Sitagil

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Tıbbi inceleme

Laura Arias

Son güncelleme 22.12.2025

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Sitagil hakkında genel bakış

Sitagliptin, oral yolla kullanılan, tip 2 diyabetli (şeker hastalığı) yetişkinlerde kan şekeri seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olan bir ilaçtır. Diyabetin uygun bir diyet ve egzersiz programı ile birlikte yönetilmesine destek olarak kullanılır.

Sitagliptin, vücutta dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) inhibitörleri adı verilen bir ilaç sınıfına aittir. İnkretin hormonlarının parçalanmasını engelleyerek çalışır. İnkretinler, yemek yedikten sonra salgılanan ve pankreasın daha fazla insülin üretmesine ve karaciğerin ürettiği şeker miktarını azaltmasına yardımcı olan doğal maddelerdir. Bu sayede Sitagliptin, kan şekeri seviyeleri yüksek olduğunda vücudun doğal olarak şeker düşürme mekanizmasını destekler.

Sitagliptin, genellikle tek başına kullanılabildiği gibi, doktor tavsiyesiyle metformin, sülfonilüreler veya insülin gibi diğer diyabet ilaçlarıyla da kombinasyon halinde kullanılabilir. Tip 1 diyabet tedavisi veya diyabetik ketoasidoz (kanda yüksek keton ve asit seviyeleri) tedavisi için uygun değildir.

Sitagil ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Dipeptidil Peptidaz-4 (DPP-4) inhibitörü olan Sitagliptin'in güvenlik profili, advers etkilerin sıklığına ve etkilenen fizyolojik sistemlere göre kategorize edilmiştir. Bu güvenlik verileri, klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası gözetim süreçlerinden derlenmiştir.

Sıklığa Göre Sınıflandırılmış Advers Reaksiyonlar

Advers reaksiyonlar, sıklık aralıklarına göre şu şekilde sınıflandırılmıştır:

  • Yaygın (100 hastanın 1'inden fazlasında ancak 10 hastanın 1'inden azında görülür): Bu kategoriye üst solunum yolu enfeksiyonu, nazofarenjit (burun ve yutak iltihabı) ve baş ağrısı dahildir. Sitagliptin, insülin veya bir sülfonilüre ile kombinasyon halinde kullanıldığında hipoglisemi (düşük kan şekeri) de yaygın olarak sınıflandırılır.
  • Yaygın Olmayan (1.000 hastanın 1'inden fazlasında ancak 100 hastanın 1'inden azında görülür): Bildirilen etkiler arasında kusma, ishal ve üst karın ağrısı yer almaktadır.

Ciddi Advers Reaksiyonlar

Güvenlik belgeleri, sıklığı bilinmeyen (mevcut verilerden tahmin edilemeyen) ancak genellikle pazarlama sonrası gözetim sırasında bildirilen bazı ciddi advers reaksiyon potansiyelini vurgulamaktadır. Bunlar; Akut Pankreatit (nekrotizan veya hemorajik formlar dahil), şiddetli Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları (anafilaksi, anjiyoödem ve Stevens-Johnson sendromu gibi alerjik reaksiyonlar), Akut Böbrek Yetmezliği ve Büllöz Pemfigoid (ciltte kabarcık oluşumuyla seyreden bir hastalık) gibi durumları içerir.

Özel Güvenlik Kısıtlamaları

Sitagliptin, Tip 1 Diyabet Mellitus veya diyabetik ketoasidoz tedavisi için endike değildir (kullanılmaz). İnsülin salgılatıcı bir ilaç veya insülin ile kombine edildiğinde hipoglisemi riskinin arttığı resmi olarak belirtilmiştir. Güvenlik belgeleri, böbrek yetmezliği olan hastaların ilaca maruziyetinin değişebileceğini belirtmekte, bu da önceki bölümlerde belirtildiği gibi doz ayarlaması gerektirebilmektedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Aşırı Doz ve Ne Zaman Yardım Alınmalı

Resmi düzenleyici bilgiler, sitagliptin aşırı dozuna ilişkin verileri esas olarak klinik çalışmalardaki sınırlı insan maruziyeti verilerine dayandırmaktadır; kapsamlı akut toksisite raporlarına değil. Aşırı dozdan şüphelenildiğinde, acil tıbbi yardım gereklidir ve bir zehir kontrol merkezi ile derhal iletişime geçilmelidir.

Belgelenmiş Bulgular ve Klinik Tablolar

Kontrollü yüksek doz çalışmalarında, sağlıklı deneklere 28 gün boyunca günlük 400 mg'a kadar doz uygulanmış olup, bu durum rutin tedavi kullanımıyla gözlemlenenlerin ötesinde klinik olarak anlamlı olumsuz etkilere yol açmamıştır. Tek bir 600 mg'lık yüksek doz ise, hafif hipotansiyon (düşük kan basıncı) ve kalbin elektriksel aktivitesiyle ilişkili olan düzeltilmiş QT aralığında (QTc) uzama dahil olmak üzere hafif olumsuz reaksiyonlarla ilişkilendirilmiştir. Bu bulgular geçici nitelikteydi.

Acil Durum Yönetimi Uygulamaları

Sitagliptin aşırı dozunun yönetimi destekleyici olup, hastanın klinik durumuna bağlıdır. Düzenleyici belgeler, makul destekleyici tedbirlerin uygulanması gerektiğini bildirmektedir; bu tedbirler, emilmemiş materyali mide-bağırsak kanalından uzaklaştırmak için mide içeriğini boşaltma prosedürlerinin veya aktif kömür uygulamasının kullanılmasını içerebilir.

İlacın Vücuttan Uzaklaştırılması

Sitagliptin kısmen diyaliz edilebilir. Uygulanan dozun yaklaşık yüzde 13,5'i 3 ila 4 saatlik bir hemodiyaliz seansı sırasında vücuttan uzaklaştırılmıştır, bu da önemli aşırı doz vakalarında hemodiyalizin düşünülebileceğini göstermektedir. İlacın periton diyalizi ile elimine edilip edilmediği bilinmemektedir.

Sitagil’in terapötik kullanımları

Sitagliptin Ne İşe Yarar: Başlıca Kullanım Alanları ve Faydaları

Sitagliptin, dalgalanan belirtiler içeren kronik bir durum olan Tip 2 Diyabet Mellitus'u yönetmeleri için yetişkinlere yardımcı olmak amacıyla kullanılır. İlaç, metabolik hedeflere ulaşılması için ek semptomatik desteğe ihtiyaç duyulan alanlarda tedaviye dahil edilir.


Terapötik Kapsam ve Hastaya Sağladığı Faydalar

Bu ilaç, fark edilebilir fizyolojik stres yaratan semptom kümelerini hafifletmeye yardımcı olur. Spesifik olarak kronik yüksek kan şekeri, yüksek HbA1c değerleri ve yemek sonrası glikoz yükselişleri ile ilişkili durumları ele alır. Sitagliptin, genellikle diyet, egzersiz ve tek ilaç tedavisi gibi mevcut tedavilerin bu semptomları yönetmekte yetersiz kaldığı durumlarda, ek bir tedavi olarak yaygın şekilde kullanılır. İlaç, tedaviyi yoğunlaştırma sürecine destek olur ve metabolik stres dönemlerinde daha iyi bir rahatlığa katkı sağlar.

Pratik bir avantajı, genel olarak kilo nötrlüğü ile ilişkilendirilen tedavi yaklaşımlarında rol almasıdır. Ayrıca, kan şekerini yönetmenin uygun olduğu durumlarda yaygın olarak kullanılır ve semptomatik dönemlerde rahatlığın artmasına katkıda bulunur.

Yüksek kan şekerinin akut epizotlar veya tekrarlayan/dönemsel belirtileriyle seyreden durumlar genelinde yaygın olarak kullanılır.

Kısa Bilgi: Birincil Terapötik Odak
İlaç, kalıcı yüksek kan şekeri ile ilişkili genel semptom yükünü hafifletmek için önemlidir ve metabolik stres dönemlerinde genel semptom yükünün hafifletilmesine katkıda bulunur.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Sitagliptin, esas olarak Tip 2 diyabet mellitusu olan yetişkinlerde kan şekeri kontrolünü iyileştirmeye yardımcı olmak amacıyla, genellikle diyet ve egzersiz programlarının yanı sıra kullanılan bir ilaçtır. İlaç, tek başına tedavi (monoterapi) olarak veya metformin, sülfonilüreler ya da insülin gibi diğer anti-diyabetik ilaçlarla birlikte kombine tedavi şeklinde kullanılabilir.


Kullanıma Engel Durumlar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sitagliptin, tüm hastalar için uygun değildir ve bazı özel durumlarda kullanımından kesinlikle kaçınılmalı veya dikkatle kullanılmalıdır:

Kullanılmaması Gereken Durumlar Dikkatli Kullanım Gerektiren Durumlar
Tip 1 diyabet veya diyabetik ketoasidoz varlığı Pankreatit öyküsü veya pankreatite yatkınlık yaratan durumların (örneğin, alkolizm, safra taşları, yüksek trigliseritler) bulunması
Sitagliptin'e karşı belgelenmiş ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları (örneğin, anafilaksi, anjiyoödem) Orta veya şiddetli böbrek yetmezliği (bu durumda doz ayarlaması yapılması zorunludur)
Daha önce kalp yetmezliği geçirilmiş olması (bu hastaların semptomlarının kötüleşme ihtimaline karşı gözlemlenmesi gerekir)

Sitagliptin'in 18 yaş altındaki çocuklarda güvenliliği ve etkinliği henüz kanıtlanmamıştır. İlaç yaşlı hastalarda kullanılabilir olsa da, yaşa bağlı böbrek sorunları geliştirme olasılığının daha yüksek olması nedeniyle böbrek fonksiyonlarının düzenli olarak değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Sitagliptin'in diğer ilaçlarla etkileşim profili, farmakodinamik etkiler ve spesifik farmakokinetik modeller tarafından kesin olarak tanımlanmıştır. Düzenleyici etiketlerde resmi olarak kontrendike (kesinlikle kullanılmaması gereken) ilaç kombinasyonu listelenmemiştir.

Farmakodinamik Etkileşimler

Diğer glikoz düşürücü ajanlarla, özellikle İnsülin veya Sülfonilüre gibi İnsülin salgılatıcı ilaçlar ile birlikte kullanılması, glikozu düşürücü etkide ek bir artışa yol açar. Bu etkileşim, hipoglisemi (düşük kan şekeri) riskini artırması nedeniyle önemlidir. Bu riskin yönetilmesi amacıyla, birlikte kullanılan İnsülin veya Sülfonilüre dozunun daha düşük tutulması düşünülebilir.

Farmakokinetik ve Taşıyıcı Etkileşimler

Sitagliptin, P-glikoprotein (P-gp) taşıyıcısı için bir substrattır ve CYP3A4 ile CYP2C8 enzimleri aracılığıyla sınırlı metabolizmaya uğrar. P-gp inhibitörü olan Siklosporin ile birlikte kullanılması, Sitagliptin'e maruziyeti artırır; ancak bu özel değişikliğin genel popülasyon için klinik olarak anlamlı olmadığı belirtilmektedir. Sitagliptin ayrıca, P-gp substratı olan Digoksin'e maruziyette de küçük bir artışa neden olmuştur, ancak Digoksin için genellikle doz ayarlamasına gerek yoktur. Sitagliptin'in başlıca CYP450 enzimlerini ne engellediği ne de indüklediği (artırdığı) belirtilmiştir.

Popülasyona Özel Etkileşim Notları

Güçlü CYP3A4 İnhibitörlerinin (örneğin, Ketokonazol, Ritonavir) Sitagliptin'in vücuttaki düzeylerini değiştirme potansiyeli, özellikle şiddetli böbrek yetmezliği veya Son Dönem Böbrek Hastalığı (SDBH) olan hastalarda dikkate alınması gereken bir husustur. Resmi kullanım kılavuzlarında yiyecek, alkol veya bitkisel ürünlerle ilgili zorunlu zamanlama tabanlı ayırma kuralları veya açık kısıtlamalar belirtilmemiştir.

Etki mekanizması

Sitagliptin, Dipeptidil Peptidaz-4 (DPP-4) enzimi için yüksek derecede seçici ve rekabetçi bir engelleyici (inhibitör) olarak işlev görür. Birincil moleküler hedefi, DPP-4 enziminin çözünür ve membrana bağlı formlarının aktif bölgesidir; özellikle ince bağırsak ve böbrek kılcal damar endoteli içinde ve bağışıklık hücrelerinin yüzeyinde bulunur.

DPP-4, inkretin hormonları olan Glukagon Benzeri Peptit-1 (GLP-1) ve Glikoza Bağımlı İnsülinotropik Polipeptit (GIP)'in hızla parçalanmasından ve etkisiz hale getirilmesinden sorumludur. Sitagliptin ile DPP-4 arasındaki etkileşim, kararlı ancak yavaşça geri dönüşümlü bir enzim-engelleyici kompleksin oluşumuyla sonuçlanır. Bu engelleme, GLP-1 ve GIP'nin N-terminal parçalanmasını önler.

Sonuç olarak, inkretinlerin hücre içi parçalanma yolu bloke edilerek, aktif ve bozulmamış GLP-1 ve GIP'nin sistemik konsantrasyonları yükselir. Bu ardışık etkileşimler, artan miktardaki aktif inkretinlerin pankreas beta hücreleri üzerindeki ilgili G-proteinine bağlı alıcılara (reseptörlere) bağlanmasını içerir. Alıcı aktivasyonu, hücre içi döngüsel AMP (cAMP) seviyelerini artırarak, glikoza bağımlı bir şekilde, insülin içeren granüllerin dışarı salınımını (ekzositoz) teşvik eder. Eş zamanlı olarak, artan GLP-1, pankreasın alfa hücrelerinden glukagon salgılanmasını da baskılar. Bu durum, glikoz dengesinin sistem düzeyinde fizyolojik olarak düzenlenmesi ile sonuçlanır.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Sitagliptin uzun süreli kullanım için tasarlanmıştır ve ağız yoluyla alınır. İlaç, 25 mg, 50 mg ve 100 mg olmak üzere farklı dozajlarda film kaplı tabletler şeklinde mevcuttur. Yetişkinler için önerilen standart dozaj, günde bir kez 100 miligramdır. Bu kullanım sıklığı, dozun yemeklerle birlikte veya yemeksiz alınmasından bağımsız olarak aynı kalır. Günlük alımın her gün yaklaşık aynı saatte yapılması önerilir.

Bir dozun unutulması durumunda, genel olarak hatırlanır hatırlanmaz alınması tavsiye edilir. Ancak bir sonraki programlanmış dozun alınma zamanı yaklaşmışsa, unutulan doz atlanmalı ve takip eden dozun miktarı iki katına çıkarılmadan normal düzene devam edilmelidir.

Önemli bir kullanım ilkesi, vücudun Sitagliptin'i temizlemesi böbrek fonksiyonuna bağlı olduğu için böbrek yetmezliği olan hastalar için doz ayarlamasının zorunlu olmasıdır. Orta düzeyde böbrek yetmezliği için doz günde bir kez 50 mg'a, şiddetli yetmezlik veya diyaliz tedavisi gören hastalar için ise günde bir kez 25 mg'a düşürülür. İlacın alınma zamanı, diyaliz uygulamasından bağımsızdır. Ayrıca, Sitagliptin insülin veya bir sülfonilüre ile eş zamanlı kullanıldığında, standart kombinasyon kullanım protokollerine uymak amacıyla eşlik eden ilacın dozunun düşürülmesi gerekebilir. İlacın nazogastrik veya PEG tüpleri aracılığıyla kullanım için onaylanmış oral çözeltisi de mevcuttur ve doğru ölçüm için kalibre edilmiş bir cihaz gerektirir.

Güncel klinik kanıtlar

Sitagliptin, Tip 2 diyabet mellitusu olan yetişkinlerde kan şekeri düzeylerinin yönetimine yardımcı olmak için kullanılan ağızdan alınan bir ilaçtır. Özellikle kardiyovasküler sağlık ve belirli hasta popülasyonlarında kullanımı hakkındaki rolü ve güvenlik profili hakkındaki klinik araştırmalar sürekli olarak devam etmektedir.


Temel Etkililik ve Glisemik Kontrol

Çalışmalar, sitagliptinin tek bir ajan olarak kullanıldığında veya metformin gibi diğer diyabet ilaçlarına eklendiğinde, HbA1c (glikozillenmiş hemoglobin) düzeylerinde klinik açıdan anlamlı düşüşlerle ilişkili olduğunu tutarlı bir şekilde göstermektedir. Gözlemlenen HbA1c düşüşü tipik olarak büyük klinik çalışmalarda belgelenen aralıkta kalmaktadır.

  • Vücut Ağırlığı ve Hipoglisemi: Araştırmalar, sitagliptinin genel olarak ağırlık açısından nötr bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Karşılaştırmalı çalışmalar ayrıca, sitagliptin kullanımının, sülfonilüreler gibi bazı eski diyabet ilacı sınıflarına kıyasla daha düşük bir hipoglisemi (düşük kan şekeri) insidansı ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

Kardiyovasküler Güvenlik (TECOS Çalışması)

Sitagliptin ile Kardiyovasküler Sonuçların Değerlendirilmesi Çalışması (TECOS), önceden kardiyovasküler hastalığı olan 14.000'den fazla Tip 2 diyabet hastasında kardiyovasküler güvenliği inceleyen geniş, uzun soluklu ve randomize bir çalışmadır. Bu çalışmanın temel bulgusu, sitagliptinin majör advers kardiyovasküler olaylar (MACE) riskini artırmamasıdır; bu olaylar kardiyovasküler ölüm, ölümcül olmayan miyokard enfarktüsü, ölümcül olmayan inme veya kararsız anjina nedeniyle hastaneye yatışı içermektedir. Kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye yatış oranları da sitagliptin grubunda plasebo grubuna kıyasla anlamlı bir farklılık göstermemiştir.


Özel Popülasyonlarda Kullanım

Araştırmalar, özellikle böbrek yetmezliği (böbrek hastalığı) olan hastalarda sitagliptin kullanımını incelemiştir. Elde edilen kanıtlar, böbrek fonksiyon kaybının derecesine göre dozajın ayarlanması koşuluyla, ilacın hafif, orta veya şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılabileceğini desteklemektedir. Klinik değerlendirmeler, tedaviye başlamadan önce ve sonrasında periyodik olarak böbrek fonksiyonunun izlenmesinin önemini vurgulamaktadır.

Sitagil nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Sitagliptin Nasıl Saklanır ve İmha Edilir?

Sitagliptin tabletleri, ürünün güvenliğini ve stabilitesini korumak için resmi etiketleme kurallarına uygun olarak saklanmalıdır. İlaç, genellikle bölgeye bağlı olarak tipik olarak 25°C ila 30°C’nin altında olarak tanımlanan oda sıcaklığında saklama koşulları için sınıflandırılmıştır.

Saklama Gereklilikleri

  • Yanlışlıkla yutulmasını önlemek amacıyla çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde muhafaza edin.
  • İlacın bütünlüğünü ve korunmasını sağlamak için tabletleri, kullanana kadar orijinal kabında veya blister ambalajında saklayın.
  • Ürünü, ambalajının üzerinde basılı olan son kullanma tarihini geçtikten sonra kullanmayın.

İmha Etme

Kullanılmamış veya süresi dolmuş sitagliptin, farmasötik atık olarak ele alınmalıdır. İlacı atık su yoluyla veya evsel çöpler aracılığıyla atmayın. İlaç, yerel düzenlemelere uygun olarak imha edilmeli veya yetkili bir ilaç geri toplama merkezine iade edilmelidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Sitagil eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: