Ketona

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Ketona hakkında genel bakış

Ketona Ne Tür Bir İlaçtır?

Ketona, etkin maddesi Ketokonazol olan bir ilaç formülasyonudur. Bu ilaç, mantarların büyümesini önlemek amacıyla özel olarak sentezlenmiş sentetik bir bileşik içerir. Azol Antifungal sınıfına ait olan ve bir antimikotik (mantar karşıtı) ajan olarak işlev gören Ketona, mantar enfeksiyonlarının hedefli bir şekilde kontrol altına alınması ve tedavi edilmesinde kullanılır. Temel ilaçlar listesinde yer alan Ketokonazol, farmakolojik çalışmalarla desteklenen ve çeşitli dermatofitler ile mayalara karşı etkinliği kanıtlanmış, mantar çoğalmasına dayalı durumların yönetiminde klinik olarak tanınan bir seçenektir.

Bileşimi ve Mevcut Formları

Ketona, etkinliği tamamen Ketokonazol'e dayanan tek bileşenli bir üründür ve hem vücut içerisinden (sistemik) hem de bölgesel (topikal) yollardan uygulanmak üzere formüle edilmiştir. Ketokonazol, sistemik uygulama için tabletler ve topikal uygulama için özel olarak hazırlanmış krem, şampuan, jel veya köpük dahil olmak üzere çeşitli dozaj formlarında yaygın olarak mevcuttur. Bu farklı formatların bulunması, hedefe odaklı uygulama sağlar; örneğin, sıvı topikal formlar (şampuan/köpük) özellikle saçlı deriye veya cilt kıvrımlarına yönelik kullanım imkanı sunar. Nihai formülasyon, amaçlanan uygulama yoluna uygun, lipid bazlı veya sulu bir taşıyıcı/baz kullanılarak hazırlanır.

Ketokonazol'ün Birincil Tedavi Amacı

Ketokonazol'ün genel tedavi hedefi, vücudun çeşitli bölgelerindeki mantar sorunlarına yol açan etken organizmaları ortadan kaldırmak veya kontrol altında tutmaktır. İlacın etki mekanizması, mantar hücresi yapılarına müdahale etmeyi içerir. Bu müdahale, mantar hücre zarının bütünlüğünü korumak için hayati öneme sahip olan ergosterol adlı sterolün sentezinin engellenmesiyle gerçekleştirilir. Bu özgül eylem, Azol Antifungaller için tipiktir ve fungistatik (büyümeyi yavaşlatıcı) veya fungisidal (mantar öldürücü) bir etki sağlama kabiliyetiyle klinik olarak kabul görmüştür; böylece duyarlı mantar türlerinin neden olduğu enfeksiyonları yönetme ve çözme genel amacını yerine getirir.

Ketona ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Ketona (Ketokonazol) için hazırlanan resmi güvenlik belgeleri, potansiyel advers reaksiyonları, oluşum sıklığına ve etkilenen fizyolojik sisteme göre sınıflandırmaktadır. En ciddi risklerin öncelikli olarak ilacın oral tablet formu ile ilişkili olduğu ve düzenleyici otoriteler tarafından açıkça belgelendiği bilinmektedir.


Ciddi Advers Reaksiyonlar ve Sistemik Kısıtlamalar

Düzenleyici kurumlar, oral form ile belgelenmiş ve potansiyel olarak ölümcül olabilen hepatotoksisite (şiddetli karaciğer hasarı) riskine dikkat çekmektedir. Bu risk nedeniyle, tedavi süresince karaciğer enzimi seviyelerinin zorunlu takibi gereklidir. Akut veya kronik karaciğer hastalığı bulunan kişilerde oral tablet formu kontrendikedir (kullanımı kesinlikle önerilmemektedir). Etiket bilgileri ayrıca, spesifik ilaç etkileşimleriyle bağlantılı hayatı tehdit eden ventriküler disritmiler (örneğin, Torsades de Pointes) riski ile birlikte, endokrin sistem üzerindeki bir etki olarak Adrenal Yetmezlik (kortizol üretiminde azalma) olasılığını da belirtmektedir. Anafilaksi gibi şiddetli bağışıklık sistemi reaksiyonları da bildirilmiştir.


Yaygın Advers Reaksiyonlar ve Organ Sistemleri

Özellikle topikal formülasyonlarda (krem, şampuan) sıklıkla bildirilen advers reaksiyonlar arasında, düzenleyici belgelerde yaygın olarak sınıflandırılan lokal etkiler yer alır. Bunlar, ciltte yanma hissi, kaşıntı (pruritus) ve uygulama yerinde kızarıklık (eritem) şeklindedir. Sistemik uygulama ise sıklıkla mide bulantısı ve kusma gibi gastrointestinal bozukluklar ve baş ağrısı ile baş dönmesi gibi sinir sistemi bozuklukları ile ilişkilidir. Hepatotoksisite vakaları genellikle tedavinin başlangıcında ve tedavinin ilk altı ayı içinde gözlemlenmektedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Oral Ketokonazol doz aşımı profili, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi sistemik advers olay riski ile kesin olarak karakterize edilmiştir.

Belgelenmiş Doz Aşımı Belirtileri

Doz aşımı, akut karaciğer hasarının belirtileriyle ortaya çıkabilir; bunlar arasında sarılık (ciltte veya gözlerde sararma), yorgunluk, iştahsızlık, mide bulantısı, kusma ve ishal bulunur. Doz aşımı, aynı zamanda QT uzaması riskiyle de ilişkilidir ve bu durum düzensiz kalp atışı, baş dönmesi veya bayılma gibi ciddi kardiyak semptomlara yol açabilir.

Ciddi ve Hayati Tehlike Oluşturan Sonuçlar

Düzenleyici uyarılar, potansiyel olarak ölümcül hepatotoksisite

riskini belgelemektedir ve bu durum bazı vakalarda karaciğer nakli gerektirebilir. Bir doz aşımı, aynı zamanda, potansiyel olarak ölümcül kabul edilen, özellikle Torsades de pointes olmak üzere hayatı tehdit eden ventriküler disritmiler riskini de taşır. Bu riskler genellikle oral tabletin akut olarak yükselen sistemik seviyeleriyle ilişkilidir.

Zorunlu Acil Eylemler

Resmi belgeler, şüphelenilen herhangi bir doz aşımı için derhal tıbbi yardım alınmasını kesinlikle gerektirmektedir. Etkilenen kişi bilincini kaybetmişse, nöbet geçirmişse, nefes almakta zorlanıyorsa veya uyandırılamıyorsa acil servis aranmalıdır (Örneğin, 112). Tüm doz aşımı vakaları için derhal bir zehir kontrol merkezine veya acil servise başvurulması zorunludur. Tedavi semptomatik ve destekleyici olarak tanımlanır ve resmi etikette spesifik bir antidot belgelenmemiştir. Kardiyak ve hepatik sistemlerin izlenmesi (monitoring) gerekli bir klinik prosedürdür.

Ketona’in terapötik kullanımları

Ketona'nın Tedavi Alanları: Ana Kullanım ve Faydalar

Ketona (ketokonazol) içeren preparatlar, mantar veya maya çoğalmasından kaynaklanan ve semptomların şiddetlendiği dönemlerle karakterize durumların yönetimine yardımcı olmak amacıyla yaygın olarak kullanılır. Bu ilaç, vücut yüzeyindeki iltihaplı veya tahriş edici durumlarla ilişkili semptom kümelerini hafifletmeye destek sağlamaktadır.

Mantar Kaynaklı Belirtilerin Yönetimi

Bu ilaç, inatçı pullanma, döküntü ve kızarıklık (eritem) gibi semptom kümelerinde ek semptomatik desteğin gerekli olduğu durumlarda uygulanır. Bu belirtiler sıklıkla seboreik dermatit ve kepek ile ilişkilidir. Aynı zamanda saçkıran, atlet ayağı ve kasık kaşıntısı gibi tinea enfeksiyonlarında mevcut olan yoğun kaşıntı ve tahriş (pruritus) ile mücadeleye de yardımcı olabilir. Klinik uygulamalarda, ilaç gözle görülür belirtilerin yönetimine destek olur ve semptomatik dönemler boyunca günlük konforun iyileşmesine katkıda bulunur.

Blastomycosis ve coccidioidomycosis gibi sistemik veya lokal rahatsızlıklar ile seyreden ciddi rahatsızlıklar için, Ketona alternatif tedavilerin mevcut olmadığı veya iyi tolere edilemediği durumlarda belirli rahatsız edici semptomları hafifletmek için kullanılır. Bu uygulama, bu şiddetli belirtilerle ilişkili genel semptom yükünü azaltmaya katkıda bulunan destekleyici terapötik fayda sunar.


Kısa Bilgi: Kaşıntı Rahatsızlığının Hafifletilmesi

Bu ilaç, mantar koşullarından kaynaklanan yoğun kaşıntı ve cilt tahrişi semptomlarının yönetiminde sıklıkla destekleyici olarak kullanılır ve semptomatik fazlar sırasında genel iyilik haline katkıda bulunur.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Ketona (Ketokonazol) adlı ilacın ağızdan alınan tablet formu, potansiyel ciddi karaciğer toksisitesi (hepatotoksisite) ve kalp üzerindeki olası etkileri nedeniyle çok sıkı kullanım koşullarına tabidir.

Uygunluk Kapsamı

Kullanımına İzin Verilen Popülasyonlar:

  • Alternatif tedavilerin mevcut olmadığı veya tolere edilemediği belirli sistemik mantar enfeksiyonları için yetişkinler.
  • Endojen Cushing sendromu tedavisi için 12 yaşın üzerindeki yetişkinler ve ergenler.

Kullanımın Kesinlikle Yasak Olduğu (Kontrendike) Popülasyonlar:

  • Akut veya kronik karaciğer hastalığı olan ya da tedavi öncesinde karaciğer enzim düzeyleri Normalin Üst Sınırının (NÜS) 2 katından fazla olan hastalar.
  • İlaca veya herhangi bir imidazol antifungal ilaca karşı bilinen aşırı duyarlılığı (alerjisi) olan hastalar.
  • Hamile ve emziren kadınlar (kullanım resmi olarak kontrendikedir).
  • Doğuştan veya sonradan gelişen QTc uzaması olan hastalar (ciddi ritim bozukluğu -aritmi- riski nedeniyle).

Uygunlukla İlgili Kısıtlamalar:

  • Ağızdan alınan formu, cilt veya tırnakların yaygın yüzeysel mantar enfeksiyonları için kullanıma uygun değildir.
  • 12 yaşından küçük çocuklarda güvenliği ve etkinliği henüz kanıtlanmamıştır.
  • Yaşlı hastalarda (65 yaş üstü) kullanımı hakkında veri sınırlıdır.

Genel Uygunluk Profiliyle Bağlantı

Resmi düzenleyici belgeler, hasta uygunluğunu, temel olarak karaciğer ve kalp fonksiyonlarıyla ilişkili risklerin belirlediği katı dışlama kriterleri aracılığıyla tanımlamaktadır. İlaç kılavuzu, risk altındaki popülasyonlarda kullanımı açıkça yasaklamakta (kontrendike etmekte) ve ilacı yalnızca alternatiflerin mevcut olmadığı ciddi sistemik durumlar için saklı tutarak son derece kısıtlayıcı bir kullanım profili oluşturmaktadır.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Oral Ketona (Ketokonazol), temel metabolik enzim olan Sitokrom P450 3A4 (CYP3A4)'ün güçlü bir inhibitörü rolü nedeniyle resmi olarak belgelenmiş ve kapsamlı bir etkileşim profiline sahiptir. Bu farmakokinetik etkileşim, düzenleyici belgelerde belirtildiği üzere, birlikte kullanılan çok sayıda ilacın vücuttan temizlenmesini (klerensini) azaltır ve dolayısıyla plazma konsantrasyonlarını artırır.

Resmi Düzenleyici Kısıtlamalar

Belirli ilaçlarla eş zamanlı uygulama, düzenleyici kurumlar tarafından kontrendike (kullanılması yasaklanmış) olarak kabul edilmiştir. Bu yasaklı ilaçlar arasında, belirli antiaritmikler (örneğin dofetilid ve kinidin), bazı sedatifler (örneğin oral midazolam ve triazolam) ve seçilmiş lipid düşürücü ajanlar (örneğin simvastatin ve lovastatin) bulunmaktadır. Bu kısıtlamalar, ilaç maruziyetinin yükselmesinden kaynaklanan QTc uzaması veya miyopati gibi ciddi toksisite riskine dayanmaktadır.

Ketona'nın emilimi, midedeki asit seviyesine bağlıdır. Bu nedenle, antasitler gibi asit düzeylerini azaltan ilaçlarla birlikte kullanımda, yeterli emilimi sağlamak amacıyla en az bir ila iki saatlik bir zaman aralığı bırakılması gerekmektedir. Ayrıca, güçlü CYP3A4 enzim indükleyicileri (örneğin rifampin) ile eş zamanlı kullanım, Ketona'nın plazma konsantrasyonunu düşürerek antifungal etkinliğini potansiyel olarak tehlikeye atacağı için kısıtlanmıştır.

Alkol tüketimi, karaciğer hasarı riskini artırdığı belgelendiği için sınırlandırılmıştır. Etkileşime bağlı advers olay riski, özellikle önceden var olan karaciğer hastalığı veya belirli elektrolit dengesizlikleri bulunan popülasyonlarda daha yüksektir.

Etki mekanizması

Ketona Nasıl Çalışır?

Ketona, ağız yoluyla yüksek biyoyararlanım gösteren bir bileşiktir ve etki mekanizması, mevalonat metabolik yolu içinde bulunan farnesil pirofosfat sentaz (FPPS) enzimine yöneliktir. Bu enzim, temel olarak kemiği yıkan osteoklast hücrelerinde ifade edilir. FPPS'nin inhibisyonu, geranil pirofosfatın farnesil pirofosfata dönüşümünü engeller. Bu moleküler blokaj, farnesil difosfat (FPP) ve geranilgeranil difosfat (GGPP) gibi izoprenoid lipitlerin devam eden sentezini durdurur. FPP ve GGPP, osteoklastlarda hücre iskeleti organizasyonu ve tırtıklı kenar oluşumu için gerekli olan küçük GTPaz'ların (örneğin, Rho, Rac ve Cdc42) prenilasyon süreci için zorunlu substratlardır. Ketona, bu prenilasyonu engelleyerek osteoklast işlevinde bir bozulmaya yol açar; bu durum hücrelerin inaktivasyonuna ve nihayetinde programlı hücre ölümü olan apoptoza ilerler. Bu ardışık süreç, kemik yeniden şekillenmesi dinamiklerini düzenler.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Ketona İzleme Sistemi Nasıl Kullanılır? – Resmi Uygulama Kılavuzu

Ketona izleme sistemi, tam kandaki beta-hidroksibütirat (beta-keton) konsantrasyonunu nicel olarak ölçmek amacıyla tasarlanmış in vitro tanı cihazı (vücut dışı teşhis aracı) olarak tanımlanır. Bu sistem bir ilaç olmayıp, bir izleme aracıdır; kullanımı, resmi sağlık otoriteleri tarafından belirlenen spesifik prosedürel ve çevresel kısıtlamalara tabidir.


Resmi Kullanım Kısıtlamaları ve Numune Gereksinimleri

Kullanım Alanı Düzenleyici Şartnameler
Uygulama Şekli Harici Numune Analizi (In vitro tanı amaçlı kullanım)
İzleme Sıklığı Diyabet kontrol programının etkinliğini takip etmek için gerektiği şekilde
Gerekli Numune Türü (Bireysel) Kılcal damar tam kanı (parmak ucundan kişisel test için)
Gerekli Numune Türü (Profesyonel) Venöz tam kan (EDTA veya lityum heparin içinde toplanmış, 30 dakika içinde kullanılmalıdır)
Hasta Yaş Kısıtlaması Yenidoğanlarda kullanım için tasarlanmamıştır

Gerekli Prosedürel Adımlar

Geçerli bir test sonucu elde etmek için kullanıcının, düzenleyici makamlarca belirlenen aşağıdaki spesifik adımları takip etmesi gerekmektedir:

  1. Hazırlık: Cihaz modelinin gerektirmesi halinde, test şeridi lot numarasına karşılık gelen bir kod çipi kullanılarak metrenin teste hazır olduğundan emin olunmalıdır.
  2. Numune Alma: Onaylanmış bir lanset cihazı kullanılarak parmak ucundan taze bir damla kılcal damar tam kanı elde edilmelidir.
  3. Uygulama: Tek kullanımlık keton test şeridi metreye takılı durumdayken, kan örneği şeridin belirlenen alanına uygulanmalıdır.
  4. Okuma: Metrenin numuneyi işlemesi beklenmeli ve beta-keton konsantrasyon sonucu (genellikle mmol/L cinsinden) görüntülenmelidir.

Bu sistem, iki temel bağlamda kullanım için onaylanmıştır: evde tek bir kişi tarafından kişisel test veya profesyonel sağlık ortamlarında birden fazla hasta testi. Belirtilen numune türü ve numune alma yerine uyulmaması, yanlış sonuca yol açma riski taşır.

Güncel klinik kanıtlar

Yüzeysel Mantar Durumlarına Yönelik Araştırma Kanıtları (Cilt ve Saç Derisi)

Bu bölüm, Ketokonazol'ün topikal kullanımı için yapılan klinik çalışmaların yapısını özetlemektedir. Bu çalışmalar, seboreik dermatit, kepek ve tinea enfeksiyonları gibi yaygın cilt ve saç derisi mantar sorunlarına yönelik randomize araştırmaları içermektedir. Araştırmalar, dalgalı veya epizodik belirtilerle karakterize olan bu durumlarda semptomların zaman içinde nasıl değiştiğini incelemiştir.


Çalışma Odağı: Tinea Enfeksiyonları (Saçkıran, Ayak Mantarı, Kasık Mantarı)

Ketokonazol'ün topikal formülasyonu üzerindeki araştırmalar, tinea enfeksiyonları için kısa süreli randomize kontrollü çalışmalar (RKÇ'ler) ile yürütülmüştür. Bu çalışmalar tipik olarak bileşiği aktif olmayan bir madde (plasebo) ve bazen diğer yaygın antifungal ilaçlarla karşılaştırmıştır. Araştırmacılar, Mikolojik İyileşme (mantarın temizlendiğini teyit etme) ve Klinik İyileşme (araştırmacıların kabuklanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi fiziksel rahatsızlıkla ilgili semptomlara verdiği puanları değerlendirme) gibi sonuçları incelemişlerdir.

Çalışmalar, gözlemlenen popülasyonlarda semptomların belirlenen zaman aralıklarında (genellikle 2 ila 6 hafta) nasıl geliştiğini rapor etmiştir. Bu kanıtlar, kısa zaman aralıkları üzerindeki semptom paternlerinin ve araştırma gözlemlerinin anlaşılmasına katkıda bulunur.


Çalışma Odağı: Seboreik Dermatit ve Kepek

Seboreik dermatit ve kepek araştırmaları, şampuan ve köpük formülasyonlarına odaklanmış ve çok sayıda RKÇ'de değerlendirilmiştir. Araştırmacılar, kabuklanma ve kızarıklık gibi iltihabi veya tahriş edici durumlarla bağlantılı sonuçları, yani araştırmacı değerlendirmelerindeki değişiklikleri izlemiştir. Ayrıca, kaşıntı (pruritus) gibi algılanan rahatsızlıkları tanımlayan hastanın bildirdiği sonuçlar da izlenmiştir. Genel kanıt yapısı, çoklu RKÇ'lere dayanmaktadır.


Araştırmada Henüz Belirsiz Olanlar

Araştırma, Ketokonazol hakkında nelerin bilindiğini ve nelerin hala belirsiz olduğunu vurgulamaktadır. Tüm formülasyonlar için, akut semptomlar çözüldükten sonra takip süreleri genellikle sınırlı olduğundan, uzun vadeli etkileri tam olarak belirlenmemiştir. Ayrıca, ciddi sistemik enfeksiyonlar (örneğin blastomikoz) için kullanılan oral tablet kanıtları, daha eski, karşılaştırmalı olmayan çalışma tasarımlarına dayanmaktadır, bu da bazı alanlarda kesinliğin düşük kaldığı anlamına gelir. Daha yeni sistemik antifungal tedavilere karşı karşılaştırmalı kanıt eksikliği bulunmaktadır. Sonuçlar yalnızca çalışılan popülasyonlar için geçerlidir ve araştırmalar, bir bireyin gözlemlenen grup paternlerine benzer şekilde yanıt verip vermeyeceğini belirlemez.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Ketona Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


S: Ketona oral yolla alınan bir ilaç mıdır, yoksa topikal bir ilaç mıdır?

Ketona'nın etken maddesi olan ketokonazol, farklı kullanım türleri için çeşitli formülasyonlarda bulunur. Resmi ürün bilgileri, sistemik (oral) uygulama için tabletler ve cilde veya saç derisine topikal uygulama için de kremler, şampuanlar, jeller ve köpükler olarak üretildiğini ifade etmektedir. Bu formlar, vücut içine emilerek sistemik etki göstermesi veya belirli bir alana hedeflenmiş uygulama için tasarlanmıştır.


S: Ketona'nın oral formu hangi spesifik enzimlerle etkileşime girer?

Düzenleyici uyarılar, oral tablet formülasyonunun, diğer birçok ilacın işlenmesinden sorumlu temel bir enzim olan Sitokrom P450 3A4'ün (CYP3A4) güçlü bir inhibitörü olduğunu göstermektedir. Bu durum, düzenleyici belgelerde de belirtildiği gibi, ilaç etkileşimi potansiyelini önemli bir husus haline getirmektedir. Mantar hücreleri içinde, ilaç lanosterol 14-alfa demetilaz enzimini bloke ederek hareket eder. İnsan hücrelerinde, aynı zamanda steroid 17-alfa-hidroksilaz/17,20 liyazı da engellediği belirtilmektedir.


S: Topikal kremlerde ne tür baz bileşenler kullanılır?

Resmi ürün açıklamasına göre, topikal kremler, aktif bileşen olan ketokonazolü sulu bir krem taşıyıcı (vehikül) içinde süspanse edilmiş halde içerir. Kremin dokusunu ve stabilitesini sağlayan, baz oluşturan yardımcı maddeler ise genellikle setil alkol, stearil alkol, propilen glikol, sorbitan monostearat ve polisorbatlar gibi bileşikleri içerir.


S: Ketona mantar hücre duvarında nasıl etki eder?

Ketona, bir azol grubu antifungal ilacıdır. Etki mekanizması, mantar hücresi zarının yapısını ve bütünlüğünü korumak için hayati bir madde olan ergosterol sentezini bloke etmeyi içerir. Ürün etiketlerinde açıklanan resmi etki mekanizması, hücre duvarı yapısına değil, mantar hücre zarı üzerindeki etkisine odaklanmıştır.

Ketona nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Ketona (Ketokonazol) isimli ilacın saklanması ve imha edilmesi, ürünün stabilitesini ve güvenliğini sağlamak için resmi düzenleyici etiketlemede tanımlanan koşullara kesinlikle uymalıdır.

Saklama Koşulları

Ketona'nın tüm formülasyonları (tabletler, kremler ve şampuanlar), Kontrollü Oda Sıcaklığında, özellikle 20 C ile 25 C (68 F ile 77 F) arasında saklanmalıdır. İlacı, kapağı sıkıca kapalı olarak orijinal ambalajında tutmak ve hem ışıktan hem de aşırı nemden korumak zorunludur.

Önemli bir nokta olarak, ürünün donmaya karşı korunması gerekmektedir. Yanlışlıkla yutulmasını önlemek amacıyla, tüm formları çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde muhafaza edilmelidir.

İmha Talimatları

Kullanılmamış veya son kullanma tarihi geçmiş Ketona, yetkili bir ilaç geri alma programı kullanılarak imha edilmelidir. Eğer ilaç, çekici olmayan bir maddeyle karıştırılır ve kapalı bir kaba konursa, ev çöpüne atılmasına izin verilebilir.

Antifungal ajanın atık su sistemine girmesini önlemek için ilaç lavaboya veya tuvalete dökülmemelidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Ketona eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: