Lantorol

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Lantorol hakkında genel bakış

Lantorol’e Dair Temel Bilgiler

Özellik Açıklama
Etkin Madde Lansoprazol
Form Oral, Gecikmeli Salınımlı Kapsüller, Ağızda Dağılan Tabletler
Farmakolojik Sınıf Proton Pompa İnhibitörü (PPİ)
Yaygın Kullanım Amacı Asitle İlişkili Hastalıkların Yönetimi
Köken Sentetik, Sübstitüe Benzimidazol Grubu

Lantorol'ün Kimliği ve Farmakolojik Sınıfı

Lantorol, etkin maddesi Lansoprazol olan bir ilaçtır. Lansoprazol, güçlü sentetik bir bileşik olup, Proton Pompa İnhibitörü (PPİ) olarak adlandırılan farmakolojik sınıfta yer alır. Etkin madde olan Lansoprazol, kimyasal yapısı sübstitüe benzimidazoller'den türetilmiş tek bileşenli bir farmasötik ürün olarak kabul edilir ve özel bir anti-sekretuar (salgı önleyici) ajan türü olarak öne çıkar. Kapsamlı farmakolojik araştırmalar, bu bileşiğin etkinliğini destekleyerek, mide asidi üretimini etkili bir şekilde baskılamadaki rolünü doğrulamıştır.


Lantorol'ün Genel Tedavi Amacı Nedir?

Lantorol'ün genel tedavi amacı, üst sindirim sisteminde oluşan aşırı veya kontrolsüz mide asidi ile bağlantılı semptomları temelden yönetmek ve rahatlatmaktır. İlacın işlevi, midede var olan asidi nötralize etmek yerine, asit salınımını önlemeye dayanır. Güçlü ve kalıcı gastrik asit çıkışını baskılayarak, midedeki genel asitlik seviyesini etkili bir biçimde düşürür. Lansoprazol'ün asit salgılanmasını engelleme konusundaki etkinliği iyi bir şekilde kanıtlanmıştır. Bu sayede, tahrişe ve rahatsızlığa yol açan asit kaynağını sürekli olarak durdurarak temel rahatlama sağladığı küresel olarak kabul görmektedir.


Lantorol'ün Bileşimi ve Özel Sunum Şekli

Lantorol, ağız yoluyla alınmak üzere tasarlanmıştır ve genellikle gecikmeli salınımlı kapsüller veya ağızda dağılan tabletler gibi özel dozaj formlarında sunulur. Bileşimindeki gecikmeli salınım mekanizmasının kullanılması kritik bir özelliktir, çünkü etkin madde mide asidi tarafından kolayca tahrip edilebilecek kadar hassastır. Bu özel formülasyon, Lansoprazol bileşiğinin koruyucu katmanlar içinde kalmasını ve bozulmadan ince bağırsağa geçmesini sağlar. Bileşik, ince bağırsakta emildikten sonra asit üreten hücrelere ulaştırılır. Lansoprazol, kanıtlanmış etkinliği ve halk sağlığı açısından önemi nedeniyle Temel İlaçlar Listesi'nde de yer almaktadır.

Lantorol ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Lantorol'ün etken maddesi olan Lansoprazol'ün güvenlik profili, potansiyel istenmeyen reaksiyonları ve kullanım kısıtlamalarını detaylandıran resmi düzenleyici belgelerle belirlenmiştir. Yan etkiler, kabul edilmiş düzenleyici standartlara uygun olarak, beklenen ortaya çıkma sıklıklarına göre sınıflandırılmıştır.

Belgelenmiş İstenmeyen Reaksiyonlar

Sıklık Sınıflandırması Resmi Olarak Listelenen Yan Etki Örnekleri
Sık (100 hastanın 1 ila 10'unu etkileyen) Baş ağrısı, Baş dönmesi, Bulantı, İshal, Karın ağrısı, Kabızlık, Kusma, Gaz, Döküntü, Kaşıntı, İyi Huylu Fundik Bez Polipleri (Benign Fundic Gland Polyps).
Yaygın Olmayan (1.000 hastanın 1 ila 10'unu etkileyen) Depresyon, Kemik kırığı (kalça, bilek veya omurga), Ödem, Trombositopeni.
Nadir ila Çok Nadir (1.000 hastanın 1'inden azını etkileyen) Şiddetli cilt reaksiyonları (Stevens-Johnson sendromu, Toksik Epidermal Nekroliz), Anafilaktik şok, Hipomagnezemi (düşük magnezyum), Akut Tübülointerstisyel Nefrit, Sarılık, Halüsinasyonlar, Pansitopeni.

Güvenlik Kısıtlamaları ve Özel Hasta Grupları

Resmi ürün etiketleri, belirli güvenlik hususlarını içermektedir. İlaç, Lansoprazol'e karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir (kesinlikle kullanılmamalıdır). İlacın vücuttan atılmasının (klerens) değişmesi nedeniyle orta ila şiddetli hepatik (karaciğer) bozukluğu olan hastalar için özel dikkatli olunması tavsiye edilmektedir. Yaşlılarda ise resmi olarak belgelenmiş kemik kırığı riskinde bir artış söz konusudur.

Süreye Bağlı Güvenlik Durumları

Bazı istenmeyen reaksiyonlar, özellikle uzun süreli kullanım (genellikle ge 1 yıl) ile ilişkilendirilmiştir. Bunlar, kemik kırığı riski, Hipomagnezemi gelişimi ve potansiyel B12 Vitamini eksikliği riskini içerir. Uzun süreli tedavi sırasında elektrolit ve B12 vitamini düzeylerinin izlenmesinin gerekebileceği ürün bilgisinde not edilmiştir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır?

Kategori Lantoprazol İçin Resmi Düzenleyici Bilgi
Belgelenmiş Doz Aşımı Belirtileri Doz aşımı; geçici kardiyovasküler etkiler, sedasyon, taşikardi (hızlı kalp atışı), taşiaritmi, hipertansiyon (yüksek tansiyon), hipotansiyon (düşük tansiyon) ve kızarma (flushing) ile ilişkilendirilmiştir. İnsanlarda çok yüksek doz deneyimi resmi olarak sınırlı olarak tanımlanmaktadır.
Etkilenen Fizyolojik Sistemler Kardiyovasküler Sistem (geçici etkiler, hızlı kalp atışı, kan basıncı değişiklikleri), Merkezi Sinir Sistemi (sedasyon).
Acil Müdahale Talimatı Doğrulanmış veya şüphelenilen doz aşımı durumunda derhal acil tıbbi yardım alın veya Zehir Kontrol Merkezi ile iletişime geçin. Lansoprazol için bilinen spesifik bir panzehir yoktur.
Prosedürel Yönetim Önlemleri Yönetim, semptomatik ve destekleyici tedavi gerektirir. Emilmemiş ilacın vücuttan uzaklaştırılması amacıyla gastrik lavaj (mide yıkama) ve aktif kömür gibi önlemler tanımlanmıştır. Yakın takip ve potansiyel olarak yoğun bakım takibi zorunludur.

Doz Aşımı Profilinin Resmi Tanımı

Düzenleyici belgeler, Lantoprazol'ün doz aşımı profilini sedasyon ve geçici kardiyovasküler değişiklikler gibi spesifik, yaşamı tehdit etmeyen klinik belirtileri belgeleyerek tanımlamaktadır. Spesifik bir panzehir bilinmediği için, düzenleyici kurumlar derhal acil yardım aranmasını ve yönetimin tamamen destekleyici tedaviye, emilmemiş ajanın vücuttan uzaklaştırılmasına ve sürekli hasta gözlemine odaklanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu yapı, akut, aşırı maruziyetin yönetimi için etiket tabanlı bir yaklaşımı doğrulamaktadır.

Lantorol’in terapötik kullanımları

Lantorol’ün Tedavi Alanları: Başlıca Kullanımları ve Faydaları

Lantorol, klinik uygulamada genellikle kısa süreli semptom giderici destek sağlamak amacıyla kullanılır. İlaç kılavuzlarına göre, bu ilaç sınıfındaki tedaviler genellikle sistemik dengesizlikler ve yüksek fizyolojik aktivite ile ilişkili belirtilerin kısa süreli hafifletilmesi için tercih edilir. Bu destek, hem sistem üzerinde artan yükün olduğu durumlar hem de dönem dönem ortaya çıkan veya dalgalanan belirti türleri ile akut veya rahatsız edici epizotları içeren çeşitli klinik tablolar genelindeki zorlayıcı ve günlük yaşamı aksatan semptom paternleri için önem taşır.


Spesifik Semptom ve Durum Desteği

Lantorol, belirti gruplarının aniden belirebildiği veya geçici olarak şiddetlenebildiği ve semptomların günlük konforu belirgin şekilde olumsuz etkilediği durumlarda kullanılmaktadır. Hastalar, artan sıkıntı veya rahatsızlık duydukları dönemlerde desteklenir. İlacın ana odak noktaları; geçici fonksiyonel gerginlik, tekrarlayıcı seyir ve epizodik rahatsızlıklarla bağlantılı semptomların yönetilmesidir. Bu tedavi, fiziksel rahatsızlık, artan fizyolojik aktivite ve akut değişikliklerle ilgili semptomların hafifletilmesi için genel olarak uygun görülür. Lantorol, genel semptom yükünü azaltmaya yardımcı olan ve hastaların belirti dalgalanmalarıyla daha stabil bir şekilde başa çıkmalarını kolaylaştıran bir destek sunar.


Kısa Bilgi

Kısa Bilgi: Yüksek Fizyolojik Aktivite kaynaklı rahatsızlıklar için destek.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Lantorol (Lansoprazol), mide asidini düşürmek ve duodenum ve mide ülserleri, eroziv özofajit ve gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) gibi çeşitli rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılan reçeteli bir proton pompa inhibitörüdür (PPİ). Ayrıca Helicobacter pylori (H. pylori) enfeksiyonunu yok etmek amacıyla antibiyotiklerle birlikte de kullanılmaktadır.

Kimler Lantorol Kullanabilir?

  • Yetişkinler: Genellikle yukarıda belirtilen durumların tedavisi için reçete edilir.
  • Çocuklar: Kullanımı çoğunlukla sınırlıdır. Bazı formları (GÖRH veya eroziv özofajit gibi) belirli koşullar için 1 yaş ve üzeri çocuklar için onaylanmış olsa da, potansiyel riskleri nedeniyle 1 yaşından küçük bebeklerde kullanımı genellikle önerilmemektedir ve spesifik dozaj çocuğun yaşı ve kilosuna göre ayarlanır.

Kimler Lantorol Kullanmamalıdır (Kontrendikasyonlar)?

Lantorol, Lansoprazol'e veya ilacın herhangi bir bileşenine karşı bilinen aşırı duyarlılığı veya alerjisi olan kişilerde kontrendikedir (kullanılmamalıdır). Ek olarak, aşağıdaki durum veya rahatsızlıkları olan hastaların ilacı kullanırken dikkatli olmaları gerekir:

  • Şiddetli karaciğer hastalığı veya sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi önceden var olan bazı sağlık koşulları.
  • Lantorol'ün etkinliğini önemli ölçüde azaltabilmesi nedeniyle rilpivirin veya atazanavir içeren HIV ilaçları gibi belirli ilaçları kullanan kişiler. Hastaların, kullandıkları tüm ilaçlar, takviyeler ve bitkisel ürünler hakkında sağlık uzmanlarını bilgilendirmeleri esastır.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Lantorol’ün Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimleri

Lantorol (Lansoprazol), diğer ilaçlar ve ürünlerle başlıca iki mekanizma üzerinden etkileşime girdiği resmi olarak belgelenmiştir: Mide pH'ını değiştirmesi ve karaciğer (hepatik) enzim aktivitesini etkilemesi. Bu etkileşimler, Lantorol'ün kendisinin veya birlikte uygulanan ilacın vücuttaki maruziyet seviyesini değiştirebilir.

Resmi Düzenleyici Kısıtlamalar

Sınıflandırma Etkileşen Madde Kısıtlama Nedeni
Kontrendikedir (Kullanılmamalıdır) Rilpivirine / Atazanavir Artan gastrik pH nedeniyle ilacın emiliminin ve etkinliğinin azalması.
Kaçınılması Gereken Kombinasyon Ketokonazol / İtrakonazol Artan gastrik pH nedeniyle kandaki tedavi edici doz altı konsantrasyon riski.

Belgelenmiş Maruziyeti Değiştiren Etkileşimler

Düzenleyici kaynaklar, Lantorol maruziyetinin CYP2C19 inhibitörü olan Fluvoksamin ile birlikte alındığında önemli ölçüde arttığını belirtmektedir. Aksine, Rifampisin veya Sarı Kantaron (bitkisel bir ürün) gibi CYP indükleyicileriyle birlikte alındığında ise maruziyet belirgin şekilde azalır. Takrolimus ve Digoksin gibi diğer bazı ilaçların maruziyeti artabilir ve bu durum dikkatli olmayı gerektirir.

Uygulama Kuralları ve Özel Uyarılar

Resmi reçeteleme bilgileri, ilaçların birlikte uygulanması için özel zamanlama kurallarının uygulanmasını zorunlu kılar. Emilimin azalmasını önlemek amacıyla Lantorol, Sukralfat veya Antasitlerden en az 30 dakika önce alınmalıdır.Ayrıca, Lansoprazol'ün vücuttan daha yavaş atılma potansiyeli nedeniyle hepatik (karaciğer) yetmezliği olan hastalar için dikkatli olunması gerektiği not edilmiştir.

Etki mekanizması

Gastrik Proton Pompasının Geri Dönüşümsüz Devre Dışı Bırakılması

Lantorol (Lansoprazol), mide zarındaki parietal hücrelerin salgı kanalları (sekretuar kanaliküller) içindeki asidik ortamda aktive olan bir ön ilaç (prodrug) olarak işlev görür. Moleküler düzeydeki temel eylemi, aktif metabolitinin, yaygın olarak gastrik proton pompası diye bilinen H^+/K^+-ATPaz enzimi üzerindeki sistein kalıntılarına kovalent ve kalıcı bir bağ oluşturarak bağlanmasıdır . Bu enzim, mide boşluğuna hidrojen iyonu (H^+) salgılanma yolundaki son aşamayı gerçekleştiren araçtır. Aktif metabolitin geri dönüşümsüz olarak bağlanması, asit salgılanmasının son adımını fiziksel olarak engeller ve bu sayede enzimin taşıma işlevini temelden bozar.

Aktif Salgı Mekanizmalarının Hedef Odaklı Düzenlenmesi

İlaç, aktiviteye bağlı hedefleme özelliği sergiler; yani aktif olarak asit salgılayan parietal hücreler içinde tercihli olarak yoğunlaşır ve aktive olur. Bu seçici mekanizma, ilacın etkisinin H^+ çıkışından sorumlu olan mekanizmaya odaklanmasını sağlar. Bunun sonucunda, hücreler yeni enzim pompaları üretip sentezleyene kadar midedeki hidrojen iyonu konsantrasyonunda uzun süreli bir azalma ve mide pH'ında kalıcı bir yükselme meydana gelir.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Lantorol Nasıl Kullanılır?

Lantorol (Lansoprazol), doğru kullanımı sağlamak için uygulama yolu, zamanlama ve dozaj konularına odaklanan, yetkili kurumlarca belirlenmiş standart rejimlere göre yönetilir. İlaç, esas olarak oral yolla, özel gecikmeli salınımlı kapsüller ve ağızda dağılan tabletler (ODT) şeklinde, 15 mg ve 30 mg kuvvetlerinde sunulur. Bazı yargı bölgelerinde ise, oral alımın geçici olarak mümkün olmadığı kısa süreli kullanımlar için intravenöz (IV) infüzyon da onaylanmıştır.


Resmi Uygulama ve Dozlama Prensipleri

Resmi talimatlar, oral dozaj formlarının genellikle günün ilk öğününden önce olmak üzere, yemekten önce (pre-prandial) alınmasını şart koşar . Bu zamanlama, ürünün etkinliği açısından hayati önem taşır. Etkin maddenin pH'a duyarlı yapısı nedeniyle, kapsüllerin enterik kaplamasını korumak için bütün olarak yutulması gerekir ve ezilmemeli veya çiğnenmemelidir.

Özellik Resmi Kullanım Prensibi
Standart Dozaj Çoğu kullanım için günde bir kez 15 mg veya 30 mg.
Sıklık Standart olarak Günde Bir Kez'dir; ancak, H. pylori eradikasyonu gibi spesifik rejimler veya aşırı salgı (hipersalgi) durumlarında 120 mg'ı aşan dozlar için Günde İki Kez dozlama gerekli olabilir.
Tedavi Süresi İyileşme için tipik olarak 4 ila 8 hafta süren tanımlı kısa kürler, ardından ihtiyaç duyulduğunda günde bir kez 15 mg uzun süreli idame doza geçiş önerilir.
Hepatik Ayarlama (Karaciğer) Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalar için doz azaltılması, örneğin günde bir kez 15 mg'ı aşmamak gibi bir limit önerilir.

1 ila 11 yaş arasındaki çocuklar için tedavi protokolü, kiloya göre belirlenir ve 30 kg'ın üstü ve altındaki çocuklar için spesifik günde bir kez dozlar zorunludur. Eğer bir doz unutulursa, bir sonraki planlanmış dozun zamanı gelmemişse en kısa sürede alınmalıdır; ancak bir sonraki dozun alınma zamanı neredeyse gelmişse, çift doz almaktan kaçınmak için unutulan doz atlanmalıdır.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Çalışmalara Genel Bakış

Klinik Bulguların Özeti

Erken araştırmalar, bileşiğin spesifik inflamatuar yollarla nasıl etkileşime girdiğine odaklandı . Başlangıçtaki çalışmalar, çeşitli durumlarda kısa gözlem süreleri boyunca yaşam kalitesi ölçütlerinde ve semptom şiddetinde meydana gelen değişiklikleri değerlendirdi.


Ana Araştırma Alanları

Araştırmaların temel odağı iki spesifik alanda yoğunlaşmıştır: Kronik Ağrı Yönetimi ve Enflamatuar Hastalıklar.

1. Kronik Ağrı Yönetimi Çalışmaları

Bir dizi randomize kontrollü çalışma (RKÇ), bileşiğin hem akut hem de kronik ağrı ile ilişkili kullanımını değerlendirmiştir. Birincil olarak değerlendirilen sonuç noktaları, bildirilen ağrı skorları ve genel hasta işlevselliği ile ilgili ölçütleri içeriyordu.

  • Başlangıç Denemeleri: Araştırmalar, etkilerin kısa süreli ölçümüne odaklanan başlangıç çalışmalarıyla kullanımını keşfetmiştir.
  • Uzun Süreli Takip: Çalışmalar, ilacın enflamasyon belirteçlerindeki değişikliklerle ilişkili olup olmadığını değerlendirdi. Belirli alt gruplarda, semptom verileri daha uzun bir gözlem süresi boyunca incelenmiştir.
  • Karşılaştırmalı Araştırma: Bazı araştırmalar, yan etki profillerindeki ve hastaların çalışmayı bırakma oranlarındaki farklılıklara odaklanarak bileşiği geleneksel yöntemlerle karşılaştırmıştır.

2. Enflamatuar Hastalıklar Araştırması

Bu alandaki araştırmalar, bileşiğin C-Reaktif Protein (CRP) gibi spesifik biyobelirteçler üzerindeki etkisini incelemiştir. Amaç, bileşiğin bu biyolojik belirteçleri değiştirip değiştirmediğini gözlemlemekti.

  • Doz Aralığı Belirleme: Denemeler, bileşiğin ölçülebilir biyolojik değişiklikleri ortaya çıkardığı aralığı belirlemek için çeşitli dozaj programlarını değerlendirmiştir.
  • Tolerabilite Profili: Araştırmalar, bileşiğin yetişkin popülasyonlarında nasıl tolere edildiğini incelemiş ve çalışmalar genelindeki sonuçları tanımlamıştır.
  • Mevcut Araştırma Eksiklikleri: Başlangıç verileri ileri araştırmalara yol açmış olsa da, kesin uzun vadeli klinik etkisi hakkındaki kanıtlar sınırlı kalmaktadır. Başlangıç bulguları, bu bileşiğin sürekli araştırılmasına yol açmıştır.

Genel Çalışma Sınırlamaları

Bugüne kadar yürütülen çoğu çalışma nispeten küçük katılımcı gruplarını içermekte ve takip süresi sıklıkla kısıtlı kalmaktadır. Bu faktörler, bileşiğin tam profili hakkında geniş ve kesin sonuçlar çıkarma yeteneğini sınırlamaktadır.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Lantorol Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)

S: Lantorol hastalığı tamamen tedavi eder mi, yoksa sadece semptomları mı yönetir?

C: Lantorol, rahatsızlığınızın semptomlarını yönetmek için kullanılan bir ilaçtır. Resmi ürün bilgisine göre, vücuttaki belirli yolları düzenleyerek çalışır. Tam bir tedavi sağlamaz; amacı, durumun belirtilerini yönetmeye yardımcı olmaktır.

S: Tedaviye başladıktan sonra Lantorol'ün etkisini görmek genellikle ne kadar sürer?

C: Düzenleyici belgeler, Lantorol'ün tam terapötik etkisinin görülme süresinin bireyler arasında farklılık gösterebileceğini belirtmektedir. Bazıları başlangıçtaki değişiklikleri nispeten hızlı fark edebilse de, tam faydanın görülmesi için birkaç hafta tutarlı tedavi gerekebilir. Hastaların, ilacı tarif edildiği şekilde düzenli olarak almaya devam etmeleri tavsiye edilmektedir.

S: Lantorol dozunu unutursam ne yapmalıyım?

C: Resmi ürün bilgileri, unutulan bir doz için özel rehberlik sunmaktadır. Genel olarak, bir sonraki planlanmış doz saatiniz yakınsa, unutulan dozu atlamalı ve normal programınıza devam etmelisiniz. Kaçırılan bir dozu telafi etmek için asla aynı anda iki doz almamalısınız. Eksiksiz talimatlar için hasta kullanma talimatına başvurmalı veya bir sağlık uzmanına danışmalısınız.

S: Daha iyi hissedersem Lantorol almayı bırakabilir miyim, yoksa tüm kürü tamamlamalı mıyım?

C: Resmi ürün bilgisine göre, semptomlarınız önemli ölçüde iyileşse bile Lantorol almayı aniden kesmemelisiniz. Tedavinin birdenbire durdurulması, semptomların geri dönmesine veya başka istenmeyen etkilere yol açabilir. Kesme dahil olmak üzere tedavi planındaki değişiklikler, yetkili bir sağlık uzmanıyla görüşülmelidir.

Lantorol nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Lantorol Nasıl Saklanır ve İmha Edilir?

Resmi düzenleyici etiketleme, Lantorol (lansoprazol)'ün stabilitesinin korunması için uyulması gereken katı koşulları belirtir.

Saklama Gereklilikleri

Öğe Gereklilik
Sıcaklık Gecikmeli salınımlı kapsüller tipik olarak 20°C ila 25°C arasında saklanmalıdır. Spesifik formülasyonlar 25°C veya 30°C'nin üzerindeki sıcaklıklarda saklanmamalıdır.
Koruma Nemden, yüksek ısıdan ve rutubetten korunmalıdır. Kabı sıkıca kapalı tutulmalıdır.
Ambalaj Orijinal ambalajında saklanmalıdır. Ağızda dağılan tabletler, bireysel blister ambalajı açıldıktan hemen sonra tüketilmelidir.
Stabilite Bazı ambalajlar için, ilk açılış tarihinden sonra kullanım süresi üç ay veya 100 gün ile sınırlandırılmıştır.

Çocuk Güvenliği ve İmha

Ürün çocukların erişemeyeceği yerde saklanmalıdır . Kullanılmamış veya süresi dolmuş ilaçların ve ambalajlarının imhası, geçerli yerel düzenlemelere uygun olarak, yetkili bir arıtma ve imha tesisi aracılığıyla gerçekleştirilmelidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Lantorol eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: