Biprofin

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Tıbbi inceleme

Rosario Oropesa

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Biprofin hakkında genel bakış

Kısa Bilgiler

Özellik Açıklama
Etken Madde Flurbiprofen (INN)
Formları Ağız yoluyla tablet, pastil, oftalmik çözelti (göz damlası)
Farmakolojik Sınıf Nonsteroidal Anti-İnflamatuar İlaç (NSAID)
Köken Sentetik kimyasal bileşik
Genel Kullanım Amacı Ağrı, iltihaplanma ve ateş semptomlarını hafifletmek

Biprofin Ne Tür Bir İlaçtır? (Kimliği ve Sınıflandırması)

Biprofin, etken maddesi flurbiprofen olan reçeteli bir ilaçtır. Bu madde, resmi olarak Nonsteroidal Anti-İnflamatuar İlaç (NSAID) sınıfında yer alır. Bu terapötik ilaç grubu, iltihaplanma süreçlerine karşı gösterdiği güvenilir etkiyle klinik alanda tanınmaktadır. Kimyasal yapısı itibarıyla, ibuprofen gibi bilinen ajanları da kapsayan, köklü bir grup olan propionik asit türevidir. Ancak, flurbiprofen spesifik olarak sentetik bir bileşik türü olan bir fenilalkanoik asit türevi olarak da sınıflandırılır. Bu kimyasal sınıflandırma, ilacın özelliklerinin tamamen üretilmiş kimyasal yapısından kaynaklandığını ve genellikle tek bir aktif bileşen içeren ürün olarak kullanıma sunulduğunu gösterir.


Flurbiprofen Nelerden Oluşur ve Nasıl Kullanılır? (Bileşim ve Formları)

İlacın bileşimi, tamamıyla flurbiprofen etken maddesine dayanır. Bu etken madde, hem aktif hem de daha az aktif moleküler yapıları içeren rasemik bir karışım olarak mevcuttur. Flurbiprofenin belirgin özelliklerinden biri, semptomları hem yerel hem de sistemik düzeyde hedeflemek amacıyla birden fazla farklı dozaj şeklinde hazırlanmasıdır. Bu formlar arasında, genel sistemik emilim için standart oral tabletin yanı sıra, pastil ve oftalmik çözelti (göz damlası) gibi özelleşmiş yerel dağıtım sistemleri bulunur. Formülasyondaki bu çeşitlilik sayesinde, aktif bileşenin ağız yoluyla (oral), mukoza yüzeyinden (topikal/mukozal) veya göze (oftalmik) olmak üzere, rahatsızlığın farklı bölgelerine uygun uygulama yolları ile iletilmesini sağlar.


Biprofin’in Genel Amacı Nedir? (Temel Sağladığı Fayda)

Biprofin’in genel tedavi amacı, iltihaplanma, ağrı ve ateşe karşı hızlı bir şekilde semptomatik rahatlama sağlamaktır. Bu etkiyi temel olarak, seçici olmayan bir siklooksijenaz (COX) inhibitörü olarak çalışma mekanizması ilkesi ile gerçekleştirir. İltihap sinyallerini ve ağrıyı başlatan ve yayan kimyasal haberciler olan prostaglandinlerin üretimini sınırlayarak, Biprofin vücudun bu tepkisini etkili bir şekilde baskılar. Prostaglandin sentezini kısıtlayan bu benzersiz mekanizma, ilacın kanıtlanmış anti-enflamatuar (iltihap önleyici) etkisinin temelini oluşturur. Bu, ilacın, örneğin akut lokal tahrişler sırasındaki şişlik ve ağrıyı yönlendiren kimyasal zinciri kesintiye uğratmak üzere özel olarak tasarlandığı anlamına gelir.

Biprofin ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Biprofin (flurbiprofen) etken maddeli ilacın güvenlik profili, düzenleyici kurumlar tarafından resmi olarak belgelenmiştir. İlacın olası advers reaksiyonları (istenmeyen etkiler), vücudun etkilenen fizyolojik sistemine ve görülme olasılıklarına göre sınıflandırılmıştır.


Resmi Güvenlik Sınıflandırmaları

Advers reaksiyonlar, standart düzenleyici kurumların belirlediği görülme sıklığı terimlerine göre aşağıdaki gibi gruplandırılmıştır:

Kategori Örnek Yan Etkiler (Resmi Belgelerde Belirtildiği Üzere)
Sık Görülen Hazımsızlık (dispepsi), mide bulantısı, baş ağrısı, baş dönmesi ve hafif şişlik (ödem)
Yaygın Olmayan/Nadir Görülen Mide-bağırsak ülserleri (Gastrointestinal ülserasyon), ciddi cilt reaksiyonları, kansızlık (anemi) veya karaciğer fonksiyon bozukluğu

Sistemsel Güvenlik Kapsamı

Resmi etiketleme, ilacın etkilerini öncelikli olarak aşağıdaki Sistem-Organ Sınıfları altında düzenlemektedir:

  • Gastrointestinal Bozukluklar: Bu grup, basit hazımsızlıktan başlayarak, mide-bağırsak kanalında kanama ve delinme (perforasyon) gibi ciddi ve potansiyel olarak ölümcül olaylara kadar geniş bir etki yelpazesini içerir.
  • Kardiyovasküler ve Damar Bozuklukları: İlişkili riskler arasında yüksek tansiyon (hipertansiyon), şişlik (ödem) ve Miyokard Enfarktüsü (Kalp Krizi) ve İnme (Felç) gibi ciddi, hayatı tehdit eden kardiyovasküler trombotik olaylar bulunmaktadır.
  • Sinir Sistemi Bozuklukları: Baş ağrısı ve baş dönmesi gibi belgelenmiş etkiler mevcuttur.
  • Böbrek ve İdrar Yolları Bozuklukları: Böbrek fonksiyonlarında bozulma riski not edilmiştir.

Kısıtlamalar ve Özel Hasta Gruplarına Yönelik Güvenlik

Biprofin (bir NSAİİ) kullanımına dair güvenlik belgeleri açık kısıtlamalar içermektedir. İlaç, ciddi mide-bağırsak kanaması öyküsü olan hastalarda, şiddetli kalp yetmezliği bulunanlarda veya hamileliğin son üç aylık döneminde (üçüncü trimester) olan kişilerde resmen kontrendikedir (kullanılmamalıdır).

Resmi güvenlik verileri, yaşlı yetişkinlerin ciddi mide-bağırsak ve böbrek advers olayları açısından daha yüksek risk altında olduğunu göstermektedir. Ayrıca, kardiyovasküler ve mide-bağırsak olay riskinin, kullanım süresi uzadıkça ve daha yüksek NSAİİ dozları kullanıldıkça resmi olarak arttığı belgelenmiştir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır

Bu bölüm, Biprofin (Flurbiprofen) doz aşımına ait, resmi hükümet düzenleyici kaynaklarında kesin olarak belirtilen, belgelenmiş tanımları içermektedir.


Belgelenmiş Doz Aşımı Belirtileri

Doz aşımının klinik belirtileri, öncelikli olarak Mide-Bağırsak Sistemi (GI) ve Merkezi Sinir Sistemi (MSS) üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Belgelenmiş GI işaretleri mide bulantısı, kusma ve karın ağrısını içerir. MSS etkileri ise tipik olarak uyuklama, halsizlik (letarji) ve kulak çınlamasını (tinnitus) kapsar. Ciddi akut durumlarda, resmi etiketleme, özellikle nöbetler ve koma gibi ağır MSS olaylarının olasılığını not etmektedir.

Ciddi Sonuçlar ve Acil Durum Eylemleri

Düzenleyici uyarılarında belgelendiği üzere, doz aşımı ciddi veya potansiyel olarak ölümcül sonuçlar riskini beraberinde getirir.

Bunlar, büyük mide-bağırsak kanaması, ülser oluşumu ve delinme (perforasyon) risklerinin yanı sıra, kalp krizi (miyokard enfarktüsü) ve inme (felç) gibi hayatı tehdit eden kardiyovasküler trombotik olayları da içerir.

Yaşlı nüfusun, bu ciddi mide-bağırsak ve böbrek advers olayları açısından açıkça daha büyük risk altında olduğu özellikle belirtilmiştir.

Herhangi bir ciddi belirti görülmesi durumunda derhal tıbbi yardım alınması gerekmektedir. Kişi bilincini kaybetmişse, nefes almakta zorlanıyorsa veya nöbet geçiriyorsa, düzenleyiciler hemen acil servislerin aranmasını zorunlu kılmaktadır.

Doz aşımı yönetimi, bilinen spesifik bir antidot olmadığı bilgisiyle tutarlı olarak, resmi olarak semptomatik ve destekleyici (belirtileri gidermeye yönelik ve genel destekleyici tedavi) olarak tanımlanmıştır.

Biprofin’in terapötik kullanımları

Biprofin Neleri Tedavi Eder: Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Biprofin, lokalize rahatsızlık ve iltihaplanmanın görüldüğü durumlarda destekleyici semptom yönetimi amacıyla yaygın olarak kullanılır. Terapötik rolü, iltihaplanma ve ağrı ile ilgili semptomların yönetimi için desteğin uygun olduğu klinik alanlarda geçerlidir.


Bu ilaç, küçük yaralanmalar, burkulmalar/zorlanmalar, kas ağrıları ve bazı yaşa bağlı eklem sertlikleri ile ilişkili fiziksel rahatsızlık semptomlarını hafifletmede önem taşır. Semptomlar belirginleşip günlük işlevselliği etkilemeye başladığında, Biprofin ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı gibi şikâyet kümelerine karşı destek sağlar. Fiziksel rahatsızlığın genel yükünü hafifletmek için geçici semptomatik yardıma ihtiyaç duyulan akut ataklar sırasında sıklıkla kullanılır.

Sağlanan bu destek, semptom yükünün hafiflemesine katkıda bulunarak hastaların semptom dalgalanmalarıyla daha istikrarlı bir şekilde başa çıkmalarına ve günlük konforlarını sürdürmelerine yardımcı olur.


Kısa Bilgi: Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıklarına Destek

Biprofin'in kullanımı, iltihaplı veya tahriş edici durumlarla ilişkili semptomların bulunduğu klinik ortamlarda faydalıdır ve semptomların daha belirgin olduğu dönemlerde bir stabilite hissinin korunmasına yardımcı olur.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Resmi Uygunluk ve Kontrendikasyonlar

Biprofin (Flurbiprofen) ilacının kullanımı, düzenleyici kurumların zorunlu kıldığı kurallar nedeniyle çeşitli hasta gruplarında kontrendikedir (kullanılmamalıdır).

Flurbiprofene karşı bilinen aşırı duyarlılığı (hipersensitivite) olan veya herhangi bir NSAİİ (Steroid Olmayan Antiinflamatuar İlaç) aldıktan sonra aspirine duyarlı astım gibi alerjik reaksiyon geçmişi olan bireylerin bu ilacı kullanması yasaktır. İlaç ayrıca aktif mide-bağırsak kanaması, ülserasyonu veya delinmesi (perforasyonu) olan hastalar ile şiddetli kalp yetmezliği, şiddetli karaciğer yetmezliği veya şiddetli böbrek yetmezliği vakalarında da yasaklanmıştır.


Popülasyon Durumu Düzenleyici Kural (Belgelendiği Üzere)
Mutlak Yasak Koroner Arter Baypas Greft (KABG) ameliyatı bağlamında ağrı tedavisi için ve gebelikte 30. hafta ve sonrasında (üçüncü trimester) kullanımı kontrendikedir.
Yaş Grubu Uygunluğu Sistemik tabletlerin güvenilirliği ve etkinliği pediyatrik hastalarda (çocuklar) tespit edilmemiştir. Yetişkinlerde kullanımı belirlenmiştir; geriatrik (yaşlı) hastalar ise artan riskler nedeniyle dikkatli izlem gerektirir.
Şartlı Kullanım Daha önce hipertansiyon, GI toksisite veya ileri böbrek hastalığı öyküsü olan hastalar Biprofin'i yalnızca dikkatli bir şekilde veya kullanmaktan kaçınarak kullanmalıdır. Emzirme döneminde kullanılması önerilmemektedir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Biprofin (Flurbiprofen) etken maddesinin resmi düzenleyici profili, yetkili reçeteleme bilgilerinde yer alan farmakokinetik ve farmakodinamik etkileşimlerle belirlenmiştir. Tüm etkileşim detayları, resmi sağlık kuruluşları tarafından konulan kısıtlamaları ve belirlenen sonuçları yansıtmaktadır.


Kesinlikle Kullanılmaması Gereken Kombinasyonlar ve Kısıtlamalar

Koroner Arter Baypas Greft (KABG) ameliyatı bağlamında Biprofin kullanımı resmen kontrendikedir (kesinlikle kullanılmamalıdır).

Diğer NSAİİ'ler veya Salisilatlar ile eş zamanlı kullanım, ciddi mide-bağırsak advers olaylarının riskinde artışa yol açtığı belgelendiği için resmen önerilmemektedir.

Terapötik etkide zıtlaşmayı önlemek amacıyla, Mifepriston uygulamasından sonraki 8 ila 12 gün boyunca Biprofin kullanımı gerçekleşmemelidir.

Alkol ile etkileşim riski, spesifik olarak mide-bağırsak kanama riskinin artmasıyla ilişkilidir.

İlaçların Etkisinde ve Vücut Konsantrasyonlarında Meydana Gelen Değişiklikler

Biprofin'in, Antikoagülanlar (örneğin, Warfarin) ile birlikte kullanılması, ciddi kanama (hemoraji) riskini güçlendirerek kanama üzerinde sinerjik bir etki oluşturur. Bu kanama riski ayrıca Oral Kortikosteroidler, SSRİ'lar (Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri) ve Anti-platelet Ajanlar (Trombosit Karşıtı İlaçlar) ile kombinasyonlarda da geçerlidir.

İlaç, aynı zamanda ACE İnhibitörleri, ARB'ler ve Beta-blokerler gibi tansiyon düşürücü ilaçların antihipertansif etkisini azaltabilir ve Diüretiklerin (idrar söktürücüler) işlevine müdahale edebilir.

İlaçların vücuttan atılımı (klerensi) ile ilgili olarak, NSAİİ'lerin Lityumun böbreklerden atılımını (renal klerensini) azalttığı ve bu durumun Lityum'un plazma seviyelerinde yükselmeye yol açtığı resmi olarak belgelenmiştir; Metotreksat seviyeleri de artış gösterebilir.

Buna karşılık, Aspirin (analjezik dozlarda) ile birlikte kullanımı, resmi olarak belgelenmiş Flurbiprofen serum konsantrasyonlarının düşmesine neden olur.

Özel popülasyonlara yönelik notlarda, akut böbrek fonksiyonu bozulması riski nedeniyle, yaşlı veya böbrek yetmezliği olan hastalarda tansiyon ilaçlarıyla (antihipertansiflerle) birlikte kullanım için dikkatli olunması gerektiği belirtilmektedir.

Etki mekanizması

Biprofin Nasıl Çalışır?


Siklooksijenaz Enzim Sisteminin Düzenlenmesi

Biprofin, esas olarak Siklooksijenaz (COX) enzim sistemini (özellikle COX-1 ve COX-2'yi) hedefleyen bir engelleyici (inhibitör) olarak sınıflandırılır. Bu enzimlerin aktivitesini bloke ederek, ilaç, aşırı aktif biyokimyasal süreçleri etkileyen mekanizmaları harekete geçirir. Bu durum, araşidonik asit yolundaki erken moleküler adımları değiştiren bir zincirleme reaksiyon başlatır.


Prostaglandin Sinyallerinin Azaltılması

Bu engelleyici eylem, güçlü, lokalize kimyasal aracılar olan prostaglandinlerin biyosentezinde önemli bir azalmaya yol açar. Bu etki, belirli aracıların baskın olduğu sistemler için önemlidir ve bazı koşullar altında şiddetlenebilecek yol aktivitesini değiştirmeye yardımcı olur. Sonuç olarak, merkezi ve periferik tepkileri etkileyen aracı sinyallerde bir azalma meydana gelir.


Merkezi ve Periferik Yolların Etkilenmesi

İlacın etki mekanizması hem çevresel dokularda (periferik) hem de merkezi sinir sisteminde kendini gösterir. Bu ikili etki, hedeflenen yollardaki aktiviteyi düzenler (modüle eder). Bu sayede ilaç, eş zamanlı olarak çevresel duyusal nöronların uyarılabilirliğini azaltabilir ve vücut sıcaklığı düzenlemesinden sorumlu hipotalamik merkezi modüle edebilir. Bu süreç, enzim inhibisyonuyla ilişkilendirilen belirli fizyolojik sonuçlara yol açar.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Biprofin üç temel yolla uygulanır: ağız yoluyla (tablet şeklinde), ağız mukozası yoluyla (pastil olarak) ve göz yoluyla (çözelti halinde).

Bu ilacın kullanım protokolü, seçilen uygulama yolu ve buna karşılık gelen dozaj formuna göre kesin olarak belirlenir.

Oral ve Sistemik Kullanım

Sistemik uygulama için standart yetişkin günlük dozu tipik olarak 200 mg ile 300 mg arasında değişir ve genellikle gün boyunca bölünmüş dozlar halinde verilir; toplam 24 saatlik sürede 300 mg'ı geçmemesi gerekir. Oral tablet yiyeceklerle ve bir bardak su eşliğinde alınmalıdır; tablet ezilmemeli veya çiğnenmemeli, bütün olarak yutulmalıdır. Resmi kılavuzlar, en kısa gerekli süre boyunca en düşük etkili dozajın uygulanmasının önemini vurgular.


Lokal ve Oromukozal Kullanım

Pastil formülasyonu, yerel etki sağlamak amacıyla kullanılır ve gerektiğinde bir adet 8.75 mg pastil olarak dozlanır. Dozlar arasında minimum üç ila altı saat aralığının korunması gerekir ve 24 saatlik süre içinde maksimum beş pastil kullanılabilir. Bu pastil kesinlikle kısa süreli kullanım için tasarlanmıştır ve tanımlanmış maksimum kullanım süresi üç gündür. Doğru emilimi sağlamak için, pastil yavaşça emilmeli ve ağız içinde hareket ettirilmelidir.


Popülasyon Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler

Resmi kılavuzlar, potansiyel riskleri yönetmek amacıyla yaşlı yetişkinlerin daha düşük dozlara ihtiyaç duyabileceğini belirtir. Pastil formu, 12 yaşın üzerindeki bireyler için endike iken, oral tabletin genellikle 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı önerilmez.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Biprofin Çalışmalarına Genel Bakış

Akut Boğaz Ağrısının Semptomatik Giderilmesi İçin Kanıtlar (Lokal Formlar)

Araştırmalar, akut boğaz ağrısında semptomların zaman içinde nasıl değiştiğini incelemiş ve esas olarak Randomize Kontrollü Çalışmalara (RKÇ'ler) dayanmıştır. Bu çalışmalarda, düşük doz formülasyonu veya inaktif karşılaştırıcı (plasebo) alan gruplar gözlenmiştir. Araştırmalar, algılanan rahatsızlığı tanımlayan hasta tarafından bildirilen sonuçlara odaklanarak, boğaz ağrısı şiddeti ve yutma zorluğu metriklerini incelemiştir. Çalışmalar, tipik olarak 24 saate kadar olan kısa süreli periyotlardaki semptomatik değişimi ölçmüştür. Takip süreleri sınırlıdır ve birkaç günden fazla kullanıma yönelik araştırmalar tam olarak kanıtlanmamıştır.

Ağrı ve İltihabın Sistemik Giderilmesi İçin Kanıtlar (Oral Tabletler)

Sistemik oral tablet formu, romatoid artrit ve osteoartrit gibi dalgalanan belirtilerle karakterize durumlar için incelenmiş, kanıtlar Kontrollü Klinik Çalışmalardan elde edilmiştir. Bu çalışmalar, eklem hassasiyeti endeksleri gibi sistemik veya fonksiyonel dengesizlikle ilgili sonuçları izlemiştir. Sistemik kullanıma ilişkin bulgular, daha eski kontrollü çalışmalarla ilişkilendirilmiştir. Daha yeni araştırmalar, yeni sistemik versiyonların yerleşik formülasyonlara benzer şekilde emilip emilmediğini izlemiştir. Temel kanıt, eski düzenleyici geçmişle desteklenmektedir ve daha yeni tedavilere karşı karşılaştırmalı kanıtlar kamu kayıtlarında genellikle eksiktir.

Takip Süreleri, Özel Gruplar ve Belirsizlikler

Kısa süreli semptom değişikliklerini inceleyen araştırmalar, takip sürelerini saatler veya birkaç günle sınırlandırmıştır. Kronik durumlar için yapılan çalışmalar ise birkaç hafta veya bir aya yayılan tedavi dönemlerini gerektirmiştir. Küçük çocuklar ve ciddi eşlik eden sağlık koşullarına sahip belirli gruplara ilişkin veriler yetersiz kalmaktadır. Elde edilen sonuçlar yalnızca çalışılan popülasyonlar için geçerlidir ve ilacın uzun vadeli etkileri tam olarak kanıtlanmamıştır. Kanıt kalitesi değişmektedir; akut, lokal endikasyonlar için yüksek kanıt ağırlığı tanımlanırken, sistemik kullanımla ilişkili ayrıntılı uzun vadeli sonuçlar için kanıt ağırlığı daha düşüktür. Araştırma, bağlam sağlar ancak bireysel tahminler sunmaz.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Biprofin Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: Biprofin genel olarak nasıl kullanılır?

C: Biprofin, kronik ağrı tedavisinin yönetimi için endike olan, reçeteli bir ilaçtır. Kullanım şekli ve dozajı bir sağlık uzmanı tarafından belirlenmelidir.

S: Biprofin kronik ağrıyı tamamen tedavi eder mi?

C: Klinik çalışmalarda Biprofin kullanımı, bazı kişilerde ağrı skorlarında azalma ile ilişkilendirilmiştir. Ancak, kronik ağrıya neden olan altta yatan rahatsızlıklar için kalıcı bir tedavi (iyileştirici) olarak kabul edilmemektedir.

S: Biprofin'in etki mekanizması nedir?

C: Biprofin'in, sinir sisteminde bulunan spesifik ağrı reseptörleri ile etkileşime girdiği ve ağrı sinyallerinin algılanmasını potansiyel olarak modüle ettiği (düzenlediği) düşünülmektedir. Bu mekanizma karmaşık olup, halen devam eden araştırmaların konusudur.

S: Yaygın yan etkileri var mı?

C: Birçok ilaçta olduğu gibi, Biprofin'in de olası yan etkileri mevcuttur. Yapılan denemelerde bildirilen yaygın etkiler arasında hafif mide-bağırsak rahatsızlıkları ve baş ağrısı bulunmaktadır. Bilinen ve potansiyel tüm advers etkilerin eksiksiz bir listesi, ilacın resmi reçeteleme bilgilerinde yer almaktadır.

Biprofin nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Biprofin (Flurbiprofen) Nasıl Saklanır ve İmha Edilir

Resmi düzenleyici etiketleme, ürün stabilitesini sürdürmek ve güvenliği sağlamak amacıyla Biprofin'in saklanması ve imha edilmesi için katı koşulları zorunlu kılmaktadır.


Saklama Gereklilikleri

Biprofin, Kontrollü Oda Sıcaklığında, yani 20°C ila 25°C (68°F ila 77°F) aralığında saklanmalı ve aşırı ısı ile nemden korunmalıdır. Kabı sıkıca kapalı tutulmalı ve mutlaka orijinal ambalajında muhafaza edilmelidir. Ayrıca, Biprofin'in çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde saklanması zorunlu tutulmuştur.

İmha Talimatları

Kullanılmayan veya süresi dolmuş ürünler yerel düzenlemelere uygun olarak atılmalıdır. Tercih edilen imha yöntemi, yetkili bir topluluk ilaç geri toplama programıdır.

Eğer bu seçenek mevcut değilse, ilaç cazip olmayan bir madde (örneğin kahve telvesi veya toprak) ile karıştırılmalı, bir poşet içinde ağzı kapatılmalı ve ardından ev çöpüne atılmalıdır. Ürünün kesinlikle tuvalete atılması veya atık sulara bırakılması yasaktır.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Biprofin eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: