Dompidone

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Dompidone

Tıbbi inceleme

Rosario Oropesa

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Dompidone hakkında genel bakış

Dompidone, tek etkin maddesi Domperidon olan özel bir tıbbi preparattır. Bu sentetik kimyasal madde, işlevi gereği bir Prokinetik Ajan olarak görev yapar. Bilimsel olarak, bu bileşen Seçici Periferik Dopamin D2 ve D3 Reseptör Antagonisti olarak sınıflandırılmaktadır ve sindirim sistemi aktivitesini düzenleyen terapötik ilaç grubunda yer alır. Domperidon’un temel etkileri, onlarca yıldır klinik çalışmalarda tanınan farmakolojik çalışmalara dayanmaktadır ve gastrointestinal tedavideki yerini doğrulamaktadır.

Özellik Açıklama
Etkin Madde Domperidon
Formlar Tablet, Oral Süspansiyon, Supozituvar
Farmakolojik Sınıf Seçici Periferik Dopamin Antagonisti, Prokinetik Ajan
Yaygın Kullanım Mide bulantısı ve kusmanın giderilmesi, artmış gastrointestinal hareketlilik
Köken Sentetik Bileşik (Benzimidazol türevi)

Domperidon’un Fiziksel Formları ve Bileşimi

Dompidone, genellikle Maleat tuzu olarak kullanılan Domperidon'u içeren tek etkin maddeli bir ürün olarak piyasaya sunulmaktadır. Bu ilaç, katı tablet ve sıvı oral süspansiyon dahil olmak üzere çeşitli yaygın farmasötik preparatlarda mevcuttur. Oral süspansiyonun bulunması, Dompidone'u, ağızdan uygulama yolu ile tedavi gerektiren ancak tablet yutmakta güçlük çeken hastalar için uygun bir seçenek haline getiren ayırt edici bir özelliktir. Ürünün bileşimi, yalnızca etkin kimyasal madde ile ürünün stabilitesi ve tutarlı sunumu için gerekli olan standart farmasötik yardımcı maddelerden (eksipiyanlar) oluşur.

Genel Amaç: Dompidone Ne Tür Bir Rahatlama Sağlar?

Dompidone'un genel terapötik amacı, iki temel sürece yardımcı olarak rahatlama sağlamaktır: üst gastrointestinal hareketliliği artırmak ve hastalığa yol açan sinyal yollarını baskılamak. Elde edilen kanıtlar, Domperidon'un öncelikli olarak mide bulantısı ve kusma semptomlarını gidermek ve sindirim hareketini iyileştirmek için kullanıldığını belirtmektedir. Bu durum, ilacın midenin ve üst bağırsakların işlevini ve koordinasyonunu geliştirerek hasta şikâyetlerini azaltmaya yardımcı olduğu bilgisini destekler. Periferik etkisi sayesinde, etkisi esas olarak sindirim sistemi üzerinde yoğunlaşır; bu da hızlanmış mide boşalmasını teşvik eder ve kusma isteğini azaltır.

Dompidone ile hangi yan etkiler görülebilir?

Domperidon'un olası yan etkileri ve güvenlik özellikleri ile ilgili düzenleyici açıklama, rapor edilen olayların sıklığına ve etkilendiği sistem-organ sınıfına göre organize edilmiştir. Resmi düzenleyici belgelerde Yaygın (10 hastanın 1'inde ila 100 hastanın 1'inde) olarak sınıflandırılan yan etki, en tutarlı şekilde ağız kuruluğudur.

Yaygın olmayan olarak sınıflandırılan yan etkiler; baş ağrısı ve somnolans (uyku hali) gibi nörolojik etkiler, ishal gibi gastrointestinal etkiler ve anksiyete, ajitasyon ve sinirlilik gibi psikiyatrik bozuklukları içerir. Ek olarak, yaygın olmayan etkiler galaktore (anormal süt üretimi) ve meme ağrısı gibi üreme sistemini ilgilendiren durumları da kapsayabilir.

Ciddi Yan Etkiler ve Güvenlik Kısıtlamaları

En kritik güvenlik alanı kardiyovasküler sistemi kapsamaktadır. Resmi etiketleme belgeleri, sıklığı bilinmeyen olarak sınıflandırılan ciddi yan etkileri listelemektedir; bunlar arasında QTc uzaması, ciddi ventriküler aritmiler ve ani kalp ölümü bulunmaktadır. Bu ciddi kardiyak olayların, yüksek günlük dozlar ve daha uzun tedavi süresi ile ilişkili olduğu resmi olarak belirtilmiştir.

Özel güvenlik kısıtlamaları resmi profilde zorunlu kılınmıştır. Kullanım, kalp iletim aralıklarında bilinen uzama veya konjestif kalp yetmezliği gibi önceden var olan kardiyak rahatsızlıkları olan hastalarda ve orta veya şiddetli karaciğer yetmezliği olan kişilerde kesinlikle kontrendikedir. Ayrıca, QT aralığını uzatanlar başta olmak üzere, bazı etkileşimli ilaçlarla eş zamanlı alındığında ciddi olumsuz kardiyak olay riski artar.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalı

Resmi düzenleyici belgeler, Domperidon doz aşımını belirli, belgelenmiş klinik belirtiler ve yüksek riskli sonuçlar temelinde tanımlamaktadır. Doz aşımı tablolarında, merkezi sinir sistemi (MSS) üzerindeki etkiler sıklıkla görülür; bunlar arasında somnolans (uyku hali), dezoryantasyon ve ekstrapramidal reaksiyonlar (örneğin distoni veya diskinezi) ve konvülsiyonlar gibi ciddi nörolojik belirtiler yer alır. Resmi belgelerde belirtilen özel bir husus, doz aşımına maruz kalan bebek ve çocuklarda ekstrapramidal reaksiyonların daha yüksek görülme sıklığıdır.

Ciddi doz aşımı, kardiyovasküler sistem için belgelenmiş bir risk taşır. Düzenleyici uyarılar, ciddi ventriküler aritmilere, hatta Torsades de Pointes'e ilerleyebilecek QTc aralığı uzaması ve potansiyel olarak kardiyak arrest riskini açıkça belirtmektedir.

Şüphelenilen herhangi bir doz aşımı durumu, düzenleyici makamların zorunlu kıldığı şekilde, kullanıcının acil tıbbi yardım alınmasını gerektirmektedir. Kardiyak toksisite riski nedeniyle, prosedürel talimatlar hızlı EKG takibi ve yakın gözlemi zorunlu kılmaktadır. Resmi etiketleme, bilinen spesifik bir antidotun olmadığını doğrular; bu nedenle yönetim, uygun olması halinde aktif kömür veya mide lavajı kullanımını içerebilecek semptomatik ve destekleyici tedavi ile sınırlıdır.

Dompidone’in terapötik kullanımları

Domperidon'un Tedavi Ettiği Durumlar: Temel Kullanım Alanları ve Faydaları

Bu ilaç, üst sindirim kanalında ortaya çıkan organa özgü fonksiyonel strese bağlı semptomları hafifletmek için ilgili olabilir. Bu ilacın semptom giderici rolü kabul görmektedir.

Semptomatik Rahatlama ve Terapötik Alanlar

Dompidone, günlük işlevi aksatan semptomlarla, örneğin mide bulantısı ve kusma gibi fiziksel rahatsızlığa ilişkin semptomlarla, başa çıkmaya yardımcı olmak için semptomatik yönetimin bir parçası olabilir. Hastalık yükünü azaltarak destekleyici bir rahatlama sağlar ve organa özgü fonksiyonel strese bağlı semptomların sıklıkla görüldüğü bağlamlarda uygun kabul edilebilir. Bu durumlar arasında, semptomların geçici olarak şiddetlenebileceği gastroparezi (mide felci), kronik dispepsi (hazımsızlık) ve fonksiyonel dengenin etkilendiği durumlar (reflü) yer alır. Aynı zamanda, rahatsız edici erken doygunluk, sürekli mide üstü dolgunluk ve belirgin şişkinlik gibi semptom kümelerine yardımcı olmak için yaygın olarak kullanılır.

“Bu destek, fonksiyonel dengenin korunmasına destek olabilir ve hastaların tekrarlayan sindirim rahatsızlığı atakları sırasında semptom dalgalanmalarını daha istikrarlı bir şekilde yönetmelerine yardımcı olabilir.”

Hızlı Bilgi: Organa Özgü Fonksiyonel Strese Bağlı Belirtilerde Destek Domperidon, geçici fizyolojik dengesizliğin yaşandığı ortamlarda gastrointestinal rahatsızlık veya mide bulantısı yaşayan hastalar için destek sağlamak gibi belirli kullanım durumlarında uygulanabilir. Bu durumlara özellikle Parkinson hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar örnek teşkil eder.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Domperidon, genellikle bulantı ve kusmanın giderilmesi için endikedir. Tipik olarak, mümkün olan en kısa süre boyunca, en düşük etkili dozda ve genellikle bir haftayı geçmeyecek şekilde kullanılması tavsiye edilir.

Domperidon'u Kimler Kullanabilir?

Çoğu yetişkin ve 12 yaş ve üzeri, 35 kg veya daha ağır ergenler domperidon kullanabilir. Belirli durumlar için bazen bir uzman hekim tarafından daha küçük çocuklara reçete edilebilir, ancak yeterli etkinlik kanıtı olmaması ve risk endişeleri nedeniyle 12 yaşın altındaki çocuklarda akut bulantı ve kusma tedavisi için onaylanmamıştır.


Domperidon'u Kimler Kullanmamalıdır?

Domperidon, özellikle kardiyak komplikasyonlar olmak üzere ciddi yan etki riski nedeniyle bazı hasta gruplarında kontrendikedir (kullanılmamalıdır). Aşağıdaki durumlardan herhangi birine sahipseniz domperidon kullanmamalısınız:

  • Orta ila şiddetli karaciğer yetmezliğiniz varsa.
  • EKG'de bilinen QTc aralığı uzaması, (düşük potasyum veya magnezyum gibi) önemli elektrolit bozuklukları veya konjestif kalp yetmezliği gibi mevcut kalp sorunlarınız varsa.
  • Gastrointestinal kanama, mekanik tıkanıklık veya perforasyon (delinme) gibi bağırsak hareketini uyarmanın zararlı olabileceği bir durumunuz varsa.
  • Prolaktinoma adı verilen bir hipofiz bezi tümörünüz varsa.
  • Vücuttaki ilaç konsantrasyonunu artırabilen, kalp ritmini etkileyen belirli başka ilaçları veya güçlü CYP3A4 inhibitörlerini kullanıyorsanız.

Özellikle dikkatli olunması gereken durumlar, 60 yaşın üzerindeki hastalar ve önerilenden daha yüksek doz alanlardır, çünkü bu faktörler kardiyak yan etki riskini artırmaktadır.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Domperidon'un diğer ilaç ve ürünlerle etkileşim profili, ilacın vücutta metabolize edilme şekli ve belgelenmiş kardiyak risk temelinde kesin olarak tanımlanmıştır. Birincil düzenleyici endişe, CYP3A4 enzimi yoluyla gerçekleşen farmakokinetik bir etkileşimdir. Bu enzimin güçlü inhibitörleri ile birlikte kullanıldığında, Domperidon'un kan dolaşımındaki maruziyeti ve konsantrasyonu önemli ölçüde artabilir. Bu artan maruziyet, resmi olarak QTc aralığının uzama riski ile ilişkilendirilmiştir.

Bu sebeple, belirli tıbbi ürünlerin eş zamanlı kullanımı kontrendikedir (kesinlikle yasaktır). Bu yasaklı kombinasyonlar, güçlü CYP3A4 inhibitörlerini (örneğin, bazı antifungal ajanlar veya makrolid antibiyotikler) ve kalbin elektriksel aktivitesinin bir ölçüsü olan QTc aralığını uzattığı bilinen diğer tıbbi ürünleri içerir, ilave farmakodinamik etkilerin riski nedeniyle.

Uygulama zamanlamasına dayalı etkileşim şekilleri de mevcuttur. Asit azaltıcı tıbbi ürünlerin (örneğin, PPI'lar veya H2-antagonistleri) Domperidon'un biyoyararlanımını azalttığı belgelenmiştir; bu nedenle, düzenleyici kısıtlamalar bu azalmayı önlemek amacıyla uygulama zamanlarının ayrılmasını gerektirmektedir. Yiyeceklerle birlikte alınması da emilimi geciktirdiği ve hafifçe azalttığı kaydedilmiştir. Son olarak, orta veya şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda ilaç birikimi ve etkileşim şiddetinin artma riski açıkça belgelenmiştir, bu da bu popülasyonda kullanımın resmi olarak yasaklanmasına yol açmaktadır.

Etki mekanizması

Domperidon, etkilerini dopamin duyarlı yolların hedeflenmiş modülasyonu yoluyla gösteren periferik olarak seçici bir dopamin D2 ve D3 reseptör antagonistidir. Kan-beyin bariyerini geçme yeteneği sınırlı olduğundan, birincil etkileri periferik bölgelerle sınırlıdır.


Kusma Sinyalleşme Yollarının Düzenlenmesi

Bu etki alanı, birincil kan-beyin bariyerinin dışında yer alan kemoreseptör tetikleme bölgesindeki (KTB) dopamin D2 ve D3 reseptörlerinin engellenmesini (antagonizmasını) içerir. Domperidon, KTB'deki dopamin aracılı sinyalizasyonu bloke ederek, kusma refleksini başlatan nöronal diziyi baskılar ve böylece kusma dürtüsünün başlamasını engeller.


Üst Gastrointestinal Hareketliliğin (Motilite) Düzenlenmesi

Bu mekanik etki alanı, gastrointestinal sistem içindeki periferik dopamin D2 reseptörlerinin bloke edilmesine odaklanır. Dopamin normalde bağırsak düz kas kasılmasını inhibe ettiği (engellediği) için, bu engelleme, düz kas peristaltizmini artırır ve alt özofagus sfinkteri tonusunu güçlendirir. Bu eylem, gastrointestinal düz kas kasılabilirliğini artırarak midenin geçiş hızını hızlandırır.


Prolaktin Salgılanması Üzerindeki Etki

Domperidon'un periferik dopamin antagonizması, hipofiz bezine kadar da uzanır. Dopamin, hipofiz laktotroflarından prolaktin salınımını doğal olarak baskılar (tonik inhibitör etki); bu baskılayıcı etkinin bloke edilmesi, prolaktin salgılanmasında artışa neden olur.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Resmi Uygulama Kuralları

Domperidon'un uygulanması, ruhsatlandırıcı belgelerde belirtilen kullanım yollarını, katı dozaj sınırlarını ve gerekli zamanlamayı detaylandıran açık talimatlarla tanımlanmıştır. İlaç, esas olarak ağız yoluyla (tabletler veya süspansiyon) uygulanır, ancak rektal yol (supozituvar) ile kullanımı da resmi olarak mevcuttur.

Yetişkinler ve ergenler (ge 12 yaş ve ge 35 kg) için standart uygulama, 10 mg'lık bir doz almayı içerir. İlacın birikimini önlemek amacıyla, maksimum günlük ağızdan alım miktarı 24 saatlik bir süre içinde 30 mg'ı geçmemeli ve her doz arasında minimum 8 saat beklenmelidir. Resmi kılavuzlar, oral formülasyonların optimal kullanım için yemeklerden önce alınmasını kesinlikle belirtir; antasitler ise eş zamanlı değil, ayrı bir zamanda kullanılmalıdır. Sıvı süspansiyon kullanan hastaların, dozajın doğruluğunu sağlamak için ölçekli bir ölçüm cihazı kullanması zorunludur.

Tedavi, süre kısıtlamasıyla yapısal olarak sınırlandırılmıştır; akut semptomlar için toplam tedavi süresi kesinlikle mümkün olan en kısa süreyle sınırlıdır ve bir haftayı aşmamalıdır. Bu kısıtlama, onaylanmış kullanım protokolünün belirleyici bir özelliğidir. Belirli hasta popülasyonları için özel, üst düzey ayarlamalar gereklidir. Örneğin, ilacın bu hasta grubunda atılımını yönetme ihtiyacını yansıtacak şekilde, şiddetli böbrek yetmezliği vakalarında, doz sıklığı resmi olarak azaltılmalıdır (örneğin, günde bir veya iki kez).

Güncel klinik kanıtlar

Bulantı ve Kusma Giderilmesine Yönelik Araştırma Kanıtları

Domperidon'u akut veya şiddetli ataklarla ilişkili durumlar için inceleyen araştırmalar, Randomize Kontrollü Çalışmalar (RKÇ'ler) ve Sistematik İncelemeler kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmalar, kalıpları gözlemlemek amacıyla Yetişkinler ve Ergenler arasında algılanan rahatsızlığa dair hastalar tarafından bildirilen sonuçları izlemiştir. Kanıtlar, dalgalanan veya dengesiz semptomları içeren araştırma bağlamlarında değerlendirilmiş olup, fiziksel rahatsızlık sonuçlarına ilişkin daha geniş kanıt ortamına katkıda bulunmaktadır.

Sürekli kullanım için uzun vadeli etkiler tam olarak belirlenmemiştir. Belirli pediyatrik alt gruplara (12 yaşından küçük veya 35 kg'ın altındaki çocuklar) ilişkin veriler yetersiz kalmaya devam etmekte olup, bu daha genç popülasyonlar için belgelenmiş kanıt tabanında sınırlamalara yol açmaktadır.

Gastrointestinal Motilite Bozuklukları Üzerine Yapılan Çalışmalardan Elde Edilen Kanıtlar

Araştırmalar, semptomların yoğunluğunun değişebileceği fonksiyonel kısıtlılıklarla karakterize durumları incelemiştir. Çalışmalar, gastroparezi ve kronik dispepsi gibi dalgalanan semptomları içeren araştırma bağlamlarında uygulanan RKÇ'lerden ve Gözlemsel Çalışmalardan daha az tutarlı veriler içermiştir. Çalışmalarda gastrik boşalma hızı ve tokluk ve şişkinlik gibi hastalar tarafından bildirilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Farklı çalışma tasarımlarında bulgular karışıktır.

Kronik gastrointestinal motilite koşullarına yönelik kanıtların tutarlılığı değişmektedir. Uzun süreli kullanımı güvenle desteklemek için kanıtlar sınırlıdır ve sürdürülen sonuçlara ilişkin kesinlik düşük kalmaktadır. Bu araştırma alanının heterojen olduğu ve sonuçların yalnızca incelenen popülasyonlar için geçerli olduğu belirtilmektedir.

Spesifik Hasta Grupları ve Yaş Kohortlarındaki Kanıtlar

Araştırmalar, Ergenler dahil olmak üzere belirli yaş gruplarını incelemiştir. Çalışmalar esas olarak Yetişkinlere odaklanmıştır, ancak araştırmalar ayrıca belirli kriterleri karşılayan daha genç bireyleri de içermiştir. Bununla birlikte, belirli genç alt gruplara (12 yaşından küçük veya 35 kg'ın altındaki çocuklar) ilişkin veriler, incelenen sonuçlarla ilgili tutarlı kalıpları güvenle belirlemek için yetersiz kalmaya devam etmektedir.

Dayanıklılık ve Uzun Vadeli Sonuçlara Yönelik Araştırma Odağı

Araştırmalar, bazı kronik durum denemelerinde kısa süreli değerlendirmelerden orta ve daha uzun dönemlere kadar değişen takip sürelerini incelemiştir. Uzun vadeli sonuçlar ve hastalar tarafından zaman içinde bildirilen değişikliklerin uzun vadeli durumu hakkında sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu alandaki veriler halen yeni yeni ortaya çıkmaktadır.

Araştırma Boşlukları ve Kalan Belirsizliğin Özeti

Resmi düzenleyici ve hakemli belgeler, kesinliğin çeşitli alanlarda düşük kaldığını vurgulamaktadır. Temel bir sınırlama, sürekli uygulama için uzun vadeli etkilerin tam olarak belirlenmemiş olmasıdır. Ek olarak, belirli hassas alt gruplara ilişkin kanıtların, grup sonuçları için bağlam sağlamada yetersiz olduğu belirtilmektedir. Araştırma, bireysel tahminler değil, bağlam sağlamaktadır.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Domperidon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: Domperidon nedir ve nasıl etki eder?

C: Domperidon, özellikle bulantı ve kusmanın giderilmesine yardımcı olmak için kullanılan, reçeteli bir ilaçtır.

Bu ilaç, dopamin antagonistleri olarak bilinen bir ilaç sınıfına aittir. Esas olarak beynin kusmayı kontrol eden kısmındaki (kemoreseptör tetik bölgesi) dopamin reseptörlerini bloke ederek ve mide ile bağırsak hareketini artırarak, yiyeceklerin sindirim sisteminden daha hızlı geçmesine yardımcı olur.

S: Domperidon hangi durumların tedavisinde kullanılır?

C: Domperidon öncelikle bulantı ve kusmayı tedavi etmek için kullanılır.

Bu semptomlar aşağıdaki gibi durumlarla ilişkili olduğunda reçete edilebilir:

  • Çoğunlukla diyabete bağlı olarak gelişen gecikmiş mide boşalması (gastroparezi).
  • Kronik hazımsızlık (dispepsi).
  • Belirli kemoterapi ilaçlarıyla yapılan tedavi.

Mide ekşimesi veya asit reflüsü gibi diğer durumlarda kullanımı genellikle daha az yaygın kabul edilir ve tüm bölgelerde onaylanmamış olabilir.

S: Domperidon'u nasıl kullanmalıyım?

C: Domperidon'u her zaman sağlık uzmanınızın tam olarak reçete ettiği şekilde almanız önemlidir.

  • Genellikle yemeklerden önce (yaklaşık 15-30 dakika önce) ve yatmadan önce alınması tavsiye edilir.
  • Tabletlerin su ile bütün olarak yutulması gerekir.
  • Reçeteyi yazan kişi aksini söylemedikçe, tabletleri ezmeyin, çiğnemeyin veya kırmayın.
  • Reçete etiketindeki talimatları dikkatle takip etmek gereklidir.

S: Bir dozu atlarsam ne yapmalıyım?

C: Domperidon dozunu atlarsanız, hatırladığınız anda almanız önerilir.

  • Ancak, bir sonraki planlanan dozunuzun zamanı neredeyse gelmişse, atlanan dozu atlayın ve normal doz programınıza devam edin.
  • Atlanan dozu telafi etmek için çift doz almayın. Fazla ilaç almak yan etki riskini artırabilir.

S: Domperidon diğer ilaçlarla etkileşime girebilir mi?

C: Evet, Domperidon çok sayıda başka ilaçla etkileşime girebilir; bu durum onların çalışma şeklini değiştirebilir veya özellikle kalbi etkileyen ciddi yan etki riskini artırabilir.

Kullandığınız TÜM ilaçlar, takviyeler ve bitkisel ürünler hakkında sağlık uzmanınızı ve eczacınızı bilgilendirmeniz hayati önem taşır.

Aşağıdaki ilaçlarla birlikte kullanımda özel dikkat gösterilmelidir:

  • Belirli antifungal ilaçlar (örneğin ketokonazol).
  • Bazı antibiyotikler (örneğin eritromisin).
  • Kalp ritmini etkileyen ilaçlar (QT uzatıcı ilaçlar olarak bilinir).
  • CYP3A4 inhibitörleri (Domperidon'un vücuttaki yıkımını yavaşlatan ilaçlar).

Sağlık uzmanınızla konuşmadan herhangi bir ilacı asla başlatmayın veya bırakmayın.

Dompidone nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Domperidon'un Saklama ve İmha Gereklilikleri

Resmi düzenleyici belgeler, Domperidon'un stabilitesini ve etkinliğini korumak için sıkı saklama koşulları tanımlamaktadır. İlaç, genellikle 25 C'nin veya 30 C'nin altında bir oda sıcaklığında tutulmalı ve ışıktan ve nemden korunmalıdır.

Ürünün orijinal ambalajında saklanması ve sıkıca kapatılmış olarak tutulması zorunludur. Etiketleme ayrıca, yanlışlıkla yutmayı önlemek için Domperidon'un çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği bir yerde saklanmasını da zorunlu kılmaktadır. Aksine talimat verilmedikçe ürünü dondurmamalı veya buzdolabında saklamamalısınız.

İmha için, kullanılmamış veya süresi dolmuş Domperidon, ilacın genellikle lavabodan aşağı dökülmesini yasaklayan yerel farmasötik atık gerekliliklerine uygun olarak ele alınmalıdır.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Dompidone eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: