Angeliq Micro hakkında genel bakış
Hızlı Bilgiler
| Özellik | Açıklama |
|---|---|
| Aktif İçerikler | Drospirenon ve Estradiol |
| İlaç Formu | Film kaplı tablet (Ağızdan kullanım) |
| Farmakolojik Sınıf | Hormon Replasman Tedavisi (HRT) |
| Temel Kullanım | Menopoz sonrası dönemde hormonal destek |
| Bileşen Kökeni | Doğal östrojene eşdeğer bileşen ve sentetik progestojen kombinasyonu |
Angeliq Micro Nedir: Sabit Dozlu Bir Hormon Tedavisi
Angeliq Micro, Hormon Replasman Tedavisi (HRT) kategorisinde yer alan, reçeteyle kullanılan bir ilaçtır ve farmakolojik olarak Östrojen/Progestin sınıfına dahil edilir. Bu ilaç, ağız yoluyla alınan, film kaplı bir tablet olup, menopoz sonrası kadınlarda sürekli ve kombine günlük kullanım için geliştirilmiş sabit dozlu bir kombinasyon ürünüdür.
İlacın adındaki "Micro" ibaresi, Angeliq Micro'yu standart HRT seçeneklerine kıyasla daha düşük hormonal konsantrasyonlara sahip, düşük dozlu bir HRT formülasyonu olarak konumlandırır. Bu sürekli ve düşük doz profili, klinik olarak devamlı hormonal destek sağlamak amacıyla formüle edilmiştir.
Bileşim ve Köken: Estradiol ve Drospirenon
Angeliq Micro'nun içeriğinde iki temel aktif madde bulunur: Estradiol ve Drospirenon. Estradiol bileşeni, insan vücudu tarafından üretilen birincil doğal östrojen hormonu olan 17x0008eta-estradiol ile yapısal olarak tamamen aynı olacak şekilde sentezlenmiştir.
Formülasyonu diğerlerinden ayıran Drospirenon ise sentetik bir progestojendir. Tıbbi literatürde yayımlanan farmakolojik çalışmalar, Drospirenon'un anti-mineralokortikoid aktiviteye sahip olduğunu doğrulamaktadır. Tedavi rejimini basitleştirmek amacıyla, doğal östrojene eşdeğer bir bileşen ve sentetik bir progestojen bu üründe bir araya getirilmiştir.
Genel Amaç: Menopoz Sonrası Hormonal Dengeyi Destekleme
Angeliq Micro'nun temel amacı, postmenopozal yetişkin kadınlara hedeflenmiş hormonal takviye sağlamaktır. Tedavi, iki ana işlevi yerine getirir:
- Azalmış östrojen seviyelerini yerine koyarak vücudu destekler.
- İkinci aktif madde olan Drospirenon'u devreye sokarak hormonal dengeyi sağlar ve östrojenin rahim zarı (uterus astarı) üzerindeki etkisini dengeleyip karşılar.
Bu ikili etki, hem östrojen ihtiyacını karşılamayı hem de iç hormonal ortamın güvenliğini ve dengesini korumayı hedefler.

