Лизиноприл

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Лизиноприл

Seçilen form

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Лизиноприл hakkında genel bakış

Lisinopril Nedir?

İlaç Sınıfı ve Farmakolojik Yapısı

Lisinopril, kimyasal olarak sentetik bir peptit türevi şeklinde sınıflandırılan bir ilaçtır. Farmakolojik açıdan bu bileşen, Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ACE) İnhibitörleri olarak bilinen ilaç sınıfına aittir. Bu farmakolojik grup, önde gelen kardiyovasküler kuruluşlar tarafından temel bir antihipertansif ajan (yüksek tansiyon düşürücü) olarak kabul görmüştür. Etkin maddesi Lisinopril dihidrat'tır.

Lisinopril dihidrat, yapısal olarak bazı ACE inhibitörlerinden farklıdır çünkü bir ön ilaç (prodrug) değildir. Bu, ilacın ağızdan uygulandığı anda biyolojik olarak aktif olduğu ve tam terapötik etkisini göstermesi için karaciğerde herhangi bir ilk işlemeye ihtiyaç duymadığı anlamına gelir. Bu doğrudan etki, bazı ACE inhibitörleri arasındaki ayırt edici bir özelliktir. Bu sınıfa giren ilaçlar, kan basıncını ve akışını etkileyen durumların yönetiminde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bileşen Yapısı ve Sunum Şekilleri

Bu ilacın etkin bileşeni Lisinopril dihidrat'tır. Genellikle oral kullanım için tablet veya oral çözelti olmak üzere farklı dozaj formlarında ve çoğu zaman tek bileşenli bir ürün olarak sağlanır. Bu bileşik, hidrofilik (suda çözünür) yapısıyla öne çıkar ve vücuttan esas olarak değişmeden, böbrekler yoluyla atılır. Lisinopril, tek başına kullanılabildiği gibi, yaygın olarak bir idrar söktürücü (diüretik) içeren sabit dozlu kombinasyon ürünleri şeklinde de mevcuttur.

Lisinopril’in Genel Etki Amacı

Lisinopril’in genel amacı, kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü azaltmaktır. Bir ACE İnhibitörü olarak, ilacın faaliyeti vazodilasyona yol açar; bu da kan damarlarının gevşemesini ve genişlemesini sağlar. Bu şekilde, genel periferik arteriyel direnci düşürerek, kalbin kanı pompalamak zorunda olduğu stresi en aza indirir. Bu eylem, stabil kan dolaşımını teşvik etmenin ve kardiyovasküler zorlanmayı hafifletmenin temel terapötik faydasını sağlar.

Лизиноприл ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Lisinopril (bir ACE İnhibitörü) ilacının güvenlik profili, belgelenmiş risklerinin yapılandırılmış bir şekilde anlaşılmasını sağlamak amacıyla, resmi düzenleyici belgelerde sıklığa ve etkilenen fizyolojik sisteme göre organize edilmiştir.

Advers reaksiyonlar arasında, resmi belgelerde Yaygın (ge 1/100 ila < 1/10) olarak sınıflandırılanlar şunlardır: baş ağrısı, baş dönmesi ve inatçı kuru öksürük. Diğer yaygın etkiler gastrointestinal sistemi ilgilendirir; bunlar ishal, mide bulantısı ve kusmadır. Semptomatik hipotansiyon (düşük kan basıncı) gibi duruşa bağlı etkiler de özellikle tedaviye başlangıçta veya doz ayarlamalarını takiben yaygındır.

Ciddi advers reaksiyonlar, yaygın olmayan veya çok nadir olarak sınıflandırılmalarına rağmen, düzenleyici etiketlemede açıkça belgelenmiştir. En önemli ciddi reaksiyon, yüzün, dilin veya boğazın hızla şişmesiyle karakterize edilen ve tedavinin herhangi bir aşamasında ortaya çıkabilen Anjiyoödem'dir. Diğer nadir ancak ciddi etkiler arasında hepatik yetmezlik ve özellikle önceden böbrek yetmezliği olan hastalarda klinik olarak anlamlı hiperkalemi (yüksek serum potasyum seviyeleri) yer alır.

Popülasyona Özgü Güvenlik Uyarıları: Lisinopril, belgelenmiş fetal toksisite riski nedeniyle hamileliğin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde kontrendikedir (kesinlikle kullanılmamalıdır). Düzenleyici belgeler ayrıca, Afrika kökenli hastalarda anjiyoödem görülme sıklığının potansiyel olarak artabileceğini belirtmektedir. Ayrıca, Lisinopril’in böbrekler yoluyla atılması nedeniyle, hassas hasta gruplarında böbrek fonksiyonunun ve serum elektrolitlerinin yakından izlenmesi gerektiği resmi etiketlemede vurgulanmıştır.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır: Lisinopril İçin Resmi Düzenleyici Bilgiler

Lisinopril doz aşımına ilişkin resmi düzenleyici profil, ilacın kardiyovasküler ve metabolik sistemler üzerindeki etkilerinin sonuçlarına kesinlikle odaklanmaktadır.

Özellik Resmi Düzenleyici Belge Açıklaması
Belgelenmiş Doz Aşımı Görünümleri Beklenen temel belirtiler şiddetli hipotansiyon (aşırı düşük kan basıncı) ve bradikardidir (anormal yavaş kalp atış hızı). Düzenleyici kaynaklar ayrıca baş dönmesi, konfüzyon, senkop (bayılma) ve nadir, ağır vakalarda nöbetler gibi ilişkili belirtileri de listeler.
Etkilenen Fizyolojik Sistemler Resmi olarak ciddi şekilde etkilendiği belgelenen sistemler: Kardiyovasküler Sistem (çöküş), Böbrek Sistemi (akut böbrek yetmezliği) ve Metabolik Sistem (hiperkalemi riski).
Popülasyona Özgü Doz Aşımı Notları Yaşlı veya böbrek yetmezliği olan hastalar, özellikle hiperkalemi ve akut böbrek hasarı açısından, ağır sonuçlar için artmış riske sahip olarak etiketlemede tanımlanmıştır.
Acil Müdahale Açıklamaları Yönetim kesinlikle semptomatik ve destekleyicidir, zira bilinen spesifik bir panzehir yoktur. Prosedürler arasında zorunlu İntravenöz (IV) Sıvıların kullanımı ve böbrek fonksiyonu ile serum potasyumunun özel izlemi yer alır. Hemodiyaliz, ilacın vücuttan uzaklaştırılması için prosedürel bir seçenek olarak belgelenmiştir.

Ne Zaman Derhal Tıbbi Yardım Gerekir?

Düzenleyici makamlar, çöküş, nöbetler, şiddetli nefes alma zorluğu veya yüz, dil veya boğazda ani şişlik (anjiyoödem belirtileri) dahil olmak üzere ciddi semptomlar ortaya çıkması durumunda derhal tıbbi yardım veya acil servislerle teması zorunlu kılar.

Genel Doz Aşımı Profiliyle Bağlantı:

Düzenleyici belgeler, doz aşımı yönetim yapısını, şiddetli hipotansiyonun tersine çevrilmesi ve hiperkalemi ile böbrek hasarı gibi sonuçsal risklerin yönetilmesi etrafında tanımlar. Resmi profil, tedavinin yalnızca belgelenmiş destekleyici prosedürlerden ve uzatılmış gözlem sürelerinden oluştuğunu, özel fizyolojik izlemeye ihtiyaç duyulduğunu doğrular.

Лизиноприл’in terapötik kullanımları

Lisinopril’in Tedavi Ettiği Durumlar: Temel Kullanım Alanları ve Faydaları

Lisinopril, ek semptomatik desteğin gerektiği tıbbi alanlarda uygulanan bir ilaçtır. Genellikle, organa özgü fonksiyonel stresle bağlantılı semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olmak için kullanılır.


Lisinopril’in temel terapötik alanı, semptomların yoğunlaştığı dönemlerle karakterize edilen durumların yönetimidir. Bu temel kullanım alanları şunlardır: hipertansiyon (yüksek kan basıncı), kalp yetmezliği ve akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) sonrasındaki destekleyici bakımın bir parçası olarak kullanımı.

Bu klinik senaryolarda ilaç, genel olarak kalp ve atardamarlar üzerindeki sistemik yükü azaltmaya yardımcı olur, bu da fonksiyonel dengenin sürdürülmesine destek olur. İlacın rolü önemlidir:

“Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve kalp yetmezliğinin tedavisinde diğer ilaçlarla birlikte kullanılır.”

Bu terapötik yaklaşım, genel semptom yükünü hafifletmeye katkıda bulunur ve semptomların daha belirgin olduğu zorlu dönemlerde rahatsızlığı azaltarak ve bir denge hissini teşvik ederek hastayı destekler.

Kısa Bilgi: Artan fizyolojik aktiviteye bağlı semptomlara yönelik semptomatik destek sağlar.


Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Lisinopril’i Kimler Kullanabilir ve Kimler Kullanamaz?

Lisinopril kullanma uygunluğu, kesin kontrendikasyonlara ve özel hasta özelliklerine odaklanan katı düzenleyici kılavuzlarla belirlenmiştir. Bu bilgiler yalnızca resmi hükümet ilaç etiketlerinden alınmıştır.

Kesinlikle Kullanılmaması Gereken Durumlar (Kontrendikasyonlar)

Lisinopril, aşağıdaki hasta grupları tarafından mutlaka kullanılmamalıdır:

  • Hamile Kadınlar: Fetal hasar riski nedeniyle ikinci ve üçüncü trimesterlerde kullanımı kesinlikle kontrendikedir; hamilelik tespit edildiğinde derhal kesilmesi şarttır.
  • Önceki Anjiyoödem Öyküsü: Daha önce herhangi bir ACE inhibitörü ile ilişkili anjiyoödem (yüz, dil veya boğaz şişmesi) öyküsü olan veya kalıtsal/idiyopatik anjiyoödemi olan hastalar.
  • Eşzamanlı İlaç Kullanımı: Diyabeti olan ve aliskiren içeren herhangi bir ilaç kullanan hastalar veya son 36 saat içinde neprilisin inhibitörü (örneğin sacubitril) almış olan hastalar.

Yaşa ve Duruma Dayalı Kısıtlamalar

Popülasyon/Durum Düzenleyici Durum
Pediatrik Kullanım Yalnızca 6 yaş ve üzeri çocuklarda hipertansiyon için onaylanmıştır. Altı yaşından küçük çocuklarda veya şiddetli böbrek yetmezliği olanlarda (GFR < 30 mL/dak/1.73 m^2) kullanımı önerilmez.
Böbrek Yetmezliği Şartlı kullanım gereklidir; böbrek fonksiyonu azalmış yetişkinler ve renal arter stenozu gibi durumları olanlar için daha düşük bir başlangıç dozu gereklidir.
Emzirme (Laktasyon) Emzirilen bebek için bilinmeyen risk nedeniyle önerilmez.

Kullanım uygunluğu ayrıca ciddi kalp kapakçığı rahatsızlıkları (örneğin aort stenozu gibi) olan hastalar veya akut kalp krizini takiben kardiyojenik şoktaki hastalar için de kısıtlanmıştır.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Resmi düzenleyici belgeler, Lisinopril ile potasyum dengesi, kan basıncı kontrolü ve anjiyoödem riski başta olmak üzere çeşitli önemli etkileşimlere dikkat edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Kontrendike Kombinasyonlar ve Temel Kısıtlamalar

Sacubitril/valsartan gibi Neprilisin İnhibitörleri ile eşzamanlı kullanımı, anjiyoödem riskini önemli ölçüde artırdığı için kesinlikle kontrendikedir. Lisinopril'in kesilmesi ile neprilisin inhibitörüne başlanması arasında veya tam tersi durumda 36 saatlik bir arınma (washout) süresi zorunludur.

Renin-Anjiyotensin Sistemi'nin (RAS) çifte blokajı genellikle önerilmez. Özellikle Aliskiren ile eşzamanlı kullanım, diyabetli veya böbrek yetmezliği olan (GFR < 60 mL/dak/1.73m^2) hastalarda artan hiperkalemi, hipotansiyon ve kötüleşen böbrek fonksiyonu riskleri nedeniyle kontrendikedir.

Yakın Takip Gerektiren İlaç Sınıfları

  • Potasyum İlişkili Ajanlar: Potasyum Takviyeleri, Potasyum Koruyucu Diüretikler (örneğin spironolakton, amilorid, triamteren) ve Potasyum İçeren Tuz İkameleri ile birlikte kullanım, hiperkalemiye (yüksek serum potasyumu) neden olabilir. Bu nedenle serum potasyum seviyelerinin yakından izlenmesi gereklidir.
  • NSAİİ'ler: Non-Steroidal Anti-İnflamatuar İlaçlar (seçici COX-2 inhibitörleri dahil), Lisinopril'in antihipertansif etkisini azaltabilir. Bu kombinasyon ayrıca, özellikle yaşlı, hacim azalması olan veya böbrek yetmezliği olan hastalarda böbrek fonksiyonunun bozulma riskini artırır.
  • Diğer Antihipertansifler ve Diüretikler: Diüretikler veya diğer tansiyon düşürücüler gibi kan basıncını düşüren diğer ajanlarla birlikte uygulama, aşırı hipotansiyona (çok düşük kan basıncına) yol açabilir.
  • Lityum: Lisinopril, Lityum'un vücuttan temizlenmesini azaltarak, serum lityum düzeylerinin yükselmesine ve potansiyel toksisiteye neden olabilir.

Etki mekanizması

Lisinopril Nasıl Çalışır?

Lisinopril, esas olarak kan damarlarının iç yüzeyinde (endotel) bulunan bir çinko metallopeptidaz olan Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim'in (ACE) rekabetçi bir inhibitörü olarak işlev görür. İlacın bu eylemi, doğrudan Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi'ni (RAAS) hedefler.

Lisinopril, ACE'nin aktif bölgesine bağlanarak, enzimin substratı olan inaktif dekapeptit anjiyotensin I'in (Ang I), güçlü bir damar daraltıcı (vazokonstriktör) olan oktapeptit anjiyotensin II'ye (Ang II) dönüşümünü engeller. Bu enzimatik inhibisyon süreci, dolaşım sistemindeki ve lokal dokulardaki Ang II konsantrasyonunda sistemik bir düşüşe yol açar.

Bu engellemenin aşağı yönlü zincirleme bir sonucu, normalde ACE tarafından parçalanan güçlü damar genişletici (vazodilatör) olan bradikinin'in yıkımının engellenmesidir (disinhibisyon). Azalan Ang II sinyallemesi, anjiyotensin II tip 1 (AT1) reseptörünün aktivasyonunu azaltır. Bu durum, böbreküstü bezlerinin uyarılmasının düşmesine ve dolayısıyla aldosteron salgılanmasının baskılanmasına neden olur.

Sistem düzeyinde, fizyolojik sonuçlar azalan Ang II ve artan bradikinin yoluyla genel vazodilasyonu (damar genişlemesini) içerir. Ayrıca, azalan aldosteron aracılı mineralokortikoid reseptör aktivitesi sayesinde böbreklerdeki sodyum ve suyun geri emilimi azalır, bu da sistemik sıvı hacminin düzenlenmesine (modülasyonuna) yardımcı olur.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Lisinopril İçin Resmi Uygulama Kılavuzları

Lisinopril ağız yoluyla kullanılır ve hem tablet hem de oral çözelti formları mevcuttur. İlaç günde bir kez alınır ve yemeklerle birlikte veya yemeksizin uygulanabilir. Reçete edilen kullanım şeklini korumak adına tutarlı bir dozaj çizelgesine uymak önemlidir.

Dozaj Rejimi Prensipleri

Kullanım, genellikle hastanın spesifik klinik durumuna göre kademeli olarak artırılan (titre edilen) düşük bir başlangıç dozu ile başlar. Çoğu yetişkin endikasyonu için önerilen en yüksek günlük doz 40 mg'dır. Bu kademeli ayarlama (titrasyon) süreci, resmi uygulama protokolünün temel bir parçasını oluşturur.

Endikasyon Yetişkin İlk Doz (Günde Bir Kez) İdame Dozu Aralığı (Günde Bir Kez)
Hipertansiyon 10 mg (veya diüretik kullanılıyorsa 5 mg) 20 mg ila 40 mg
Kalp Yetmezliği 2.5 mg veya 5 mg 5 mg ila 40 mg

Özel Uygulama Koşulları

Böbrek yetmezliği olan hastalar için zorunlu olarak daha düşük bir başlangıç dozu reçete edilir. Bu özel azaltmalar, kreatinin klirensi değerlerine göre belirlenir (örneğin 2.5 mg veya 5 mg). Ayrıca, 6 yaş ve üzeri çocuklarda uygulama protokolü vücut ağırlığına dayalıdır; 0.07 mg/kg ile başlar ve maksimum 5 mg'ı geçmez. Eğer bir doz atlanırsa, düzenleyici talimatlar bir sonraki programlanmış dozun normal saatinde alınmasını ve telafi etmek amacıyla dozun iki katına çıkarılmamasını tavsiye eder.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Lisinopril (Лизиноприл) Çalışmalarına Genel Bakış


Yüksek Tansiyon Yönetiminde Kullanım Kanıtları

Lisinopril'in yüksek kan basıncı (hipertansiyon) için yapılan çalışmaları, geniş ölçekli Randomize Kontrollü Çalışmaları (RKÇ'ler) kapsamıştır. Araştırmacılar, Lisinopril'in bir plasebo ve diğer yerleşik ilaç sınıflarıyla nasıl karşılaştırıldığını araştırmıştır. Bu çalışmalar, kan basıncı değerlerinin ölçümü ve uzun vadede büyük kardiyovasküler olayların belgelenmesi gibi temel sonuçları izlemiştir. Araştırmalar, Lisinopril'in tek başına kullanıldığı durumlarda ölçülen kan basıncı modellerinin belirli gruplarda daha az belirgin olduğunu göstererek, sonuçların incelenen farklı popülasyonlarda değişebileceğini ortaya koymaktadır.


Kronik Kalp Yetmezliğinde Kullanım Kanıtları

Lisinopril'in kronik kalp yetmezliği için ek bir tedavi olarak kanıtları, büyük, çok yıllık Randomize Kontrollü Çalışmalardan (örneğin SOLVD, ATLAS) gelmektedir. İzlenen birincil sonuçlar, tüm nedenlere bağlı mortalite (ölüm) oranları ve kalp yetmezliğiyle ilişkili hastaneye yatış olaylarının sıklığı olmuştur. Çalışmalar ayrıca hastaların günlük işlevleri yerine getirme yeteneği gibi sonuçlardaki değişiklikleri de ölçmüştür. Belirsizliğini koruyan nokta, kalp zayıflığı olan ancak henüz kalp yetmezliği semptomları göstermeyen hastalarla ilgilidir; bu özel popülasyonda kanıtlar sınırlıdır.


Akut Miyokard Enfarktüsünden Sonra Kullanım Kanıtları

Araştırmalar, akut miyokard enfarktüsünden (kalp krizi) sonra Lisinopril'in değerlendirilmesini incelemiştir. Çalışmalar, ilacı erken kullanmaya başlayabilen klinik olarak stabil hastalara odaklanmıştır. Bu RKÇ'ler, kısa ve orta vadeli takip sürelerinde tüm nedenlere bağlı mortalite oranlarını izlemiştir. Araştırmalar, maddeye akut fazda başlandığında bazı çalışmalarda geçici düşük kan basıncı ve böbrek fonksiyonunda değişiklikler gözlemlendiğini belirtmiştir.


Lisinopril Araştırmalarında Hala Belirsiz Olanlar

Araştırma temelinde belirli alanlarda kesinlik düşüktür. Lisinopril tek başına yüksek tansiyon için kullanıldığında, belirli ırksal veya etnik gruplarda yanıt modellerine ilişkin az veri mevcuttur. Çalışmalar kısa vadeli değişiklikleri izlemiş olsa da, temel çalışmalarda ilk doz titrasyon fazı sırasında kaydedilen hasta intoleransı ve ilacı bırakmanın uzun vadeli etkileri hala yeterince tanımlanmamıştır. Mevcut araştırmalar genel bir bağlam sağlar ancak kişisel sonuçlar için bireysel tahminler sunmaz.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Lisinopril Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)


S: Lisinopril etki etmeye ne kadar sürede başlar?

Resmi ürün bilgilerine göre, tansiyon düşürücü etki ilacı aldıktan sonra bir saat içinde başlayabilir. Kan basıncındaki en yüksek azalma genellikle bir dozdan yaklaşık altı saat sonra görülür. Tam ve kalıcı kan basıncı kontrolünün sağlanması, iki ila dört haftalık düzenli tedavi gerektirebilir.


S: Lisinopril neden sacubitril/valsartan ile birlikte kullanılmamalıdır (kontrendikedir)?

Resmi düzenleyici belgeler, Lisinopril'in (bir ACE inhibitörü) sacubitril/valsartan (bir neprilisin inhibitörü) ile eşzamanlı kullanımının kesinlikle kontrendike olduğunu belirtmektedir. Bu kısıtlama, bu kombinasyonun yüz, dil veya boğaz şişmesi şeklinde ortaya çıkan anjiyoödem adı verilen ciddi bir yan etki geliştirme riskini önemli ölçüde artırması nedeniyle zorunludur.


S: Lisinopril kalp krizi önlemede kullanılır mı?

Düzenleyici belgeler, Lisinopril'in yakın zamanda akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) geçirmiş hastalarda sağkalımı iyileştirmek için kullanıldığını belirtir. Resmi endikasyonlar, ilacın birincil korunma, yani ilk kalp krizinin oluşmasını önleme amacıyla kullanımını ele almamaktadır.


S: Lisinopril'i bıraktıktan sonra vücutta ne kadar kalır?

Lisinopril'in birikimli etkin yarılanma ömrü yaklaşık 12 saattir. Bu ölçü, vücuttaki ilaç miktarının yarıya inmesi için gereken süreyi ifade eder. Madde, vücuttan temel olarak değişmeden böbrekler yoluyla atılır.


S: Lisinopril kullanırken kan basıncım çok düşerse (hipotansiyon) ne yapmalıyım?

Özellikle tedaviye başlandığında semptomatik hipotansiyon (belirtilere neden olan düşük kan basıncı) meydana gelebilir. Resmi düzenleyici kılavuz, hastaların sersemlik belirtilerini sağlık uzmanına bildirmesini tavsiye eder. Bayılma (senkop) meydana gelirse, ilacın kesilmesi düşünülmelidir.


S: Lisinopril cinsel performansı veya libidoyu etkiler mi?

Cinsel işlev bozukluğu, resmi belgelerde Lisinopril kullanımından kaynaklanabilecek olası bir advers reaksiyon olarak listelenmiştir. Klinik çalışmalar bunu yaygın olmayan bir etki olarak sınıflandırmaktadır.


S: Lisinopril ve Losartan arasındaki fark nedir?

Lisinopril ve Losartan, her ikisi de kan basıncını yönetmek için kullanılsa da, farklı farmakolojik sınıflara aittir. Lisinopril bir Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ACE) İnhibitörü iken, Losartan bir Anjiyotensin II Reseptör Blokeri (ARB)'dir. Her ikisi de renin-anjiyotensin sistemi üzerinde etki ederek kan damarlarını gevşetmek ve genişletmek için çalışır, ancak bu süreçteki farklı adımları etkilerler.

Лизиноприл nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Resmi Saklama ve İmha Gereklilikleri

Lisinopril’in saklanması ve imhası, ilacın stabilitesini korumak ve genel halk güvenliğini sağlamak için tasarlanmış katı düzenleyici gerekliliklere tabidir.

Saklama Gerekliliği Düzenleyiciler Tarafından Zorunlu Kılınan Koşullar
Sıcaklık Kontrollü oda sıcaklığı (20°C ila 25°C / 68°F ila 77°F). Dondurmayınız veya aşırı ısıya maruz bırakmayınız.
Koruma Nemden ve ışıktan koruyunuz. İlacı orijinal kabında tutunuz ve kapağının sıkıca kapalı olduğundan emin olunuz.
Çocuk Güvenliği Her zaman çocukların göremeyeceği ve ulaşamayacağı bir yerde muhafaza edilmelidir.
Stabilite Uygun şekilde saklandığında, hazırlanan Lisinopril oral süspansiyonu tipik olarak dört haftaya kadar stabildir.

İmha için, ilaç geri alma programları tercih edilen yöntemdir. Böyle bir program mevcut değilse, kullanılmayan ilaç yenmeyecek bir maddeyle (örneğin toprak veya kahve telvesi) karıştırılmalı, kapalı bir kaba konulmalı ve ev çöpüne atılmalıdır. Lisinopril lavabodan veya tuvaletten aşağı dökülmemelidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Лизиноприл eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: