Kompozisyon:
Tedavide kullanılır:
Militian Inessa Mesropovna tarafından tıbbi olarak gözden geçirilmiştir, Eczane Son güncelleme: 26.06.2023

Dikkat! Sayfadaki bilgiler sadece sağlık profesyonelleri içindir! Bilgi kamu kaynaklarında toplanır ve anlamlı hatalar içerebilir! Dikkatli olun ve bu sayfadaki tüm bilgileri tekrar kontrol edin!
Aynı bileşenlere sahip en iyi 20 ilaç:
Aynı kullanıma sahip ilk 20 ilaç:
Tıbbi ürünün adı
SANDOSTATIN
Therapeutic indications
Cerrahi tedavinin veya radyoterapinin uygun olmad11 ya da etkisiz kald11 hastalarda veya radyoterapinin tam etkisini g?stermesine kadar ge?en ara d?nemde akromegali tedavisinde (bkz. b?l?m 4.2)..
Karsinoid sendromun ?zelliklerini ta_1yan karsinoid t?m?rler gibi fonksiyonel gastro-entero-pankreatik endokrin t?m?rlere e_lik eden semptomlar olan hastalar1n tedavisinde (bkz. b?l?m 5.1).
Orta ba1rsaktan kaynaklanan veya primer kayna1 bilinmeyen ancak orta ba1rsak d1_1 b?lgelerden kaynaklanan t?m?rlerin ekarte edilmi_ olduu, ilerlemi_ n?roendokrin t?m?rleri olan hastalar1n tedavisinde..
TSH salg1layan hipofiz adenomlar1n1n tedavisinde:
" Cerrahi tedavi ve/veya radyoterapiden sonra salg1 normalize olmad11nda
" Cerrahi tedavinin uygun olmad11 hastalarda
" Radyoterapi uygulanan hastalarda, radyoterapi etkili olana kadar.
Dozaj (Pozoloji) ve uygulama şekli
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar
Tedaviye genellikle 4 hafta aralarla verilen 20 mg SANDOSTATİN LAR ile başlanır. SANDOSTATİN LAR ile yaklaşık 3 aylık tedaviden sonra, doktorunuz muhtemelen tedavinizi yeniden değerlendirmek isteyebilir. Bu, büyüme hormonunun ya da kanınızdaki diğer hormonların düzeylerinin ölçümünü kapsayabilir. Bu bulgulara ve kendinizi nasıl hissettiğinize bağlı olarak, SANDOSTATİN LAR dozunun değiştirilmesi gerekebilir. Her enjeksiyonda verilen doz 10 mg a indirilebilir ya da tedavi tam olarak etkili değilse, 30 mg a çıkarılabilir. Eğer SANDOSTATİN LAR ile akromegali tedavisi görüyorsanız, doz gerektiğinde 40 mg a çıkartılabilir. 40 mg üzerindeki dozlar önerilmez. Sizin için en uygun doz saptandıktan sonra, doktorunuz muhtemelen tedavinizi yaklaşık her 6 ayda bir yeniden değerlendirmek isteyebilir..
Eğer daha önceden derialtına (subkutan) SANDOSTATİN ile başarıyla tedavi edildiyseniz, o zaman yukarıda açıklandığı gibi SANDOSTATİN LAR tedavisine hemen başlayabilirsiniz. Daha önce derialtına (subkutan) SANDOSTATİN ile tedavi görmediyseniz, SANDOSTATİN LAR tedavisine geçmeden önce nasıl yanıt vereceğinizi görmek için kısa bir süre için derialtına (subkutan) tedaviyle başlayabilirsiniz.
SANDOSTATİN LAR ile tedavi görmenize neden olan hastalığınıza bağlı olarak, ilk SANDOSTATİN LAR enjeksiyonunuzdan yaklaşık 2 hafta sonrasına kadar derialtına (subkutan) SANDOSTATİN kullanmaya devam etmeniz gerekebilir.
Sandostatin LAR, hipofiz bezi ameliyatı öncesinde kullanıldığında, son dozunuzu ameliyattan en az 3-4 hafta önce almalısınız. Eğer Sandostatin LAR ı bağırsak yerleşimli nöroendokrin tümörlerin tedavisi için alıyorsanız, her zamanki doz 4 haftalık aralarla 30 mg dır. Sandostatin LAR ile ne süreyle tedavi görmeniz gerektiğine doktorunuz karar verecektir.
Doktorunuz hastalığınıza bağlı olarak ilacınızın dozunu belirleyecek ve size uygulayacaktır.
Uygulama yolu ve metodu
SANDOSTATİN LAR her zaman kalça kası içine enjeksiyon şeklinde uygulanmalıdır. Tekrarlanan uygulamada, sağ ve sol kalçalar sırayla kullanılmalıdır. SANDOSTATİN LAR ın kas içine enjeksiyon olarak uygulanmasına yönelik talimatların ayrıntıları kullanma talimatının sonunda sağlık personeline yönelik bilgiler içinde verilmektedir.
Değişik yaş grupları
Çocuklarda kullanım
SANDOSTATİN LAR ın çocuklarda kullanımına ilişkin az miktarda deneyim mevcuttur.
Yaşlılarda kullanımı
SANDOSTATİN LAR ile elde edilen deneyimler 65 yaş ve üzeri hastalarda özel gereksinimlerin olmadığını göstermiştir.
Özel kullanım durumları
Böbrek yetmezliği
Böbrek yetmezliği olan ve diyaliz gereken hastalarda başlangıç dozu her 4 haftada bir 10 mg olmalıdır. Böbrek fonksiyonları bozuk olan hastalarda, Sandostatin LAR için doz ayarlaması yapılmasına gerek yoktur.
Karaciğer yetmezliği
SANDOSTATİN in deri altına (subkütan) enjeksiyon ya da damar içerisine (intravenöz) infüzyon ile uygulandığı bir çalışmada SANDOSTATIN in karaciğer sirozu olan hastalarda eliminasyon kapasitesini azaltabildiği görülmüştür. Karaciğer yağlanması olan hastalarda bu durum gözlenmemiştir. Bazı durumlarda karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekebilir.
Eğer SANDOSTATİN LAR ın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz..
Kullanmanız gerekenden daha fazla SANDOSTATİN LAR kullandıysanız
Kullanmanız gerekenden daha fazla SANDOSTATİN LAR kullanımından sonra yaşamı tehdit edici bir reaksiyon bildirilmemiştir. Bu durumda, yüzde kızarma, sık idrara çıkma, yorgunluk, ruhsal çöküntü (depresyon), kaygı-endişe (anksiyete) ve konsantrasyon eksikliği belirtilerinin görüldüğü bildirilmiştir.
Eğer kazayla kullanmanız gerekenden daha fazla SANDOSTATİN LAR alırsanız derhal doktorunuza başvurunuz. Tıbbi müdahalede bulunulması gerekebilir.
SANDOSTATİN LAR dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
SANDOSTATİN LAR ı kullanmayı unutursanız
Eğer enjeksiyonunuz unutulursa, hatırlandığı zaman hemen uygulanmalı ve daha sonra her zamanki gibi devam edilmelidir. Bir dozun birkaç gün geç verilmesi size herhangi bir zarar vermeyecektir; fakat tedavi çizelgenize geri dönene kadar semptomlarınız yeniden ortaya çıkabilir.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
SANDOSTATİN LAR ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler
SANDOSTATİN LAR tedavisini sonlandırmak hastalığınızın daha kötüye gitmesine neden olabilir. Doktorunuz tarafından belirtilmedikçe SANDOSTATİN LAR kullanmayı bırakmayınız.
Kontrendikasyonlar
Oktreotide bileşiminde yer alan (bkz. 6.1) veya herhangi bir yardımcı maddeye karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
Diğer tıbbi ürünlerle etkileşim ve diğer etkileşim şekilleri
Sandostatin LAR eşzamanlı olarak uygulandığında beta blokerler, kalsiyum kanalı blokerleri veya sıvı ve elektrolit dengesini kontrol eden ajanlar gibi tıbbi ürünlerin dozunda ayarlama gerekli olabilir.
Sandostatin LAR eşzamanlı olarak uygulandığında insülin ve anti-diyabetik tıbbi ürünlerin dozunda ayarlamalar gerekli olabilir.
Oktreotidin barsaklardaki siklosporin emilimini azalttığı ve simetidin emilimini geciktirdiği bulunmuştur.
Oktreotid ve bromokriptinin birlikte kullanılması, bromokriptin biyoyararlanımını artırır.
Sınırlı sayıda yayınlanmış literatür somatostatin analoglarının, büyüme hormonunun baskılanması sonucu sitokrom P450 enzim sistemi ile metabolize edildiği bilinen bileşiklerin metabolik klerensini azaltabildiğini göstermektedir. Oktreotid in bu etkiye sahip olabileceği göz ardı edilemeyeceğinden başlıca CYP3A4 yoluyla metabolize olan diğer ilaçlardan düşük terapötik indekse sahip olanların (kinidin, terfenadin) dikkatli kullanılması gerekir.
Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler
Özel popülasyonlara ilişkin veri bulunmamaktadır.
Pediyatrik popülasyon
Pediyatrik popülasyonlara ilişkin veri bulunmamaktadır.
Geriyatrik popülasyon
Geriyatrik popülasyonlara ilişkin veri bulunmamaktadır.
Farmakodinamik özellikler
Farmakoterapötik grubu: Büyüme hormonu inhibitörü
ATC kodu: H01CB02.
Oktreotid, doğal somatostatinin, benzer farmakolojik etkilere sahip olan, ancak etki süresi çok daha uzun, sentetik bir oktapeptit türevidir. Patolojik olarak artmış bulunan büyüme hormonu(GH) ve gastro-entero-pankreatik (GEP) endokrin sistemdeki serotonin ve peptit salgılanmasını inhibe eder.
Hayvanlarda, oktreotid, somatostatine göre daha güçlü bir GH, glukagon ve insülin salımı inhibitörüdür ve GH ve glukagon supresyonu açısından daha yüksek bir seçiciliğe sahiptir.
Sağlıklı insanlarda oktreotidin, aynen somatostatin gibi aşağıdaki inhibitör etkilere sahip olduğu gösterilmiştir:
• arginin, efor ve insüline bağlı hipoglisemi etkisiyle uyarılan büyüme hormonu salgılanmasını
• yemek sonrası insülin, glukagon, gastrin ve gastro-entero-pankreatik (GEP) sistemindeki diğer peptitlerin salgılanmasını: argininle uyarılan insülin ve glukagon salgısını
• Tirotropin serbestleştirici faktör (TRH) etkisiyle uyarılan tiroid stimülan hormon (TSH) salgılanmasını
Oktreotid somatostatinin aksine, insülinden çok büyüme hormonunu inhibe eder ve oktreotid kullanımını, hormonlarda (örneğin akromegalide büyüme hormonunda) rebound salgılanma izlemez.
Akromegali vakalarında Sandostatin LAR (4 hafta arayla kullanıma uygun, galenik bir oktreotid formülasyonu), sabit ve terapötik oktreotid serum konsantrasyonları sağlayarak hastaların çok büyük bir bölümünde büyüme hormonu düzeylerini azaltır ve IGF 1 serum konsantrasyonlarını normalleştirir. Sandostatin LAR, hastaların hemen hepsinde baş ağrısı, terleme, parestezi, yorgunluk, kemik ağrıları ve karpal tünel sendromu gibi klinik akromegali semptomlarını belirgin şekilde azaltır. Daha önceden tedavi edilmemiş, büyüme hormonu salgılayan hipofiz adenomu olan akromegali hastalarında, Sandostatin LAR tedavisinin hastaların önemli bölümünde(%50), tümör hacmini>%20 küçülttüğü bildirilmiştir.
Büyüme hormonu salgılayan hastalarda Sandostatin LAR ın tümör küçülmesi sağladığı bildirilmiştir (cerrahi tedaviden önce). Fakat cerrahi tedavi ertelenmemelidir.
Gastro-entero-pankreatik endokrin sistemde fonksiyonel tümör olan hastalarda Sandostatin LAR tedavisi, arka plandaki patolojiyle bağlantılı semptomların sürekli kontrol altına alınmasını sağlar. Oktreotidin farklı gastro-entero-pankreatik tümörlerdeki etkileri:
Karsinoid tümörler
Oktreotid verilmesi, özellikle ishal ve deride kızarıklık olmak üzere hastalığın semptomlarının düzelmesiyle sonuçlanabilir. Birçok vakada buna plazma serotonin düzeylerinin ve idrarla atılan 5-hidroksiindol asetik asit (5-HIAA) düzeylerinin azalması eşlik eder.
VIPoma
Vazoaktif intestinal polipeptitin (VIP) aşırı miktarda yapılması, bu tümörlerin biyokimyasal karakteristiğidir. Vakaların büyük çoğunluğunda oktreotid, bu durumun tipik özelliği olan,şiddetli sekretuvar ishali ortadan kaldırarak yaşam kalitesini düzeltir. Bunu, ishale eşlik eden hipokalemi gibi elektrolit anormalliklerinin düzelmesi ve böylelikle de gerek enteral gerekse parenteral elektrolit takviyesine ihtiyaç kalmaması izler. Bazı hastalardaki bilgisayarlı tomografi sonuçları tümörün büyümesinin yavaşladığı veya durduğu, hatta tümörün ve özellikle de karaciğerdeki metastazların küçüldüğü izlenimini vermektedir. Plazma VIP düzeylerinin normal sınırlara inmesine genellikle klinik düzelme eşlik eder.
Glukagonoma
Oktreotid verilmesi hemen bütün vakalarda, bu tümörlerin karakteristik belirtisi olan nekrotik gezici deri döküntüsünün önemli ölçüde düzelmesiyle sonuçlanır. Oktreotidin, yine glukagonoma vakalarında sık görülen bir durum olan hafif diabetes mellitus üzerindeki etkisi belirgin değildir ve genelde bu tedavi, insülin ya da oral hipoglisemik ilaç dozlarının azaltılmasına ihtiyaç doğurmaz. Oktreotid, hastalarda ishali düzeltir ve hastanın kilo almasını sağlar. Oktreotid verilmesi plazma glukagon düzeylerini gerçi hemen düşürürse de bu azalma, uzun süreli kullanımlarda, semptomatik düzelmenin varlığını sürdürmesine rağmen genellikle devam etmez.
Gastrinoma/Zollinger-Ellison sendromu
H2-reseptör blokörleriyle veya proton pompası inhibitörleriyle uygulanan tedavi, genellikle aşırı gastrik asit salgısını kontrol eder. Ancak, yine belirgin bir semptom olan diyare proton pompası inhibitörleri veya H2-reseptör blokör ajanları ile yeterli düzeyde hafifletilemeyebilir. Sandostatin LAR aşırı gastrik asit salgısının azaltılmasına ve diyare dahil semptomların düzeltilmesinde yardımcı olabilir zira bazı hastalarda yükselmiş gastrin düzeylerinde baskılama sağlar.
İnsülinoma
Oktreotid verilmesi, dolaşımdaki immünoreaktif insülin düzeylerini azaltır. Tümörleri cerrahi tedavi ile alınmaya elverişli (operabl) olan hastalarda oktreotid, cerrahi tedavi öncesinde normoglisemi sağlayabilir ve bunu devam ettirebilir. Cerrahi tedavisi olanaksız benign veya malign tümörü olan hastalarda glisemi kontrolu, dolaşımdaki insülin düzeylerinde sürekli bir azalma sağlanmasa bile düzelebilir.
TSH salgılayan hipofiz adenomlarının tedavisi
Dört haftada bir i.m. SANDOSTATİN LAR enjeksiyonunun TSH salgılayan hipofiz adenomları olan hastalarda yükselmiş tiroit hormonlarını baskıladığı, TSH yi normalize ettiği ve hipertiroidi belirti ve semptomlarında iyileşme sağladığı gösterilmiştir. Sandostatin LAR ın tedavi etkisi, 28 hafta sonrasında başlangıç ile karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlılığa ulaşmıştır ve tedavi faydası 6 aya kadar devam etmiştir.
Orta bağırsaktan kaynaklanan veya primer kaynağı bilinmeyen ancak orta bağırsak dışı bölgeden kaynaklanan tümörlerin ekarte edilmiş olduğu ilerlemiş nöroendokrin tümörleri.
Faz III, randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma (PROMID), Sandostatin LAR ın orta bağırsakta ilerlemiş nöroendokrin tümörleri olan hastalarda tümör büyümesini inhibe ettiğini göstermiştir. 85 hasta 18 hafta süreyle ya da tümör progresyonuna ya da ölüme kadar 4 haftada bir Sandostatin LAR 30 mg (n=42) ya da plasebo (n= 43) almak üzere randomize edilmiştir. Başlıca dahil etme kriterleri şunlar olmuştur: önceden tedavi görmemiş; histolojik olarak doğrulanmış; lokal olarak cerrahi tedaviye uygun olmayan veya metastatik, iyi diferansiye; fonksiyonel olarak aktif veya inaktif nöroendokrin tümörler/karsinomlar; primer tümörün orta bağırsakta olması ya da eğer pankreas, göğüs ya da başka bölgede primer tümör ekarte edilmişse, orijinin bilinmemesi fakat orta bağırsak olduğu düşünülmesi.
Birincil sonlanım noktası tümör progresyonu ya da tümör ile ilişkili ölüm (TTP) olarak belirlenmiştir.
Tedavi amaçlı analiz popülasyonunda (ITT) (tümü randomize edilmiş hastalar) Sandostatin LAR ve plasebo gruplarına sırasıyla 26 ve 41 progresyon ya da tümör ile ilişkili ölüm görülmüştür (HR = 0.32; %95 GA, 0.19 ila 0.55; p = 0.000015).
Randomizasyonda 3 hastanın sansürlendiği müteakip bir ITT (cITT) analiz popülasyonunda, Sandostatin LAR ve plasebo gruplarına sırasıyla 26 ve 40 progresyon ya da tümör ile ilişkili ölüm görülmüştür (HR = 0.34; %95 GA, 0.19 ila 0.20; p değeri = 0.000072; Şekil 1). Tümör progresyonuna kadar geçen medyan süre Sandostatin LAR grubunda 14.3 ay (%95 GA, 11.0 ila 28.8 ay), plasebo grubunda ise 6.0 ay (%95 GA, 3.7 ila 9.4 ay) olmuştur.
Son çalışma tedavisinde ek hastaların sansürlendiği protokole göre analiz popülasyonunda (PP) Sandostatin LAR ve plasebo kullananlar arasında sırasıyla 19 ve 38 tümör progresyonu ya da tümör ile ilişkili ölüm görülmüştür (HR = 0.24; %95 GA, 0.13 ila 0.45; p = 0.0000036).
Ülkelerde mevcuttur

















































