Azulfin

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Azulfin

Etki mekanizması: Analgesic, Anti-Inflammatory

Tıbbi inceleme

Rosario Oropesa

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Azulfin hakkında genel bakış

Azulfin Nedir?

Azulfin, etken maddesi Sülfasalazin olan ve hekim tarafından reçete edilmesi gereken bir ilacın tanınmış marka adıdır. Etkin madde olan Sülfasalazin, ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi tarafından sülfapiridin ve 5-aminosalisilik asit (5-ASA) adlı iki tedavi edici molekülün bir azo bağı ile birleşmesinden oluşan bir bileşik olarak tanımlanır. Sülfasalazin, resmi olarak Anti-inflamatuar Ajan ve İmmünomodülatör kategorilerinde yer alır ve sıklıkla daha kapsamlı bir sınıf olan Hastalığı Modifiye Eden Anti-romatizmal İlaçlar (DMARD'lar) grubuna dahil edilir. Bu sınıflandırma, ilacın sadece akut semptomları baskılamak yerine, bağışıklık sistemi kaynaklı kronik durumların uzun süreli seyrini değiştirebilme yeteneği nedeniyle klinik olarak kabul görmüştür.

Sülfasalazinin Yapısı ve İlaç Şekilleri

Terapötik çekirdek, iki farklı kimyasal bileşeni içeren sentetik, türev bir bileşik olan tek bir etken maddeye, yani Sülfasalazin'e dayanır. Bu ilaç, farklı uygulama yollarına esneklik sağlamak amacıyla birden fazla farmasötik preparat şeklinde mevcuttur. Yaygın dozaj formları arasında standart oral tablet, gecikmeli salınımlı tablet (enterik kaplı tablet) ve rektal uygulama için tasarlanmış lavman veya fitil gibi preparatlar bulunur. Ana ayırt edici özelliklerden biri olan enterik kaplı tablet, ilacın alt gastrointestinal sisteme ulaşana kadar çözünmemesini sağlayarak etki yerine ulaşmasını ve potansiyel mide tahrişini azaltmayı amaçlar.

Bu Anti-inflamatuar Ön İlacın Genel Amacı

Sülfasalazinin temel genel amacı, bağışıklık yanıtına müdahale ederek ve anti-inflamatuar etki sağlayarak kronik inflamatuar durumların seyrini değiştirmektir. İlaç, molekülü bölerek iki terapötik bileşenini serbest bırakan bağırsak bakterileri tarafından etkinleştirilmesi gereken bir ön ilaç (prodrug) olarak işlev görür. Farmakolojik çalışmalar, bu mekanizmanın etkinliğini sürekli olarak desteklemiş ve serbest kalan 5-aminosalisilik asit bileşeninin, bağışıklık disfonksiyonunun tetiklediği kalıcı iltihabı bastırmada esas olduğunu göstermiştir. Bu eşsiz, hedefe yönelik dağıtım sistemi, kronik iltihabın bağışıklık bozukluğundan kaynaklandığı durumlarda Sülfasalazini temel bir ilaç haline getirir.

Azulfin ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Azulfin (sülfasalazin) için ruhsatlı güvenlik profili, advers reaksiyonların sıklığına ve fizyolojik sistemine göre resmi belgelerde yapılandırılmıştır.

Sıklık ve Sistem-Organ Sınıfları

En sık belgelenen yan etkiler, Çok Yaygın (ge1/10) kategoriye girmektedir. Bunlar mide bulantısı, iştahsızlık, kusma ve baş ağrısını içerir. Yaygın (ge1/100 ila <1/10) görülen bir bulgu, karın ağrısı ve ishal gibi gastrointestinal etkilerle birlikte lökopeni (beyaz kan hücrelerinde azalma) olmasıdır.

Advers reaksiyonlar, en dikkat çekici olanları şunlar olmak üzere birden fazla Sistem-Organ Sınıfı altında sınıflandırılmıştır:

  • Gastrointestinal Bozukluklar
  • Kan ve Lenf Sistemi Bozuklukları
  • Sinir Sistemi Bozuklukları
  • Deri ve Deri Altı Doku Bozuklukları

Ciddi Advers Reaksiyonlar

Resmi etiketleme, dikkat gerektiren nadir fakat ciddi advers reaksiyonların bildirilmesini zorunlu kılar. Bunlar arasında Agranülositoz ve Aplastik anemi gibi ciddi kan diskrazileri bulunur. Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve Toksik Epidermal Nekroliz (TEN) gibi ciddi, bazen yaşamı tehdit eden deri reaksiyonları da belgelenmiştir. Ek olarak, Hepatotoksisite (Hepatit) potansiyeli ve DRESS Sendromu gibi ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları resmi olarak not edilmiştir.

Güvenlik Kısıtlamaları ve Örüntüleri

İlaç, sülfonamidlere veya salisilatlara karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan ve ciddi karaciğer yetmezliği veya bağırsak/üriner obstrüksiyonu olan hastalarda kontrendikedir. Güvenlik belgeleri, böbrek yetmezliği veya G6PD eksikliği olan hastalarda dikkatli olunması gerektiği de dahil olmak üzere, spesifik popülasyon değerlendirmelerini not etmektedir.

Gastrointestinal yan etkiler ve baş ağrısının tedavinin başlangıcında veya doz artırımı sırasında daha olası olduğu şeklinde zamana bağlı örüntüler gözlenmiştir. Geri dönüşümlü oligospermi (erkek kısırlığı) şeklinde spesifik bir etki, tedavi süresi ile ilişkilidir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Aşırı Doz ve Ne Zaman Yardım Alınmalı

Sülfasalazin (Azulfin) ile aşırı doz alımı, hem sindirim sistemi hem de merkezi sinir sistemini etkileyen belgelenmiş klinik belirtilerle ortaya çıkabilir. Resmi olarak listelenen belirtiler arasında mide bulantısı, kusma, mide rahatsızlığı ve karın ağrıları yer alır. Uyuşukluk ve nöbetler (konvülsiyonlar) gibi merkezi sinir sistemi etkileri de meydana gelebilir. Zehirlenmenin şiddeti, serumda bulunan toplam sülfapiridin konsantrasyonu ile doğrudan ilişkilidir.

Aşırı dozla ilişkili ciddi, düzenleyici kurumlarca belgelenmiş bir sonuç, tam bir böbrek tıkanıklığına yol açabilen kristalüri ve böbrek taşı oluşumu potansiyelidir

. Bu nedenle, anüri (idrar üretiminin olmaması) teyit edilirse, böbrek fonksiyonunu yönetme gerekliliğini vurgulayarak, tedaviye sıvı ve tuz kısıtlamasına yönelik özel talimatlar eklenir.

Sülfasalazin için resmi reçeteleme bilgilerinde belgelenmiş spesifik bir antidot yoktur. Aşırı doz yönetimi semptomatik ve destekleyicidir; mide lavajı, idrarın alkalizasyonu ve serum sülfapiridin konsantrasyonlarının izlenmesi gibi prosedürleri içerir.

Şüphelenilen tüm vakalar için derhal tıbbi yardım alınmalıdır. Düzenleyici kurumlarca zorunlu kılınan eylem, etkilenen bireyin bilincini kaybetmesi (çökmesi), nöbet geçirmesi, nefes almada zorluk çekmesi veya uyandırılamaması durumunda acil servislerle hemen iletişime geçmeyi gerektirir.

Azulfin’in terapötik kullanımları

Azulfin'in Tedavi Alanları: Temel Kullanımlar ve Faydaları

Azulfin (Sülfasalazin), belirli kronik, bağışıklık sistemi kaynaklı inflamatuar durumların uzun süreli yönetimi için uygun kabul edilir. Genellikle hastalığın aktivitesine yol açan altta yatan iltihabı yönetmek, böylece semptomatik rahatlama sağlamak ve hastalığın seyrini kontrol altına almak amacıyla kullanılır. Bu ilaç, artmış bağışıklık tepkileri içeren tedavi alanlarında uygulanmaktadır.


Kronik Eklem İltihabı ve Artrit Semptomlarının Hafifletilmesi

Bu ilaç, Romatoid Artrit (RA) ve Poliartiküler Juvenil İdiyopatik Artrit (PJİA) ile ilişkili olan kalıcı eklem iltihabı, şişlik ve sertlik semptomlarına yardımcı olmak için yaygın olarak kullanılır. Terapötik önemi, kronik eklem koşullarının şiddetinin yönetilmesine destek olabilecek sistemik inflamatuar süreçleri kontrol altına almaktır. İnflamatuar durumlarla ilgili semptomları ele alarak, günlük işlevselliği etkileyen semptomlarla başa çıkmaya destek olur ve fonksiyonel stabiliteyi sürdürmeye yardımcı olur.

“Kronik durumlarda belirgin semptomları gidermek için ek semptomatik desteğin gerekli olduğu durumlarda sıklıkla uygulanır.”

Kısa Bilgi: İnflamatuar Semptomlara Yönelik Rahatlama

Bu ilaç, eklemlerde ve bağırsaklarda iltihabi veya tahriş edici durumlardan kaynaklanan ve fark edilir fizyolojik zorlanma yaratan semptomları hafifletmek için önemlidir. Bu ilacın yaygın olarak kullanıldığı birincil durumlar Ülseratif Kolit, Romatoid Artrit ve PJİA'dır.


Aktif Ülseratif Kolit Kontrolü ve Remisyon Yönetimi

Sülfasalazin, kalın bağırsakta (kolon) iltihaplanma süreçlerini içeren bir durum olan Ülseratif Kolit için temel bir tedavidir. Hastalığın aktif, hafif ila orta şiddetteki evrelerini yönetmek, kronik ishal ve rektal kanama gibi semptomları gidermeye yardımcı olmak için uygun olduğunda uygulanır. Genellikle nüksü yönetmeyi ve semptomatik atakları önlemeyi amaçlayan idame tedavisinde de kullanılır. Bu kullanım, daha iyi konfor sağlamaya katkıda bulunur ve hastaların semptomatik dönemlerdeki dalgalanmalarla daha istikrarlı bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olur.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Azulfin (Sülfasalazin) Kullanımına Uygunluk Durumu

Resmi sağlık düzenleyici kurumların belgeleri, Azulfin kullanımına ilişkin uygunluk durumunu belirlerken hem kesinlikle yasak olan durumları (kontrendikasyonları) hem de özel koşullar altında ve yakın takip gerektiren hasta gruplarını tanımlamaktadır.

Kullanımının Kesinlikle Yasak Olduğu Durumlar (Kontrendikasyonlar)

Azulfin, aşağıdaki özelliklere veya rahatsızlıklara sahip hastalarda kesinlikle kullanılmamalıdır:

  • Aşırı Hassasiyet (Alerji): Sülfasalazin maddesine, onun metabolitlerine, sülfonamid grubuna (sülfa ilaçları) veya salisilatlara karşı bilinen bir alerjisi (hipersensitivitesi) olan kişiler.
  • Porfiri Hastalığı: Sülfonamidlerin akut Porfiri krizini tetikleme riski nedeniyle Porfiri hastaları.
  • Tıkanıklık: Bağırsak veya idrar yollarında herhangi bir tıkanıklığı (obstrüksiyonu) bulunan hastalar.
  • Çocuk Yaşı: İki yaşın altındaki bebekler ve çocuklar.

Yaşa Bağlı ve Özel Dikkat Gerektiren Kullanım Kuralları

Belirli hasta grupları ilacı kullanabilir, ancak bu durumlarda özel bir değerlendirme ve yakın takip zorunludur:

  • Çocuklar: Onaylanmış tedavi amaçları için 6 yaş ve üzerindeki çocuklar genellikle uygun kabul edilir; ancak, altı yaşından küçük çocuklarda kullanımının güvenilirliği ve etkinliği henüz kesin olarak kanıtlanmamıştır.
  • Ağır Organ Hasarı: Şiddetli karaciğer (hepatik) veya böbrek (renal) hasarı olan hastalara ilaç, ancak risk-fayda dengesi kritik düzeyde değerlendirildikten sonra ve büyük bir dikkatle verilmelidir.
  • Diğer Hassasiyetler: G-6-PD enzim eksikliği, şiddetli alerji geçmişi veya bronşiyal astımı olan hastalar da ilacı kullanırken yakın gözlem altında tutulmalıdır.

Gebelik ve Emzirme Döneminde Kullanım Durumu

  • Gebelik: Eski FDA sistemine göre Gebelik Kategorisi B olarak sınıflandırılmıştır. Kullanımına yalnızca tedavi gereksiniminin açıkça belirlendiği durumlarda izin verilir. İlacın folat emilimini bozucu etkisi nedeniyle, gebelik süresince folik asit takviyesi zorunludur.
  • Emzirme (Laktasyon): İlacın metabolitlerinin anne sütüne geçmesi nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Bu durum, özellikle prematüre doğmuş veya G-6-PD eksikliği olan bebekler için geçerlidir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Azulfin (Sülfasalazin) ile birlikte kullanılan diğer ilaç veya ürünlerin vücuttaki düzeylerini veya etkilerini değiştiren çeşitli etkileşimler resmi düzenleyici belgelerde belirtilmiştir.

Resmi düzenleyici açıklamalar, sülfasalazin ile eş zamanlı kullanımın, diğer ilaç ve takviyelerin emiliminde azalmaya yol açabileceğini göstermektedir. Bu durum, kalp ilacı olan Digoksin için plazma konsantrasyonlarının düştüğü rapor edilmiştir. Benzer şekilde, bu ilaç Folik Asit (hem gıdalardan hem de takviyelerden alınan) emilimini etkileyerek belgelenmiş bir folat eksikliğine neden olabilir.

Etkileşim profili ayrıca farmakodinamik güçlenmeyi de öne çıkarmaktadır. Oral Hipoglisemik Ajanların etkileri artabilir ve antikoagülan Varfarin ile birlikte kullanılması, ilacın resmi antikoagülan etkisini artırabilir.

Antibakteriyel bir ajan olan Metenamin ile ilgili açık bir etkileşim kısıtlaması belgelenmiştir. Kimyasal uyumsuzluk ve çözünmeyen bir çökelek oluşturma riski nedeniyle birlikte kullanılması tavsiye edilmez. Ayrıca, resmi etiketleme popülasyona özgü bir not içermektedir: N-Asetiltransferaz (NAT) Zayıf Metabolizörler olarak sınıflandırılan hastalar, Sülfapiridin metabolitine daha yüksek sistemik maruziyet ile resmi olarak ilişkilendirilmiştir. Bu belgelenmiş etkileşimler, diğer maddelerin emilimi ve etkisinin güçlenmesi üzerindeki etkisi aracılığıyla ilacın kullanım yapısını tanımlar ve kombinasyon kullanımında spesifik kısıtlamaların değerlendirilmesini sağlar.

Etki mekanizması

Azulfin Nasıl Etki Eder?

Sülfasalazinin (Azulfin) farmakolojik etkisi, iki temel aktif bileşene ayrılmasıyla başlayan karmaşık, ikili bir etki mekanizmasına dayanır; bu da etkinliğini oldukça hedefe yönelik ve spesifik kılar. Ana bileşik, kalın bağırsağa ulaşana kadar etkisiz bir ön ilaç (prodrug) olarak işlev görür. Orada, bağırsak bakterileri tarafından üretilen azo-redüktaz enzimleri molekülü iki terapötik bileşene böler: 5-aminosalisilik asit (5-ASA) ve Sülfapiridin (SP). Bu aktivasyon adımı, anti-inflamatuar bileşenin hedeflenen mukoza yüzeyinde serbest bırakılmasını sağlar. Serbest kalan 5-ASA, öncelikle Siklooksijenaz (COX) ve Lipooksijenaz (LOX) gibi enzimleri engelleyici olarak işlev görerek kolonu kaplayan hücreler üzerinde yerel olarak etki eder. Bu hareket, inflamatuar sürece katkıda bulunan yerel kimyasal sinyalleri baskılar. İkinci bileşen olan Sülfapiridin (SP), sistemik olarak emilir ve vücut genelindeki bağışıklık tepkisinin modülasyonuna katkıda bulunur. SP, bağışıklık hücrelerinin (lenfositler ve monositler) aktivitesini baskılayarak ve TNF-alfa ve Interlökin-1beta (IL-1beta) gibi başlıca pro-inflamatuar sitokinlerin salınımına müdahale ederek etki eder. Bu sistemik mekanizma, kronik bağışıklık tepkisinin temel yönlerini modüle eder.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Azulfin Nasıl Kullanılır: Resmi Uygulama Kılavuzları

Azulfin (Sülfasalazin) kullanımı, doğru dozaj ve uygulamayı sağlamak amacıyla düzenleyici kurumlar tarafından belirtilen özel talimatlara uymayı gerektirir. İlaç, temel olarak iki onaylanmış yolla uygulanır: oral (sistemik etki için) ve rektal (kolonda lokalize etki için). Tutarlı seviyeleri korumak amacıyla toplam günlük doz tipik olarak gün içine yayılmış bölünmüş dozlar halinde, çoğunlukla iki ila dört kez verilir.

Standart ve gecikmeli salınımlı tabletler dâhil olmak üzere oral preparatların eşit miktarlarda, tercihen yemeklerden sonra ve tam bir bardak su veya başka bir sıvı eşliğinde alınması amaçlanır. Tedavi süresince yeterli sıvı alımının sürdürülmesi, kullanımın zorunlu bir koşuludur.

Resmi Dozaj Şekilleri

Endikasyon Yetişkin Rejimi (Örnekler)
Ülseratif Kolit (Başlangıç) Bölünmüş dozlar halinde günde 3 g ila 4 g.
Romatoid Artrit (İdame) Günde 2 g, tipik olarak günde iki kez 1 g.

Romatoid Artrit gibi durumlar için, tedaviye başlanması aşamalı titrasyon gerektirir; bu durumda başlangıç dozu düşük tutulur ve hedef idame dozuna ulaşılana kadar birkaç hafta boyunca yavaşça artırılır. Pediatrik hastalar (6 yaş ve üzeri çocuklar) için dozaj, vücut ağırlığına göre hesaplanır ve tipik olarak günde 30-50 mg/kg, birden fazla doza bölünerek verilir. Ayrıca, gecikmeli salınımlı tabletlerin amaçlanan bölgeye özel etkisini korumak için bütün olarak yutulması gerekir ve ezilmemeli, kırılmamalı veya çiğnenmemelidir.

Güncel klinik kanıtlar

Azulfin (Sülfasalazin) İçin Araştırma Kanıtları / Çalışmalara Genel Bakış

Azulfin (sülfasalazin), esas olarak randomize kontrollü çalışmalar (RKÇ'ler) ve sistematik derlemeler başta olmak üzere çok sayıda araştırmaya konu olmuştur. Bu çalışmalar, dalgalı veya dönemsel belirtilerle karakterize durumlar için araştırma kapsamını belirlemekte ve tanımlanmış gözlem süreleri boyunca semptom değişimlerinin ve hastalık aktivitesinin örüntülerini değerlendirmek amacıyla tasarlanmıştır.


Romatoid Artrit (RA) Kullanımına İlişkin Kanıtlar

Araştırmalar, semptomların kısa ve orta vadeli takip süreleri boyunca nasıl değiştiğini değerlendirmek için tasarlanmış biçimsel Randomize Kontrollü Çalışmalara (RKÇ'ler) dayanmaktadır. Çalışmalar, sistemik veya fonksiyonel dengesizlikle ilgili çeşitli sonuçları izlemiştir; bunlar arasında hastalık aktivitesinin resmi ölçümleri (ACR yanıt kriterleri) ve hastaların algıladığı rahatsızlığı tanımlayan hasta tarafından bildirilen sonuçlar bulunmaktadır. Çalışmalar, gözlenen popülasyonlarda semptomların nasıl değiştiğini, özellikle ölçülen eklem sayılarındaki ve inflamatuar belirteçlerdeki değişimleri rapor etmiştir. Veriler, gözlem dönemleri boyunca radyografik erozyonun nasıl ölçüldüğüne dair örüntüleri de göstermektedir.

Hâlâ belirsizliğini koruyan durum, plaseboya kıyasla kapsamlı kanıt mevcutken, en yeni nesil biyolojik tedavilere karşı karşılaştırmalı kanıtların daha az kapsamlı olmasıdır. Önemli bir kısıtlama, bazı denemelerde hastaların bildirdiği rahatsızlık nedeniyle çalışmayı bırakma oranının yüksek olmasıdır; bu da sonuçların yalnızca çalışılan popülasyonlar için geçerli olduğu anlamına gelmektedir.


Ülseratif Kolit (ÜK) Kullanımına İlişkin Kanıtlar

Ülseratif Kolit için araştırma ortamı, temel olarak remisyonun indüksiyonuna ve uzun vadeli idame (koruma) dönemlerine odaklanan Randomize Kontrollü Çalışmalardan oluşmaktadır. Araştırmalar, epizodik veya akut değişiklikleri tanımlayan sonuçları, özellikle araştırmacıların temel semptomların ölçülen yokluğu olarak tanımladığı klinik remisyona ulaşılmasını izlemiştir. Çalışma döneminde ölçülen değişiklikler vurgulanmıştır; bulgular, idame çalışmalarında gözlenen popülasyonlarda nüks sıklığının plasebo gruplarına kıyasla daha düşük olduğuna işaret eden örüntüleri göstermektedir.

Belirtilen önemli bir kısıtlama, kanıtlar hafif ila orta dereceli ÜK için oldukça kapsamlıyken, durumun şiddetli veya refrakter (dirençli) formlarına sahip hastalar için verilerin yetersiz kalmasıdır. Bazı çalışma sonuçları ayrıca sülfasalazinin, hastaların bildirdiği rahatsızlık nedeniyle daha yüksek bir çalışmayı bırakma oranı ile ilişkili olduğunu da vurgulamaktadır.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Azulfin Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: Azulfin ne amaçla kullanılır?

C: Azulfin (sülfasalazin), sülfapiridin ve 5-aminosalisilik asit (5-ASA) olmak üzere iki aktif bileşen içeren bir ilaçtır. Başlıca kullanım alanları romatoid artrit ve ülseratif kolit tedavisidir. Ülseratif kolitte, kalın bağırsaktaki iltihabı (inflamasyonu) azaltmaya yardımcı olabilir. Romatoid artrit için ise hastalığı modifiye edici anti-romatizmal ilaç (DMARD) olarak sınıflandırılmakta olup, semptomların kontrol altına alınmasına ve hastalığın ilerlemesinin potansiyel olarak yavaşlatılmasına yardımcı olabilir.

S: Azulfin nasıl etki gösterir?

C: Azulfin'in etkilerinin, içerdiği iki bileşenle ilişkili olduğu düşünülmektedir. 5-ASA bileşeninin, kalın bağırsakta (kolon) topikal (yerel) olarak etki ederek iltihabı azaltabileceği tahmin edilmektedir. Romatoid artrit gibi durumlarda, ilacın genel etki mekanizması karmaşıktır; ancak anti-inflamatuar (iltihap önleyici) ve immünosüpresif (bağışıklık sistemini baskılayıcı) özelliklere sahip olduğu gözlemlenmiştir.

S: Azulfin kullanırken hangi olası yan etkiler görülebilir?

C: Diğer birçok ilaçta olduğu gibi, Azulfin kullanımı da bazı yan etkilerle ilişkilendirilebilir. Yaygın olarak bildirilen etkiler mide bulantısı, kusma, karın rahatsızlığı/ağrısı ve baş ağrısını içerebilir. Daha az yaygın ancak potansiyel olarak ciddi olabilecek etkiler arasında kan sayımında değişiklikler veya karaciğer fonksiyonlarında sorunlar yer alabilir. Bu nedenle, tedavi süresince bir sağlık uzmanı tarafından düzenli izleme (takip) yapılması gerekli olabilir.

Azulfin nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Azulfin'in (Sülfasalazin) Saklama ve İmha Koşulları

Resmi düzenleyici bilgiler, Azulfin tabletlerinin stabilitesini ve güvenliğini korumak amacıyla belirli saklama koşullarını zorunlu kılmaktadır.

Saklama Gereksinimi Resmi Standart
Sıcaklık Kontrollü oda sıcaklığında, 20°C ila 25°C (68°F ila 77°F) arasında saklanmalı, aşırı ısıdan korunmalıdır.
Çevresel Koşullar İlaç, orijinal ambalajında, sıkıca kapalı tutulmalı; ışıktan ve nemden korunmalıdır. Banyo gibi nemli yerlerde saklamaktan kaçınılmalıdır.
Çocuk Güvenliği Kesinlikle çocukların göremeyeceği ve ulaşamayacağı bir yerde muhafaza edilmelidir.

İmha Talimatları

Kullanılmayan veya süresi dolmuş Azulfin, öncelikle bir ilaç geri alma programı aracılığıyla imha edilmelidir. Eğer bir geri alma seçeneği mevcut değilse, ürün istenmeyen bir maddeyle (örneğin kullanılmış kahve telvesi veya kedi kumu gibi) karıştırılıp, kapalı bir torba veya kap içerisine konularak ev çöpüne atılabilir. İlaç, kesinlikle tuvalete veya lavaboya dökülerek imha edilmemelidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Azulfin eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: