Glifor

Önemli bölümlere hızlı bağlantılar

Glifor

Tıbbi inceleme

Marina Burgos

Son güncelleme 10.01.2026

Bu sayfa, resmi tıbbi kaynaklardan derlenen genel ve başvuru niteliğinde bilgiler sunar. Profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerine geçmez. Sağlıkınızla ilgili kararlar alırken lütfen nitelikli bir sağlık uzmanına danışın.

Glifor hakkında genel bakış

Glifor Nedir? (Genel Bakış)

Özellik Açıklama
Etken Madde Metformin Hidroklorür
Form Oral Tablet
Farmakolojik Sınıf Biguanid (Antih hiperglisemik Ajan)
Ana Amaç Yüksek Kan Şekeri Seviyelerini Yönetmek
Köken Sentetik

Glifor Nasıl Bir İlaçtır? (Kimlik, Sınıf ve Bileşim)

Glifor, öncelikli olarak etken madde Metformin Hidroklorür içeren, reçeteyle satılan ve ağızdan kullanılan, oldukça yerleşmiş bir ilacın yaygın ticari adıdır. Farmakolojik sınıflandırmada, bir antih hiperglisemik ajan olarak, özellikle de biguanid ilaç grubuna ait olduğu belirtilir. Bu etken maddenin etkinliği, tedavi rejimlerinde temel bir bileşen olarak onlarca yıldır klinik olarak tanınmaktadır. Ayrıca ilgili kurumlar, bu bileşiğin hastaların glukoz toleransını iyileştiren bir ajan olduğunu teyit etmektedir.

Glifor, farmasötik bir preparat olarak tipik şekilde ağızdan uygulama için tablet formunda sunulur. Temel bileşik olan Metformin Hidroklorür sentetik bir maddedir ve pankreası uyararak etki eden sülfonilüre türevleri gibi diğer oral ajanlardan farklı bir mekanizma ile çalışır. Glifor bunun yerine vücudun kendi insülinine verdiği yanıtı iyileştirerek işlev görür. Glifor, tümü aynı Metformin Hidroklorür formülasyonunu paylaşan Glucophage gibi diğer küresel markaların yanı sıra, birçok uluslararası bölgede pazarlanmaktadır.


Metforminin Temel İşlevi (Genel Amaç ve Mekanizma)

Bu ilacın genel amacı, Tip 2 Diyabet Mellitus'un genel yönetimini destekleyerek yüksek kan şekeri seviyeleri (hiperglisemi) üzerinde güçlü bir kontrol sağlamaktır. Metforminin birincil mekanizması, insülin duyarlılaştırıcı olarak hareket etmesidir; bu da vücudun halihazırda ürettiği insülini daha iyi kullanmasına yardımcı olduğu anlamına gelir.

Glifor'un fizyolojik etkileri, metabolik verimliliği üç temel yolla düzelterek odaklanır: Karaciğerin ürettiği şeker miktarını azaltmak, kas gibi dokularda çevresel glikoz alımını ve kullanımını artırmak ve glikozun bağırsaklardan emilimini sınırlamak. Bu çok modlu etki, dolaşımdaki şekerin sürekli azalmasını sağlayarak temel metabolik dengesizliği düzeltir.

Glifor ile hangi yan etkiler görülebilir?

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Bilgileri

Glifor'un (Metformin Hidroklorür) güvenlik profili, resmi otoriteler tarafından belgelenmiş advers reaksiyonların sıklığına ve etkilendiği sistem-organ sınıfına göre sınıflandırılmıştır. En sık görülen etkiler genellikle gastrointestinal niteliktedir ve resmi belgelerde Çok Yaygın olarak adlandırılır.

Sıklığa Göre Sınıflandırılmış Yan Etkiler

Sınıflandırma Etkilenen Sistem / Örnekler
Çok Yaygın (10 hastadan 1 veya daha fazlasında) Gastrointestinal bozukluklar (ishal, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve iştah kaybı). Bu etkiler en sık tedavi başlangıcında gözlenir ve genellikle geçicidir.
Yaygın (100 hastadan 1 ila 10 hastadan azında) Sinir Sistemi Bozuklukları (Tat alma bozukluğu/disguzi).
Çok Nadir (10.000 hastadan 1'den azında) Metabolizma ve Beslenme Bozuklukları (Laktik Asidoz, B12 emiliminde azalma, megaloblastik anemi); Cilt reaksiyonları (eritem, ürtiker).

Ciddi Güvenlik Hususları ve Kısıtlamalar

Laktik Asidoz, çok nadir, ancak ölümcül sonuç riski taşıyan ciddi bir metabolik advers reaksiyon olarak resmi olarak belgelenmiştir. Resmi belgeler bu riskin, altta yatan sağlık durumuyla güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu vurgular. Bu durum, ilaç birikimi ve buna bağlı laktik asidoz olasılığını artırdığı için, ilaç şiddetli böbrek yetmezliği ve ciddi karaciğer yetmezliği olan bireylerde açıkça kısıtlanmıştır (kontrendikedir).

Ek güvenlik notları arasında, ilaca uzun süre maruz kalmanın B12 vitamini emiliminde azalma ve bunun sonucunda serum düzeylerinde düşüş ile ilişkilendirilmesi yer alır. Ayrıca, düşük kan şekeri (hipoglisemi) riski, yalnızca Glifor'un insülin veya insülin salgılatıcılar gibi diğer spesifik diyabet ilaçlarıyla birlikte uygulandığında resmi olarak belirtilmektedir.

Aşırı doz ve acil müdahale

Doz Aşımı ve Ne Zaman Yardım Alınmalı

Doz Aşımı Profili: Resmi Düzenleyici Bilgiler

Belgelenmiş Doz Aşımı Belirtileri:

  • Doz aşımı belirtileri çoğunlukla spesifik değildir ve sıklıkla mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı dahil olmak üzere şiddetli gastrointestinal rahatsızlıklarla başlar.
  • Daha ciddi belirtiler arasında artan uyku hali (somnolans), hipotermi, ileri derecede halsizlik (asteni) ve derin, hızlı nefes alma (hiperpne) yer alır.
  • İlaç tek başına alındığında nadir olmakla birlikte, düşük kan şekeri (hipoglisemi) bildirilmiştir.

Ciddi / Hayati Tehlike Arz Eden Sonuçlar:

  • Başlıca hayati tehlike arz eden komplikasyon, resmi belgelerde yüksek ölüm oranı riski taşıyan nadir ancak ciddi bir metabolik acil durum olarak sınıflandırılan Laktik Asidoz'dur.
  • Bu durum, yükselmiş kan laktat seviyeleri (tipik olarak > 5 mmol/L) ve düşmüş kan pH değeri (tipik olarak < 7.35) ile tanımlanır ve potansiyel olarak kardiyovasküler kollapsa (dolaşım yetmezliğine) yol açabilir.

Acil Eylemler ve Yönetim:

  • Düzenleyici kurumlar, Laktik Asidoz belirtileri (örneğin, şiddetli yorgunluk, somnolans veya hiperpne) şüphesi üzerine ilacın derhal kesilmesini zorunlu kılmaktadır.
  • Şüpheli herhangi bir doz aşımı için acil tıbbi yardım derhal istenmelidir.
  • Bilinen veya mevcut özel bir panzehir (antidot) yoktur.
  • Tedavi destekleyicidir; biriken maddenin etkili bir şekilde uzaklaştırılması ve ciddi metabolik asidozun düzeltilmesi için hemodiyaliz, belgelenmiş tercih edilen prosedürdür.

Popülasyona Özgü Doz Aşımı Notu:

  • Böbrek klerensinin azalması nedeniyle, önceden böbrek yetmezliği olan hastalarda ve yaşlılarda Laktik Asidoz gelişme riski önemli ölçüde artar.

Genel Doz Aşımı Profiliyle Bağlantı:

Düzenleyici profil, Laktik Asidozun benzersiz, hayatı tehdit eden metabolik riski nedeniyle acil yardım aramayı zorunlu kılmaktadır. Resmi belgeler, toksisiteyi bu ciddi metabolik sonuçla tanımlar ve birikmiş ilacı uzaklaştırmak için birincil protokol olarak hemodiyalizin temel destekleyici müdahale olduğunu özetler.

Glifor’in terapötik kullanımları

Glifor, metabolik düzenlemenin ve kronik kan şekeri kontrolünün destekleyici yönetimi için yaygın olarak kullanılır. Kullanımı, belirtileri hafifletmek ve belirli sağlık durumlarını yönetmek açısından önemlidir. Bu ilacın terapötik rolü, yönetim için yaygın bir başlangıç yaklaşımı olarak kullanılmasıyla ilişkilidir.

Glifor öncelikli olarak Tip 2 Diyabet Mellitus (T2DM)'u karakterize eden sistemik dengesizlikle ilgili belirtileri hafifletmek için önem taşır ve yalnızca diyet ile egzersizin tek başına yeterli olmadığı durumlarda kullanılır. Glifor'un uygulandığı başlıca terapötik alanlar şunları içerir: Tip 2 Diyabet Mellitus, İnsülin Direnci'nin destekleyici yönetimi ve Polikistik Over Sendromu (PKOS)'nda özel kullanım.

“Terapötik rol, stabil kan şekeri düzeylerinin korunması hedefine katkıda bulunur, bu da kronik hiperglisemik belirtilerin hafifletilmesine destek olabilir.”

Bu yaklaşım, duruma bağlı organa özgü fonksiyonel stres riskini azaltma hedefine katkı sağlar. İlaç, prediyabet yönetimini desteklemek için önemlidir ve semptomatik aşamalarda genel iyilik halini destekler.


Klinik Odak: Hiperglisemik Belirtilerin Hafifletilmesine Destek

Glifor, aşırı susuzluk ve yorgunluk gibi günlük konforu bozan belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilir.

Kullanım uygunluğu ve kısıtlamalar

Glifor (Metformin), Tip 2 Diyabet Mellitus için genellikle ilk basamak tedavi olarak önerilen, yaygın kullanılan bir ağız yoluyla alınan ilaçtır. İlaç, yetişkinler ve belirli formülasyonlarda 10 yaşın üzerindeki çocuklar için, tipik olarak diyet ve egzersiz ile birlikte kullanılmak üzere tasarlanmıştır.


Glifor'u Kimler Kullanmamalıdır? (Kontrendikasyonlar)

Glifor, nadir fakat ciddi bir komplikasyon olan laktik asidoz riskini artıran bazı önceden var olan sağlık sorunları olan hastalarda genellikle önerilmez veya kontrendikedir. Kullanmadan önce bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir, özellikle aşağıdakilerden herhangi biri sizin için geçerliyse:

  • Böbrek Yetmezliği: Spesifik olarak, şiddetli böbrek yetmezliği (örneğin, eGFR 30 mL/dak/1.73 m^2'den az). Böbrekler, Glifor'u vücuttan temizlemek için temel öneme sahiptir.
  • Metabolik Asidoz: Koma olsun veya olmasın, diyabetik ketoasidoz dahil olmak üzere metabolik asidoz.
  • Karaciğer Yetmezliği: Önemli karaciğer hastalığı veya akut alkol zehirlenmesi, çünkü bu durumlar laktatın vücuttan atılımını (klerensini) bozabilir.
  • Akut Durumlar: Akut veya stabil olmayan konjestif kalp yetmezliği, ciddi enfeksiyon (sepsis) veya dehidrasyon gibi hipoksemi (oksijen yetersizliği) riskini artıran akut durumlar.
  • Alerji: Glifor'a veya içeriğindeki bileşenlerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık veya alerjik reaksiyon.

Hastaların ayrıca, iyotlu kontrast madde enjeksiyonu gerektiren görüntüleme çalışmaları gibi belirli tıbbi prosedürlerden önce ve sonra veya herhangi bir cerrahi işlemden önce Glifor'u geçici olarak bırakmaları gerekebilir.

Diğer ilaçlarla etkileşimler hakkında neler bilinmelidir?

Glifor'un Diğer İlaç ve Ürünlerle Etkileşimleri

Metforminin resmi etkileşim profili, küresel düzenleyici kuruluşlar tarafından tanımlandığı üzere, ilacın böbrek atılımını (renal klerens) etkileyen veya kan şekeri dengesini değiştiren kombinasyonlara odaklanmaktadır.


Belgelenmiş Etkileşim Sınıfları

Etkileşim Türü Örnekler / Kısıtlama Özeti
Farmakokinetik (Maruziyet Artışı) Simetidin gibi katyonik ilaçlar, OCT2/MATE taşıyıcılarını engelleyerek renal tübüler sekresyonu bozabilir; bu farmakokinetik etkileşim, Metformin plazma konsantrasyonunda artışa ve klerensin azalmasına yol açar.
Farmakodinamik (Glisemik Denge) Glukokortikoidler veya Diüretikler ile birlikte uygulama, Glifor'un etkinliğini azaltabilir; İnsülin veya Sülfonilürelerin eş zamanlı kullanımı hipoglisemi riskini artırır.
Madde ve Prosedürel (Birikme Riski) Aşırı alkol alımı, laktik asidoz riskini artıran belgelenmiş bir ilaç-madde etkileşimidir. İyotlu kontrast maddelerin kullanımı, akut böbrek fonksiyonunda azalma riskine bağlı olarak, prosedürden sonra Glifor'un 48 saat süreyle geçici olarak kesilmesini gerektirir.

Etkileşimle İlgili Kısıtlamalar ve Koşullar

Glifor, iyotlu kontrast madde kullanılanlar gibi belirli tıbbi prosedürleri içeren zorunlu, zamana dayalı kısıtlamalara tabidir. İlaç birikimi ve buna bağlı laktik asidoz potansiyelinin, mevcut böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda arttığı resmi olarak belirtilmiştir ve bu durum özel kısıtlamalar tanımlar. Karbonik Anhidraz İnhibitörleri (örneğin, Asetazolamid) de birikme riskini artırır. Bu kısıtlamalar, ürünün resmi olarak sınırlandırılmış koşullar altında kullanımını belirler.

Etki mekanizması

Glifor (Metformin), insülin salgısından bağımsız olarak çalışan belirgin, çoklu farmakolojik bir mekanizma aracılığıyla metabolik işlevi etkiler.

Birincil mekanizma, hücresel düzeyde, özellikle karaciğerde bulunan Mitokondriyal Solunum Zinciri Kompleks I'in kısmen engellenmesiyle başlar. Bu eylem, hücrenin enerji durumunu azaltır ve bu durum, enerji sensörü olan AMP ile aktive edilmiş protein kinaz (AMPK)'ın aktivasyonuna yol açar. Aktive edilmiş AMPK daha sonra, glukoneogenezden (yeni şeker üretimi) sorumlu temel enzimleri baskılar. Bu mekanik zincirleme reaksiyon, karaciğerden kan dolaşımına glikoz salınımının azalmasıyla sonuçlanır.

AMPK aktivasyonu, mevcut insüline olan tepkiselliklerini değiştiren kas ve yağ hücrelerine de uzanır. İlaç, Glikoz Taşıyıcı 4 (GLUT4)'ün hücre zarına taşınmasını kolaylaştırarak, bu çevresel dokular tarafından glikoz alımını teşvik eder. Bu etki, glikoz kullanımının verimliliğine ve yemek sonrası (postprandiyal) glikoz seviyelerinin düzenlenmesine katkıda bulunur. Ancak, tam fizyolojik etki sınırlıdır ve İnsülinin yokluğunda gerçekleştirilemez.

Dozaj ve uygulama bilgileri

Resmi Kullanım Talimatları

Glifor (metformin hidroklorür), Hemen Salımlı (IR) veya Uzatılmış Salımlı (ER) formlarında ağızdan uygulanır. Uygulama, doğru kullanımı sağlamak için resmi düzenleyici kılavuzlara kesinlikle uyulmalıdır.


Uygulama Kapsamı Resmi Düzenleyici Kılavuz
Uygulama Yolu Oral (Ağızdan)
Dozaj Çizelgesi (IR) Başlangıç: Günde iki kez 500 mg veya günde bir kez 850 mg. Maksimum: Günde 2.550 mg.
Dozaj Çizelgesi (ER) Başlangıç: Günde bir kez 500 mg ila 1.000 mg. Maksimum: Günde 2.000 mg.
Yemek Zamanlaması IR yemeklerle birlikte alınmalıdır. ER genellikle günde bir kez akşam yemeğiyle birlikte alınır.
Hazırlık ER tabletler bütün olarak yutulmalıdır; bölünmemeli, ezilmememeli veya çiğnenmemelidir.
Yaş Grubu Kuralları IR formu, 2.000 mg maksimum günlük doz ile 10 yaş ve üzeri çocuklar için onaylanmıştır.

Kullanım Bağlamı ve Prosedürel Kısıtlamalar

Glifor tedavisinin başlatılması ve devamı, hastanın tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) ile belirlenen böbrek fonksiyonuna ilişkin zorunlu prosedürler gerektirir.

  • Tedavi Öncesi: Böbrek fonksiyonu (eGFR) tedaviye başlamadan önce değerlendirilmeli ve tedavi sırasında düzenli olarak izlenmelidir.
  • eGFR Kısıtlaması: eGFR 30 mL/dak/1.73 m^2 ile 45 mL/dak/1.73 m^2 arasında ise tedaviye başlanması önerilmez. eGFR 30 mL/dak/1.73 m^2'nin altına düşerse kullanımı kontrendikedir (yasaktır).
  • Geçici Durdurma: İlaç, bazı iyotlu kontrast görüntüleme prosedürleri sırasında veya öncesinde geçici olarak durdurulmalı ve böbrek fonksiyonu yeniden değerlendirilip stabil bulunana kadar tekrar başlatılmamalıdır.

Güncel klinik kanıtlar

Araştırma Kanıtları / Glifor (Metformin) Çalışmalarına Genel Bakış

Glifor (Metformin) hakkındaki araştırmalar, onlarca yıla yayılan, uzun vadeli, yerleşik Randomize Kontrollü Çalışmalar (RKÇ'ler) ve sistematik incelemeler dahil olmak üzere önemli bir kanıt grubundan elde edilmiştir. Araştırma, klinik tavsiyeler sunmadan, çalışmaların neleri incelediğini ve araştırmalarda hangi örüntülerin gözlemlendiğini açıklamaktadır.


Tip 2 Diyabet Mellitus (T2DM) Kullanımına İlişkin Kanıtlar

Bu kanıtlar, yeni teşhis edilmiş T2DM'li yetişkinleri yıllar boyunca takip eden uzun vadeli, yerleşik RKÇ'lerden gelmektedir. Bu çalışmalar, kan şekeri düzeylerinin HbA1c biyobelirteci ile ölçüldüğünde zaman içinde nasıl değiştiğini inceleyen araştırmalarda kullanılmıştır. Aşırı kilolu hastalardan oluşan bir alt grupta, araştırmalar, belirli karşılaştırmalı araştırmalarda bazı diyabetle ilgili olayların ve tüm nedenlere bağlı ölümlerin daha düşük insidansı ile ilişkili olduğu gözlemlenmiştir.

Çalışmalar, çalışma dönemi boyunca daha düşük olan kan şekeri düzeylerine ait ölçümleri bildirmiştir. Ayrıca, bulgular özellikle incelenen aşırı kilolu hastaların belirli alt grubunda kalp krizi gibi sonuçların daha düşük bir oranı ile ilgili örüntüleri tanımlamıştır. T2DM'ye yönelik kanıtlar uzun süreli çalışmalarla desteklenmektedir. Ancak sonuçlar, yalnızca o eski çalışmaların belirli koşulları altında incelenen popülasyonlar için geçerlidir.


İnsülin Direnci ve Prediyabet Kullanımına İlişkin Kanıtlar

Bu bölüm, ilacın özellikle T2DM geliştirme riski yüksek olarak tanımlanan bireylerde (bozulmuş glikoz toleransı veya prediyabet gibi) kullanımını ve ölçülen spesifik metabolik sonuçları inceleyen büyük klinik çalışmalardan oluşan araştırma tabanını özetlemektedir.

Çalışmalar, uygulanan müdahalenin plasebo grubuna kıyasla T2DM tanısında gecikme ile ilişkili olduğunu bildirmiştir. T2DM tanısının daha düşük insidansı, özellikle daha genç, önemli ölçüde aşırı kilolu bireylerde gözlemlenmiştir. İlaçla ilişkili örüntüler, uzun süreli takipte sürdürülmüştür.

Kanıtlar tanıdaki gecikmeye ilişkin bağlam sağlasa da, büyük kardiyovasküler olayların veya ölüm oranının daha düşük bir oranına ait ölçümlere karşılık gelip gelmediği konusunda uzun vadeli etkiler tam olarak belirlenmemiştir.


Hangi Araştırma Boşlukları ve Belirsizlikler Kalmaktadır

Araştırma aynı zamanda bağlam sağlar ancak bireysel tahminler sunmaz; bulgular grup verilerini açıklar ve araştırma, bir bireyin benzer şekilde yanıt verip vermeyeceğini belirlemez. Mevcut araştırma, Glifor ile T2DM için kullanılan en yeni ilaç sınıfları arasında, özellikle modern tedavi standartları altında uzun vadeli kardiyovasküler sonuçlara ilişkin sınırlı karşılaştırmalı veri sağlamaktadır. Polikistik Over Sendromu (PKOS) gibi durumlar için, takip süreleri sınırlı olduğu ve örneklem büyüklükleri mütevazı olduğu için kanıt kalitesi çalışmalar arasında farklılık göstermektedir, bu da genelleştirilmiş sonuçlara varmayı zorlaştırmaktadır.

Sıkça sorulan sorular (SSS)

Glifor Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)


S: Glifor'a başlamadan önce böbrek fonksiyonumu kontrol etmeli miyim ve sonrasında ne sıklıkla?

Resmi düzenleyici belgeler, Glifor tedavisine başlamadan önce böbrek fonksiyonunun (eGFR ile ölçülen) değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirtmektedir. Resmi ürün bilgileri, böbrek fonksiyonu izlemesinin yılda en az bir kez yapılması gerektiğini ifade eder. İzleme, yaşlılar gibi böbrek sorunları riski artmış hasta popülasyonlarında daha sık takip edilmesi gerekebilir.


S: İyotlu boya enjeksiyonu yapılan bir röntgen veya BT taramasından önce Glifor almayı bırakmalı mıyım?

Resmi ürün bilgileri, iyotlu kontrast madde (boya enjeksiyonu) kullanılan herhangi bir görüntüleme prosedürü sırasında veya öncesinde bu ilacın geçici olarak kesilmesi gerekebileceğini bildirmektedir. İlaç, prosedürden sonra tipik olarak 48 saat süreyle kesilir. Sadece yeni bir değerlendirme böbrek fonksiyonunun stabil olduğunu doğruladıktan sonra yeniden başlanmalıdır.


S: Glifor dozunu atlarsam ne olur?

Düzenleyici hasta bilgileri, Glifor dozunun atlanması durumunda hastaların genellikle unutulan dozu atlamaları konusunda bilgilendirildiğini belirtmektedir. Düzenleyici belgeler genellikle bir sonraki planlanmış dozun olağan zamanda alınmasını önermektedir. Ürün kılavuzu, hastaların atlanan bir dozu telafi etmek için iki doz almaması gerektiğini özellikle belirtir.


S: Laktik asidoz belirtileri yaşarsam ne yapmalıyım?

Laktik asidoz, düzenleyici belgelerde belirtilen nadir ancak ciddi bir metabolik yan etkidir. Hastalara, olağandışı kas ağrısı, nefes almada zorluk, aşırı uyku hali veya spesifik olmayan karın rahatsızlığı gibi belirtileri derhal bildirmeleri tavsiye edilir. Resmi kılavuz, bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda ilacın hemen kesilmesi gerekebileceğini vurgulamaktadır.

Glifor nasıl saklanmalı ve imha edilmelidir?

Glifor Nasıl Saklanır ve İmha Edilir?

Glifor (Metformin Hidroklorür), stabilitesini ve güvenliğini sağlamak için düzenleyici şartnamelere uygun olarak saklanmalıdır.


Saklama Koşulları

Sınıflandırma Koşul
Sıcaklık Kontrollü oda sıcaklığında, 20 C ila 25 C (68 F ila 77 F) aralığında saklayın.
Koruma Orijinal kabında, sıkıca kapalı olarak tutun ve dondurucu soğuktan, nemden ve aşırı ısıdan koruyun.
Çocuk Güvenliği Çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde saklanması zorunlu bir gerekliliktir.

İmha Talimatları

Kullanılmayan veya süresi dolmuş Glifor, resmi bir ilaç geri alma programı aracılığıyla veya belirli evsel çöp prosedürlerine uyularak atılmalıdır. Glifor, tuvalete atılmamalı veya lavabodan aşağı dökülmemelidir.

Dikkat! Her zaman hap veya ilaç kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Ülkelerde mevcut:

Glifor eşdeğeri bulundu:

A-Z İndeksi: