Pertussin

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Pertussin

Tedavi seçeneği:

Tıbbi inceleme

Marina Burgos

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Pertussin hakkında genel bakış

Hızlı Bilgiler

Özellik Açıklama
Etken Madde Karbosistein (S-karboksimetil-L-sistein)
Form Oral Solüsyon, Şurup, Kapsül
Farmakolojik Sınıf Mukoaktif Ajan, Mukolitik İlaç
Yaygın Amaç Yoğun solunum yolu salgılarının atılmasını kolaylaştırmak
Köken Sentetik türev

Karbosistein Nedir ve Hangi İlaç Sınıfına Girer?

Bu ilaç preparatının kimliği, bilimsel adı S-karboksimetil-L-sistein olan ve temel etken madde olarak adlandırılan Karbosistein tarafından belirlenir. Bu bileşik, esas olarak bir mukoaktif ajan olarak sınıflandırılır ve mukolitik ilaçlar işlevsel grubunun bir parçasıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bu maddeye Solunum Sistemine Etki Eden Mukolitikler sınıfına yerleştiren R05CB03 Anatomik Terapötik Kimyasal (ATC) kodunu atar.

Karbosistein, doğal bir amino asit olan L-sisteinden sentezlenmiş sentetik bir türevdir. Solunum yolu salgıları üzerinde hedeflenmiş bir etkiye sahip bloke edilmiş bir tiyol türevi olarak üretilmiştir. Karbosistein, mukus glikoproteinlerinin sentezini ve salgılanmasını düzenleyerek mukus viskozitesini (kıvamını) düşürme yeteneğiyle klinik olarak kabul görmüştür. Bu düzenleyici kapasite sayesinde, ilaç havayolu mukusunun yapısını normalleştirmeye yardımcı olur ve genel, seçici olmayan balgam söktürücülerden farklılaşan bir yaklaşım sunar.

Bileşimi, Formu ve Genel Kullanım Alanı

Karbosistein içeren preparatlar, ağız yoluyla (oral yolla) uygulanan tek bileşenli ürünlerdir ve genellikle şurup, oral solüsyon ve kapsül gibi farmasötik formlarda sunulur. Bu ilacın genel amacı, bronşiyal tıkanıklık gibi durumlar sırasında hastalara solunum yolundaki kalın, yapışkan balgamı temizlemede yardımcı olmaktır. Salgıların daha akışkan ve az viskoz hale gelmesini sağlayarak, vücudun doğal temizlenme süreci olan mukosiliyer temizlenmeyi destekler.

Yapılan araştırmalar, Karbosistein'in balgamın viskozitesini ve elastikiyetini iyileştirmedeki rolünü doğrulamıştır. Bu bulgu, ilacın daha etkili bir öksürüğü kolaylaştırmaya ve göğüs tıkanıklığı hissini hafifletmeye yardımcı olduğunu destekler. Bu yaklaşım, havayolu salgılarının kalitesini normalleştirerek işlevsel bir rahatlama sağlar.

Pertussin ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri: Pertussis Aşısı

Pertussis (Boğmaca) içeren aşıların güvenlik profili, düzenleyici kaynaklarda belgelendiği üzere sıklık temel alınarak sınıflandırılmıştır.

Advers Reaksiyonların Özeti

Advers reaksiyonlar genel olarak lokal reaksiyonlar (enjeksiyon bölgesinde) ve sistemik reaksiyonlar (genel vücut tepkileri) şeklinde gruplandırılır.

Sıklık Sınıflandırması Başlıca Advers Reaksiyonlar (Örnekler)
Çok Yaygın (ge 1/10) Enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik; ateş, huzursuzluk, iştahsızlık, baş ağrısı, yorgunluk.
Yaygın (ge 1/100 ila < 1/10) İshal, kusma, bulantı, 39 C’ye kadar ateş, enjeksiyon yerinde küçük şişlik.
Yaygın Olmayan (ge 1/1000 ila < 1/100) 39 C üzeri ateş, titreme, baş dönmesi, kas veya eklem ağrısı, uyku sorunları.
Çok Nadir (< 1/10.000) Havale (ateşli konvülsiyonlar veya nöbetler), hipotonik-hiporesponsive epizotlar (HHE).

Enjeksiyon bölgesi ve sistemik reaksiyonların, özellikle ateşin, bebeklerdeki temel aşı serisinin sonraki dozlarından sonra daha yaygın olduğu rapor edilmektedir.

Klinik Açıdan Önemli ve Ciddi Reaksiyonlar

Ciddi Reaksiyonlar nadirdir ancak anafilaksi (şiddetli alerjik reaksiyon) , nöbetler (ateşli konvülsiyonlar) ve geçici bir çökme veya şok benzeri durumu içeren Hipotonik-Hiporesponsive Epizotlar (HHE) gibi durumları kapsar. Önceki pertussis içeren aşıdan sonraki yedi gün içinde başka tanımlanabilir bir nedene bağlanamayan ensefalopati (bozulmuş beyin fonksiyonu), sonraki dozlar için bir kontrendikasyon (uygulanmama durumu) teşkil eder.

Güvenlikle İlgili Kısıtlamalar

  • Kontrendikasyonlar (Kullanılmaması Gereken Durumlar), herhangi bir bileşene veya önceki bir pertussis içeren aşı dozuna karşı şiddetli alerjik reaksiyon (anafilaksi) öyküsünü içerir.
  • Önlem Gerektiren Durumlar, dikkatli değerlendirme gerektirir; bunlar arasında, daha önce tetanoz toksoidi içeren bir aşı uygulandıktan sonraki altı hafta içinde ortaya çıkan Guillain-Barré Sendromu öyküsü veya kontrol altına alınmamış epilepsi gibi dengesiz/ilerleyici nörolojik bozukluklar yer alır ve bu durumlar, tablonun stabilize olmasına kadar aşının ertelenmesini gerektirebilir. Gebelik bir kontrendikasyon değildir ve Tdap aşısının üçüncü trimesterde yapılması önerilir.
  • Prematüre bebeklerde aşılamayı takiben apne (solunum durması) için yüksek düzeyde izleme gerekli olabilir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Karbosistein doz aşımına yönelik düzenleyici kılavuz, yayımlanmış resmi reçeteleme bilgilerinde, ortaya çıkan klinik tabloyu ve zorunlu acil müdahale prosedürünü tanımlamaktadır.


Doz Aşımı Belirtileri ve Yapılması Gerekenler

Doz Aşımı Özelliği Resmi Düzenleyici Açıklama
En Olası Belirti Gastrointestinal rahatsızlık (doz aşımının en olası semptomu olarak belgelenmiştir).
İlişkili Klinik Bulgular Bulantı, kusma ve gastrointestinal kanama (potansiyel bir advers reaksiyon olarak listelenmiştir).

Doz aşımı şüphesi durumunda, resmi düzenleyici talimat, derhal tıbbi yardım alınması yönündedir. Bu eylem, bir sağlık profesyoneli tarafından acil klinik değerlendirmeye duyulan ihtiyacı yansıttığı için, doz aşımı olayının ilk belirtisinde zorunludur.

Tedavi yönetimi, semptomatik ve destekleyici tedavi ile sınırlandırılmıştır. Düzenleyici belgeler, tıbbi müdahalenin, faydalı olabileceği düşünülen mide yıkaması (gastrik lavaj) prosedürünü ve ardından bir süre tıbbi gözlem yapılmasını içerebileceğini önermektedir. Resmi etiketlemede, Karbosistein doz aşımı için belirli bir antidotun mevcut olduğu belirtilmemektedir. Özel düzenleyici bölümlerde, popülasyona özgü açıkça belgelenmiş doz aşımı notları bulunmamaktadır.

Pertussin’in terapötik kullanımları

Bu ilaçtaki etken madde, solunum yolu salgılarının birikimiyle ilgili rahatsız edici semptomların olduğu durumlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yaklaşımın temel amacı, kalın balgamı temizlemekteki zorlukla ilişkili semptomları hafifletmeye yardımcı olmaktır.

Tıkanıklığın Giderilmesi ve Havayolu Fonksiyonunun Desteklenmesi

Bu ilaç, özellikle solunum yolu tıkanıklığı ve balgamı etkili bir şekilde çıkarma zorluğu ile ilişkili, şiddetli veya günlük yaşamı bozucu hale gelebilen semptom kümelerini hafifletmek için önemlidir. Semptomların belirginleştiği dönemlerle karakterize olan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), Bronşektazi, Akut Bronşit ve bazı Kulak Burun Boğaz (KBB) salgı bozuklukları gibi durumlarda yaygın olarak kullanılır. Bu destekleyici yönetim, genel semptom yükünü azaltmaya yardımcı olmak için uygun görülür. Yaklaşım, genellikle havayolu yönetimini destekler, bu da stabil seyreden hastalıklarda alevlenme (atak) riskinin yönetilmesine yardımcı olabilir.

“Yaklaşım, genellikle havayolu yönetimini destekler, bu da stabil seyreden hastalıklarda alevlenme (atak) riskinin yönetilmesine yardımcı olabilir.”

Hızlı Bilgi: Tıkanıklık ve Zorlu Balgam İçin Rahatlama

Özellik Açıklama
Birincil Alan Aşırı solunum yolu salgıları olan solunum ve KBB koşulları
Semptom Odağı Yoğun (viskoz), tutulmuş balgam, göğüs tıkanıklığı
Fayda Türü Semptomatik rahatlama, fonksiyonel stabiliteye destek
Kullanım Bağlamı Akut hastalık ve uzun süreli kronik yönetim

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Uygunluk Haritası: Pertussin'i (Öksürük Şurubu) Kimler Kullanabilir ve Kimler Kullanamaz

Pertussin olarak bilinen öksürük ilacının birçok formülasyonundaki etken madde, Dextromethorphan (DXM) veya Dextromethorphan ve Potasyum Bromür gibi bileşenlerin birleşimi olabilir.

Uygunluk Kapsamı (Resmi Etiketlemeye Göre)

Sınıflandırma Uygunluk Kuralı
Kontrendike Ürünün bileşenlerinden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık veya şiddetli alerjik reaksiyon öyküsü olan hastalarda kullanımı yasaktır.
Yaşa Bağlı Kurallar Üretici veya düzenleyici kılavuzlara göre, DXM içeren reçetesiz öksürük ve soğuk algınlığı ürünleri için genellikle 4 veya 6 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı önerilmemektedir. Spesifik ürün formülasyonuna bağlı olarak, bazı etiketler minimum yaşı 12 yaş olarak belirleyebilir.
Kısıtlı/Doktora Danışın Astım, amfizem, kronik bronşit, şiddetli karaciğer veya böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıkları olan veya bol mukus üreten öksürüğü olan kişilerin kullanımdan önce bir sağlık profesyoneline danışması gerekmektedir.
Fizyolojik Durumlar Gebelik ve Emzirme dönemleri, yeterli güvenlik verisinin eksikliği nedeniyle tipik olarak önerilmeyen kategoriye dahil edilir ve profesyonel danışmanlık gereklidir.

Uygunluk Özeti

Resmi uygunluk, bileşenlere karşı alerjik reaksiyon geçmişinin olmaması ve yaş kısıtlamalarına uyulması ile tanımlanır. İlaç, genellikle belirli kronik tıbbi koşulları olmayan veya hamile ya da emzirmeyen yetişkinler ve daha büyük çocuklar için tasarlanmıştır.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Karbosistein'in resmi düzenleyici profili, bilinen farmakokinetik (PK) değişikliklerden ziyade, öncelikle işlevsel ve risk temelli kısıtlamalarla belirlenmiştir. Resmi kaynaklar, etken maddenin sistemik maruziyetini, metabolizmasını veya temizlenmesini değiştiren diğer tıbbi ürünlerle bilinen herhangi bir etkileşim olmadığını açıkça belirtmektedir. Bu durum, ilacın önemli veya bilinen CYP enzimi aracılı ilaç etkileşimlerine katılmadığını gösterir.

Ancak, belgelenmiş iki kategori farmakodinamik etkileşim mevcuttur. İlki, bazı ilaç kategorileriyle birlikte kullanımının önerilmediği bir fonksiyonel çelişkidir. Bu, öksürük kesici ilaçlar (antitussifler) ve salgıları kurutan maddeler (atropinik ilaçlar gibi) için geçerlidir. Bu ajanların Karbosistein ile birleştirilmesi işlevsel olarak mantıksız kabul edilir, çünkü Karbosistein'in mukolitik etkisi (mukusu inceltme), öksürük refleksinin baskılanması veya salgı hacminin azaltılması ile etkisiz hale gelir ve bu da bronşiyal salgıların birikmesine yol açabilir .

İkinci kategori ise belgelenmiş bir toplamsal risk içerir. Düzenleyici etiketler, ilacın gastrointestinal kanama riskini artırdığı bilinen diğer ajanlarla birlikte uygulandığında dikkatli olunmasını tavsiye eder. Bu, NSAİİ'ler (Steroid Olmayan Antiinflamatuar İlaçlar), kortikosteroidler ve antiplatelet ajanlar gibi sınıfları içerir. Bu dikkat uyarısı, söz konusu kombinasyonlar altında olumsuz gastrointestinal olaylara daha duyarlı olabilecek yaşlı hastalar için özellikle tavsiye edilmektedir. Dozların belirli bir saat arayla ayrılmasını gerektiren zamanlama tabanlı uygulama kuralları, resmi etiketlemede belgelenmemiştir.

Etki mekanizması

Pertussin’in etki mekanizması, periferik düz kaslar ve merkezi sinir yolları olmak üzere iki alanda farmakolojik hedefleme içerir. Kekik özü bileşeninden gelen uçucu yağlar—özellikle timol ve karvakrol— bronşiyal düz kas kasılmasını kontrol eden reseptörlerde moleküler etkileşimlere girerek spazmolitik (kasılma giderici) bir etki başlatır. Bu etki, bronş ağacının gerginliğinin (tonisite) azalmasıyla sonuçlanır ve bunun sonucunda havayolu direncini düşürür. Eş zamanlı olarak, potasyum bromür merkezi olarak etki eder; kan-beyin bariyerini geçerek omurilik soğanında (medulla oblongata) yer alan öksürük merkezindeki nöronal aşırı uyarılabilirliği modüle eder. Bu iyonik modülasyon, öksürük refleks yayını başlatan merkezi afferent sinyal yolunu baskılar. Periferik spazmoliz ve merkezi sinyal zayıflamasının birleşimi, öksürük refleksinin efferent bileşenini değiştirerek gırtlak spazmlarının sıklığında azalmaya yol açar.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Karbosistein (Pertussin) Nasıl Kullanılır

Karbosistein kullanımı, yasal düzenleyici belgelerde belirtilen özel uygulama kuralları ve dozaj programları tarafından belirlenir. Bu mukoaktif ajanın onaylanmış ve zorunlu kullanım yolu, kapsül, şurup veya oral solüsyon olsun, yalnızca oral (ağız yoluyla) olarak belirlenmiştir.

Resmi Dozaj ve Kullanım Sıklığı

Standart yetişkin kullanımı, iki aşamalı bir dozaj modelini içerir. Tedavi, günlük 2250 mg gibi daha yüksek bir doz ile başlar; tatmin edici bir klinik yanıt elde edildiğinde, bu doz günlük 1500 mg idame dozuna resmi olarak düşürülür. Vücutta tutarlı bir varlık sağlamak amacıyla, toplam günlük doz, genellikle günde üç kez (TID) olmak üzere, gün içine yayılan bölünmüş dozlar halinde uygulanır.

Uygulama Detayı Resmi Kılavuz
Uygulama Yolu Oral (solüsyon, şurup veya kapsül)
Yetişkin Başlangıç Günlük Dozu 2250 mg
Yetişkin İdame Dozu 1500 mg
Sıklık Düzeni Bölünmüş dozlar, tipik olarak günde üç kez

Uygulama ve Popülasyona İlişkin Kurallar

Karbosistein genellikle yemekle birlikte veya yemeksiz alınabilir. Sıvı formülasyonlar için, doğru dozun uygulandığından emin olmak amacıyla ürünle birlikte verilen kalibre edilmiş ölçüm cihazının kullanılması gereklidir.

Çocuklar için uygulama kuralları farklıdır. Yaşlı yetişkinler tipik olarak standart yetişkin rejimine dahil edilirken, Karbosistein'in kullanımı, farklı yasal yargı bölgelerinde 2 yaşın altındaki çocuklarda kontrendikedir (kullanımı önerilmez) veya tavsiye edilmez. Sıvı formülasyonlar, 2 ila 12 yaş arasındaki çocuklar için belirlenmiş ürün tipidir ve resmi etiketler tarafından zorunlu kılınan özel, daha düşük doz seviyeleri kullanılır.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Çalışmalara Genel Bakış

Bileşiğin Hipotezini ve Potansiyel İlişkilerini Araştırma

Araştırmalar, bileşiğin bağışıklık sistemi ve inflamatuar yollarla etkileşimine ilişkin hipotezi incelemiştir. Odak noktası, bileşiğin spesifik inflamatuar sitokinleri modüle etmedeki potansiyel rolüdür, bu da daha sonraki insan çalışmalarının tasarımını ve yönünü belirlemiştir.

  • İlk Bulgular: Erken in vitro (laboratuvar ortamında) çalışmalar ve hayvan modelleri, bileşiğin temel inflamatuar belirteçleri etkileyip etkilemediğini incelemiştir. İnsan araştırmalarına geçiş, hastalar tarafından bildirilen sonuçları ölçmek için standartlaştırılmış araçların geliştirilmesini içermiştir.
  • Yaşam Kalitesi ve Ağrı: Çalışmalar, standartlaştırılmış anketler kullanılarak toplanan, bileşiğin uygulanması ile yaşam kalitesi skorlarında ölçülen değişiklikler ve hastaların bildirdiği ağrı arasında potansiyel ilişkileri incelemiştir.

Klinik Çalışmaların Odağı

Büyük ölçekli klinik çalışmaların temel odağı, güvenlik ve tolerabilite verileri toplamak ve bileşiğin hastalık aktivitesinin ölçümleriyle ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğini değerlendirmek olmuştur.

Monoterapi Çalışmaları (Tekli Tedavi)

Bileşiğin tek bir tedavi olarak kullanılmasına odaklanan çalışmalar, esas olarak belirli zaman dilimleri boyunca semptom ilerlemesiyle olan ilişkisini incelemiştir.

  • Çalışma Tasarımı: Bu değerlendirmeler tipik olarak, semptom sıklığı ve alevlenmelerin ciddiyeti gibi bitiş noktalarını değerlendiren, yaygın olarak 12 hafta süren randomize, plasebo kontrollü çalışmaları içerir.
  • Güvenlik Verileri: Klinik çalışmalar, çeşitli katılımcı grupları için güvenlik verilerini rapor etmiştir. Advers olaylar ve çalışmadan ayrılmalarla ilgili veriler analiz için toplanmıştır.

Kombinasyon Tedavisi Çalışmaları

Diğer araştırmalar, bileşiğin mevcut standart bakım ilaçlarıyla birlikte uygulandığında, yalnızca standart tedaviye kıyasla farklı sonuçlarla ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğini değerlendirmiştir.

  • Semptom Ölçümleri: Araştırmalar, kombinasyonun, plasebo veya monoterapi gruplarına kıyasla bildirilen değişikliklerin zamanlaması ve bildirilen alevlenmelerin sıklığı açısından farklılıklarla ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğini değerlendirmiştir.
  • Biyolojik Belirteçler: Çalışmalar, bileşiğin uygulanması ile fiziksel değerlendirmelerdeki (eklem hareketliliği gibi) ve C-reaktif protein (CRP) seviyeleri gibi spesifik inflamasyon belirteçlerindeki ölçülen değişiklikler arasındaki ilişkiyi değerlendirmiştir .
  • Karşılaştırmalı Sonuçlar: Karşılaştırmalı çalışmalar, bileşiğin yerleşik tedavilere göre daha iyi sonuçlarla ilişkili olup olmadığını henüz kanıtlamamıştır. Kapsamlı güvenlik profillerine bilgi sağlamak amacıyla, önceden var olan rahatsızlıkları olan katılımcılardaki advers olay verileri toplanmıştır.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Pertussin Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


S: Açıldıktan ne kadar süre sonra Karbosistein sıvısını atmalıyım?

Resmi bilgiler, Karbosistein oral solüsyonlarının şişe açıldıktan sonra genellikle iki ay civarında olmak üzere sınırlı bir süre içinde kullanılması gerektiğini belirtir. Ürün kalitesini ve güvenliğini sağlamak için, bu süreden sonra kalan miktar ürün imha talimatlarına uygun olarak atılmalıdır. Kesin süre için daima kendi spesifik ürününüzle birlikte gelen Hasta Bilgi Broşürünü (PIL) kontrol edin.


S: Karbosistein, NSAİİ'ler veya kan sulandırıcılarla etkileşime girer mi?

Düzenleyici belgeler, gastrointestinal (mide veya bağırsak) kanama riskini artırdığı bilinen ilaçlarla birlikte Karbosistein alınırken dikkatli olunmasını tavsiye eder. Bu, NSAİİ'ler gibi bazı ağrı kesicilerin yanı sıra antiplatelet ajanları ve kortikosteroidleri içerir. Bu kombinasyon özellikle yaşlı hastalar için düşünülüyorsa, bir sağlık profesyoneline danışmak önemlidir.


S: Karbosistein'in etken maddesi vücutta nasıl çalışır?

Carbocysteine, mukolitik ajan olarak sınıflandırılır ve işlevi solunum yolu salgılarının kıvamını değiştirmektir. Çalışmalar, mukoz glikoproteinlerinin üretim şeklini düzenlemeye yardımcı olarak çalıştığını göstermektedir. Bu etki, mukusun viskozitesini (kalınlığını) azaltır, hava yollarının temizlenmesini kolaylaştırır.


S: Hamile bir kadın Karbosistein alabilir mi?

Resmi bilgiler, bu ilacın gebelik sırasında kullanılmasının genellikle önerilmediğini belirtir. Bunun nedeni, düzenleyici çalışmalarda yeterli, kesin güvenlik verisinin eksikliğidir. Gebelik sırasında veya gebelik planlanırken bu ilaç düşünülüyorsa bir sağlık profesyoneline danışılmalıdır.


S: Karbosistein ne kadar çabuk etki etmeye başlar?

Çalışmalar ve resmi bilgiler, etken maddenin ağız yoluyla alındıktan sonra kan dolaşımında nispeten hızlı bir şekilde en yüksek konsantrasyona ulaştığını gösterir. Farmakokinetik veriler, vücuttaki en yüksek seviyelere tipik olarak bir dozdan sonra yaklaşık bir ila iki saat içinde ulaşıldığını öne sürmektedir.


S: Bir doz Karbosistein almayı unutursam ne yapmalıyım?

Hasta talimatları genellikle unutulan dozun hatırlandığı anda alınmasını tavsiye eder. Ancak, eğer bir doz unutulursa, hasta talimatları tipik olarak, bir sonraki dozun kısa bir süre içinde alınması gerekmiyorsa, hatırlandığı anda alınmasını önerir. Resmi kılavuz, unutulan dozu telafi etmek için asla çift doz alınmaması yönündedir.

Pertussin nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Pertussin Nasıl Saklanır ve İmha Edilir?

Pertussin (Karbosistein) için resmi düzenleyici etiketleme, ürünün bütünlüğünü ve güvenliğini sağlamak üzere özel saklama ve imha koşullarını zorunlu kılmaktadır.

Saklama Gereklilikleri

Sıcaklık ve Koruma: İlacın, tipik olarak 25 C'nin (77 F) altında olarak tanımlanan oda sıcaklığında saklanması gerekir. Solüsyonun kesinlikle buzdolabına konulmaması veya dondurulmaması istenmektedir. Ayrıca, kap doğrudan güneş ışığından uzak bir yerde muhafaza edilmelidir.

Konteyner ve Stabilite: Ürün, kapağı sıkıca kapalı bir şekilde orijinal ambalajında tutulmalıdır. Eğer oral bir solüsyon ise, düzenleyici belgeler genellikle açıldıktan sonra kısıtlı bir süre içinde (örneğin iki ay) kullanılması gerektiğini, bu sürenin sonunda kalan kısmın atılması gerektiğini belirtir.

Çocuk Güvenliği: İlacın çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde bulundurulması zorunludur.

İmha Talimatları

Resmi talimatlara göre, kullanılmayan veya miadı dolmuş ilaçlar ev çöpüyle birlikte atılmamalı veya tuvalete dökülmemelidir. Çevrenin korunmasını sağlamak için, tüketicilere uygun imha yöntemi (ilaç geri toplama programı gibi) hakkında bir eczacıya danışmaları tavsiye edilir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Pertussin eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: