Azole

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Azole

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Azole hakkında genel bakış

Azol (Albendazol) Hakkında Temel Bilgiler

Azol, parazit kaynaklı enfeksiyonların hem tedavisi hem de korunması (profilaksi) amacıyla kullanılan, reçeteyle temin edilebilen bir ilaçtır. Etken maddesi Albendazol olan bu preparat, farmakolojik olarak Benzimidazol antihelmentik sınıfında yer alır. Bu sınıftaki ilaçlar, vücuttaki parazit solucan (helmint) istilalarını sistemik olarak yönetmek için tasarlanmış geniş kapsamlı anti-parazitik ilaçlar kategorisinin bir parçasıdır.

Özellik Açıklama
Etken Madde Albendazol
İlaç Formları Tablet, Çiğnenebilir Tablet, Oral Süspansiyon
Farmakolojik Sınıf Antihelmentik (Benzimidazol)
Kullanım Amacı Parazitik enfeksiyonların tedavi edici tedavisi ve önlenmesi
Köken Sentetik Bileşik

Azol: Sentetik Bir Antihelmentik ve Tedavi Edici Rolü

Azol'ün etken maddesi Albendazol, Benzimidazol türevi olarak kesin bir şekilde sınıflandırılmıştır ve bu, onu diğer genel anti-enfektif ajanlardan ayırarak, esasen tedavi edici amaçlarla kullanılmasını sağlar. Bu bileşik, çeşitli helmintik patojenlere karşı gösterdiği geniş terapötik etki nedeniyle uluslararası sağlık otoriteleri tarafından önemli kabul edilmektedir.

Sistemik etki prensibiyle çalışan Azol, sadece lokal olarak değil, organizmaları tüm vücut çapında hedef alarak parazitik sorunları çözmeye yardımcı olur. Öncelikli olarak insan sağlığı için tasarlanmış olmasına rağmen, etken madde aynı zamanda veterinerlik alanında da kullanılabilmektedir.


Bileşimi ve Sunulan Hazırlık Şekilleri

Azol'ün tek aktif bileşeni olan Albendazol, kimyasal olarak Benzimidazol karbamat olarak bilinen sentetik bir bileşiktir. Bu madde, vücuda alındıktan sonra metabolizma yoluyla hızla aktif formuna dönüşen bir prodrug olarak işlev görür ve terapötik etkilerini bu aktif form üzerinden gösterir.

Oral yolla uygulanmak üzere, Azol farklı hasta ihtiyaçlarına erişilebilirliği sağlamak amacıyla çeşitli dozaj formlarında sunulmaktadır. Bunlar arasında geleneksel tablet, çiğnenebilir tablet ve oral süspansiyon bulunur. Özellikle oral süspansiyonun bulunması, katı tabletleri yutmakta zorlanabilecek çocuklar gibi özel hasta grupları için kolaylık sağlamaktadır, ancak tüm bu formlar aynı sistemik etkiye ulaşmayı amaçlar.

Azole ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Azol'ün (Albendazol) resmi olarak belgelenmiş güvenlik profili, ruhsat veren kurumlar tarafından zorunlu kılınan advers reaksiyon kategorileri ve özel izleme gereklilikleri etrafında yapılandırılmıştır.

Advers reaksiyonlar sıklık ve sistemlere göre sınıflandırılmıştır. Yaygın olmayan (100 hastadan 1'inden azında görülen) yan etkiler arasında baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı ve karın ağrısı gibi üst gastrointestinal bozukluklar, döküntü veya kaşıntı yer alabilir.

Sistem-Organ Sınıfları ve Ciddi Reaksiyonlar

Yan etkiler çeşitli fizyolojik alanlarda bildirilmiştir; bunlar arasında Kan ve lenfatik sistem bozuklukları (örneğin, lökopeni, kemik iliği baskılanması), Hepato-bilier bozukluklar (örneğin, karaciğer enzimlerinde yükselme) ve Sinir sistemi bozuklukları bulunmaktadır.

Resmi ürün bilgilerinde, nadir olmalarına rağmen ciddi advers reaksiyonlar riski vurgulanmaktadır. Bunlar arasında şiddetli kemik iliği baskılanması (örneğin, agranülositoz ve pansitopeni) ve şiddetli hepatik anormallikler (örneğin, hepatit) yer alır. Bu nedenlerle, düzenleyici güvenlik kılavuzları, tedavi döngüleri öncesinde ve sırasında iki haftada bir kan hücresi sayımlarının ve karaciğer enzimlerinin (transaminazlar) zorunlu olarak izlenmesini şart koşar; önemli anormallikler ortaya çıkarsa tedavinin kesilmesi gereklidir.

Popülasyon ve Maruziyet Kısıtlamaları

Güvenlik konuları, özellikle belirli hasta grupları için geçerlidir. Azol, embriyo-fetal toksisite potansiyeli taşıdığı için, doğurganlık potansiyeli olan kadınlarda tedaviye başlanmadan önce gebelik testi yapılması zorunludur. Süre açısından bakıldığında, karaciğer enzimlerindeki yükselmeler ve kemik iliği baskılanması, uzun süreli, daha yüksek dozlu rejimlerle daha sık ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, alopesinin (saç dökülmesi) geri dönüşümlü olduğu belirtilmektedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Alınmalı

Azol doz aşımı için resmi düzenleyici profil, ciddi sistemik toksisite riskine odaklanmaktadır. Doz aşımı tabloları, bilinen advers etkilerin şiddetlenmesi olarak belgelenmiştir ve öncelikli olarak granülositopeni ve pansitopeni dahil olmak üzere önemli hematolojik anormallikler ve yükselmiş karaciğer enzimleri şeklinde kendini gösterir.

Hematopoetik ve hepatik sistemler üzerindeki bu şiddetli etkiler potansiyel olarak hayatı tehdit edici olarak sınıflandırılmıştır; zira şiddetli kemik iliği baskılanması ve akut karaciğer yetmezliği ile ölümcül sonuçlar ilişkilendirilmiştir.

Kullanıcıların acil tıbbi yardım alması ve derhal Zehir Kontrol Merkezi ile iletişime geçmesi, zorunlu acil durum eylemleri olarak tanımlanmıştır. Tedavi yönetimi tamamen semptomatik ve destekleyicidir, çünkü ürün bilgisine göre bilinen spesifik bir antidot yoktur. Tedavi, gelişen klinik sendrom için genel destekleyici tedavi ile birlikte, gastrointestinal sistemden emilmemiş materyali çıkarmaya yönelik prosedürel önlemleri içerir.

Toksisite riski nedeniyle kan sayımlarının ve karaciğer fonksiyon testlerinin sürekli klinik olarak izlenmesi gereklidir. Resmi etikette yer alan özel bir uyarı, önceden karaciğer hastalığı olan hastaların, doz aşımı durumunda bu şiddetli toksisiteleri yaşama riskinin önemli ölçüde daha yüksek olduğunu belirtmektedir.

Azole’in terapötik kullanımları

Azol Ne İçin Kullanılır: Ana Kullanım Alanları ve Faydaları

Azol içerikli ilaçlar, çeşitli mantar ve maya türlerinin neden olduğu enfeksiyonların yönetiminde ek semptomatik desteğin gerekli olduğu tedavi alanlarında geniş bir uygulama yelpazesine sahiptir. Tıbbi literatürde belirtildiği üzere, bu ajanlar, lokalize yüzey sorunlarından daha ciddi sistemik rahatsızlıklara kadar uzanan, akut ataklarla ortaya çıkan durumlar için yaygın olarak kullanılmaktadır.


Semptomatik Rahatlama ve İşlevsel Denge

Bu ilaç, özellikle iltihabi veya tahriş edici durumlarla bağlantılı olan ve yoğunlaşarak günlük işleyişi bozabilen semptom kümelerinin ele alınmasında uygulanır. Azol, sistemik yükün arttığı bağlamlarda, sistemik enfeksiyonların yönetilmesine destek olmak amacıyla da sıkça kullanılmaktadır.

Bu tedavi, semptomatik dönemler boyunca genel semptom yükünü hafifletmeye yardımcı destek sunar. Semptomların rutin aktivitelere engel olduğu zamanlarda destekleyici rahatlama sağlayarak semptom yönetimine katkıda bulunur. Genel iyilik halini destekler ve işlevsel dengenin (stabilite) korunmasına yardımcı olabilir.

Kısa Bilgi: Terapötik Alan Kısa Bilgi: Semptom Odağı
Tekrarlayan veya epizodik belirtiler içeren durumlarda uygulanır Fiziksel rahatsızlıkla ilgili semptomların hafifletilmesi

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Azol'ü Kimler Kullanabilir ve Kimler Kullanamaz?

Azol’ün (Albendazol) kullanım uygunluğu, resmi olarak belgelenmiş popülasyon kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. İlaç, Albendazol'e veya tüm benzimidazol bileşikleri sınıfına karşı bilinen herhangi bir aşırı duyarlılığı (hipersensitivite) olan kişilerde kesinlikle kullanılmamalıdır (kontrendikedir).

Resmi olarak belgelenmiş fetal zarar potansiyeli nedeniyle, hamile kadınlar için kullanımı tavsiye edilmez. Doğurganlık potansiyeli olan kadınlar için, düzenleyici otoriteler tedaviye başlamadan önce negatif bir gebelik testi yapılmasını ve tedavi sırasında ve hemen sonrasında etkili bir doğum kontrol yönteminin kullanılmasını önermektedir. Emzirme döneminde ise, tek dozluk uygulamalar için kullanım genellikle uyumlu kabul edilir.

Kullanım uygunluğu, yetişkinler ve çocuklar dahil olmak üzere geniş yaş grupları için genel olarak oluşturulmuştur. Pediatrik kullanım için, bazı endikasyonlarda minimum yaş sınırı sıklıkla beş yaş olarak belirtilir.

Bazı ek hastalıkları olan hastalar için koşullu kullanım ve yakın izleme zorunludur. Hastalar, aktif karaciğer hastalığı veya işlev bozukluğu ya da önceden var olan kemik iliği sorunları varsa, ciddi kan komplikasyonları riskinde belgelenmiş artış nedeniyle Azol'ü dikkatli kullanmalıdır. Bu koşullu kullanım, resmi etiket bilgisinde tanımlandığı gibi sık laboratuvar gözlemi gerektirir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Etkileşim Alanı

Resmi belgelerde, Azol'ün aktif maddesi (Albendazol) ile etkileşime girdiği belgelenmiş ilaç kategorileri şunlardır: Antikonvülsanlar (Sara Nöbetini Önleyici İlaçlar), Miyelosüpresif Ajanlar (Kemik İliği Baskılayıcılar), CYP Substrat İlaçları (örneğin Teofilin) ve H2-Reseptör Antagonistleri.

Aktif metabolit olan Albendazol Sülfoksit’in vücuttaki maruziyetini artıran spesifik ilaçlar arasında Deksametazon, Prazikuantel ve Simetidin yer alır. Buna karşılık, Fenitoin, Fosfenitoin, Karbamazepin, Ritonavir ve Rifampisin gibi CYP indükleyici ajanlar, metabolizmayı hızlandırarak aktif metabolitin plazma seviyelerini düşürebilir.


Etkileşim Sınıflandırmaları (Genel Bakış)

Resmi Etkileşim Beyanları:

  • Yağlı bir öğün veya yüksek yağlı gıdaların birlikte tüketilmesi, aktif metabolitin oral biyoyararlanımını önemli ölçüde artırdığı resmi olarak belgelenmiştir; bu durum, açlık koşullarına kıyasla sistemik maruziyette kat kat artış sağlar.
  • Greyfurt Suyu da CYP3A4 enzimini inhibe etmesi nedeniyle aktif metabolitin sistemik maruziyetini artırdığı belgelenmiştir.
  • Miyelosüpresif Ajanlar ile eş zamanlı kullanım, aditif kemik iliği baskılanması potansiyeli nedeniyle yüksek riskli bir kombinasyon olarak sınıflandırılmıştır.
  • Önceden karaciğer hastalığı veya hepatik ekinokokkozu olan hastaların, etkileşimle ilişkili kemik iliği baskılanması açısından artmış risk altında olduğu ürün etiketinde resmi olarak belirtilmiştir.

Genel Etkileşim Profiliyle Bağlantısı

Bu ilacın etkileşim yapısı, düzenleyici belgelerde öncelikle farmakokinetik modifikasyona olan duyarlılığı ve farmakodinamik toksisiteyi artırma kapasitesi üzerinden tanımlanır. Bu profil, CYP enzimlerini değiştiren ajanlarla birlikte kullanımı hakkında resmi etiket beyanlarını zorunlu kılar ve kemik iliği fonksiyonunu tehlikeye atan diğer maddelerle kombinasyonunda kısıtlamalar gerektirir. Ürünün yeterli sistemik maruziyetini sağlamak için yağlı bir öğünle birlikte alınmasının zorunlu kılınması, bu profili benzersiz kılan bir kısıtlamadır.

Etki mekanizması

Azol Nasıl Etki Eder?

Azol’ün (Albendazol) etki mekanizması, parazit solucanlara (helmintlere) özgü hayati yapıları ve metabolik süreçleri hedef alarak onları seçici bir şekilde yok etmeye odaklanmıştır. İlacın aktif etkisi büyük ölçüde ana aktif metaboliti olan Albendazol Sülfoksit aracılığıyla gerçekleşir.


Hücre İskeletinin Yıkımı ve Hücresel Çöküş

Aktif metabolit, parazitin hücreleri içindeki beta-tübülin alt birimine özgül olarak bağlanarak bir polimerizasyon inhibitörü gibi davranır. Bu bağlanma, sitoplazmik mikrotübüllerin oluşmasını engeller. Mikrotübüllerin oluşumunun durması, özellikle solucanın emilim dokularında, hücresel dejenerasyonu ve yapısal çöküşü başlatır.


Besin Taşınmasının Engellenmesi ve Ölümcül Enerji Tükenmesi

Mikrotübül ağının fiziksel olarak yok edilmesi, parazitin glikoz gibi besinleri emmek için gerekli olan taşıma mekanizmalarını işlevsel olarak bloke eder. Glikoz alımının ve kullanımının hızlı ve sürekli olarak kesilmesi, parazitin glikojen rezervlerinin tükenmesine ve ardından ATP üretiminin başarısız olmasına yol açar. Bu durum, enerji açlığı nedeniyle parazitin hareketsiz kalması ve ölümcül sonuçla karşılaşmasıyla sonuçlanır. Bu mekanizmanın temelinde, işlevsel bozulmanın iki kilit noktası bulunur.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Azol Nasıl Kullanılır: Resmi Uygulama Kılavuzları

Azol'ün (Albendazol) kullanımı, ilaç alım yolu, gerekli dozaj miktarı ve tedavinin genel süresi ile ilgili olarak yasal otoriteler tarafından kesin olarak tanımlanmıştır. İlaç sadece ağızdan (oral) uygulama için tasarlanmıştır ve geleneksel 200 mg tabletler ve çiğnenebilir tabletler şeklinde mevcuttur. Sistemik kullanım için temel ilke, ilacın emilimini artırmak amacıyla dozun yemekle birlikte (tercihen yağlı bir öğünle) alınmasını içerir.


Resmi Dozajlama ve Sıklık

Azol, günde iki kez (BID) uygulanır ve alınacak kesin miktar, büyük sistemik enfeksiyonlar için hastanın vücut ağırlığına göre belirlenir.

  • 60 kg veya daha fazla ağırlığa sahip bireyler, her uygulamada sabit 400 mg doz alırlar.
  • 60 kg'dan az ağırlığa sahip olanlar için ise doz, vücut ağırlığına göre hesaplanır ve bu dozun maksimum günlük toplamı 800 mg'ı geçmemelidir.

Tedavi Süresi ve Spesifik Durumlar

Tedavi süresi sürekli veya döngüsel bir düzeni takip eder. Nörosistiserkoz için tedavi süresi tipik olarak 8 ila 30 gün arasında değişir. Kist Hidatik Hastalığı için ise tedavi, bir 28 günlük ilaçlı döngü, ardından 14 günlük ilaçsız bir ara ile yapılandırılır ve bu süreç toplamda üç döngü boyunca tekrarlanır.

Bir dozun atlanması durumunda, bu durum hatırlandığı anda atlanan doz alınmalıdır; ancak telafi etmek amacıyla asla çift doz alınmamalıdır. Eğer bir hasta katı formları yutmakta zorluk çekiyorsa, tabletler ezilebilir veya çiğnenebilir ve su ile yutulabilir. Uygulama protokolünde ayrıca, böbrek yetmezliği olan hastalar için genellikle doz ayarlamasına ihtiyaç duyulmadığı belirtilmektedir.

Güncel klinik kanıtlar

Azol: Güncel Klinik Kanıtlar

Azol sınıfı antifungal ajanlarla ilgili güncel klinik araştırmalar, öncelikle kullanımı optimize etmeye, ilaç direncini yönetmeye ve yeni nesil triazolleri (örneğin, isavuconazole, posaconazole, oteseconazole) değerlendirmeye odaklanmaktadır.


Tedavideki Güçlükler

Son dönemdeki araştırmaların önemli bir odak noktası, özellikle Candida türleri ve Aspergillus fumigatus gibi yaygın patojenlerde antifungal direncin artan sıklığıdır. Çalışmalar, direncin eflüks pompalarının aşırı ekspresyonu veya hedef fungal enzim olan CYP51'deki mutasyonlar gibi mekanizmalar aracılığıyla gelişebileceğini göstermektedir. Bu sorunu hafifletmeye yardımcı olmak amacıyla antifungal koruma programlarının (stewardship) gerekliliği üzerine süregelen araştırmalar mevcuttur.


Farmakokinetik Değişkenlik

Klinik fayda, giderek artan bir şekilde terapötik ilaç izlemesi (TDM) kavramıyla yönlendirilmektedir. Araştırmalar, karaciğer enzimlerindeki (CYP450 gibi) bazı genetik polimorfizmler dahil olmak üzere hasta faktörlerinin, ilaç metabolizmasını ve kandaki azol seviyelerini önemli ölçüde etkileyebileceğini ortaya koymuştur. Bu değişkenlik, hastaların genel tedavi yanıtını etkileyebilir. Ayrıca, eski oral formülasyonlarda gözlemlenen biyoyararlanım ve emilim sorunlarını gidermek amacıyla bazı azollerin yeni formülasyonları araştırılmaktadır.


Yeni Nesil Ajanlar

Yeni triazol türevleri, dirençli suşlara karşı ve spesifik hasta popülasyonlarında oynayacakları roller açısından değerlendirilmektedir. Örneğin, oteseconazole, tekrarlayan vulvovajinal kandidiyazis tedavisinde kullanımı için Faz 3 klinik denemelerin konusu olmuştur. Ayrıca, karmaşık veya çoklu ilaca dirençli fungal enfeksiyonları yönetme stratejisi olarak, azollerin diğer antifungal sınıflarıyla (ekinokandinler gibi) veya yeniden konumlandırılmış antifungal olmayan ilaçlarla kombinasyon tedavisi potansiyeli araştırılmaktadır.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Azol Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Azol Nedir ve Ne İçin Kullanılır?

Azol, mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan bir ilaç sınıfıdır. Bu sınıf, cilt, tırnak, ağız ve vajina gibi vücudun farklı bölgelerindeki enfeksiyonlara neden olan mantar türlerine karşı etkilidir. Etki mekanizması, mantar hücrelerinin büyümesi ve çoğalması için gerekli olan bir madde olan ergosterolün üretimini engellemektir. Bu durum, mantar hücresi zarının yapısını bozarak mantarın yok edilmesine yol açar. Azoller genellikle oral tablet, topikal krem, losyon veya şampuan şeklinde bulunur.

Azolü Nasıl Kullanmalıyım?

Azol ilaçlarını her zaman doktorunuzun veya eczacınızın size verdiği talimatlara göre kullanmalısınız. Kullanım şekli, tedavinin yapıldığı enfeksiyonun türüne ve şiddetine bağlı olarak değişir. Oral tabletler genellikle bir bardak su ile alınır ve yiyeceklerle birlikte veya yiyeceksiz alınabilir. Topikal formülasyonlar (krem, losyon vb.) doğrudan enfekte bölgeye, genellikle temiz ve kuru cilde ince bir tabaka halinde uygulanır. Tedaviyi, semptomlarınız düzelmiş olsa bile, doktorunuzun belirttiği süre boyunca tamamlamanız çok önemlidir. Tedavinin erken kesilmesi enfeksiyonun tekrarlamasına veya mantarın ilaca direnç geliştirmesine neden olabilir.

Azol Kullanırken Olası Yan Etkiler Nelerdir?

Azollerin yaygın yan etkileri genellikle hafif ve geçicidir. Bunlar arasında mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları bulunabilir. Topikal uygulamalarda ise uygulama yerinde kızarıklık, kaşıntı veya hafif yanma hissi görülebilir. Daha nadir ancak ciddi yan etkiler arasında karaciğer sorunları ve bazı ilaçlarla etkileşimlerden kaynaklanan diğer ciddi durumlar yer alabilir. Karaciğer fonksiyon bozukluğu belirtileri (örneğin, kalıcı mide bulantısı, kusma, koyu idrar veya sarılık) fark ederseniz derhal bir sağlık uzmanına başvurmalısınız. Doktorunuz size en uygun Azol türünü ve dozu belirleyecektir.

Azol Kullanımına İlişkin Önemli Uyarılar Nelerdir?

Azol ilaçları kullanmadan önce, mevcut tüm tıbbi durumlarınız ve kullandığınız diğer ilaçlar hakkında doktorunuza bilgi vermeniz önemlidir. Azoller, bazı diğer ilaçlarla (örneğin, bazı kan sulandırıcılar, kolesterol ilaçları veya mide ilaçları) etkileşime girebilir ve bu durum ciddi yan etkilere yol açabilir. Hamilelik veya emzirme dönemindeyseniz, Azol kullanmaya başlamadan önce doktorunuza danışın. Alkol tüketimi, bazı Azollerin karaciğer üzerindeki potansiyel yan etkilerini artırabilir, bu nedenle tedavi sırasında alkol almaktan kaçınmak en iyisidir. Herhangi bir alerjik reaksiyon (örneğin, döküntü, nefes almada zorluk, yüz, dudak, dil veya boğazda şişlik) belirtisi görürseniz, hemen tıbbi yardım alın.

Azole nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Saklama Gereklilikleri

Resmi düzenleyici belgeler, Azol (Albendazol) tabletlerinin oda sıcaklığında, özellikle 20 C ile 25 C arasında (68 F ile 77 F) saklanmasını zorunlu kılar. Ürünün aşırı ısı ve nemden uzakta tutulması ve dondurulmaması gerekmektedir.

Stabiliteyi sağlamak için ilaç, orijinal kabında ve kabı sıkıca kapalı bir şekilde muhafaza edilmelidir.


Çocuk Güvenliği ve İmha

Güvenlik amacıyla ilacın tüm formları çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde saklanmalı ve güvenlik kapakları kilitli olmalıdır. Ürün, ambalaj üzerinde basılı olan son kullanma tarihinden sonra kesinlikle kullanılmamalıdır.

İmha talimatları, çevresel salınımı önlemek için Azol'ün atıksu veya evsel atık yoluyla atılmaması gerektiğini şart koşar. Kullanılmayan veya süresi dolan ilaçlar, yerel farmasötik atık gerekliliklerine uygun olarak imha edilmelidir; hastaların bu konuda rehberlik için bir eczacıya danışmaları önemlidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Azole eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: