullanma ile karakterize kronik bir hastalıktır.

Bu ilacı yalnızca gerektiği en kısa süre boyunca ve en düşük etkili dozda kullanın. Bu ilacı başka biriyle paylaşmayın.

Adolor nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Adolor (asetaminofen ve kafein içeren oral katı form), ürün stabilitesini korumak ve evde güvenliği sağlamak amacıyla düzenleyici etiketlemeye kesinlikle uygun olarak saklanmalıdır.

Resmi Saklama Koşulları

İlaç, orijinal kabında, sıkıca kapalı bir şekilde, oda sıcaklığında ve aşırı ısı ve nemden uzakta (örneğin, banyoda değil) tutulmalıdır. Güvenli bir yerde, çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği bir alanda muhafaza edilmeli ve kullanımdan hemen sonra kilitli güvenlik kapağıyla emniyete alınmalıdır. Ürün dondurulmamalıdır ve ambalajın üzerinde yazılı olan son kullanma tarihinden sonra atılmalıdır.

İmha Talimatları

Süresi dolmuş veya kullanılmayan Adolor, resmi bir ilaç geri alma programı aracılığıyla imha edilmelidir. Eğer bir geri alma seçeneği mevcut değilse, ürün tuvalete kesinlikle atılmamalıdır. Bunun yerine, ilacı istenmeyen bir maddeyle (kullanılmış kahve telvesi veya toprak gibi) karıştırın, karışımı kapalı bir kaba yerleştirin ve ev çöpüne atın. İmha işleminden önce ambalajın üzerindeki kişisel bilgiler karalanarak silinmelidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Adolor eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: