Ketoflam

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Tıbbi inceleme

Marina Burgos

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Ketoflam hakkında genel bakış

Ketoflam: Kimlik, Bileşim ve Farmakolojik Sınıfı

Ketoflam, etken maddesi olarak Ketoprofen içeren bir farmasötik preparattır. Ketoprofen, Nonsteroidal Anti-inflamatuar İlaç (NSAİİ) olarak bilinen güçlü, sentetik bir bileşiktir. Kimyasal olarak propiyonik asit türevleri alt grubuna ait olan bu tek bileşenli ilaç, genellikle akut semptomlardan hızlı bir rahatlama gerektiğinde kullanılan bir anti-enflamatuar ajan olarak öne çıkar.

Ketoprofen'in temel işlevi, Siklooksijenaz (COX) enzimlerini geri dönüşümlü olarak engellemektir. Bu etki önemlidir, çünkü COX enzimleri vücudun ağrı, iltihaplanma ve ateş tepkilerini başlatan ana kimyasal haberciler olan prostaglandinlerin sentezinden sorumludur. Bu engelleme, prostaglandin üretimini azaltarak vücut tepkilerini hafifletir.

Mevcut Formları ve Ketoprofen'in Çift Yönlü Uygulaması

Ketoprofen, farklı uygulama ihtiyaçlarına uygun çeşitli dozaj şekillerinde üretilmektedir. Bunlar arasında ağız yoluyla alınan katı formlar (kapsüller, tabletler), enjeksiyon yoluyla (parenteral) uygulama için çözeltiler ve jel ile krem gibi topikal preparatlar bulunur. Formlardaki bu çok yönlülük temel bir ayrım sağlar: Sistemik formlar kan dolaşımına emilerek yaygın bir etki sağlarken, topikal formlar ilacın etkilenen eklem veya kas gibi lokal rahatsızlık alanında yoğunlaşmasına olanak tanır.

Ketoflam'ın Genel Tedavi Amacı

Bu Ketoprofen bazlı preparatın temel tedavi amacı, üç yönlü bir etki aracılığıyla kapsamlı semptomatik rahatlama sağlamaktır: güçlü bir anti-enflamatuar (iltihap giderici), analjezik (ağrı kesici) ve antipiretik (ateş düşürücü) olarak işlev görür. Prostaglandin yolunu modüle ederek çalışan Ketoflam, akut fiziksel belirtileri hızla gidermek için özel olarak kullanılır. Bu etki, iltihaplanma süreçleriyle ilişkili ağrı, şişlik ve rahatsızlık semptomlarının kontrolünde opioid olmayan bir yaklaşım sunar.

Ketoflam ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Ketoflam'ın (Ketoprofen) güvenlik profili, advers reaksiyonları sıklığa ve etkilenen vücut sistemine göre sınıflandıran resmi ruhsatlandırma belgelerinde kayıt altına alınmıştır. Bu sınıflandırmalar, risk temelini ve bağlama özgü kullanım kısıtlamalarını belirler.

Resmi Advers Reaksiyonlar ve Sıklık Kategorileri

Advers reaksiyonlar, etkiledikleri fizyolojik sisteme göre gruplandırılır. Hastaların geniş bir bölümünde belgelenen Yaygın reaksiyonlar, çoğunlukla dispepsi (hazımsızlık), bulantı, karın ağrısı, ishal ve kabızlık şeklinde Gastrointestinal Sistemi ilgilendirir. Sinir Sistemi ile ilgili yaygın sınıflandırılan etkiler arasında baş ağrısı ve baş dönmesi bulunur. Daha ciddi etkiler, potansiyel ciddiyetleri nedeniyle genellikle Nadir olarak sınıflandırılır veya ruhsatlandırma uyarılarına konu olur.

Ciddi Advers Reaksiyonlar ve Kılavuz Uyarıları

Resmi etiketleme, ciddi komplikasyon riskine ilişkin açık güvenlik beyanları içerir. Bunlar arasında, tedavi sırasında herhangi bir zamanda önceden uyarı semptomu olmaksızın ortaya çıkabilecek kanama, ülserasyon ve perforasyon gibi şiddetli Gastrointestinal Olaylar riskinin artması yer alır. Ayrıca, ilaç miyokard enfarktüsü (kalp krizi) ve inme dahil olmak üzere ciddi Kardiyovasküler Trombotik Olaylar riski taşır. Bu risk, kullanım süresinin uzamasıyla artış gösterebilir.

Özellikli Gruplar ve Bağlamsal Güvenlik Notları

Belirli hasta grupları ve klinik bağlamlar özel güvenlik notlarına tabidir. Yaşlı yetişkinlerin, ciddi gastrointestinal advers olaylar açısından daha yüksek risk altında olduğu bilinmektedir. Kullanım sırasında Gebeliğin üçüncü trimesteri risklidir ve fetal duktus arteriyozusun erken kapanma riski nedeniyle kesinlikle kontrendikedir (yasaktır). Özel bir ruhsatlandırma kısıtlaması olarak, Koroner Arter Bypass Greft (CABG) cerrahisi bağlamında perioperatif ağrı yönetimi için Ketoprofen kullanımı kontrendikedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır?

Ketoprofen doz aşımına ilişkin resmi ruhsatlandırma profili, çeşitli belirtileri ve zorunlu acil durum protokollerini tanımlar. Belgelenmiş doz aşımı tabloları genellikle bulantı, kusma (kan içerebilir), mide ağrısı ve ishal gibi gastrointestinal etkileri içerir. Ayrıca, baş ağrısı, baş dönmesi, uyuşukluk, konfüzyon (zihin karışıklığı) ve ajitasyon gibi Merkezi Sinir Sistemi (MSS) etkileri de not edilmektedir.

Ciddi sonuçlar mümkündür ve birden fazla fizyolojik sistemi etkileyebilir. Bu hayatı tehdit eden belirtiler arasında akut böbrek yetmezliği, nöbetler, koma ve önemli gastrointestinal kanama riski bulunur. Hipotansiyon, hipertansiyon ve konjestif kalp yetmezliği gibi kardiyovasküler riskler de belgelenmiştir.

Doz aşımından şüphelenildiğinde acil tıbbi yardım gereklidir ve resmi kılavuzlar derhal yardım istenmesi gerektiğini belirtir. Bu, Ketoprofen doz aşımı için bilinen spesifik bir panzehir olmadığı için kritik öneme sahiptir. Sonuç olarak, yönetim sadece semptomatik ve destekleyici bakıma dayanır. Doz aşımı senaryosunun yönetimi için gastrik dekontaminasyon (midenin temizlenmesi), hayati belirtilerin izlenmesi ve EKG çekilmesi gibi prosedürel müdahaleler resmi olarak endikedir. Yüksek doz aşımı yetişkinlerde ve çocuklarda ciddi hasara neden olabilir ve şiddetli böbrek hasarı diyaliz gerektirebilir.

Ketoflam’in terapötik kullanımları

Ketoflam'ın Tedavi Ettiği Durumlar: Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Ketoflam, öncelikle fiziksel rahatsızlıklar, iltihabi veya tahriş edici durumlar ve sistemik dengesizlikler ile ilişkili semptomları hafifletme ihtiyacı olan alanlarda ek semptomatik destek sağlamak amacıyla kullanılır. Bu ilaç, genel olarak hastaların farklı terapötik alanlardaki semptom dalgalanmalarıyla daha istikrarlı bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olmak için kullanılır.

Ketoflam, özellikle akut ataklarla veya dönemsel ya da değişken belirtilerle seyreden durumlarla ilişkili rahatsız edici semptomların yönetiminde kullanılır. Bu kullanım alanları; romatoid artrit ve osteoartrit gibi iltihabi durumların yönetimini, ayrıca menstrüel kramplar (dismenore), baş ağrıları, diş rahatsızlıkları ve yumuşak doku yaralanmaları (burkulma veya zorlanma gibi) ile ilişkili akut ağrının giderilmesini içerebilir. Bu yaklaşım, zorlu ataklar sırasında hastayı destekler ve genel semptom yükünün hafifletilmesine katkıda bulunabilir.

Terapötik yaklaşım, genellikle konfor ve semptom yönetimine odaklanmıştır. Klinik kılavuzlarda belirtildiği gibi, “İlaç, hastaların artan ağrı ve iltihabi durumlar yaşadığı koşullarda semptomatik yönetimin bir parçası olabilir.” Bu etki, şiddetlenen semptom dönemlerinde konforun artmasına katkı sağlar ve iltihabi semptomlarla ilişkili fonksiyonel istikrarın korunmasına yardımcı olabilir.


Kısa Bilgi: İltihabi Durumlara Bağlı Semptomları Hafifletmek İçin Önemlidir Ketoflam, fiziksel rahatsızlık, sistemik dengesizlik ve iltihabi durumlar çevresinde kümelenen semptomları hafifletmede önemlidir ve günlük işlevi aksatan semptomlar daha yıkıcı hale geldiğinde destek sunar.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Resmi Uygunluk ve Kullanılmaması Gereken Durumlar

Ketoflam (Ketoprofen) ilacının kullanımı, resmi düzenleyici etiketleme bilgileriyle sıkı bir şekilde belirlenmiştir ve esas olarak yetişkinler için tasarlanmıştır. Belirli sağlık koşulları ve hasta grupları, ilacı kimlerin kesinlikle kullanmaması gerektiğini (kontrendikasyonlar) veya kimlerin özel dikkat göstermesi gerektiğini belirler.

Mutlak Kontrendikasyonlar

Ketoflam, aşağıdaki durumların varlığında kontrendikedir (kullanımı yasaktır):

  • Ketoprofen veya diğer steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlara (NSAİİ'ler) karşı bilinen aşırı duyarlılık (hipersensitivite) öyküsü.
  • Aspirine Duyarlı Astım geçmişi olan kişiler.
  • Şiddetli kalp yetmezliği, şiddetli böbrek yetmezliği veya şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalar.
  • Aktif peptik ülser, mide-bağırsak (GI) kanaması veya delinmesi (perforasyon) olan hastalar.
  • Hamileliğin üçüncü trimesteri dönemi.
  • Koroner Arter Baypas Greft (KABG) cerrahisi sonrasındaki dönem.

Kısıtlı ve Uygun Olmayan Kullanım Alanları

İlacın güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmadığı için çocuk ve ergenler (pediyatrik popülasyon) için önerilmemektedir. Yaşlı yetişkinlerin ise artan riskler nedeniyle yakın tıbbi gözetim altında olması gerekmektedir.

Aşağıdaki rahatsızlık öyküsüne veya varlığına sahip hastaların ilacı kullanırken dikkatli olması ve izlenmesi gerekir:

  • Kardiyovasküler hastalıklar (kalp ve damar hastalıkları) öyküsü.
  • Kontrol altında olmayan yüksek tansiyon (hipertansiyon).
  • Resmi reçeteleme bilgisinde belirtilen orta derecede böbrek veya karaciğer yetmezliği.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Ketoflam (Ketoprofen) için resmi ruhsatlandırma profili, diğer maddelerle olan çeşitli farmakodinamik ve farmakokinetik etkileşimleri belgelemektedir.

Etkileşim Kapsamı

Kategori Resmi Ruhsatlandırma Belgesi Beyanı
Belgelenmiş etkileşimleri olan ilaç kategorileri NSAİİ'ler, Salisilatlar, Oral Antikoagülanlar, Kortikosteroidler, Antiplatelet Ajanlar, Diüretikler, ACE İnhibitörleri, Lityum preparatları, Metotreksat, Probenesid.
Özel etkileşen ilaçlar (açıkça listelenmişse) Aspirin, Warfarin, Furosemid, Tiyazidler, Probenesid, Lityum, Metotreksat.
Etkileşimlerin Mekanik Temeli (etikette belirtilmişse) Prostaglandin Sentezinin İnhibisyonu (böbrek fonksiyonunu ve natriürezi etkiler); Renal Klerensin Azalması (ilaç seviyelerinin yükselmesine yol açar); GİS kanama riskinde Sinerjistik Etki.
Popülasyona Özgü Etkileşim Notları Yaşlılar, azalmış böbrek klerensi nedeniyle daha yüksek plazma konsantrasyonlarına sahip olabilirler. Diüretik veya ACE İnhibitörü kullanan hastalar, böbrek yetmezliği geliştirme açısından daha yüksek risk altındadır.
Etkileşimle İlgili Kısıtlamalar Diğer NSAİİ'ler/Salisilatlar ve Probenesid ile birlikte kullanımı genellikle tavsiye edilmez. Ciddi gastrointestinal advers olay riskini artırdığı için alkol ile birlikte tüketimi kısıtlıdır.

Ortaya Çıkan Etkileşim Yapısı

Resmi etkileşim beyanları şunlardır:

  • Diğer NSAİİ'ler veya Aspirin ile eş zamanlı kullanımı, advers etki ve kanama potansiyelindeki artış nedeniyle genellikle önerilmez.
  • Warfarin veya Kortikosteroidler ile birlikte kullanımı, GİS kanama riski üzerinde sinerjistik (artırıcı) bir etkiye sahiptir.
  • Ketoprofen, ACE İnhibitörleri ve Diüretiklerin antihipertansif veya natriüretik etkilerini azaltabilir (zayıflatabilir).
  • Lityum ile birlikte kullanımı, renal lityum klerensinde azalmaya ve plazma lityum seviyelerinde yükselmeye neden olur.
  • Probenesid ile kombinasyonu, Ketoprofen'in plazma klerensini önemli ölçüde azalttığı için önerilmez.
  • Metotreksat ile eş zamanlı kullanımı, ilacın eliminasyonunu inhibe ederek Metotreksat'ın serum seviyelerinde yükselmeye yol açabilir.

Genel etkileşim profiliyle bağlantısı: Ruhsatlandırma belgeleri, Ketoflam etkileşim yapısını, öncelikle ilacı diğer GİS-toksik veya anti-pıhtılaşma ajanlarıyla birleştirmeye karşı yasaklar koyarak ve Lityum ile Metotreksat gibi ilaçların klerensini nasıl değiştirdiğini detaylandırarak tanımlar. Bu yapı, artan sistemik maruziyet veya ek risk oluşturmaya odaklanarak eş zamanlı kullanıma özel kısıtlamalar getirilmesini gerektirir.

Etki mekanizması

Ketoflam Nasıl Çalışır?

Ketoprofen'in (Ketoflam) etki mekanizması, birden fazla eikozanoid yolunu etkileyen non-selektif enzim inhibisyonu ve bununla birlikte belirgin bir ağrı sinyalizasyonu modülasyonu üzerine kurulmuştur.


İltihabi Arabulucu Sentezinin İkili Kısıtlaması

Mekanizma, hem Siklooksijenaz (COX-1 ve COX-2) enzimlerinin hem de 5-Lipooksijenaz (5-LOX) enziminin geri dönüşümlü olarak inhibe edilmesini içerir. Bu ikili engelleme, araşidonik asidin iki ana kimyasal arabulucu sınıfına dönüşümünü kısıtlar: COX yoluyla üretilen prostaglandinler ve 5-LOX yoluyla üretilen lökotrienler. İlaç, bu kimyasal arabulucuların üretimini eş zamanlı olarak kısıtlayarak, damar geçirgenliği ve nosiseptör duyarlılığı ile ilgili lokal fizyolojik süreçleri düzenler.


Ağrı Sinyali İletiminin Modülasyonu

Ketoprofen'in etki mekanizması, arabulucuların baskılanmasının ötesine geçer ve çevresel ağrı (nosiseptif) sinyallerinin iletimini doğrudan etkiler. Bu madde, yaralanma sırasında salınan ve çevresel ağrı liflerini (nosiseptörleri) doğrudan uyaran bir peptit olan Bradikinin tarafından etkinleştirilen sinyal kaskadına müdahale eder. Bu eylem, duyarlılığı artıran prostaglandinlerin azalmasıyla birleştiğinde, çevresel sinir sisteminin genel aktivitesini modüle eder. Bu, aynı zamanda hipotalamusta prostaglandin sentezini bloke ederek vücudun termal ayar noktasının yukarı doğru ayarlanmasını önleyen bir etkiyi de içerir.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Ketoflam Nasıl Kullanılır?

Ketoflam (Ketoprofen) uygulaması, farmasötik formuna göre belirlenir; sistemik etki için ağız yoluyla (oral) ve lokalize uygulama için kutanöz/topikal olarak resmi onaylanmış yollar mevcuttur.

Romatoid artrit veya osteoartrit gibi kronik durumlar için, standart ağızdan kullanım rejimi, Hemen Salınan formlarla günde dört kez 50 mg veya günde üç kez 75 mg şeklinde olabilir; veya Uzatılmış Salınımlı form kullanılıyorsa tek bir 200 mg doz şeklinde olabilir. Ağrı veya dismenore gibi akut ihtiyaçlar için, Hemen Salınan formlar gerektiğinde her 6 ila 8 saatte bir 25 mg ila 50 mg olarak dozlanır. Her durumda, ağızdan maksimum günlük alım genellikle 300 mg ile sınırlıdır ve Uzatılmış Salınımlı form akut ağrı için önerilmez.

Olası mide-bağırsak rahatsızlıklarını hafifletmek amacıyla oral dozlar yiyecek, süt veya bir antasit ile birlikte alınabilir; bu kullanım, emilen toplam ilaç miktarını etkilemez. Tedavi, evrensel olarak gerekli olan en kısa süre için en düşük etkili dozun kullanılması prensibine dayanır. Topikal kullanım, etkilenen bölgeye ince bir jel tabakasının nazikçe masajla yedirilmesini içerir ve tipik olarak günde iki ila dört kez uygulanır. Bu kür genellikle yedi günle sınırlıdır ve uygulama bölgesi tıkayıcı bandajlarla kapatılmamalıdır. Ayrıca, olası fizyolojik değişiklikler dikkate alınarak yaşlı yetişkinlerin tedaviye daha düşük dozlarla başlamaları tavsiye edilir.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Ketoflam (Ketoprofen) Çalışmalarına Genel Bakış


1. Kronik İnflamatuar Eklem Durumlarında Kullanım Kanıtı

Yapılan araştırmalar, romatoid artrit (RA) ve osteoartrit (OA) gibi dönemsel veya dalgalanan belirtilerle kendini gösteren durumlar bağlamında ilacı incelemiştir. Bu çalışmalar temel olarak kısa ila orta vadeli Randomize Kontrollü Çalışmalar (RKÇ) ve sistematik derlemelerden oluşmaktadır. Araştırmacılar, yetişkin popülasyonlarda fiziksel rahatsızlık (ağrı şiddeti) ve fonksiyonel denge bozukluğu (eklem hassasiyeti, sertlik ve hareket kabiliyeti) ile ilgili sonuçları ölçerek semptomların zaman içinde nasıl değiştiğini incelemiştir.

Ölçülen sonuçların plaseboya veya benzer araştırma bağlamlarında kullanılan diğer nonsteroid antiinflamatuar ilaçlara (NSAİİ'ler) göre nasıl raporlandığını tanımlayan karşılaştırmalı kanıtlar genellikle mevcuttur. Çalışmalar, gözlemlenen popülasyonlarda semptomların gelişimini rapor etmekte ve bulgular, tipik olarak hastaları 12 haftaya kadar takip eden bu çalışmalarda gözlemlenen örüntüleri tanımlamaktadır.

2. Akut Ağrı ve İnflamasyonda Kullanım Kanıtı

Cerrahi bir işlem sonrası veya yumuşak doku yaralanması nedeniyle yaşananlar gibi akut ağrı durumlarında bu ilaçla ilgili kayda değer miktarda araştırma yapılmıştır. Bu değerlendirmeler çoğunlukla tek dozluk ve kısa süreli Randomize Kontrollü Çalışmalardan (RKÇ) oluşmaktadır. Araştırmacılar, kısa vadeli semptom değişikliklerini incelemeye odaklanmış; ölçülen ağrı değişiminin başlangıcına kadar geçen süre ve ilk birkaç saat içinde ölçülen toplam semptom azalması gibi bitiş noktalarına yoğunlaşmıştır.

Araştırmalar, bu kontrollü, kısa süreli araştırma ortamlarında gözlemlenen popülasyonlarda semptomların nasıl geliştiğine dair örüntüleri tanımlamaktadır. Bulgular, hastaların akut ataklar sırasında algıladıkları rahatsızlıkları nasıl raporladıklarını anlamaya katkıda bulunur. Bazı karşılaştırmalı analizler, özellikle dozlamayı takiben hemen ilk dönemde, plasebo için rapor edilenlerden farklı ölçülen sonuçları tanımlamıştır.


6. Ketoflam Araştırmalarında Hala Belirsiz Olanlar

Kısa vadeli araştırmalar güçlü olsa da, çalışmalar kronik, sürekli kullanımın ölçülen sonuçlarını kesin olarak ele almamaktadır. Kanıtlar, çok yıllık tedavi planlarında ilacın profili hakkında bilinenleri ve hala belirsiz olanları vurgulamaktadır. Belirli hasta alt gruplarına (örneğin, bazı önceden var olan komorbiditelere sahip olanlar veya yetişkin yaş aralığının uç noktalarındakiler) bulguların nasıl uygulanabileceği konusunda araştırma, sınırlı veya belirsiz bilgi sunmaktadır. Çocuklar veya hamile kadınlar gibi belirli gruplar için, bazı endikasyonlara yönelik veriler genellikle kısıtlı veya yetersizdir.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Ketoflam Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: Ketoflam ne amaçla kullanılır?

C: Ketoflam (ketoprofen), hafif ila orta şiddette ağrıyı tedavi etmek ve iltihabı (inflamasyonu) ve ateşi düşürmek için kullanılan bir nonsteroid antiinflamatuar ilaçtır (NSAİİ). Genellikle şu durumlar için reçete edilir:

  • Romatoid artrit ve osteoartrit
  • Adet sancısı (primer dismenore)
  • Kas ağrısı, burkulmalar ve zorlanmalar
  • Gut hastalığı

S: Ketoflam'ı nasıl kullanmalıyım?

C: Ketoflam tipik olarak kapsül veya tablet şeklinde ağız yoluyla alınır. Mide rahatsızlığını azaltmaya yardımcı olmak için ilacın yemek veya süt ile birlikte alınması sıklıkla önerilir. Kullanılacak doz ve alınma sıklığı, tedavi edilen özel duruma bağlı olacaktır ve sağlık uzmanınız tarafından reçete edildiği şekilde kesinlikle uygulanmalıdır.

Reçete edilenden daha büyük bir doz almayınız veya daha sık kullanmayınız.

S: Ketoflam'ın yaygın yan etkileri nelerdir?

C: Her ilaç gibi Ketoflam'ın da yan etkileri olabilir, ancak herkes bunları deneyimlemeyebilir. En yaygın yan etkiler çoğunlukla sindirim sistemini etkiler ve şunları içerir:

  • Mide ağrısı, hazımsızlık veya mide ekşimesi
  • Bulantı veya kusma
  • İshal veya kabızlık

Diğer yaygın yan etkiler şunları içerebilir:

  • Baş dönmesi veya baş ağrısı
  • El veya ayaklarda şişlik (ödem)

Herhangi bir şiddetli veya endişe verici yan etki yaşarsanız, derhal doktorunuza başvurunuz.

S: Ketoflam kullanırken alkol içebilir miyim?

C: Ketoflam kullanırken alkol tüketimini sınırlandırmak veya tamamen kaçınmak genellikle tavsiye edilir. Hem alkol hem de Ketoflam, mide zarını tahriş etme ve mide kanaması veya ülser gibi ciddi yan etki riskini artırma potansiyeline sahiptir. Bu ikisini birleştirmek, söz konusu riski önemli ölçüde artırabilir.

S: Ketoflam dozunu atlarsam ne yapmalıyım?

C: Bir dozu atlarsanız, aklınıza geldiği anda hemen alınız. Ancak, bir sonraki planlanmış dozun zamanı neredeyse gelmişse, atlanmış dozu almayınız ve normal doz programınıza devam ediniz. Atlanan dozu telafi etmek için asla çift doz almayınız. Eğer emin değilseniz, sağlık uzmanınıza veya eczacınıza danışınız.

Ketoflam nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Ketoflam (Ketoprofen) ilacının saklanması ve imha edilmesi işlemleri, farmasötik kalitenin korunması ve güvenliğin sağlanması için resmi düzenleyici kılavuzlara kesinlikle uyarak yapılmalıdır.

Saklama Koşulları

Ketoflam'ın ağızdan alınan formları, tipik olarak 20 C ila 25 C arasında olan Kontrollü Oda Sıcaklığında muhafaza edilmelidir. Ürünün ışıktan, aşırı ısıdan ve nemden korunması gerekmektedir. İlacı, kapağı sıkıca kapatılmış bir şekilde orijinal ambalajında tutmak ve dondurmaktan kaçınmak zorunludur.

Çocuk Güvenliği İçin Saklama

Bu ilacın tüm formları, çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde saklanmalıdır. Kazara yutulmayı önlemek amacıyla, ürün genellikle çocuk emniyet kilitli bir kapakla birlikte verilmektedir.

İmha Talimatları

Kullanılmamış veya süresi dolmuş Ketoflam, yerel düzenlemelere uygun olarak veya yetkili bir ilaç geri toplama programı aracılığıyla imha edilmelidir. İlaç, kesinlikle atık su yoluyla (tuvalete atarak veya lavaboya dökerek) imha edilmemeli veya ev çöpüne atılmamalıdır. Ancak, istenmeyen bir maddeyle (örneğin, kullanılmış kahve telvesi gibi) karıştırılıp kapalı bir kaba konularak hazırlanması durumunda ev çöpüne atılması mümkündür.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Ketoflam eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: