Allor

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Tıbbi inceleme

Marina Burgos

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Allor hakkında genel bakış

Allor Nedir ve Hangi İlaç Sınıfına Girer?

Allor, bir ilaç preparatının ticari adıdır ve birincil etken maddesi Loratadin kimyasal maddesidir. Bu bileşik, resmi olarak ikinci kuşak antihistaminik olarak sınıflandırılır ve farmakolojik olarak H1-reseptör antagonisti grubuna aittir. Loratadin, sentetik trisiklik piperidin türevi bir maddedir ve tek başına etken madde olarak görev yapar. İkinci kuşak olarak adlandırılması, yapısal olarak geliştirilmiş olmasından kaynaklanır; bu geliştirme, ilacın periferik reseptörler üzerinde seçici bir şekilde hareket etmesini ve uzun süreli etki sağlamasını sağlar. Bu sayede, tipik olarak günde bir kez kullanım kolaylığı sunar. Loratadin'in yirmi dört saat boyunca sürekli semptomatik rahatlama sağladığı klinik olarak bilinmektedir.


Allor'un Formları ve Genel Kullanım Amacı Nedir?

Allor (Loratadin), standart tablet, kapsül ve ayrıca sıvı (şurup veya çözelti) formülasyonları dahil olmak üzere çeşitli dozaj şekillerinde ve ağızdan kullanım için mevcuttur. Sıvı formu, genellikle yutma güçlüğü çeken yetişkinler veya çocuklar için tercih edilir. İlacın genel tedavi amacı, alerjik tepkiler sonucu vücutta ortaya çıkan fiziksel belirtileri hafifletmektir. İlaç, alerji sırasında salınan doğal bir madde olan histaminin etkilerini bloke ederek çalışır. Bu etki, temel faydasını, özellikle mevsimsel polen artışı sırasında yaşananlar gibi, genel alerjiye bağlı semptomların giderilmesi olarak belirler.


Loratadin Neden Uyku Yapmayan (Non-Sedatif) Bir Antihistaminik Olarak Kabul Edilir?

Loratadin, merkezi sinir sistemine (MSS) sınırlı oranda geçtiği, yani kan-beyin bariyerini kolayca aşamadığı için uyku yapmayan (non-sedatif) bir antihistaminik olarak kategorize edilir. Bu moleküler özellik, ilacı daha eski birinci kuşak antihistaminiklerden ayıran kilit özelliktir. Loratadin, periferik H1-reseptörlerine karşı yüksek seçiciliğe sahip olduğu için, vücuttaki histamin etkisini etkili bir şekilde bloke ederken, yaygın olarak uyuşukluk veya dikkat dağınıklığı gibi istenmeyen merkezi etkileri oluşturmaz. Bu özellik, gün boyunca konsantrasyonlarını korumak zorunda olan bireyler için klinik uygulamada oldukça değerlidir.

Allor ile hangi yan etkiler görülebilir?

Resmi Güvenlik Profili ve Olası Yan Etkiler

Allor (Loratadin)'un potansiyel yan etkileri, resmi düzenleyici belgelerde klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası gözetim sırasında gözlemlenen sıklığa göre sınıflandırılmıştır. Bu etkiler, ilacın güvenlik özelliklerine dair yapılandırılmış bir genel bakış sunarak, Organ Sistemi Sınıfları halinde gruplandırılır.

Sıklık Sınıflandırması Yan Etki Örnekleri (Organ Sistemi Sınıflarına göre)
Yaygın (100 kişiden 1 ila 10 kişide görülür) Baş ağrısı, Somnolans (Uyku hali), Yorgunluk, Uykusuzluk, İştah artışı.
Çok Nadir (10.000 kişiden 1 kişiden az kişide görülür) Baş dönmesi, Konvülsiyon (nöbet), Taşikardi (hızlı kalp atışı), Bulantı, Ağız kuruluğu, Anormal karaciğer fonksiyonu, Döküntü.

Ciddi advers reaksiyonlar çok nadir olaylar olarak rapor edilir ve ciddi Aşırı Duyarlılık reaksiyonlarını içerir. Bunlar arasında Anjiyoödem ve Anafilaksi gibi, resmi etiketlemede açıkça belgelenen kritik güvenlik endişeleri yer alır. Konvülsiyon (nöbet) da çok nadir bir nörolojik olay olarak listelenmiştir.


Popülasyona Özgü Güvenlik Notları

İlaç bilgileri, belirli hasta grupları için üst düzey güvenlik kısıtlamalarını detaylandırır. Ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda Loratadin kullanılırken dikkatli olunmalıdır, çünkü ilaç temizlenmesi (klerens) azalabilir ve sistemik maruziyet potansiyel olarak artabilir. Bileşik anne sütüne geçtiği için emziren kadınlarda kullanımı önerilmez. Güvenlik profili ayrıca pediyatrik popülasyon (2–12 yaş arası çocuklar) için özel notlar içerir; bu yaş grubunda yaygın reaksiyonlar arasında baş ağrısı, sinirlilik ve yorgunluk bulunur.


Güvenlikle İlgili Kısıtlamalar

Resmi güvenlik belgeleri, ilacın dermal reaksiyonu etkilemesini veya önlemesini engellemek amacıyla, planlanan herhangi bir alerji cilt testinden en az 48 saat önce Loratadin uygulamasının kesilmesini zorunlu kılar. İlacın kullanımı, Loratadin'e veya herhangi bir yardımcı maddesine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan bireylerde resmen kontrendikedir (kesinlikle yasaktır). Ayrıca, belirli formülasyonlar aspartam gibi maddeler içerebilir; bu durum, Fenilketonüri (PKU) olan bireyler için bir kısıtlama teşkil eder.

Aşırı doz ve acil müdahale

Allor Aşırı Dozu ve Ne Zaman Yardım Aranmalıdır

Allor (Loratadin) için resmi düzenleyici belgeler, aşırı doz alındığında ortaya çıkabilecek klinik belirtilere dair spesifik açıklamalar sunar ve derhal eyleme geçilmesini zorunlu kılar. Aşırı doz şüphesi olan tüm hastaların hemen tıbbi yardım alması veya Zehir Kontrol Merkezi ile derhal iletişime geçmesi gerekmektedir.


Belgelenmiş Aşırı Doz Belirtileri

Yetişkinlerde, aşırı doz sonrasında belgelenen klinik tablolar arasında santral sinir sistemi (MSS) etkileri olarak somnolans (uyku hali) ve baş ağrısı, ayrıca taşikardi (hızlı kalp atışı) gibi kardiyovasküler belirtiler yer alır. Aşırı alım, ayrıca antikolinerjik semptomların artan sıklığı ile de ilişkilendirilebilir. Özel bir düzenleyici not, pediyatrik vakaların, özellikle şurup formundan 10 mg'dan fazla alındığında, ekstrapramidal belirtiler ve çarpıntı ile ilişkilendirildiğini vurgulamaktadır.


Yönetim ve İzleme Gereksinimleri

Loratadin için bilinen spesifik bir antidot olmadığından, resmi kılavuz, tedavinin derhal semptomatik ve destekleyici önlemler uygulanması yönünde ilerlemesini öngörür. Dikkate alınabilecek prosedürel müdahaleler arasında aktif kömür uygulaması ve mide yıkaması (özellikle çocuklarda salin solüsyonu ile) yer alabilir. Başlangıçtaki acil bakımın ardından, kalıcı veya gelişmekte olan etkileri gözlemlemek için hastanın tıbbi izleminin resmi olarak sürdürülmesi zorunludur.

Allor’in terapötik kullanımları

Allor Hangi Durumları Tedavi Eder: Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Allor (Loratadin), ek semptomatik desteğe ihtiyaç duyulan çeşitli alanlarda kullanılır. İlaç, özellikle zorlu alerjik dönemlerde hastanın genel semptom yükünü azaltmaya ve destek olmaya yardımcı olur. Kısa süreli semptom yönetiminin uygun olduğu, artan rahatsızlık veya gerginlikle karakterize durumlarda önemlidir.

İlaç, yaygın olarak sistemik veya lokalize rahatsızlıklarla ortaya çıkan durumlar için kullanılır. Bunlar arasında alerjik rinit (mevsimsel veya yıl boyu süren) ve kronik idiyopatik ürtiker (kurdeşen) gibi durumlar bulunur.

Allor, yoğun veya günlük rutinleri bozucu hale gelebilecek semptom kümelerini hafifletmeye yardımcı olur. Bu belirtiler arasında sık hapşırma, sulu burun akıntısı (rinore), burun tıkanıklığı, yaygın cilt kaşıntısı (pruritus) ve bunlarla ilişkili kaşıntılı ve sulu gözler (lakrimasyon) yer alır. Bu destekleyici rahatlama, semptomatik fazlar boyunca genel iyilik haline katkıda bulunur. Bu durum, ilacı, semptomların fark edilir hale geldiği ve rutin aktivitelere müdahale ettiği dönemlerde bireylere destekleyici rahatlama sunması açısından alakalı kılar.


Özet Bilgi: Semptom Yönetimi

Allor, genellikle alerjik tepkilerle ilişkilendirilen solunum rahatsızlığı, göz tahrişi ve genelleşmiş cilt kaşıntısı gibi semptom kümelerini hafifletmek için önemlidir.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Resmi Uygunluk Profili

Allor (Loratadin) kullanımına uygunluk, düzenleyici belgelerle hasta popülasyonu, yaş ve önceden var olan sağlık durumlarına göre tanımlanmıştır.

Sınıflandırma Uygunluk Durumu
İzin Verilen Popülasyonlar Yetişkinler, ergenler ve 6 yaş ve üzeri çocuklar. 2 ila 5 yaş arası çocuklar için oral çözelti/şurup formları uygundur.
Mutlak Kontrendikasyonlar (Kesinlikle Yasak) Loratadin'e veya spesifik formülasyonun herhangi bir bileşenine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalar. Güvenlik ve etkinliği belirlenmediği için 2 yaşın altındaki çocuklar hariç tutulmuştur.
Şartlı Kullanım / Kısıtlamalar Ciddi karaciğer yetmezliği veya ciddi böbrek yetmezliği (GFR < 30 mL/dak) olan hastalar şartlı kullanım gerektirir. Düzenleyici kurumlar, değişen ilaç temizlenmesi (klerens) nedeniyle dikkatli olunmasını ve daha düşük bir başlangıç dozu kullanılmasını tavsiye eder.
Gebelik ve Laktasyon (Emzirme) Gebelik ve emzirme dönemlerinde kullanım genellikle önerilmez veya kaçınılması tavsiye edilir. Madde anne sütüne geçmektedir.

Resmi uygunluk profili, spesifik kullanım sınırlarını belirler: Belirlenmiş kullanım için minimum yaş iki yıldır ve ciddi organ yetmezliği, ilacın kısıtlanmış bir statüde kullanılmasını gerektirir. Bu sınıflandırmalar, ilacı kimlerin kullanabileceğine dair düzenlenmiş sınırları tanımlar.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Diğer İlaçlar ve Ürünlerle Etkileşimler

Kategori Resmi Düzenleyici Belge Notları
Belgelenmiş Etkileşimi Olan İlaç Kategorileri Enzim İnhibitörleri (CYP3A4/CYP2D6), Makrolid Antibiyotikler, H2-Reseptör Antagonistleri, MSS Depresanları
Spesifik Etkileşen İlaçlar Ketokonazol, Eritromisin, Simetidin
Etkileşimin Mekanik Temeli Farmakokinetik etkileşim, öncelikle Sitokrom P450 enzimleri (CYP3A4 ve CYP2D6) aracılığıyla metabolizmanın inhibisyonunu içerir.

Etkileşim Sınıflandırmaları (Genel Düzey)

Kategori Resmi Düzenleyici Beyan
Maruziyet Değişikliği Ketokonazol, Eritromisin veya Simetidin ile eş zamanlı kullanım, Loratadin ve aktif metabolitinin plazma konsantrasyonlarında belirgin artışa yol açar.
Yiyecek, Alkol, Madde Etkileşimleri Yüksek yağlı bir öğünle birlikte alınması, biyoyararlanımı (EAA) artırır ve pik konsantrasyona ulaşma süresini (T maks) geciktirir. Alkol veya diğer MSS depresanları ile birleştirildiğinde ek uyuşukluk/sedasyon potansiyeline karşı dikkatli olunması gerekir.
Popülasyona Özel Etkileşim Notları Ciddi karaciğer yetmezliği veya ciddi böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar, klerensin azalması nedeniyle ilaç ve metabolitinin birikimi açısından daha büyük risk altındadır; bu durum, etkileşimlerden kaynaklanan advers etkiler potansiyelini artırır.

Resmi Etkileşim Beyanları

Loratadin ile belgelenen en önemli etkileşimler, metabolik klerensin azalması ve dolayısıyla sistemik maruziyetin artması ile ilgilidir. Antifungal Ketokonazol veya antibiyotik Eritromisin gibi CYP3A4 ve CYP2D6 enzim yollarını inhibe eden ilaçların eş zamanlı kullanımı, Loratadin ve metabolitinin plazma seviyelerini önemli ölçüde yükseltir. Benzer şekilde, Simetidin ile birlikte uygulama da maruziyetin artmasına neden olur.

Ayrıca, yanlış negatif sonuçları önlemek için Loratadin'in herhangi bir alerji cilt testinden en az 48 saat önce kesilmesini gerektiren bir prosedürel kısıtlama mevcuttur. Genel etkileşim profili, enzim inhibitörleriyle olan farmakokinetik değişiklikler ve diğer MSS depresan maddelerle potansiyel ek sedasyon etkileri açısından farmakodinamik bir uyarı olarak belirtilmiştir.

Etki mekanizması

Allor Nasıl Çalışır?

Allor olarak pazarlanan aktif molekül olan Allopurinol, ksantin oksidaz (XO) enziminin bir inhibitörü olarak işlev görür. Bu enzim, pürin yıkım yolundaki birincil biyolojik hedeftir ve spesifik olarak iki ardışık oksidasyon adımına aracılık eder: hipoksantini ksantine ve ardından ksantini ürik aside dönüştürür.

Hipoksantin'in yapısal bir benzeri olan Allopurinol, ksantin oksidazın yarışmalı inhibitörüdür. İlaç, XO tarafından hızla metabolize edilerek aktif metaboliti olan oksipurinol (alloksantin) maddesine dönüşür. Oksipurinol ise, enzimin aktif bölgesine uzun süre bağlı kalan güçlü bir yarışmasız inhibitördür. Bu ikili inhibisyonun moleküler sonucu, hücre içinde ürik asit biyosentezinin önemli ölçüde azalmasıdır. Pürin yıkım zincirindeki bu aksama, ürik asit öncülleri olan hipoksantin ve ksantinin hücre içinde birikmesine yol açar. Sistem düzeyinde ise bu mekanizma, temel olarak üretimin azalması sayesinde, dolaşımdaki plazma ürik asit konsantrasyonunda kalıcı bir düşüş ile sonuçlanır.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Allor Nasıl Kullanılır: Resmi Uygulama Kuralları

Etken maddesi loratadin olan Allor'un kullanımı, standart tablet, kapsül, oral çözelti ve ağızda dağılan tablet (ODT) dahil olmak üzere onaylanmış çeşitli formlarda ağızdan uygulama esasına dayanır. İlaç, uzun süreli etkisinden dolayı günde bir kez (her 24 saatte bir) alınmak üzere tasarlanmıştır ve yemeklerden bağımsız olarak (aç veya tok karnına) uygulanabilir.


Standart Dozaj Şeması

Standart dozaj protokolü, onaylanmış tüm endikasyonlar için tutarlıdır. Yetişkinler ve 6 yaş ve üzeri çocuklar için geleneksel dozaj, günde bir kez 10 mg olarak belirlenmiştir. 2 ila 5 yaş arasındaki çocuklar için ise tipik doz günde bir kez 5 mg'dır. Bu günlük sınır kesinlikle aşılmamalıdır. Eğer bir doz unutulursa, kural; hatırlanır hatırlanmaz alınması, ancak bir sonraki tarifeli dozun zamanı neredeyse gelmişse unutulan dozun atlanmasıdır; dozun iki katına çıkarılması kesinlikle yapılmamalıdır.


Uygulama Gereksinimleri ve Ayarlamalar

Bazı preparatların uygulanması, özel kurallara tabidir. Sıvı formun hassas ölçümü için özel olarak belirlenmiş bir dozaj cihazı kullanılmalıdır. Ağızda Dağılan Tablet kullanılıyorsa, tabletin dil üzerinde tamamen çözünmesine izin verilmelidir. Ayrıca, ciddi karaciğer yetmezliği veya ciddi böbrek yetmezliği (kreatinin klerensi 30 mL/dak’dan az) olan bireyler için resmi olarak doz ayarlaması yapılması zorunludur. Bu özel hasta gruplarında, uygun günlük dozaj tipik olarak gün aşırı (her 48 saatte bir) uygulanır.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Allor (Loratadin) Çalışmalarına Genel Bakış


Alerjik Rinit (Mevsimsel ve Pereniyal) Kullanımına Dair Kanıtlar

Allor (loratadin)'un alerjik rinit—hem mevsimlik hem de yıl boyu süren (pereniyal) alerjileri içeren—için değerlendirilmesine yönelik araştırma temeli, esas olarak kısa süreli randomize kontrollü çalışmalar (RKÇ'ler) üzerine kurulmuştur. Bu çalışmalar, tipik olarak iki ila dört hafta arasında süren tanımlanmış zaman aralıklarında semptomların nasıl değiştiğini incelemek için kullanılmıştır. Araştırmacılar bu bağlamlarda yetişkinleri, ergenleri ve çocukları incelemiş ve fiziksel rahatsızlıkla ilgili hasta tarafından bildirilen deneyimleri inceleyen çalışmalarda uygulamıştır.

Bu denemelerde, alerji belirtileriyle ilişkili algılanan rahatsızlığı tanımlayan sonuçlar izlenmiştir. Raporlar, loratadin grupları ile plasebo grupları arasında ölçülen semptom skorlarındaki farklılıkları belgeledi. Düzenleyici kanıt temeli, gerçekleştirilen kısa süreli denemelerdeki çalışma ölçümleriyle ilgili tutarlı bulguları kaydeder.


Kronik İdiyopatik Ürtiker (Kurdeşen) Kullanımına Dair Kanıtlar

Allor, nedeni bilinmeyen kurdeşen olarak bilinen bir durum olan kronik idiyopatik ürtiker (KİÜ) için klinik değerlendirmede çalışılmıştır. Bu endikasyonu destekleyen araştırmalar, esas olarak kısa süreli kontrollü çalışmalardan oluşmaktadır. Bu denemeler, dalgalanan veya stabil olmayan semptomları içeren araştırma bağlamlarında uygulanan, 2 yaş kadar küçük çocuklar da dahil olmak üzere popülasyonları gözlemlemiştir.

Bu çalışmalarda, araştırmalar kabartıların (kurdeşen) boyutu ve sayısıyla ve pruritusun (kaşıntı) yoğunluğuyla ilgili hasta tarafından bildirilen sonuçlardaki değişiklikleri incelemiştir. Çalışmalar, kısa süreli takip periyotları boyunca loratadin ve plasebo grupları arasında kabartı ve kaşıntı skorlarındaki değişikliklerle ilgili spesifik ölçümleri belgelemiştir.


Sedasyon Yapmama Sınıflandırmasını Doğrulayan Araştırmalar

Allor'un merkezi sinir sistemi (MSS) etkileri ile ilgili profilini değerlendirmek üzere özel araştırmalar yapılmıştır; bu, ilacın sedasyon yapmama sınıflandırmasıyla olan uygunluğu açısından incelenmiştir. Çalışmalar, sağlıklı gönüllüler kullanılarak uzmanlaşmış Randomize Kontrollü Çalışmaları içermiştir.

Bu araştırma ortamlarında psikomotor performans ve bilişsel fonksiyon değerlendirilmiştir. Çalışmalar, reaksiyon süresi ve dikkat aralığı gibi günlük işlevsellik ölçütleriyle ilgili sonuçları izlemiştir. Araştırma, loratadin grubundan elde edilen bu test ölçümlerinin, plasebo grubu için bildirilen ölçümlerle karşılaştırılabilir olduğunu açıklar. Kanıtlar, uyku hali veya yorgunluk gibi MSS ile ilgili olayların kontrollü denemelerde plaseboya benzer oranlarda kaydedildiğini göstermektedir.


Hangi Araştırmalar Sonuçsuz veya Sınırlı Kalmıştır

Araştırma ortamındaki temel sınırlamalar arasında, çoğu etkinlik denemesinin kısa süresi yer alır; bu da uzun vadeli sonuçların tam olarak belirlenmediği anlamına gelir. Ek olarak, alerjik rinit üzerine mevcut araştırmalar, burun tıkanıklığı için yapılan çalışma bulgularının, ölçülen diğer semptomlar kadar belirgin olmadığını göstermektedir. Bazı daha yeni ajanlara karşı karşılaştırmalı kanıtlar veya kompleks komorbiditesi olan belirli gruplara ilişkin veriler, daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulan bir alan olmaya devam etmektedir.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Allor Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S: Allor nedir ve hangi durumlar için onaylanmıştır?

C: Allor, Janus Kinaz (JAK) inhibitörleri olarak bilinen bir ilaç sınıfına aittir. Yetişkinlerde belirli romatoid artrit ve ülseratif kolit formlarının tedavisinde kullanılmak üzere onaylanmıştır. Bu ilacın bireysel bir hasta için uygun bir seçenek olup olmadığına bir sağlık uzmanı karar verir.

S: Allor vücutta nasıl işlev görür?

C: Allor, hücrelerin içindeki spesifik enzim yollarını (JAK yolları) hedef alarak ve onlarla etkileşime girerek çalışır. Bu eylemin, vücudun bağışıklık tepkisini düzenlediği ve onaylanmış durumlarla ilişkili belirti ve semptomları azalttığı düşünülmektedir.

S: Allor almadan önce veya alırken nelere dikkat etmeliyim?

C: Allor tedavisine başlamadan önce ve bu tedaviyi alırken, hastanın mevcut enfeksiyonlar, aşı durumu ve belirli durumlar için risk faktörleri dahil olmak üzere tüm tıbbi geçmişini reçete yazan sağlık uzmanıyla tartışması gerekir. Bu görüşme, uygun izleme ve yönetimi sağlamak açısından önemlidir.

S: Allor kullanırken laboratuvar testleri yaptırmak gerekli midir?

C: Evet, bir sağlık uzmanının Allor'a başlamadan önce ve tedavi sırasında periyodik olarak kan testleri istemesi yaygın bir uygulamadır. Bu testler, uzmanın hastanın kan sayımlarını, karaciğer fonksiyonunu ve kolesterol seviyelerini izlemesine yardımcı olur. Tutarlı izleme standart bir güvenlik önlemidir.

S: Allor yan etkilere neden olabilir mi?

C: Tüm ilaçlar gibi, Allor da yan etkilerle ilişkilendirilebilir. Klinik çalışmalarda bildirilen yaygın yan etkiler arasında baş ağrısı, üst solunum yolu enfeksiyonları ve nazal geçit ile boğazda iltihaplanma (nazofarenjit) gibi semptomlar bulunabilir. Yaşanan herhangi bir yan etkinin bir sağlık uzmanıyla görüşülmesi önemlidir.

S: Allor diğer ilaçlar veya takviyelerle etkileşime girer mi?

C: Allor, çalışma şeklini potansiyel olarak etkileyebilecek veya belirli yan etkilerin riskini artırabilecek bir dizi başka ilaç, takviye ve bitkisel ürünle etkileşime girebilir. Hastalar, Allor tedavisine başlamadan önce mevcut tüm ilaçları ve takviyeleri doktorlarına bildirmelidir.

Allor nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Allor (Loratadin) Nasıl Saklanır ve İmha Edilir

Saklama Koşulları

Loratadin tabletleri, düzenleyici etiketlemede belgelendiği gibi, tipik olarak 20 C ila 25 C arasında olan Kontrollü Oda Sıcaklığında saklanmalıdır. İlacın ışıktan, aşırı ısıdan ve nemden korunması gerekir. Kullanılmadığı zamanlarda orijinal kabında ve sıkıca kapatılmış şekilde muhafaza edilmelidir.


Çocuk Güvenliği ve İmha Yöntemi

Tüm loratadin formülasyonları, kazara maruz kalmayı önlemek amacıyla çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği bir yerde saklanmalıdır. İlacı son kullanma tarihinden sonra kullanmayınız. Kullanılmayan veya süresi dolmuş loratadin, öncelikli olarak bir ilaç toplama programı aracılığıyla imha edilmelidir. Eğer böyle bir program mevcut değilse, ilaç resmi yönergelere uygun olarak istenmeyen bir maddeyle karıştırılmalı, kapalı bir kaba konulmalı ve ev çöpüne atılmalıdır. İlacı kesinlikle atık su (lavabo veya tuvalet) yoluyla imha etmeyiniz.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Allor eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: