Gynflu-D

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Gynflu-D

Tedavi seçeneği:

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Gynflu-D hakkında genel bakış

Gynflu-D, etkin maddeler olan Flukonazol ve Seknidazol'ü içeren sentetik, sabit dozlu bir kombinasyon ilacıdır. Kombinasyon Antienfektif Ajanı olarak sınıflandırılır; sistemik kullanım için ağız yoluyla alınan katı dozaj formunda (örneğin tablet, kapsül) özel olarak geliştirilmiştir. Bu ilacın genel amacı, belirli patolojilerde sıklıkla bir arada bulunan hem fungal (mantar) hem de spesifik anaerobik mikrobiyal enfeksiyonlara karşı eş zamanlı tedavi sağlamaktır. Böylece, farklı mikrobiyolojik âlemleri kapsayan kapsamlı bir tedavi sağlar. Bu formülasyon, söz konusu iki farklı mikrobiyal gruba karşı eş zamanlı kapsama gerektiren durumları hedef almasıyla klinik olarak tanınmaktadır.

Özellik Açıklama
Etkin Maddeler Flukonazol, Seknidazol
Form Oral Katı Dozaj (örn. tablet, kapsül)
Farmakolojik Sınıf Kombinasyon Antienfektif Ajanı (Triazol Antifungal + Nitroimidazol Antimikrobiyal)
Köken Sentetik
Etki Şekli Sistemik, İkili Hedefli Mikrobiyal İnhibisyon

Gynflu-D ve Farmakolojik Sınıfı

Gynflu-D, Kombinasyon Antienfektif Ajanı olarak işlev gören sentetik, kombine bir üründür. Bu sınıflandırma, ilacın kimyasal olarak birbirinden farklı iki bileşen içermesinden kaynaklanır: Biri Triazol Antifungal olarak bilinen Flukonazol, diğeri ise protozoa ve anaerobik bakterilere karşı son derece etkili olan Nitroimidazol Antimikrobiyal sınıfına ait Seknidazol'dür. Gynflu-D'nin kilit ayırt edici faktörü, bu iki etkin maddenin ayrı ayrı reçete edildiği tedavi yaklaşımlarının aksine, sabit doz kombinasyonu şeklinde sunulmasıdır. Her iki etkin madde de, yaygın veya dahili enfeksiyonları tedavi etmek amacıyla sistemik emilim için tasarlanmıştır.

Bileşim: Etkin Maddeler ve İlaç Tipi

Formülasyon, Uluslararası Jenerik İsimleri (INN) olan Flukonazol ve Seknidazol ile tanımlanır. Bir azol antifungal olan Flukonazol, mantar hücre zarının temel bir bileşeni olan ergosterol sentezini engelleyerek güçlü bir fungistatik (mantar çoğalmasını durdurucu) aktivite gösterir. Seknidazol ise, toksik radikal anyonlar üreterek mikrobiyal DNA'ya zarar veren, anaerobik patojenlere karşı seçici bir antimikrobiyal ve antiprotozoal ajandır. Bu ikili bileşen yaklaşımı, karışık fungal ve anaerobik/protozoal enfeksiyonlardan klinik olarak şüphelenilen durumların sendromik yönetiminde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Gynflu-D ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Gynflu-D (Flukonazol/Seknidazol) kombinasyonunun güvenlik profili, hükümet düzenleyici otoriteleri tarafından sınıflandırılmış, bireysel bileşenleri için resmi olarak belgelenmiş advers reaksiyonlara dayanmaktadır.

Advers Reaksiyonların Sıklık Sınıflandırması

Yan etkiler, resmi olarak bildirilen görülme sıklıklarına göre kategorilere ayrılır. Her 10 kişiden 1'ini etkileyebilen Yaygın reaksiyonlar, sıklıkla Gastrointestinal Sistemi ve Sinir Sistemini ilgilendirir.

  • Yaygın Etkiler: Resmi olarak listelenen etkiler arasında baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, karın rahatsızlığı ve metalik veya değişmiş tat (disguzi) yer alır. Bu etkilerin genellikle tedavinin başlangıcında daha sık ortaya çıktığı bildirilmektedir.
  • Yaygın Olmayan ve Nadir Etkiler: Bunlar arasında karaciğer enzim seviyelerinde artışlar, çeşitli cilt döküntüleri ve kan sistemi değişiklikleri bulunur. Periferik nöropati gibi etkiler, Seknidazol bileşenine tekrarlanan veya uzun süreli maruziyetle ilişkilendirilebilir.

Ciddi Advers Reaksiyonlar

Resmi etiketleme belgeleri, nadir ancak klinik olarak önemli riskleri kaydetmektedir. Bu Ciddi Advers Reaksiyonlar (SAR'lar) derhal dikkate alınmalıdır. Belgelenen SAR'lar arasında potansiyel olarak ölümcül hepatik yetmezlik (şiddetli karaciğer hasarı) ve Stevens-Johnson sendromu gibi Şiddetli Kutanöz Advers Reaksiyonlar (SCAR'lar) bulunmaktadır. Flukonazol bileşeni ayrıca, ciddi kalp ritmi bozukluklarına yol açabilen QT aralığı uzaması potansiyel riski açısından resmi olarak not edilmiştir.

Güvenlik Hususları

Güvenlik dokümantasyonu, belirli popülasyonlar ve koşullar için dikkat edilmesi gereken hususları özetlemektedir. Ciddi karaciğer toksisitesi riski nedeniyle, şiddetli hepatik yetmezliği olan bireylerde kullanımı kısıtlanmıştır veya kontrendikedir. Elektrolit dengesizlikleri gibi aritmiye yatkınlık oluşturan önceden var olan koşulları olan hastalar için resmi olarak dikkatli olunması tavsiye edilmektedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Gynflu-D'nin etkin maddelerine ilişkin resmi düzenleyici belgeler, doz aşımı durumlarında ortaya çıkan spesifik klinik belirtileri ve zorunlu acil durum müdahale gerekliliklerini açıklar. Flukonazol bileşeninin doz aşımına dair belgelenmiş raporlarda, merkezi sinir sistemi etkileri arasında halüsinasyon ve paranoyak davranış yer almaktadır. Seknidazol bileşenine ait ise, acil servise derhal başvurmayı gerektiren şiddetli fizyolojik belirtiler ani çöküş (kollaps), nöbet geçirme veya nefes almada zorluk yaşama durumlarıdır.

Acil Tıbbi Yardım İsteme

Doz aşımından şüphelenildiğinde, bireyler derhal tıbbi yardım almalı ve bir zehir kontrol yardım hattını aramalıdır. Eğer kişi uyandırılamıyorsa veya belgelenmiş hayati tehlike arz eden belirtilerden herhangi birini gösteriyorsa, anında acil tıbbi müdahale gereklidir.

Gynflu-D doz aşımı yönetimi, aktif bileşenler için bilinen özel bir antidot olmadığı için semptomatik ve destekleyici tedavi olarak tanımlanmaktadır. Klinik olarak uygun görülmesi halinde, prosedürel adımlar arasında mide yıkaması (gastrik lavaj) yer alabilir. Ayrıca, Flukonazol bileşeninin hemodiyaliz kullanılarak vücuttan önemli ölçüde temizlenebileceği belgelenmiştir.

Belgelenen belirtilerin potansiyel ciddiyeti ve gerekli destekleyici bakım göz önüne alındığında, doz aşımı olayını takiben hastane gözetimi ve sürekli gözlem gerekebilir. Düzenleyici profil, bu belgelenmiş semptomların potansiyel olarak ciddi sonuçları yansıttığını ve tıbbi acil durumlar olarak ele alınması gerektiğini özellikle vurgulamaktadır.

Gynflu-D’in terapötik kullanımları

Gynflu-D Ne Tedavi Eder: Temel Kullanım Alanları ve Faydaları

Gynflu-D, mikrobiyal nedenlerin—özellikle Candida gibi fungal patojenler ile anaerobik/protozoal patojenlerin—klinik olarak bir arada bulunduğundan şüphelenilen durumlarda, alt genital yol enfeksiyonlarının semptomatik yönetiminde yaygın olarak kullanılır. Bu kombinasyon, hekimlerin her iki patojen tipinin de mevcut klinik tabloya katkıda bulunduğundan şüphelendiği, semptomların yoğunlaştığı dönemlerle karakterize durumlar için uygulanır. Gynflu-D'nin bileşenlerinin yaygın olarak kullanıldığı temel endikasyonlar arasında Vulvovajinal Kandidiyazis, Bakteriyel Vajinozis ve Trikomoniyazis yer almaktadır. Bu yaklaşım, semptomların hafifletilmesi için ilgili bir tedavi seçeneğidir.

Semptom Yönetimi ve Hasta İçin Faydalar

Bu ilaç, gözle görülür fizyolojik strese yol açan semptom kümelerinin hafifletilmesiyle ilgilidir. Bu semptomlar arasında şiddetli kaşıntı (pruritus), yanma hissi, anormal akıntı ve rahatsız edici koku bulunur. Belirli rahatsız edici semptomların söz konusu olduğu durumlarda genel semptom yükünün hafifletilmesine destek sağlar. Gynflu-D, özellikle birden fazla mikrobiyal faktörün yönetimi için basitleştirilmiş bir tedavi süreci arayışında olunan akut veya stabil olmayan semptom kalıplarının görüldüğü klinik koşullarda uygulanır. İlaç, semptomatik dönemlerde konforun artmasına katkıda bulunur ve fonksiyonel dengenin sürdürülmesine yardımcı olabilir.

Kısa Bilgi: Vulvovajinal Rahatsızlığın Giderilmesine Destek

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Gynflu-D'yi Kimler Kullanabilir ve Kimler Kullanamaz?

Gynflu-D, düzenleyici makamlar tarafından 12 yaş ve üzeri ergenler ile yetişkinlerin kullanımı için onaylanmıştır. İlacın iki etkin bileşeni (Flukonazol ve Seknidazol) hakkındaki kurallar uyarınca, bazı hasta grupları bu ilacı kesinlikle kullanmamalı veya kısıtlı bir şekilde kullanmalıdır.

Uygunluk Durumu Kullanmaması Gereken Kişiler
Kesinlikle Yasaktır (Kontrendike) Flukonazol, Seknidazol veya bunlarla ilgili azol grubu antifungal ya da nitroimidazol grubu antimikrobiyal türevlerine karşı bilinen aşırı duyarlılığı (alerjisi) olan hastalar. Ayrıca, Cockayne sendromu teşhisi konmuş hastalar bu ilacı kullanmamalıdır.
Önerilmemektedir 12 yaşından küçük çocuklar (güvenlilik ve etkinliği belirlenmemiştir). Hamileliğin ilk üç ayında bulunan kadınlar. Emziren kadınların ilacı kullanmaması tavsiye edilir; düzenleyici talimat, son dozdan sonraki 96 saat boyunca sütün atılmasını açıkça belirtmektedir.

Şartlı Kullanım ve İzleme Gerektiren Durumlar:

Aşağıdaki durumlarda Gynflu-D kullanımı koşullu olup, özel dikkat ve izleme gerektirir:

  • Böbrek Fonksiyon Bozukluğu olan hastalar.
  • Şiddetli Karaciğer Yetmezliği olan hastalar.

Bu sağlık durumları, ilacın bileşenlerinin vücuttan atılımını etkilediği için hastanın uygunluğu detaylı bir değerlendirme gerektirir. Yaşlı yetişkinler ilacı kullanabilir, ancak onların uygunluğu da altta yatan temel böbrek fonksiyonlarının hekim tarafından değerlendirilmesine bağlıdır.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Bu bölüm, Gynflu-D (Flukonazol/Seknidazol) için resmi düzenleyici etiketlemede sunulduğu şekliyle, resmi olarak belgelenmiş etkileşim modellerini özetlemektedir.


Resmi Kontrendikasyonlar ve Yasaklar

Flukonazol bileşeni, karaciğerdeki spesifik enzimlerin (CYP2C9 ve CYP3A4) güçlü ila orta derecede bir inhibitörüdür ve bu durum, çeşitli resmi yasakları beraberinde getirir. Plazma konsantrasyonları arttığında ciddi risk oluşturan ilaçlarla eş zamanlı uygulama kontrendikedir (kesinlikle yasaktır). Bu durum, QT aralığı uzaması potansiyeli nedeniyle Terfenadin, Sisaprid, Astemizol, Pimozid ve Kinidin gibi ilaçları içerir. Kontrendike olan diğer ilaçlar ise Adagrasib ve Flibanserin'dir.


Klinik Olarak Önemli Maruziyet Değişikliği

Flukonazol'ün inhibitör etkisi, eş zamanlı uygulanan birçok maddenin vücuttaki maruziyetini (AUC ve Cmaks) resmi olarak artırabilir. Bu durum, Oral Hipoglisemikler (sülfonilüreler), Atorvastatin gibi bazı Statinler ve Siklosporin ile Takrolimus gibi immünosüpresanları kapsar. Varfarin ile etkileşimin protrombin zamanını uzattığı belgelenmiştir ve bu durum resmi olarak artmış kanama riski olarak sınıflandırılmaktadır.


Madde ve Zamanlama Kısıtlamaları

Seknidazol bileşeni, zorunlu bir kullanım kısıtlaması gerektirir: Alkol (etanol) ve Propilen Glikol içeren ürünlerden tedavi süresince ve son dozdan sonra en az 48 saat boyunca kaçınılmalıdır. Ayrıca, Seknidazol kullanımı Cockayne Sendromu olan hastalarda da kontrendikedir (yasaktır).

Etki mekanizması

Gynflu-D, tamamen farklı iki biyolojik hedefi ele alarak tamamlayıcı çift etki mekanizması kullanır ve bu sayede mikrobiyal canlılık üzerinde geniş bir fizyolojik etki sağlar. Bu kombinasyon, bileşenler arasında mekanizmalar açısından bir etkileşim olmaksızın toplamsal (additive) bir etki sağlar.

Hedeflenen Fungal Hücre Zarı Biyosentezinin Engellenmesi

Antifungal bileşen olan Flukonazol, mantar hücresinin metabolik sistemi üzerinden etki gösterir. Mantar hücresindeki kolesterolün eşdeğeri olan ergosterol'ün sentezi için kritik öneme sahip temel bir enzim olan Lanosterol 14alpha-demethylase (CYP51)'i rekabetçi olmayan bir şekilde inhibe eder. Bu enzimin bloke edilmesi, toksik ara sterollerin birikmesine yol açarak mantar hücre zarını temelden dengesizleştirir ve hücresel çoğalmayı engeller. Bu fizyolojik sonuç, patojen üzerinde fungistatik etki (çoğalmayı durdurucu etki) yaratır.

Anaerobik Patojen DNA'sının Yok Edilmesi

Antimikrobiyal bileşen olan Seknidazol, sadece duyarlı bakteri ve protozoaların karakteristiği olan düşük oksijenli (anaerobik) koşullar altında seçici olarak aktive edilen bir ön ilaçtır (prodrug). Spesifik mikrobiyal proteinler bu ilacı indirgeyerek sitotoksik (hücreye zarar veren) nitro-radikal anyonlar üretir. Bu yüksek derecede reaktif türler, mikrobun DNA'sını ve diğer temel makromoleküllerini anında parçalar. Bu akut genotoksik etki, çoğalma veya onarım yeteneğinin kaybına yol açarak hedeflenen organizmalara karşı doğrudan sidal etki (öldürücü etki) ile sonuçlanır.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Gynflu-D Nasıl Kullanılır?

Bu bölüm, Flukonazol 150 mg ve Seknidazol 2 g'lık sabit doz kombinasyonu olan Gynflu-D'nin resmi ilaç düzenleme belgelerinde belirtilen uygulama şeklini açıklamaktadır.


Resmi Uygulama Kılavuzları

Başlık Resmi Düzenleyici Talimat
Uygulama Yolu İlaç, sadece ağız yoluyla (oral) alınmaya yöneliktir ve sistemik tedavi edici etki sağlar.
Dozaj Programı Tedavi sürecinin tamamı, kombinasyon ürününün tek bir oral dozu ile gerçekleştirilir.
Sıklık Gynflu-D, kısa süreli, tek seanslık tedavi için tasarlanmış bir defalık bir rejim olarak kullanılır.
Standart Yetişkin Dozu Standart yetişkin rejimi, Flukonazol 150 mg artı Seknidazol 2 g'dan oluşur.

Kullanım Prosedürüne İlişkin Bilgiler

Gynflu-D'nin bileşenleri, doğru sindirim için özel koşullar gerektirebilir. Seknidazol bileşeninin genellikle yemekle birlikte veya hemen sonrasında alınması tavsiye edilir. Eğer Seknidazol oral granül şeklinde sağlanmışsa, granüllerin tamamı yoğurt veya elma püresi gibi bir kaşık dolusu yumuşak yiyeceğin üzerine serpilmeli ve ardından derhal yutulmalıdır. Granüllerin çiğnenmemesi, ezilmemesi veya herhangi bir sıvı içinde çözülmemesi esastır, çünkü bu durum ilacın amaçlanan emilim profilini değiştirebilir. Flukonazol bileşeni ise genellikle öğünlere bağlı kalınmaksızın alınabilir.

Popülasyon Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu tek dozluk rejim için, hafif ila orta derecede böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalar için özel doz ayarlamalarına genellikle gerek yoktur. Rejim, temel olarak yetişkin popülasyon içinde kullanım için tasarlanmıştır.

Güncel klinik kanıtlar

Gynflu-D: Güncel Klinik Kanıtlar

Sendromik Yönetimde Kullanıma Dair Kanıtlar

Flukonazol ve Seknidazol sabit doz kombinasyonunun araştırıldığı çalışmalar, alt genital sistem enfeksiyonlarıyla ilişkili dalgalı veya kararsız semptomların görüldüğü klinik bağlamlarda kullanım için incelenmiştir. Bu durumlar, karışık fungal ve anaerobik patojenlerden klinik olarak şüphelenilen ve kaşıntı, anormal akıntı ve koku gibi fiziksel rahatsızlıklara yol açan semptomların arttığı dönemleri içerir.

Sabit doz kombinasyonuna yönelik birincil çalışmalar, tüm katılımcıların ilacı aldığı, doğrudan bir karşılaştırma grubunun bulunmadığı açık etiketli klinik deneyleri içermektedir. Araştırma ayrıca, mevcut diğer tedavi yaklaşımlarına karşı yapılan karşılaştırmalı klinik deneylere de dayanmaktadır. Semptom aktivitesinin arttığı dönemlerde yürütülen bu çalışmalarda iki ana sonuç takip edilmiştir: Klinik İyileşme Oranı (semptomların düzelmesine ilişkin sonuçlar) ve Mikrobiyolojik İyileşme Oranı (patojenlerin ortadan kaldırılmasının belgelenmesi gibi sonuçlar). Bulgular, hem fungal hem de anaerobik organizmaların temizlenmesi ve semptomların düzelmesi gibi ölçülen sonuçların gözlendiği çalışma düzenlerini açıklamaktadır.

Uzun Vadeli Kanıtlar ve Nüks Çalışmaları

Gynflu-D'yi değerlendirmek üzere yapılan çalışmalar, ağırlıklı olarak kısa vadeli semptom değişikliklerinin araştırılmasına odaklanmıştır. Takip süreleri kısıtlıdır; hem klinik hem de mikrobiyolojik sonuçlara yönelik temel değerlendirmeler tipik olarak tedaviden sonra birinci hafta ve yine yaklaşık bir ay sonra gerçekleştirilmiştir. Kalıcı sonuçları ve uzun vadeli nüks oranlarını (durumun aylar sonra geri dönüp dönmediğini) araştıran çalışmalar tam olarak kesinleşmemiştir. Çalışma sonuçları, yürütüldükleri spesifik koşulları yansıtmaktadır ve çalışılan durumların uzun süreli seyri hakkında veriler hala oluşmaktadır.

Hangi Noktalar Belirsiz Kalmıştır ve Kanıtların Sınırlamaları

Mevcut araştırmalar kısa vadeli değişikliklere dair bilgiler sunsa da, bilimsel otoritelerce belirtilen özel sınırlamalar bulunmaktadır. Sabit doz kombinasyonuna ilişkin karşılaştırmalı kanıt eksikliği mevcuttur; bu durum, ilacın sonuçlarını, iki aktif bileşenin ayrı ayrı veya sıralı reçete edilmesi stratejisiyle doğrudan karşılaştırmaya yönelik sınırlı bilgi olduğu anlamına gelmektedir. Birçok çalışma açık etiketli olarak yapıldığından, kanıt kalitesi, tam kör, plasebo kontrollü deneylerle karşılaştırıldığında farklılık göstermektedir. Kanıtlar, nelerin bilindiğini ve nelerin hala belirsiz olduğunu vurgulamakta ve çalışmalar arasındaki genel kanıt kalitesindeki değişkenlik, sınıflandırmanın orta düzeyde olmasına yol açabilmektedir.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Gynflu-D Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)


S: Gynflu-D hangi amaçla endikedir?

C: Gynflu-D, geleneksel tedaviye yeterince yanıt vermeyen veya bu tedaviyi tolere edemeyen yetişkin hastalarda, X Durumu ile ilişkili orta ila şiddetli kronik iltihabın tedavisi için onaylanmıştır. Ruhsatlandırma, birincil etkinlik son noktasında plaseboya kıyasla istatistiksel bir farklılık gösteren klinik çalışmalara dayanmaktadır.


S: Gynflu-D vücutta nasıl etki eder?

C: Gynflu-D, biyolojik bir ajan olarak sınıflandırılmaktadır. Etki mekanizması, T hücreleri üzerindeki belirli reseptörlere bağlanmayı içerir; bu eylemin, X Durumu ile ilişkili iltihabi tepkiyi düzenlediği anlaşılmaktadır. Bu etki, genel hastalık sürecini etkilemeyi amaçlamaktadır.


S: Gynflu-D kullanımıyla bildirilen herhangi bir yaygın yan etki var mıdır?

C: Klinik çalışma verileri, en sık gözlenen advers olayların enjeksiyon bölgesi reaksiyonları (örneğin kızarıklık, kaşıntı ve ağrı) ve üst solunum yolu enfeksiyonları olduğunu bildirmektedir. Çalışma bulguları, bu olayların genellikle şiddet açısından hafif ila orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Hastaların, potansiyel advers olay profilini reçete eden sağlık uzmanıyla görüşmeleri teşvik edilir.


S: Gynflu-D, X Durumu için kalıcı bir tedavi (kür) midir?

C: Hayır. Gynflu-D, X Durumunun semptomlarını yönetmek ve ilerlemesini yavaşlatmak için kullanılan hastalık değiştirici bir ajandır. Klinik deneyler, bazı hastalarda iltihaplanma belirtilerini azaltabileceğini ve remisyonu teşvik edebileceğini öne sürmüştür. Ancak, altta yatan hastalığın kendisini ortadan kaldırmaz.


S: Gynflu-D nasıl uygulanır?

C: Gynflu-D, deri altı enjeksiyon (subkutan) yoluyla uygulanır. Dozaj, uygulama sıklığı ve enjeksiyon yöntemine ilişkin özel detaylar, hastanın teşhisi ve klinik ihtiyaçları göz önüne alınarak reçete eden sağlık uzmanı tarafından belirlenir. İlaç, uygulama için hazır şırıngalar şeklinde temin edilmektedir.

Gynflu-D nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Gynflu-D Nasıl Saklanır ve İmha Edilir?

Resmi Saklama Gereklilikleri

Gynflu-D, ürün stabilitesini korumak için genellikle 20 C ile 25 C arasında olan Kontrollü Oda Sıcaklığında muhafaza edilmelidir. Saklama koşulları, ilacın ışıktan ve nemden korunmasını sağlamalıdır. İlaç, orijinal kabında tutulmalı ve kabın sıkıca kapalı kalmasına dikkat edilmelidir.

  • Kesinlikle Yasaktır: Gynflu-D'yi dondurmayınız.
  • Çocuk Güvenliği: Yanlışlıkla yutulma riskini önlemek için ürünü çocukların göremeyeceği ve ulaşamayacağı yerlerde saklayınız.

Kullanılmayan İlacın İmha Edilmesi

Kullanım dışı kalan ilaçların imhası, farmasötik atık kılavuzlarına uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Tercih edilen yöntem, süresi dolmuş veya kullanılmayan ilacı bir ilaç geri toplama programına iade etmektir. Eğer bölgenizde böyle bir program mevcut değilse, ürün; toprak veya kullanılmış kahve telvesi gibi hoşa gitmeyen bir maddeyle karıştırılabilir, plastik bir torbaya konulup ağzı mühürlenebilir ve ev çöpüne atılabilir. İlaç, kesinlikle tuvalete atılmamalı veya atık suya karıştırılmamalıdır.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Gynflu-D eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: