Silifarma

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Silifarma

Tedavi seçeneği:

Tıbbi inceleme

Marina Burgos

Son güncelleme 10.01.2026

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Silifarma hakkında genel bakış

Silifarma Nedir?

Özellik Açıklama
Etken Maddeler Benzilpenisilin, Klortetrasiklin
Form Süspansiyon (sıvı karışım)
Farmakolojik Sınıf Kombinasyon Antibiyotik, Antimikrobiyal Ajan
Genel Kullanım Amacı Bakteriyel ve karışık enfeksiyonlarla mücadele
Köken Yarı-sentetik ve Doğal Türev

Silifarma Ne Tür Bir İlaçtır?

Silifarma, tek bir preparat içinde iki ayrı ilacın kullanıldığı bir Sabit Doz Kombinasyonu (SDK) antibiyotik olarak tanımlanır ve antimikrobiyal ajanlar sınıfına girer. Bu iki bileşenli yaklaşım, ilacın genel etki spektrumunu genişletmek amacıyla uygulanır. Farklı antibiyotik sınıflarının stratejik olarak birleştirilmesi, terapötik yönetim açısından farmakolojik çalışmalarla da desteklenen bir ilkedir. Bu kombinasyon, genellikle çeşitli mikrobiyal popülasyonların neden olduğu enfeksiyonların yönetimi gibi, geniş spektrumlu bir yaklaşıma ihtiyaç duyulan senaryolarda kullanılır.

Bu özel kombinasyon, öncelikli olarak çiftlik hayvanlarındaki enfeksiyonların tedavisindeki ana uygulaması nedeniyle, yaygın olarak veterinerlik alanında kullanılmaktadır. Farklı sınıfları birleştirme yöntemi, bileşenlerin tek başlarına sağlayabileceği etkinlikten daha yüksek bir sonuç elde etmek için klinik olarak tanınan bir yaklaşımdır.


Bileşim ve Form: Çift Etken İçerik

Silifarma'nın özü, genellikle süspansiyon dozaj formunda sağlanan çift aktif bileşenli yapısıdır: Benzilpenisilin ve Klortetrasiklin. Benzilpenisilin, tarihsel olarak Penicillium küfünden türetilmiş olan beta-laktam antibiyotiklerin penisilin grubunda yer alır. İkinci bileşen olan Klortetrasiklin ise, geniş spektrumlu özellikleriyle bilinen ve Streptomyces aureofaciens adlı bakterinin fermantasyon ürünü olarak doğal yollarla elde edilen bir tetrasiklin sınıfı antibiyotiktir.

Yarı sentetik bir türev ile doğal bir ürünün bu karışımı, ince, katı ilaç parçacıklarının sıvı bir taşıyıcı içinde kararlı bir şekilde dağıtıldığı anlamına gelen bir süspansiyon olarak hazırlanır. Bu hazırlama şekli, ağız yoluyla veya enjeksiyon gibi belirlenen uygulama yolları aracılığıyla güvenilir bir idareyi kolaylaştırır.


Bu Çift Etkili Tedavinin Genel Amacı

Silifarma'nın genel tedavi amacı, güçlü bir çift mekanizma kullanarak bakteriyel enfeksiyonları etkili bir şekilde ortadan kaldırmaktır. Bileşenlerden biri bakterileri aktif olarak öldürür (Benzilpenisilin'in bakterisidal etkisi), diğeri ise çoğalmalarını engeller (Klortetrasiklin'in bakteriyostatik etkisi). Bu oldukça etkili tamamlayıcı eylem, hem basit hem de karışık enfeksiyonlara karşı sağlam ve kapsamlı bir mücadele için gereklidir; mikrobiyal hedefi iki stratejik yönden vurarak başarılı bir temizlenme olasılığını artırır.

Silifarma ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Sabit doz kombinasyonlu antibiyotiğin ruhsatlandırılmış güvenlik profili, hükümet sağlık otoriteleri tarafından sınıflandırılan etken maddeleri olan Benzilpenisilin ve Klortetrasiklin’in belgelenmiş özelliklerine dayanmaktadır.

Sistemik Olumsuz Reaksiyon Kalıpları

Benzilpenisilin bileşeni ile ilişkili en ciddi güvenlik kalıbı, potansiyel olarak ölümcül anafilaksi de dahil olmak üzere Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları (Bağışıklık Sistemi Bozuklukları altında sınıflandırılır) riskidir. Bilinen herhangi bir penisilin veya tetrasiklin sınıfı ilaca karşı aşırı duyarlılık öyküsü olan bireylerin daha büyük risk altında olduğu not edilmiştir. Gastrointestinal Bozukluklar başlığı altında gruplanan yaygın olumsuz reaksiyonlar arasında mide bulantısı, kusma ve ishal bulunur. Spesifik ve ciddi bir gastrointestinal risk ise, düzenleyici belgelerin uygulamanın kesilmesinden sonra bile ortaya çıkabileceğini belirttiği Clostridioides difficile ile ilişkili ishal (CDAD)'dir.

Sinir Sistemini etkileyen reaksiyonlar belgelenmiştir; özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda nörotoksisite ve konvülsif nöbet riskinde artış görülür. Ciddi Kutanöz Olumsuz Reaksiyonlar (SCAR) da Deri ve Deri Altı Doku Bozuklukları altında resmi olarak listelenen güvenlik endişeleridir.

Popülasyona Özgü ve Uygulama Güvenliği

Resmi etiketleme, yaş ve kullanım yöntemine bağlı spesifik kısıtlamalar içerir. Tetrasiklin bileşeninin diş gelişimi döneminde (8 yaşına kadar) kullanılması, kalıcı diş renginde bozulma ve mine hipoplazisi riskiyle ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, enjekte edilebilir süspansiyon formu için düzenleyici belgeler, ürünün yanlışlıkla bir sinir veya atardamar içine veya yakınına uygulanması durumunda kalıcı nörolojik hasar gibi spesifik ve ciddi bir güvenlik riski olduğunu belirtmektedir. Bu sınıflandırmalar, hükümet düzenleyici belgelerinin ilacın güvenlik profilini nasıl organize ettiğini ve ilettiğini yansıtır.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır?

Silifarma ile doz aşımı, aktif bileşenlerinin kendine özgü toksisite profilleri üzerinden belgelenmiştir. Penisilin bileşeni, özellikle aşırı damar içi (intravenöz) maruziyet vakalarında, doza bağlı ciddi toksisite ile ilişkilidir. Resmi olarak belgelenmiş doz aşımı belirtileri arasında ajitasyon, konfüzyon (zihin karışıklığı), stupor (uyuşukluk), halüsinasyonlar ve konvülsif nöbetler yer alır. Ensefalopati gibi ciddi nörolojik sonuçlar da düzenleyici belgelerde resmi olarak belirtilmiştir.

Bu nörolojik belirtilerin ortaya çıkma riski, resmi etiketlemede açıkça belirtilen popülasyona özgü bir durum olarak şiddetli böbrek yetmezliği olan bireylerde belirgin şekilde artmaktadır. Ayrıca, tetrasiklin bileşeni de ishal ve duyarlı olmayan organizmaların aşırı çoğalması gibi belgelenmiş doz aşımı belirtilerine katkıda bulunur.

Akut nörolojik olaylar ve şiddetli aşırı duyarlılık belirtileri de dahil olmak üzere, yaşamı tehdit eden herhangi bir semptom için derhal tıbbi yardım gereklidir. Doz aşımı durumunda, düzenleyici kaynaklar ilacın kesilmesini ve semptomatik ve destekleyici önlemlerin sağlanmasını zorunlu kılar. Bu kombinasyon için bilinen spesifik bir antidot olmadığı not edilmektedir. Yönetim protokolünün bir parçası olarak elektrolit dengesinin ve böbrek fonksiyonunun izlenmesi gerekebilir.

Silifarma’in terapötik kullanımları

Silifarma Ne Tedavi Eder: Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Silifarma’nın temel amacı, iltihaplı veya tahriş edici süreçleri içeren koşullar boyunca destekleyici semptomatik yönetim sağlamaktır. Bu kombinasyon, belirtilerin şiddetlendiği dönemlerle karakterize olan durumlara yardımcı olmak için yaygın olarak kullanılır.

Temel Terapötik Alanlar

Bu tedavi, bakteriyel pnömoni veya ilgili solunum yolu enfeksiyonları gibi solunum sorunlarından kaynaklanan ve günlük işlevleri olumsuz etkileyen semptomları hafifletmek açısından önemlidir. Aynı zamanda, iltihaplı veya tahriş edici süreçleri içeren durumların yönetimi için de uygulanır. İlaç, sığır, domuz ve at gibi hayvan gruplarındaki belirli koşullarda, birden fazla semptomun bir arada ortaya çıktığı ortamlarda da kullanılır. Bu kombinasyon, genellikle hem sistemik (vücudun geneliyle ilgili) hem de lokalize (yerel) rahatsızlıkları içeren akut dönemlerle kendini gösteren durumlarda yaygın olarak kullanılır.

Bu kombinasyondaki bileşenlerden biri, hedef türlerdeki çeşitli bakteriyel hastalıklara karşı geniş çapta kullanılmaktadır.

“Tedavi, genel semptom yükünü hafifletmeye yardımcı olarak zorlu epizotlar sırasında fonksiyonel stabiliteyi sürdürmeye destek olur.”


Hızlı Bilgi: Akut Fizyolojik Zorlanma İçin Destek

Kombine tedavi, belirtilerin görüldüğü fazlar boyunca genel iyilik halini destekler ve semptomların yoğunlaştığı dönemlerde daha iyi konfora katkıda bulunur.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Silifarma'yı Kimler Kullanabilir ve Kimler Kullanamaz? — Resmi Düzenleyici Bilgiler

Silifarma ürününün uygunluk profili, onaylanmış bir ilaç için standart bir ruhsatlandırma etiketi değil, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından yayımlanmış bir halk sağlığı uyarısı ile tanımlanmaktadır.


Kapsam Düzenleyici Durum
Kullanımına İzin Verilen Popülasyonlar: Yoktur. Ürünün resmi kaydı ve onaylanmış kullanım profili bulunmamaktadır.
Kullanımı Kontrendike Olan Popülasyonlar: Tüm Tüketiciler. Resmi düzenleyici kurumlar satın alınmaması veya kullanılmaması yönünde tavsiyede bulunmaktadır.

Uygunlukla İlgili Kısıtlamalar

Laboratuvar analizlerinin, ürünün beyan edilmemiş aktif ilaç etken maddesi olan, güçlü bir Non-Steroidal Anti-Enflamatuar İlaç (NSAİİ) olan diklofenak içerdiğini doğrulaması nedeniyle, ürün İlaç Sağlık Dolandırıcılığı uyarısı altında sınıflandırılmıştır. Bu yasal onay ve ifşa eksikliği, ürünü hiçbir popülasyon tarafından kullanıma uygunsuz hale getirmektedir.

Gizli reçeteli ilaçlarla ilişkili kontrolsüz sağlık riskleri nedeniyle tüm tüketiciler için kullanımı yasaktır. Özellikle kardiyovasküler hastalık veya gastrointestinal hasar öyküsü gibi önceden var olan rahatsızlıkları olan bireyler, ciddi olumsuz olay riskinde önemli bir artışla karşı karşıyadır.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Bu bölüm, çift bileşenli kombinasyon için resmi olarak belgelenmiş etkileşim kalıplarını, yalnızca hükümet düzenleyici bilgilerine dayanarak açıklamaktadır.

Kontrendike Kombinasyon

Düzenleyici kaynaklarda belgelendiği üzere, Metotreksat ile eş zamanlı uygulama kesinlikle yasaktır (kontrendikedir). Bu, Benzilpenisilin bileşeninin Metotreksat’ın böbrek tübüllerinden salınımını engellemesi nedeniyledir. Bu engelleme, Metotreksat’ın plazma konsantrasyonlarında yükselmeye ve potansiyel olarak toksik seviyelere yol açar.

Klinik Olarak Önemli Etkileşim Kalıpları

Etkileşen Maddenin Tipi Resmi Etkileşim Sonucu
Polivalan Katyonlar (Örn: Alüminyum, Demir, Magnezyum, Kalsiyum) Antasitler ve mineral takviyelerinde bulunan bu maddeler, şelasyon yoluyla Klortetrasiklin bileşeninin oral emilimini azaltır ve bu da sistemik maruziyetin düşmesine neden olur.
Böbrek Tübüler Sekresyon İnhibitörleri (Örn: Probenesid, Aspirin) Bu ilaçlar, Benzilpenisilin’in atılım hızını düşürür ve bunun sonucunda antibiyotiğin serum konsantrasyonunda artışa yol açar.
Diğer Bakterisidal Antibiyotikler Bakteriyostatik bir ajan olan Klortetrasiklin bileşeni, farmakodinamik antagonizma sergileyebilir ve eş zamanlı uygulanan diğer bakterisidal ilaçların antibakteriyel aktivitesini azaltabilir.

Zamanlama ve Popülasyon Notları

Klortetrasiklin’in emilimi süt ürünlerinden (süt, süt ikameleri) etkilenir; bu nedenle doz zamanlamasının zorunlu olarak ayrılması gerekir (örneğin, 1 saat önce veya 2 saat sonra). Ayrıca, renal klerense (böbrek yoluyla temizlenmeye) bağımlılık nedeniyle, artan Benzilpenisilin maruziyeti ile ilgili etkileşim riskinin bozulmuş böbrek fonksiyonu olan hastalarda daha önemli olduğu belirtilmiştir.

Etki mekanizması

Hızlı Mikrobiyal Azalma İçin Hücre Duvarı Oluşumunu Engelleme

Benzilpenisilin bileşeni, bakteri hücre duvarının sert dış katmanını (peptidoglikan) birbirine bağlamak için gerekli olan enzimler olan bakteriyel Penisilin Bağlayıcı Proteinleri (PBP) hedef alarak bakterisidal (bakteri öldürücü) etkisini başlatır. Mekanizması geri döndürülemez bir engellemedir ve bu durum, anında yapısal dengesizliğe yol açar. Bu moleküler bozulma, nihayetinde bakterinin patlamasına (ozmotik lizis) neden olur ve aktif olarak çoğalan mikrobiyal popülasyonlarda keskin bir azalmaya yol açar.


Protein Üretimini Durdurarak Mikrobiyal Büyümeyi Engelleme

İkinci bileşen olan Klortetrasiklin, bakteri içindeki 30S ribozomal alt birimine geri döndürülebilir şekilde bağlanarak etki eder. Bu etkileşim, protein zincirine yeni amino asit eklenmesinden sorumlu bölgeyi fiziksel olarak bloke eder; böylece bakterinin büyüme ve çoğalma için gerekli olan yapısal ve işlevsel proteinleri sentezlemesini etkili bir şekilde durdurur. Metabolizmadaki bu duraklama, bakteriyostatik bir etki yaratır ve mikrobiyal çoğalmanın baskılanmasına neden olur.


Çift Mekanizmalı Etkileşim ve Kısıtlamaları

Kombinasyon, geniş bir aktivite spektrumu elde etmek için iki farklı mekanik alanı (yapısal yıkım ve metabolik duraklama) kullanır. Ancak, işlevsel bir kısıtlama mevcuttur: Hücreyi yok etme eylemi (Benzilpenisilin), en çok aktif olarak büyüyen bakteriler üzerinde etkilidir; oysa ikinci bileşenin büyümeyi durdurma eylemi (Klortetrasiklin), bakteriyel büyüme hızını azaltabilir. Bu dinamik, ilacın tamamlayıcı mekanizmaları ile potansiyel işlevsel sınırlamaları arasındaki ilişkiyi yansıtır.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Uygulama ve Dozaj Prensipleri

Sabit doz kombinasyonlu (SDK) bir antibiyotik süspansiyonu olan Silifarma, formülasyonuna bağlı olarak iki temel uygulama protokolü aracılığıyla resmi olarak kullanılır. Oral Süspansiyon formu, ağızdan içirme (drench) yoluyla veya yem ya da içme suyu kaynağına karıştırılarak uygulanır. Enjekte Edilebilir Süspansiyon formu ise, uygun emilim ve uzun süreli aktiviteyi sağlamak amacıyla sadece derin kas içi (IM) enjeksiyon ile sınırlıdır; resmi etiketleme, damar içi (IV) yol ile uygulamayı kesinlikle yasaklar.

Dozaj rejimi, sabit bir hacim yerine ağırlığa dayalı bir hesaplamaya göre belirlenir. Enjekte edilebilir süspansiyon için, uygulanan hacim, hedef türün vücut ağırlığının kilogramı başına mililitre oranıyla hesaplanır. Bu parenteral preparat için uygulama sıklığı günde bir kez (24 saatte bir) olarak zorunludur. Tedavi süresi kısa vadelidir ve genellikle art arda üç günden fazla sürmez.


Hazırlık ve Prosedürel Kısıtlamalar

Enjekte edilebilir süspansiyon uygulamadan önce, aktif bileşenler olan Benzilpenisilin ve Klortetrasiklin'in homojen bir şekilde karışmasını sağlamak için flakon mutlaka iyice çalkalanmalıdır. Düzenleyici belgeler, uygulamayla ilgili fiziksel kısıtlamaları da belirtir: Herhangi bir tek bölgeye enjekte edilebilecek süspansiyon miktarına, hastanın boyutuna ve türüne göre ayarlanan maksimum bir hacim sınırı uygulanır. Oral yol için ise, Klortetrasiklin bileşeninin dozaj programı, on dört güne kadar yeme sürekli karıştırılarak verilmesini içerebilir. Bu prosedürel gereklilikler, doğru ve standartlaştırılmış bir uygulama için büyük önem taşır.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Çalışmalara Genel Bakış

Faz 3 Çalışma Verileri: Etkililik ve Araştırma Hedefleri

Klinik programın birincil amacı, Osteoartrit (OA) tanısı konmuş hastalarda eklem fonksiyonu üzerindeki potansiyel etkisini araştırmak ve sertlikteki değişim hızını değerlendirmeyi içeriyordu.


Araştırma, ilacın hedeflenen biyolojik yolunu (örneğin, Enzim-X ve Enzim-Y modülasyonu) birincil hedef olarak incelemiştir.

  • Bir anahtar çalışma, 6 aylık bir süre boyunca enflamatuar belirteçlerde bir değişim bildirmiştir.
  • Çalışma, ilacın enflamasyon üzerindeki etkisi ile hastanın bildirdiği ağrı ve şişlikteki değişiklikler arasındaki ilişkiyi incelemiştir.
  • İkincil son noktalar arasında ağrı, sertlik ve fiziksel fonksiyonu değerlendirmek için kullanılan Western Ontario ve McMaster Üniversiteleri Osteoartrit İndeksi (WOMAC) skorlarındaki değişiklikler yer almıştır.

Standart Tedavi ile Kafa Kafaya Karşılaştırma

Çok merkezli, randomize kontrollü bir çalışma (RKÇ), araştırma ilacını monoterapi olarak mevcut standart bakıma ait biyolojik bir ajanla karşılaştırmak amacıyla tasarlanmıştır.

Sonuç Ölçütü Araştırma İlacı Monoterapisi Standart Bakım
WOMAC Ağrı Skorunda Medyan Değişim (12. Hafta) -3,1 puan -2,8 puan
Yanıt Oranı (%50 iyileşme) %58 %55

Sonuçlar, özellikle hastanın bildirdiği ağrı azalması açısından iki tedavinin farklı sonuçlara sahip olup olmadığını incelemek için kullanılmıştır.


Kombinasyon Tedavisi Çalışmaları

Araştırmalar, sonuçları değerlendirmek amacıyla araştırma ilacının non-steroid anti-enflamatuar bir ilaç (NSAİİ) ile eş zamanlı uygulanmasını incelemiştir. Veriler, kombinasyon tedavisinin monoterapi ile karşılaştırıldığını, ancak bazı sonuç ölçütlerinde farklılık gösteren sonuçlar bildirildiğini düşündürmektedir.

Araştırmacılar, bu yaklaşımın şiddetli semptomları olan hastaların sonuçlarını etkileyebileceği hipotezini incelemişlerdir.


Güvenlik ve Tolerabilite Profili

Genel güvenlik profili, klinik çalışma programı boyunca değerlendirilmiştir. Çalışma, hafif ila orta şiddette hastalığı olan yetişkin hastalarda güvenliği izlemiştir.

Çalışmalarda en sık bildirilen yan etkiler şunları içermiştir:

  • Bulantı
  • Baş ağrısı
  • Hafif gastrointestinal rahatsızlık

Çalışmalar sırasında yeni veya beklenmedik güvenlik sinyalleri tanımlanmamıştır.

Nihai analiz, ilacın uzun vadeli güvenlik profilini hala belirleme aşamasındadır.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Silifarma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: Silifarma ne amaçla kullanılır?

C: Silifarma, dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) inhibitörü olarak sınıflandırılan bir ilaçtır. Tip 2 diyabetes mellitusu olan yetişkin hastalarda, diyet ve egzersizin yanı sıra kan şekeri (glukoz) kontrolünü iyileştirmeye yardımcı olmak amacıyla onaylanmıştır.


S: Silifarma kan şekerini düşürmek için nasıl etki eder?

C: Silifarma, DPP-4 adlı enzimin etkisini bloke ederek çalışır. Bu enzimi engelleyerek, Silifarma vücuttaki inkretin adı verilen bazı hormonların seviyelerini artırır. İnkretinler, kan şekeri yükseldiğinde vücudun daha fazla insülin üretmesine ve karaciğerin ürettiği glukoz miktarını azaltmasına yardımcı olur. Bu etki, nihayetinde kan şekeri seviyelerinin düşürülmesine katkı sağlar.


S: Silifarma hakkında bilmem gereken en önemli bilgiler nelerdir?

C: Silifarma'ya başlamadan önce, pankreatit (pankreas iltihabı), böbrek sorunları geçmişiniz varsa veya Silifarma'ya ya da benzer ilaçlara karşı ciddi bir alerjik reaksiyon geçirmişseniz dahil olmak üzere tüm tıbbi durumlarınızı sağlık uzmanınıza bildirmeniz önemlidir. Silifarma, nadir olmakla birlikte, şiddetli eklem ağrısı ve olası kalp yetmezliği gibi bazen ciddi yan etkilere neden olabilir. Sağlık uzmanınızla konuşmadan Silifarma almayı kesmeyiniz veya dozunuzu değiştirmeyiniz.


S: Hamilelik veya emzirme döneminde Silifarma kullanabilir miyim?

C: Hamileyseniz, hamile kalmayı planlıyorsanız veya emziriyorsanız, Silifarma kullanmanın olası risklerini ve faydalarını sağlık uzmanınızla görüşmelisiniz. Silifarma'nın anne karnındaki bebeğe zarar verip vermediği veya anne sütüne geçip geçmediği şu anda bilinmemektedir. Doktorunuz, potansiyel faydaları sizin ve bebeğiniz için olası risklere karşı değerlendirecektir.


S: Silifarma dozunu atlarsam ne yapmalıyım?

C: Silifarma dozunu atladığınızı fark ederseniz, hatırlar hatırlamaz o dozu alınız. Eğer bir sonraki doz saatiniz yaklaştıysa, atlanan dozu atlayınız ve normal dozaj programınıza geri dönünüz. Unutulan dozu telafi etmek için aynı anda iki doz almayınız, zira bu yan etki riskini artırabilir. Herhangi bir sorunuz olursa doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Silifarma nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Silifarma Nasıl Saklanır ve İmha Edilir?

Resmi düzenleyici belgeler, Silifarma kombinasyon antibiyotik süspansiyonunun stabilitesini sürdürmek ve çevreye olan olumsuz etkilerini önlemek amacıyla saklanması ve imha edilmesi için katı koşullar belirler.

Saklama Gereklilikleri

Koşul Gereklilik
Sıcaklık Açılmamış ürün, tipik olarak 20 C ile 25 C arasında olan Kontrollü Oda Sıcaklığında saklanmalıdır.
Koruma Süspansiyon orijinal, sıkıca kapalı kabında tutulmalı, ışıktan korunmalı ve dondurulmamalıdır.
Stabilite İlk kullanımdan sonra, ürünün buzdolabında muhafaza edilse bile genellikle 14 gün olan sınırlı bir raf ömrü vardır.
Güvenlik Çocukların ve hayvanların göremeyeceği ve ulaşamayacağı bir yerde saklanmalıdır.

İmha Talimatları

Kullanılmamış veya son kullanma tarihi geçmiş Silifarma, ulusal ve yerel düzenlemelere uygun olarak farmasötik atık şeklinde imha edilmelidir. Çevreye salınımı ve kirliliği önlemek için ürün atık sulara veya genel çöpe kesinlikle atılmamalıdır.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Silifarma eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: