Kepros

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Kepros

Tıbbi inceleme

Marina Burgos

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Kepros hakkında genel bakış

Kepros, akut ağrının kısa süreli tedavisi için geliştirilmiş güçlü bir ilaçtır. Amacı, narkotik olmayan (non-narkotik) güçlü bir ağrı kesici etki sunmak ve sıklıkla opioid-koruyucu ajan görevi görerek opioid (morfin benzeri) ilaç ihtiyacını azaltmaktır.

Temel Özellik Açıklama
Etkin Madde Ketorolak Trometamin
Farmakolojik Sınıf Non-steroid Anti-inflamatuvar İlaç (NSAİİ)
Form Çeşitleri Oral tabletler, Enjektabl çözelti, Oftalmik çözelti, Nazal sprey
Yaygın Kullanım Alanı Akut Ağrının Giderilmesi
Kökeni Sentetik (Asetik asit türevi)

Ketorolak'ın Tipi ve Sınıflandırılması

Kepros, etkin madde olarak Ketorolak Trometamin içeren ticari bir preparattır. Resmi olarak, anti-inflamatuvar (iltihap giderici), analjezik (ağrı kesici) ve antipiretik (ateş düşürücü) özellikleriyle bilinen bir ilaç grubu olan Non-steroid Anti-inflamatuvar İlaç (NSAİİ) olarak sınıflandırılır. Kimyasal yapısı incelendiğinde, Ketorolak sentetik bir asetik asit türevidir.

Piyasada bulunan yaygın, reçetesiz NSAİİ'ler ile karşılaştırıldığında, Ketorolak önemli ölçüde daha yüksek bir ağrı kesici güce (analjezik potens) sahiptir. Yapılan bir derlemede, bu ilacın ağrı tedavisi için kullanıldığı ve ateş ile şişliğin giderilmesinde de rol oynadığı belirtilmiştir. Bu artırılmış kabiliyeti, özellikle cerrahi operasyon sonrası gibi yoğun ağrıların yönetilmesi için klinik olarak kabul görmüştür.


Bileşimi ve Genel Faydası

Tek etken maddeli bir ürün olarak Kepros, yalnızca Ketorolak Trometamin maddesinin etkisine dayanır. Ürün; oral tabletler, parenteral (enjeksiyon yoluyla) kullanım için enjektabl çözelti, özel bir oftalmik (göz) çözeltisi ve bir nazal sprey dahil olmak üzere çeşitli uygulama türleri oluşturmak için farklı farmasötik bileşenler kullanılarak hazırlanır. Bu çeşitlilik sayesinde ağız, enjeksiyon, göz ve burun yoluyla uygulanabilir.

İlacın genel faydası, non-selektif bir Siklooksijenaz (Cyclooxygenase) inhibitörü olarak işlev gören mekanizmasından kaynaklanır. Araştırmalar, Ketorolak'ın prostaglandin sentezini etkin bir şekilde engellediğini ortaya koymaktadır. Bu durum, ilacın ağrı sinyallerinin iletilmesinden, iltihaplanmanın ve ateşin başlamasından öncelikli olarak sorumlu olan temel kimyasal habercileri—yani prostaglandinleri—bloke ederek çalıştığı ve akut dönemlerde kapsamlı rahatlama sağladığı anlamına gelir.

Kepros ile hangi yan etkiler görülebilir?

Ketorolak Trometamin'in (Kepros) resmi olarak belgelenmiş güvenlik profili, ciddi, potansiyel olarak ölümcül advers reaksiyonlara odaklanmakta ve kullanımına katı sınırlamalar getirmektedir. Düzenleyici otoriteler tarafından, bu ciddi olayların riskinin doza bağlı olduğu ve tedavi süresi uzadıkça arttığı bildirilmektedir.

Ciddi Advers Reaksiyonlar

Düzenleyici etiketleme, bazı ciddi komplikasyonlara dikkat çekmektedir. Bunlar arasında, uyarıcı belirtiler olmaksızın ortaya çıkabilen ve ölümcül olabilen gastrointestinal (Gİ) ülserasyon, kanama ve perforasyon (delinme) yer alır. Non-steroid Anti-inflamatuvar İlaç (NSAİİ) olarak Ketorolak, miyokard enfarktüsü (kalp krizi) ve inme (felç) gibi ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar riskinde artış ile ilişkilidir. Belgelenmiş diğer ciddi riskler ise akut böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği ve anafilaktik reaksiyonlar (şiddetli alerjik tepkiler) olarak sıralanmaktadır.

Yaygın Advers Etkiler ve Organ Sistemleri

Klinik çalışmalarda genellikle hastaların yaklaşık %1 ila %10'unda görülen en sık bildirilen etkiler, çoğunlukla sindirim ve sinir sistemlerini ilgilendirir:

  • Gastrointestinal: Bulantı, dispepsi (hazımsızlık), karın ağrısı, gaz (flatulans) ve ishal/kabızlık.
  • Sinir Sistemi: Baş ağrısı, baş dönmesi ve uyku hali.
  • Diğer: Ödem (sıvı tutulumuna bağlı şişlik), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) ve pruritus (kaşıntı).

Popülasyona Özgü Güvenlik Kısıtlamaları

Güvenlik belgeleri, yaşlı yetişkinlerin ciddi Gİ ve böbrek advers olayları açısından daha büyük risk altında olduğunu açıkça belirtmektedir. İlaç; ileri böbrek yetmezliği, aktif peptik ülser hastalığı veya Gİ kanama öyküsü olan hastalarda kontrendikedir. Ayrıca, fetüs veya bebek için potansiyel riskler nedeniyle gebelik üçüncü trimesteri ve emzirme döneminde kullanımı da kontrendikedir. İlaç etiketinde, koroner arter baypas greft (KABG) ameliyatı bağlamında ve diğer NSAİİ'ler veya aspirin ile kombinasyon halinde kullanımı da yasaklanmıştır.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır

Kepros doz aşımı vakalarında, düzenleyici belgeler bilinen spesifik bir antidotun olmadığını doğruladığı için, tedavi genellikle semptomlara yönelik ve destekleyici bakım ile yönetilir. Hastaların, uygun değerlendirme ve izleme süreçlerinin başlatılması için şüphelenilen herhangi bir doz aşımı durumunda derhal tıbbi yardım alması gerekmektedir.

Belgelenmiş klinik belirtiler sıklıkla gastrointestinal ve merkezi sinir sistemini etkiler; bunlar arasında uyuşukluk, uyku hali, bulantı, kusma ve epigastrik ağrı (mide üstü ağrısı) bulunmaktadır. Resmi etiketlemede belirtilen diğer belirtiler ise karın ağrısı ve hiperventilasyondur (hızlı ve derin nefes alma).

Ciddi Sonuçlar ve Acil Eylemler

Çoğu belirti geri döndürülebilir olsa da, nadiren görülen ciddi sonuçlar düzenleyici profillerde listelenmiştir; bunlar arasında akut böbrek yetmezliği, solunum depresyonu, koma, hipertansiyon ve önemli gastrointestinal kanama yer alır.

Dört saat içinde görülen büyük oral doz aşımı vakaları (normal dozun 5 ila 10 katı) için, resmi yönetim protokolleri; aktif kömür verilmesi, emezis (kusturma) ve/veya ozmotik katartik (müshil) uygulanması gibi prosedürleri önerebilir. Düzenleyici kılavuzlar, yaşlı hastaların ciddi gastrointestinal olaylar için daha büyük risk altında olduğunu belirtmektedir; bu, doz aşımı yönetiminde önemli bir husustur.

Kepros’in terapötik kullanımları

Kepros Ne Tedavi Eder: Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Kepros, yaralanmalardan veya ameliyat sonrası hemen sonrası gibi durumlardan kaynaklanan, orta ila şiddetli yoğunluktaki fiziksel rahatsızlık ile karakterize olan ve belirtilerin arttığı dönemlerde kullanılır. Bu ilaç, özellikle kısa süreli semptomatik destek sağlamak amacıyla kullanılır.

İlaç, yoğun semptomatik rahatsızlığı hafifletmek için önemlidir ve genellikle hastalara yüksek sıkıntı dönemlerinde narkotik olmayan bir ağrı kontrolü sunar. Lokalize iltihaplanma, şişlik ve hassasiyet belirti kümesine yardımcı olmak için yaygın olarak kullanılır. Ayrıca, renal kolik (böbrek sancısı) gibi akut ağrı müdahalesi gerektiren durumlar dahil olmak üzere, akut veya dengesiz semptom paternlerini içeren klinik ortamlar için de geçerlidir. Kepros'un burada ilgili kabul edilmesinin nedeni, opioid-koruyucu bir etki sunabilmesi, işlevsel dengenin korunmasına yardımcı olması ve narkotik ilaçlara bağımlılığı azaltmayı destekleyen bir stratejinin parçası olabilmesidir.

“Akut ve dengesiz ağrı paternlerinde destekleyici semptom yönetiminin uygun olduğu durumlarda önemlidir; hastaların zorlu epizotlarla daha istikrarlı bir şekilde başa çıkmasına yardımcı olur.”


Hızlı Bilgi: Akut, Orta ila Şiddetli Ağrıya Yönelik Rahatlama Kepros, cerrahi sonrası iyileşme evresinin hemen ardından olduğu gibi, ağrının yoğun ve geçici olduğu klinik senaryolarda genellikle kısa süreli, destekleyici semptomatik rahatlama sağlamak için kullanılır. Genel semptom yükünün hafifletilmesine katkıda bulunur.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Kepros (Ketorolak Trometamin), kullanım amacına uygun olarak yetişkin popülasyonuna yöneliktir ve düzenleyici otoriteler tarafından belirlenen çeşitli katı uygunluk kurallarına tabidir.

Kepros'u Kullanmaması Gereken Popülasyonlar (Kontrendikasyonlar)

Ciddi komplikasyonları önlemek amacıyla, aşağıdaki yüksek riskli gruplarda Kepros kullanımı kesinlikle yasaktır (kontrendikedir):

  • Gastrointestinal Risk: Aktif peptik ülser hastalığı olanlar veya yakın zamanda gastrointestinal kanama veya perforasyon (delinme) öyküsü bulunan hastalar.
  • Kanama Riski: Şüpheli veya doğrulanmış serebrovasküler kanaması (beyin damar kanaması), kanama eğilimi (hemorajik diyatez) veya tamamlanmamış kan durdurma (hemostaz) sorunu olan hastalar.
  • Böbrek Yetmezliği: İlerlemiş veya orta ila şiddetli böbrek yetmezliği olanlar ya da sıvı kaybı (volüm eksikliği) nedeniyle böbrek yetmezliği riski taşıyanlar.
  • Alerji/Duyarlılık: Ketorolak Trometamin'e karşı bilinen aşırı duyarlılığı veya aspirine ya da diğer NSAİİ'lere karşı alerjik reaksiyon öyküsü olan bireyler.
  • Cerrahi Durumlar: Koroner arter baypas greft (KABG) ameliyatı bağlamında peri-operatif ağrı tedavisi ve majör cerrahi öncesi proflaktik (önleyici) ağrı kesici olarak kullanımı yasaktır.
  • Eş Zamanlı İlaç Kullanımı: Halihazırda aspirin veya diğer Non-steroid Anti-inflamatuvar İlaçlar (NSAİİ'ler) kullanan hastalar.

Yaş ve Üreme Durumu Kısıtlamaları

Popülasyon Grubu Uygunluk Durumu (Düzenleyici Etiketleme)
Pediatrik Popülasyon Kullanım tavsiye edilmez; çocuklarda (genellikle 16 yaş altı) güvenlik ve etkinlik tespit edilmemiştir.
Yaşlı Yetişkinler Kullanıma izin verilir, ancak artan yan etki riski nedeniyle koşullu kullanım ve azaltılmış maksimum günlük doz gerektirir.
Gebelik Üçüncü trimester ve doğum sırasında kontrendikedir.
Emzirme (Laktasyon) Kontrendikedir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Kepros (Ketorolak Trometamin), resmi olarak belgelenmiş etkileşimlere sahiptir ve düzenleyici bilgilere göre bu durum, eş zamanlı kullanımda zorunlu kısıtlamalara neden olmaktadır. Bu kısıtlamalar öncelikle belgelenmiş ilave riskler veya ilaç klirensindeki (vücuttan atılımındaki) değişikliklerden kaynaklanmaktadır.

Resmi Olarak Kontrendike Kombinasyonlar

Klinik açıdan önemli etkileşim riskleri nedeniyle, aşağıdaki kombinasyonların resmi reçeteleme bilgilerinde birlikte kullanılması açıkça yasaklanmıştır:

Sınıflandırma Etkileşen Maddeler/Sınıflar
İlave Kanama Riski Warfarin ve diğer Antikoagülanlar (kan sulandırıcılar), Anti-platelet Ajanlar (Aspirin/ASA dahil) ve Oxpentifylline
Maruziyet Artışı Probenecid (Ketorolak'ın vücuttan atılımını azaltır) ve Lityum Tuzları (Ketorolak, Lityum'un vücuttan atılımını azaltır)
Sinerjik Risk Siklooksijenaz-2 seçici inhibitörleri dahil olmak üzere diğer Non-steroid Anti-inflamatuvar İlaçlar (NSAİİ'ler) ve diğer Ketorolak formülasyonları

Belgelenmiş Diğer Farmakokinetik ve Farmakodinamik Etkileşimler

Düzenleyici belgeler ayrıca, resmi kontrendikasyon olmasalar bile, dikkat veya doz ayarlaması gerektiren klinik olarak ilgili diğer etkileşimleri de detaylandırmaktadır.

  • Metotreksat: Birlikte kullanımın, azalan klirens nedeniyle metotreksatın plazma seviyelerini artırdığı belgelenmiştir.
  • Diüretikler ve ACE İnhibitörleri: Kepros, bu ajanların etkinliğini azaltabilir. Bu kombinasyonun, özellikle önceden böbrek sorunları olan veya ileri Böbrek Yetmezliği (kontrendike bir popülasyon) bulunan hastalarda böbrek fonksiyon bozukluğunu kötüleştirme riski belgelenmiştir.

Bu etkileşimleri yönetmek için etiket bazında açık bir zamanlama-ayrımı kuralı (örneğin, '4 saat arayla uygulayın') belgelenmemiştir. Tüm etkileşim beyanları, kesinlikle kullanım kısıtlamalarını tanımlayan resmi düzenleyici verilerden türetilmiştir.

Etki mekanizması

Siklooksijenaz Enzim İnhibisyonu: Moleküler Kaynağın Engellenmesi

Kepros (Ketorolak Trometamin), fizyolojik etkilerini Siklooksijenaz (COX) enzimlerini inhibe etme (engelleme) temel mekanizması aracılığıyla gerçekleştirir. Bu molekül, hem yapısal olarak bulunan COX-1 hem de uyarılabilir COX-2 izoformlarını hedefleyen seçici olmayan (non-selektif) ve geri dönüşümlü bir inhibitör olarak görev yapar. Bu mekanizma, Araşidonik Asit Yolağı'na erken bir aşamada müdahale ederek, prostanoidler olarak bilinen aşağı yönlü sinyal moleküllerinin üretimini baskılar.


Prostaglandin Baskılanması ve Ağrı Alıcılarının Duyarsızlaşması

COX-2'ye bağımlı aktivitenin baskılanması, doku hasarının olduğu bölgelerde Prostaglandin E2 (PGE2) miktarında belirgin bir azalmaya yol açar. Azalan PGE2 üretimi, periferik sinir uçlarının (nosiseptörler veya ağrı alıcıları) kimyasal olarak duyarlı hale gelmesini sınırlar. Periferik ağrı duyusunun (nosisepsiyon) bu şekilde azaltılması, ilacın ağrı sinyali üzerindeki etkisinin moleküler temelini oluşturur. Ayrıca, hipotalamusta gerçekleşen PGE2'nin moleküler olarak bloke edilmesi, termoregülatör (vücut sıcaklığını düzenleyen) ayar noktasını yükseltmekten sorumlu merkezi mekanizmayı da baskılar.


Seçici Olmayan Etki ve Fizyolojik Ödünleşmeler

Mekanizmanın seçici olmayan (non-selektif) yapısı, COX-1'in dengeleyici (homeostatik) rolüne kadar uzanır ve çeşitli sistemlerde koruyucu prostaglandinlerin sentezini sınırlar. Bu mekanizmaya bağlı ödünleşme, prostaglandin aracılı mide mukozal bariyerinin korunması ve fizyolojik stres altında böbrek kan akışını sürdürmek için gerekli olan telafi edici damar genişlemesi (vazodilatasyon) gibi biyolojik süreçleri kısıtlar. Mekanizmanın eylemi bu bağlamlarda sınırlandırılır veya fizyolojik olarak karşı etkiyle düzenlenir.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Kepros Nasıl Kullanılır

Kepros (ketorolak trometamin), sistemik ve lokalize tedavilerde kullanılmak üzere, damar içi (IV) veya kas içi (IM) enjeksiyon, oral tabletler, bir intranazal sprey ve oftalmik (göz) çözeltileri dahil olmak üzere çeşitli resmi onaylı uygulama yolları ile verilmektedir. Sistemik ve nazal kullanımdaki temel ilke, katı bir kısa süreli sınırlamadır: Yetişkin hastalarda tüm bu formların toplam kullanım süresi 5 günü geçmemelidir.


Sistemik Uygulama Kuralları

Sistemik tedavi her zaman enjektabl form (IV veya IM) ile başlatılır. Oral tablet, resmi olarak yalnızca enjektabl dozlam tedavisinin devamı olarak endikedir ve başlangıç tedavisi olarak kullanılmamalıdır.

65 yaşın altında olan ve 50 kg veya üzerinde ağırlığa sahip yetişkinler için, çoklu doz IV veya IM için standart rejim, her 6 saatte bir 30 mg olup, günlük maksimum doz 120 mg'dır. İntravenöz bolus enjeksiyonun en az 15 saniyelik bir süre içinde uygulanması gerekmektedir.

Belirli Popülasyonlar için Doz Ayarlaması

Resmi etiketleme, belirli popülasyonlar için azaltılmış maksimum günlük doz uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. 65 yaş ve üzeri hastalar, 50 kg'dan daha az ağırlığa sahip hastalar veya orta derecede yüksek serum kreatinine sahip hastalar, enjektabl çözeltiden günde 60 mg'dan fazla doz almamalıdır.

Nazal ve Oftalmik Kullanım

İntranazal sprey, kısa süreli ağrı yönetimi amacıyla kullanılır ve yaşlı olmayan hastalarda tipik olarak her 6 ila 8 saatte bir 31.5 mg olarak uygulanır. Nazal sprey, içinde kalan içeriğe bakılmaksızın, ilk dozdan sonra 24 saat içinde atılmalıdır. Oftalmik çözelti ise lokalize oküler durumlar için genellikle günde dört kez bir damla şeklinde uygulanır.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Çalışmalara Genel Bakış


Araştırma Odağı ve İlk Bulgular

Araştırmalar, X rahatsızlığı olan hastalarda tedavi sonuçlarının Y tedavisiyle ilişkili olup olmadığını değerlendirmiştir. Araştırmalar, ilacın vücut içindeki görevini ve rolünü anlamaya odaklanmıştır. İlacın vücudu olası etkileme biçimleri araştırılmıştır. İlacın ilk etkileri, insan denemeleri başlamadan önce laboratuvar ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda incelenmiştir.


Klinik Araştırmalardan Elde Edilen Bulgular

Klinik denemelerde tedavinin ağrı üzerindeki etkisi araştırılmış; bazı bulgular, tedaviyi alan deneklerin yerleşik derecelendirme ölçeklerinde farklı sonuçlar bildirdiğini göstermiştir. Araştırmacılar, kombinasyon tedavisinin çıktılarını değerlendirmiştir. Bazı çalışmalar, gözlemlenen değişimlerin plasebo gruplarına kıyasla ne zaman ortaya çıktığını kaydetmiştir.

500 katılımcının yer aldığı bir Faz 3 çalışmasında, bu tedavinin sonuçları mevcut tedavilerle karşılaştırılmıştır. Çalışma bulguları, önceden belirlenmiş klinik bir son noktaya ulaşan deneklerin yüzdesinin tedavi grupları arasında benzer olduğunu belirtmiştir.


Dozaj ve Tolerabilite

Çalışmalar, yüksek doz ile semptomlarda zamanla gözlemlenen değişiklikler arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Retrospektif bir kohort çalışmasından elde edilen bulgular, daha yüksek bir günlük doz ile semptomlardaki değişimlerin süresi arasında bir bağlantı olduğunu ve düşük doz alanlara kıyasla farklılıklar gözlemlendiğini göstermiştir.

Araştırmalar, deneklerin uzun süreli kullanım sırasında tedaviye nasıl tolerans gösterdiğine dair bilgiler toplamıştır. Çalışmalar, tedavinin aniden kesilmesinin etkilerini incelemiş; bazı deneme katılımcıları, tedavinin kesilmesi üzerine semptomlarında değişiklikler yaşamıştır.


Devam Eden Araştırmalar

Mevcut çabalar, bu tedavinin ilgili ek hastalıklar (komorbiditeler) üzerindeki gözlemlenen değişikliklerle ilişkili olup olmadığını araştırmaktadır, özellikle kardiyovasküler belirteçlerle olan etkileşimi incelenmektedir. Kanıtlar halen sınırlı olup, daha geniş bir popülasyon üzerindeki etkileri değerlendirmek için uzun vadeli çalışmalara gereksinim olduğu tespit edilmiştir.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Kepros Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


S: Kepros (Ketorolak) narkotik veya opioid midir?

Resmi ürün bilgilerine göre, Kepros (Ketorolak Trometamin) narkotik veya opioid olarak sınıflandırılmamaktadır. Bu ilaç, Non-steroid Anti-inflamatuvar İlaçlar (NSAİİ'ler) olarak bilinen ilaç sınıfına dahildir.

Kepros'un temel amacı, opioid olmayan etki mekanizmasıyla uyumlu olarak, genellikle akut ve kısa süreli ağrının etkili bir şekilde yönetilmesini sağlamaktır.


S: Kepros kullanırken alkol alabilir miyim?

Düzenleyici uyarılar, alkol kullanımının Kepros gibi NSAİİ'ler ile birleştiğinde, kanama ve ülserasyon gibi ciddi gastrointestinal yan etkilerin riskinde artışla ilişkili olduğunu belirtmektedir.

Bu bilgi, bu iki maddenin bir arada kullanılmasının mide ve sindirim sistemi için potansiyel olarak daha yüksek bir risk oluşturabileceğini düşündürmektedir.

Kepros nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Kepros (Ketorolak Trometamin), etkinliğini ve stabilitesini sürdürebilmesi için resmi düzenleyici etiketlemeye sıkı sıkıya bağlı kalınarak saklanmalıdır.

Saklama Koşulu Gereklilik Kısıtlama
Sıcaklık Kontrollü Oda Sıcaklığı: 20 C ila 25 C (68 F ila 77 F) arasında tutulmalıdır. Enjektabl çözelti dondurulmamalı veya buzdolabında saklanmamalıdır.
Koruma Orijinal kabında, sıkıca kapalı bir şekilde muhafaza edilmelidir. Işıktan ve nemden korunmalıdır. Çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde saklayınız.
Stabilite Oftalmik Çözelti: Açıldıktan bir ay sonra kullanılmayan kısım atılmalıdır. Enjektabl Çözelti: Açıldıktan hemen sonra kullanılmalı; artan kısım atılmalıdır. ---
İmha Etme FDA onaylı bir ilaç geri toplama programı kullanılmalıdır. Bu program mevcut değilse, istenmeyen bir maddeyle (örneğin, kullanılmış kahve telvesi) karıştırılmalı ve ev çöpüne atmadan önce bir torba içinde mühürlenmelidir. Atık su yoluyla (lavabo veya tuvalet) imha etmeyiniz.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Kepros eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: