Repaglid

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Repaglid

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Repaglid hakkında genel bakış

Repaglid, tip 2 diyabet (şeker hastalığı) olan yetişkinlerde kan şekeri seviyelerini düşürmeye yardımcı olmak için kullanılan bir ilaçtır. Bu ilaç, meglitinidler adı verilen bir ilaç sınıfına aittir.

Tip 2 diyabet, vücudun insülini düzgün kullanamadığı veya yeterli miktarda üretemediği bir durumdur. Repaglid, pankreasın daha fazla insülin salgılamasını uyararak çalışır. İnsülin, yemek yedikten sonra kan dolaşımına giren glikozun (şeker) vücut hücreleri tarafından kullanılmasına yardımcı olan hormondur. Bu sayede Repaglid, özellikle yemek sonrası kan şekeri yükselmelerinin kontrol edilmesine yardımcı olur.

Repaglid genellikle tek başına veya metformin gibi diğer diyabet ilaçları ile kombinasyon halinde, diyet ve egzersize ek olarak reçete edilir. İlacı alırken doktorunuzun önerdiği diyet ve egzersiz programına devam etmek önemlidir.

Repaglid, tip 1 diyabet tedavisi için uygun değildir.

Repaglid ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Ağızdan alınan bir antidiyabetik ajan olan Repaglid (repaglinid) ile en sık görülen güvenlik endişesi, düzenleyici belgelerde yaygın bir advers reaksiyon olarak sınıflandırılan hipoglisemidir (düşük kan şekeri). Bu etkinin daha şiddetli belirtileri olan hipoglisemik koma veya bilinç kaybı ise nadir ancak ciddi yan etkiler olarak kaydedilmiştir.


Resmi Olarak Sınıflandırılmış Yan Etkiler

Yan etkiler, resmi reçeteleme bilgilerinde Sistem Organ Sınıfına (SOC) göre resmi olarak sınıflandırılmıştır. Hipoglisemi dışında, yaygın olarak bildirilen etkiler şunlardır:

Sistem Organ Sınıfı Yaygın Yan Etkiler (%1 ila %10)
Metabolizma ve beslenme bozuklukları Hipoglisemi
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Üst solunum yolu enfeksiyonu, Bronşit, Sinüzit
Gastrointestinal bozukluklar Bulantı, İshal, Karın ağrısı

Ciddi advers olaylar arasında şiddetli karaciğer disfonksiyonu (sarılık ve hepatit gibi) ve ilacın NPH-insülin ile kombinasyon halinde kullanıldığında gözlemlenen miyokard iskemisi (kalp kasında hasar riski) insidansında artış yer almaktadır.


Popülasyona Özgü Güvenlik Kısıtlamaları

Resmi güvenlik profili, belirli hasta grupları için özel kısıtlamalar öngörmektedir. Repaglid, ilaç maruziyetinde büyük artış ve buna bağlı şiddetli hipoglisemi riski nedeniyle şiddetli karaciğer yetmezliği olan kişilerde kontrendikedir (kesinlikle kullanılmamalıdır). Ayrıca, repaglinidin plazma konsantrasyonlarında artış gözlemlenmesi nedeniyle şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunması gerekmektedir. Resmi etiketlerde, kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmalar nedeniyle tedavinin başlangıcında geçici görme bozuklukları olabileceği de belirtilmiştir.

Ek olarak, gemfibrozil ile eş zamanlı kullanımı, şiddetli hipoglisemi riskinde belgelenmiş önemli bir artış nedeniyle kontrendikedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Alınmalı

Repaglinid doz aşımının, amaçlanan tedavi edici etkisinin potansiyelize olmasına yol açarak şiddetli ve hayatı tehdit eden hipoglisemi ile sonuçlandığı belgelenmiştir. Doz aşımının şiddeti, ortaya çıkan düşük kan glukozunun süresi ve şiddeti ile doğrudan ilişkilidir.

Belgelenmiş Doz Aşımı Belirtileri

Doz aşımı, aşırı terleme, titreme, aşırı halsizlik ve taşikardi gibi sistemik etkiler dahil akut düşük kan şekeri belirtileriyle ortaya çıkabilir. Daha kritik olarak, beynin glikozdan mahrum kaldığını gösteren nöroglikopenik belirtiler ortaya çıkabilir. Bunlar, kafa karışıklığı, konuşma bozukluğu, anksiyete ve baş dönmesi gibi semptomları içerir.

Gerekli Acil Durum Eylemleri

Resmi reçeteleme bilgileri, şüphelenilen tüm doz aşımı vakalarında derhal profesyonel tıbbi yardım alınması gerektiğini belirtir. Kişi nöbet geçirme veya komaya girme gibi derin nörolojik sıkıntı belirtileri gösterirse, acil servislerle acilen iletişime geçilmesi zorunludur. Bu şiddetli sonuçlar, düzeltilmeyen, uzun süreli düşük kan şekerinin belgelenmiş sonuçlarıdır.

Yönetim ve İzleme

Yönetmelik etiketlemesinde açıklanan yönetim prosedürleri, tipik olarak intravenöz dekstroz (glukoz) veya glukagon gibi spesifik geri döndürücü ajanların uygulanmasını gerektiren hipogliseminin geri döndürülmesine odaklanır. Çok önemli bir düzenleyici kısıtlama, gerekli olan minimum 24 saatlik uzatılmış gözlem süresidir. Bu izleme, özellikle hepatik veya şiddetli böbrek yetmezliği olanlar gibi hassas hastalarda, tekrarlayan veya uzun süreli hipoglisemi riskini ele alır.

Repaglid’in terapötik kullanımları

Repaglid'in Tedavi Ettikleri: Temel Kullanım Alanları ve Faydaları

Repaglid, yetişkinlerde Tip 2 diyabetin (şeker hastalığı) yönetimini desteklemek amacıyla diyet ve egzersiz programının yanında kullanılan bir ilaçtır. Temel terapötik alanı, genel glikoz regülasyonunu yönetmek ve sistemik dengesizlik ile ilişkili semptomları ele almaktır.

Bu ilaç, özellikle Tip 2 diyabetin yetersiz kontrol altında olduğu durumlara yardımcı olmak için kullanılır. Bu kapsamda, akut postprandiyal hiperglisemi (yemek sonrası yüksek kan şekeri) ve yüksek Glikozillenmiş Hemoglobin (HbA1c) seviyeleri gibi göstergeleri hedef alır. Repaglid, ek bir yönetim gerektiğinde, sıklıkla ağızdan alınan bir ilk basamak ajan olarak veya kombinasyon tedavisi şeklinde uygulanır.

Hedefe Yönelik Yönetim ve Sağladığı Faydalar

Bu ilaç, esas olarak yemek zamanı oluşan glikoz dalgalanmalarını yöneterek, belirgin fizyolojik zorlanma yaratan semptomları kontrol altına almaya odaklanır. Bu yaklaşım, hastaları artan rahatsızlık (discomfort) dönemlerinde destekler ve işlevsel istikrarın sürdürülmesine yardımcı olur.

“Bu ilacın kullanımı, yemek saatleriyle ilişkili semptomları yönetmeye uygun olacak şekilde tasarlanmıştır, bu da hastaların gün boyunca semptom dalgalanmalarıyla daha istikrarlı bir şekilde başa çıkmasına yardımcı olur.”

Repaglid, uzun vadeli yönetimde daha iyi kontrolün gerektiği klinik ortamlarda önemli kabul edilir. Stabil glisemik kontrolü destekleyerek, sistemik dengesizlik ile ilgili semptomların yönetiminde destekleyici fayda sağlar ve işlevsel istikrarın korunmasına katkıda bulunur.


Kısa Bilgi: Özellikle Postprandiyal Hiperglisemi için önemlidir.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Uygunluk ve Uygun Olmama Durumu

Repaglinid, yalnızca Tip 2 diyabet tanısı almış yetişkin hastaların kullanımı için endikedir. İlacın kimler tarafından kullanılabileceği, kimler için kontrendike olduğu veya önerilmediği düzenleyici kılavuzlarla kesin olarak belirlenmiştir.

Kesin Kullanım Yasakları (Mutlak Kontrendikasyonlar)

Aşağıdaki durumları olan hastalar için Repaglinid kullanımı kesinlikle yasaktır:

  • Tip 1 diyabet veya diyabetik ketoasidoz bulunması.
  • Şiddetli karaciğer hastalığı mevcudiyeti.
  • Bu ilaca karşı bilinen bir aşırı duyarlılık (alerji) geçmişi.
  • Gemfibrozil adlı ilacın eş zamanlı olarak kullanılması, reçeteleme bilgileri uyarınca mutlak bir kontrendikasyondur.

Yaşa Bağlı Durumlar ve Kısıtlamalar

İlacın pediatrik popülasyonda (18 yaş altı çocuklar ve ergenler) güvenliliği ve etkinliği belirlenmediği için kullanılması önerilmemektedir. Mevcut verilerin sınırlı olması nedeniyle, 75 yaşın üzerindeki yaşlı yetişkinler için de kullanımı önerilmemektedir.

Özel Şartlarda Kullanım ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Şiddetli karaciğer hastalığı bir kontrendikasyon iken, şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalar uygun olabilirler, ancak dikkatli izlem ve mevcut en düşük doz ile tedaviye başlama zorunluluğu vardır. Ayrıca, ilacın gebelik veya emzirme dönemlerinde kullanılması, bu fizyolojik durumlarda güvenliliği henüz kanıtlanmadığı için önerilmemektedir. Ateş veya cerrahi müdahale gibi bazı koşullar, ilacın kullanımının geçici olarak durdurulmasını gerekli kılabilir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Repaglid’in diğer ilaçlarla etkileşim profili, belirli düzenleyici kısıtlamalar ve belgelenmiş metabolik ve farmakodinamik etkilerle tanımlanır. Resmi etiketleme bilgileri, Gemfibrozil ile birlikte kullanımın kontrendike olduğunu belirtmektedir. Bunun nedeni, Gemfibrozil’in CYP2C8 enzimi ve OATP1B1 taşıyıcısı üzerinde güçlü engelleyici (inhibitör) etkiler yaratması ve bu durumun Repaglid’in vücuttaki maruziyetini belirgin ölçüde artırmasıdır. Ayrıca, advers kardiyovasküler reaksiyonlara dair resmi raporlar nedeniyle NPH-insülin ile kombinasyon halinde kullanımı endike değildir (uygun görülmemiştir).

Farmakokinetik ve Farmakodinamik Etkileşimler

İlaç etkileşimleri genellikle CYP2C8 ve CYP3A4 metabolik yolları aracılığıyla gerçekleşir. Güçlü inhibitörler (Trimetoprim ve Siklosporin gibi), Repaglid'in plazma konsantrasyonunu ( AUC) yükselterek doz kısıtlamalarını (örneğin, Siklosporin ile günlük maksimum 6 mg) veya birlikte kullanımdan kaçınılmasını gerektirir. Tersine, Rifampisin gibi güçlü indükleyiciler, Repaglid’in kan şekeri düşürücü etkisini önemli ölçüde azaltabilir.

Farmakodinamik etkileşimler, kan şekerini düşüren diğer ajanlarla ortaya çıkar. Metformin dahil olmak üzere bu tür ajanlarla birlikte kullanım, hipoglisemi riskini artırabilir. Beta blokerler gibi ajanların hipogliseminin fiziksel belirtilerini maskelediği belgelenmiştir. Ayrıca, alkol tüketiminin resmi olarak ciddi düşük kan şekeri (hipoglisemi) riski taşıdığı belirtilmektedir.

Etki mekanizması

Repaglid Nasıl Çalışır

Repaglid, insülin salgısını artıran bir ilaç (insülin salgılatıcı) olarak işlev görür. İlaç, pankreasın beta hücrelerinde bulunan ATP'ye duyarlı potasyum kanalının ( K ATP) bir alt birimi olan Sülfonilüre Reseptör 1 ( SUR1) ile etkileşime girer. Bu etkileşim, potasyum kanalının kapanmasına neden olur ve potasyum iyonlarının ( K^+) hücre dışına çıkışını engeller. Sonuç olarak, hücre zarında bir elektrik değişikliği meydana gelir ve hücresel depolarizasyon süreci başlar.

Zar potansiyelindeki bu değişiklik, voltaj kapılı kalsiyum kanallarını açar. Bu açılma, kalsiyum iyonlarının ( Ca^2+) hücre içine hızla akmasına (influx) yol açar. Hücre içindeki kalsiyum seviyesindeki bu ani yükseliş, beta hücresinden insülinin ekzositoz yoluyla hızla salınmasını tetikleyen sinyal görevi görür.

Bu mekanizma, plazma insülin konsantrasyonunda geçici bir artışla sonuçlanır. Artan insülin, periferik dokularda glikoz alımını teşvik ederken, karaciğer tarafından glikoz üretimini baskılamaya yardımcı olur. İlacın bu etki mekanizması kısa ömürlüdür ve etkinliği, sadece salgılama sürecine katılabilecek işlevsel beta hücrelerinin varlığıyla sınırlıdır.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Repaglid Nasıl Kullanılır

Repaglid (repaglinid) kullanımı, ağızdan alınan dozu doğrudan yemek tüketimine bağlayan, resmi reçeteleme bilgilerinde detaylı olarak belirtilen özel uygulama kurallarına tabidir.

Repaglid, hemen salımlı tablet şeklinde ağız yoluyla uygulanır ve tipik olarak her ana öğünden önceki 30 dakika içinde alınır. Dozaj sıklığı, hastanın yeme programına göre düzenlenir ve günde iki ila dört kez arasında değişebilir.


Resmi Dozaj ve Uygulama Programı

Talimat Alanı Resmi Olarak Belirtilen Talimat
Başlangıç Dozu Başlangıç HbA1c seviyesine bağlı olarak her öğün öncesi 0.5 mg ile 2 mg arasında değişir.
Maksimum Doz Maksimum tek doz 4 mg; maksimum toplam günlük doz 16 mg’dır.
Doz Ayarlaması Doz titrasyonu (ayar) glisemik yanıta göre yapılır ve değişiklikler arasında en az bir hafta süre geçmiş olmalıdır.

Popülasyon ve Prosedürel Kısıtlamalar

Önemli bir prosedürel kural, uygunsuz ilaç kullanımını önlemek amacıyla bir öğün atlanırsa o dozu tamamen atlamaktır. Şiddetli böbrek yetmezliği olan bireyler ( CrCl = 20 - 40 mL/min) için, her öğün öncesinde koruyucu bir başlangıç dozu olan 0.5 mg açıkça belirtilmiştir ve doz ayarlaması sonrasında dikkatli yapılmalıdır. Ayrıca, ilaç klopidogrel ile birlikte kullanıldığında, maksimum günlük doz 4 mg ile sınırlandırılır. Resmi verilerin yetersizliği nedeniyle, pediyatrik popülasyonda ve 75 yaş üzeri yetişkinlerde kullanımı önerilmemektedir.

Güncel klinik kanıtlar

Repaglinid: Güncel Klinik Kanıtlar


Aktif Hastalıkta Etkinlik

Bu tedaviye yönelik klinik araştırmalar, öncelikle orta ila şiddetli hastalığı olan hastalarda remisyon indüksiyonu potansiyeline odaklanmıştır. Klinik çalışmalar, geleneksel tedavilere yeterince yanıt vermeyen veya bu tedavileri tolere edemeyen hastalar üzerinde yoğunlaşmıştır.

  • Başlangıç İndüksiyonu: Çalışmalar, plaseboya kıyasla 6 ila 12 hafta içinde klinik remisyon oranını artırma potansiyelinin olup olmadığını değerlendirmiştir.
  • Moleküler Odak: Araştırmalar, gastrointestinal sistemdeki inflamasyon ölçümlerinde gözlenen olası değişiklikleri incelemiştir.

Kombinasyon Tedavisine Karşı Monoterapi

Önemli bir araştırma alanı, tedavinin tek başına (monoterapi) kullanılması ile başka bir ilaçla birlikte kullanılması (kombinasyon tedavisi) arasındaki karşılaştırma olmuştur. Kombinasyon tedavisi, monoterapiye kıyasla sonuçlardaki potansiyel farklılıklar açısından değerlendirilmiştir. Araştırmalar, kombinasyon tedavisinin, semptom değişikliği ve mukozal durum gibi ölçülen klinik sonlanım noktalarında monoterapiye göre daha yüksek bir insidans gösterip göstermediği araştırılmıştır.

  • Güvenlilik Verileri: Her iki yaklaşım için de risk profili, araştırmanın temel bir parçası olmuştur. Çalışmalar, hem monoterapi hem de kombinasyon tedavisi gruplarında advers olayların sıklığını ve şiddetini incelemiştir.

Uzun Süreli İdame Tedavisi

Başlangıç indüksiyon fazını takiben, hastaların semptomlar üzerinde uzun süreli etkiler yaşayıp yaşamadığını incelemek amacıyla çalışmalar tasarlanmıştır. Bu aşama, klinik yanıtın ve remisyonun bir yıla kadar olan sürelerde idame ettirilmesindeki rolü incelenmiştir.

  • Uygulama Protokolleri: Farklı uygulama düzenlerine sahip araştırma protokolleri test edilmiştir.
  • Hastalık Aktivitesi: İlacın, ölçülen hastalık alevlenmelerinin şiddeti ve kortikosteroidlere olan bağımlılık farklılıklarıyla ilişkili olup olmadığı araştırılmıştır. İdame fazları sırasında çalışma popülasyonunun mukozal durumu incelenmiştir.

Güvenlilik ve Tolere Edilebilirlik

Çalışmalar, tedavinin infüzyon reaksiyonları ve enfeksiyonlar dahil olmak üzere gözlemlenen advers olaylarını izlemiştir. Çalışmalar ayrıca, tüm çalışma popülasyonunda ciddi advers olayların sıklığını da değerlendirmiştir. Çalışmalar, tedaviye devam eden veya ara veren hastalarda tedavi kesintisinin nüks riski üzerindeki etkilerini değerlendirmiştir.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Repaglinid Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


S: Repaglinid kilo alımına neden olur mu?

Klinik çalışmalardan elde edilen resmi veriler, daha önce sülfonilürelerle tedavi edilmemiş hastaların ortalama %3.3 oranında kilo aldığını göstermektedir. Bu, ilaca eşlik eden klinik çalışmalarda belgelenmiş potansiyel bir bulgudur ve resmi reçeteleme belgelerinde yer almaktadır.


S: Repaglinid kullanırken kaçınmam gereken ana gıdalar var mı?

Resmi ürün bilgileri, ilaç kullanılırken kaçınılması gereken büyük gıda gruplarını listelememektedir. Ancak, greyfurt veya greyfurt suyu tüketimi, aktif maddenin kan dolaşımındaki miktarını artırabilir. Düzenli olarak greyfurt tüketen kişilerin takip amacıyla bu durumu bir sağlık uzmanıyla görüşmelidir.


S: Repaglinid, yaygın reçetesiz satılan ağrı kesicilerle etkileşime girebilir mi?

Çalışmalar ve resmi belgeler, bazı yaygın ağrı kesicilerin bu ilaçla etkileşime girebileceğini göstermektedir. Özellikle, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAID'ler) ve salisilatlar (aspirin gibi), düşük kan şekeri geliştirme riskini artırma potansiyeline sahiptir. Düzenleyici bilgiler, bu ajanlar birlikte kullanıldığında ek kan şekeri izleminin gerekli olabileceğini belirtmektedir.


S: Sağlığım düzelirse Repaglinid almayı bırakmak mümkün mü?

Resmi etiketleme, ilacın etkisinin zamanla azalması durumu olan 'ikincil yetmezlik' olasılığından bahsetmektedir. İlacı kesme veya kullanmayı bırakma kararı, bir sağlık profesyoneli ile istişare gerektirir. Herhangi bir değişikliğin, hastanın kan şekeri ve HbA1c düzeylerinin uygun bir şekilde değerlendirilmesini takiben yapılması gerekir.


S: Repaglinid yorgunluğa veya enerji değişikliklerine neden olur mu?

Yorgunluk veya bitkinlik hissi, tek başına yaygın bir yan etki olarak listelenmemiştir. Ancak, bu ilaçla ilişkilendirilen en yaygın advers reaksiyon olan düşük kan şekeri (hipoglisemi), genellikle halsizlik, yorgunluk veya kafa karışıklığı gibi semptomlara neden olur. Bu semptomlar ortaya çıkarsa, bir düşük kan şekeri atağının sinyalini verebilir.


S: Repaglinid jenerik bir ilaç mı yoksa marka isimli bir ilaç mı?

Bu ilacın etkin maddesi repaglinid'dir. Resmi ürün durumu kayıtlarına göre, bu etkin madde hem orijinal marka isimli ürün (çeşitli ticari isimler altında satılabilir) hem de jenerik ilaç olarak mevcuttur.


S: Repaglinid hakkındaki resmi bilgi kaynağı nedir?

Bu ilaç hakkındaki resmi bilgiler, çeşitli ülkelerdeki hükümet sağlık kuruluşları tarafından yayınlanmaktadır. Bu kaynaklar arasında tam reçeteleme etiketini yayınlayan FDA DailyMed ve daha basit hasta özetleri sunan NIH MedlinePlus bulunmaktadır.


S: Repaglinid'den kaynaklanan cilt reaksiyonları veya döküntüleri ne kadar yaygındır?

Resmi güvenlilik belgeleri, cilt reaksiyonlarının bir olasılık olduğunu bildirmektedir. Kaşıntı, döküntü ve kurdeşen (ürtiker) gibi reaksiyonlar nadir advers olaylar olarak listelenmiştir. Daha şiddetli cilt reaksiyonu vakaları, piyasaya sürülme sonrası takipte kaydedilmiştir.


S: Repaglinid'in bitkisel takviyelerle bilinen herhangi bir etkileşimi var mı?

İlacın aktif maddesi vücut tarafından CYP2C8 ve CYP3A4 olarak bilinen spesifik metabolik yollar aracılığıyla işlenir. Bazı bitkisel ürünler bu yolları etkileyebilir, bu da ilacın sizi etkileme şeklini potansiyel olarak değiştirebilir. Bu yollar üzerindeki olası etkiler nedeniyle, kullanılan tüm bitkisel takviyelerin bir sağlık profesyoneline bildirilmesi önemlidir.


S: Repaglinid laktoz intoleransı olan kişiler tarafından alınabilir mi?

İlacın resmi yardımcı maddeler listesinin veya eksipiyanlarının incelenmesi, tabletin bileşiminde laktozun bulunmadığını göstermektedir. Bu bilgi, resmi ürün formülasyon belgelerinden gelmektedir.


S: Repaglinid'in kan lipid düzeyleri üzerindeki potansiyel etkisi nedir?

Klinik verilerin resmi incelemeleri, aktif maddenin kolesterol ve trigliseritler gibi kan lipid düzeyleri üzerindeki etkisini incelemiştir. Çalışmalar genel olarak net değildir ve hastalarda lipid düzeyleri üzerinde büyük, tutarlı bir etki gösterilmemiştir.


S: Repaglinid'e başladıktan sonra karıncalanma hissi duymak normal mi?

Tıbbi olarak parestezi olarak bilinen bir karıncalanma hissi, klinik çalışmalarda yaygın bir advers reaksiyon olarak bildirilmiştir. Karıncalanma hissinin, düşük kan şekeri (hipoglisemi) ile ilişkili bilinen bir semptom olduğu da unutulmamalıdır.

Repaglid nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Repaglinid'in Saklanması ve İmhası

Saklama Gereklilikleri

Repaglinid tabletleri, Kontrollü Oda Sıcaklığı olarak tanımlanan 20 ila 25C (68 ila 77F) aralığında saklanmalıdır. Ürünü nemden ve ısıdan korumak amacıyla ilaç, orijinal kabında, sıkıca kapatılmış ve ışıktan korunaklı şekilde muhafaza edilmelidir.

Tabletlerin dondurulmaması gerekmektedir.

Çocuk Güvenliği ve İmha

Ambalajı, çocukların erişemeyeceği ve göremeyeceği yerlerde saklanmalıdır; ambalajın çocuk emniyet kilitli olması gerekmektedir. İmha etme söz konusu olduğunda, Repaglinid aksi belirtilmedikçe atık suya (lavabo veya tuvaletler) veya ev çöpüne atılmamalıdır.

Kullanılmamış veya son kullanma tarihi geçmiş ürünler, yerel gerekliliklere uygun olarak imha edilmeli ve bu süreç genellikle bir eczacıya danışmayı veya topluluk ilaç geri alma programlarını kullanmayı içerir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Repaglid eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: